Bursa özel okulda öğrenim gören 11 yaşındaki 7 öğrenci, öğretmenleri sordukları sorulardan bunalınca yapay zekayla çalışan robot yapmaya karar verdi. Öğrenciler okulda gördükleri bilişim teknolojileri dersinde öğrendikleri programla suni zekayla çalışan robot yaptı. Öğrencilerin “Robotan” ismini verdikleri robot bilgisayara bağlı olarak çalışıyor. Robotan, internetten edindiği bilgileri uzun uzun anlatıyor. Öğrencilerin sorduğu her soruya sesli olarak cevap veren robot, sadece 400 liraya mal oldu. Öğrenciler bu robotu seri üretime geçirip, öğretmeni olmayan köy okullarına yollamayı planlıyor. Bu robot ayrıca okulların bilgi köşelerine de konularak, öğrencilerin akıllarına takılan sorulara anında sesli olarak cevap verecek. Öğrenciler şu an için yazılı soruları sesli olarak cevaplayan robotu sesli komutla sorulara cevap verir hale getirecek.

Tan okulları öğrencileri; Egemen Kartallar, Yiğit Yörükoğlu, Selin Barış, Elifnaz Öztat, Hayal Ceylan Güven, İnci İyisoy ve Ebralsu Güçman, robotu geliştirerek, Türkiye’nin çeşitli illerinde ve yurt dışındaki yarışmalarda birincilik için yarışacak.

“Çok soru sorduğumuz öğretmenimiz çıldırınca böyle bir proje yaptık” diyen öğrenciler, “Bilişim teknolojileri öğretmenimize danışarak suni zekayla çalışan robot yapmak istediğimizi söyledik. Vakit kaybetmeden çalışmaya başladık ve 3 aylık bir periyot sonunda yapay zekayla çalışan robotumuzu bitirdik. Robotumuz klavye üzerinden yazdığımız soruları algılayıp bu soruları internet üzerinden araştırarak 3 saniyede sesli olarak sorduğumuz soruya ayrıntılı olarak cevap veriyor” dedi

Bilişim Teknolojileri Öğretmeni Salih Güngör, “Bu robot fikri öğrencilerden geldi. Bir gün ders işlerken öğrenciler heyecanlı bir şekilde yanıma geldi. ‘Kendi robotumuzu kedimiz yapalım’ dediler. Öğrencilerimiz kendi yazılımlarını kendileri yazarak robotu yaptı. Robot bilgisayardan yazılı olarak sorduğumuz soruları sesli olarak cevaplıyor. Aynı zamanda ağzını oynatarak, başını sağa sola çevirip karışındaki kişiyi takip ediyor. Sorduğunuz her soruya yarım saat cevap veriyor. Robot okullarda bilgi köşesine konulacak. Maliyeti çok fazla değil. Kütüphane görevi verecek” şeklinde konuştu. 

Burak Türker
 

Denizli’de özel bir okulda okuyan 11 yaşındaki 6. sınıf öğrencileri Güney Marol ve Berkcan Kiraz, Bilgisayar Öğretmeni Seçkin Aksoy ile birlikte yaklaşık 4 yıl önce ‘Robo Soccer’ takımını kurarak, yazılım ve robotlar üzerinde çalışmaya başladı. Giderek çalışmalarını geliştiren takım, top oynayan robotlar geliştirdi ve 3 Haziran 2017’de İzmir’de düzenlenen Robot Olimpiyatlarında derece ile ayrılmayı başardı. Derece alan öğrenciler 10-12 Kasım’da düzenlenecek Dünya Robot Olimpiyatlarında ‘Robotik Futbol Kategorisi’nden Türkiye’yi tek takım olarak temsil edecek.

Ülkeye hizmet etmek istiyorlar

11 yaşındaki iki öğrenci öğretmenleri Seçkin Aksoy ile birlikte dersten arda kalan zamanlarının çoğunu okuldaki odalarında geçirecek, olimpiyatlara hazırlanıyor. Gelecekte ülkenin ihtiyacı olan yerli yazılım konusunda çalışmalar yapmak ve ülkeye hizmet etmek isteyen Güney Marol ve Berkcan Kiraz, yetkililerden maddi ve manevi destek bekliyor.

Futbol kategorisinde yaşça kendilerinden büyüklerle yarışacak öğrenciler, heyecanla yarışma gününü bekliyor.
Robo Soccer takımı olarak Costa Rika’da gerçekleştirilecek WRO Dünya Robot Olimpiyatlarına futbol kategorisinde Türkiye’yi temsil eden tek takım olduklarını belirten Bilgisayar Öğretmeni Seçkin Aksoy, “Öğrencilerimizle birlikte yaklaşık 4 yıldır çalışıyoruz. Öğrencilerim yaptıkları yazılımlarla robotlara hayat veriyorlar. Sensörlerden gelen bilgileri yorumlayıp, karşı kaleye topu götürmeye çalışıyorlar. WRO Costa Rika’da düzenleniyor ve bu sene futbol kategorisinden Türkiye’yi tek biz temsil edeceğiz. Bizim burada yapmaya çalıştığımız aslında Türkiye’deki öğrencilerin, çocukların teknolojik anlamda, robotik anlamda, hazır buluşlarını arttırmak ve bu yönde Türkiye’nin gelişimini sağlamak. Okulumuzda iki tane robotik takımı var. Öğrencilerin yaşıtlarına göre durumları, yüksek bir seviyede, öğrencilerimle birlikte 5’inci sınıfta yarışmaya katılmıştık. Turnuva 19 yaşına kadar kapsayan bir turnuvadır. Biz onların arasından çıkıp uluslararası turnuvaya katılmaya hak kazandık. Çocukların gösterdiği başarı en üst seviyededir” diye konuştu.

“Ülkemize ve insanlara faydalı olacak yazılım geliştirmek istiyoruz”

Robotik konularında öğretmenleri ile beraber 4 yıldır çalışmalar yaptıklarını belirten Güney Marol, “Yaptığımız çalışmalarla ilk önce yarışmanın Türkiye eleme ayağına katıldık. Türkiye’deki yarışmada derce ile çıktıktan sonra Costa Rika’da düzenlenecek olan uluslararası yarışmalara gitmeye hak kazandık. Bu kategoride Türkiye’den çıkmaya hak kazanan ilk takımız. Biz bu konuda mutluyuz. Gelecekte ise, ülkeme ve insanlara yardımcı olacak yazılımlar geliştirmek istiyorum” dedi.

Amaçlarının Türkiye’yi WRO yarışmasında iyi bir şekilde temsil edip, iyi bir derece ile dönmek olduğunu belirten Berkcan Kiraz, gelecekte ise yerli yazılım konusunda çalışmalarını yoğunlaştırmak istediğini söyledi. Yerli yazılım konusunda çalışmaların arttırılmasını isteyen 11 yaşındaki Kiraz, yapacakları çalışmalar için yetkililerden destek beklediklerini kaydetti.  

Medeni Topaloğlu-Bayram Coşkun
 

Akınsoft yazılım firması 20 milyon lira yatırımla Türkiye’nin ilk insansı robot fabrikasını kurdu. 4 Kasım’da resmi açılışı yapılacak fabrikayı tanıtan Akınsoft Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Özgür Akın, yapay zekaya sahip insansı robotlara en çok ilgiyi ev hanımlarının gösterdiğini, kendilerine ulaşan kadınların ev işlerini yapacak robotların ne zaman piyasaya çıkacağını sorduklarını söyledi.

1995 yılından bu yana ticari program ile adını duyuran Akınsoft firması 2009 yılında yapay zekaya sahip ilk insansı robot “Akıncı-1”i üretti. 4 yıl sonra mobil robot “Akıncı 2”yi tanıtan firma, hemen ardından insansı yapıya daha yakın olarak üretilen yapay zekasıyla öğrenebilme kabiliyetine, jest mimiklere sahip “Akıncı 3” ile adından söz ettirdi. Robot üretimini geliştiren firma bir fabrika ortamına geçerek seri üretime başladı. Temellerini 2 yıl önce attıkları Akın Robotix fabrikasının yaklaşık 11 bin metrelik alana kurulduğunu, 2 bin 700 metrekare kapalı alanda çalışan Türkiye’nin ilk insansı robot fabrikasında seri üretime geçtiklerini kaydeden Özgür Akın, farklı şekillerde hizmet veren 16 çeşit robotları olduğunu dile getirdi.

“Milli insansı robot”

Ürettikleri ve tamamı milli olan robotların hizmet sektöründe birçok alanda çalışacağını ifade eden Özgür Akın, “Robotlarımızın bütün parçaları laboratuvarlarımızda üretildi. Devre tasarımları, yazılımları, mekanik tüm aksamları tarafımızdan geliştirildi. Bu anlamda yüzde 100 yerli bir robot diyebiliriz. Yapay zeka donanımı ile tamamen birleştirilmiş ve insansı hareketler yapabiliyor, koku, görme sağlayabiliyor, insan tanıyabiliyor, hatta insanla tanışabiliyor. Sizi bir kez tanıdıktan sonra bir daha geldiğinizde size isminizle hitap edebiliyor. Robotlarımız interneti çok aktif kullanabiliyor. Dokunma hissi oluşturan çeşitli sensörler var, dokunduğu nesneyi algılayabiliyor. Onun dışında her insanın programlayabileceği şekilde geliştirdik, yani basit bir arayüzle, kullanışlı bir arayüzle rahatlıkla bir insanın bir işe adayıp programlayabileceği şekilde geliştirdik” dedi.

“Ev hanımlarından robota ilgi”

Fabrikanın resmi açılışını yapacakları 4 Kasım’da 10 tane protatip yeni nesil robotun üretiminin tamamlanmış olacağını kaydeden Akın, sosyal medyadan kendilerine ulaşan ev hanımlarının robotların temizlik işlerinde çalışıp çalışmayacağı yönünde bilgi istediğini aktardı. Akın, “Robotları satış yada kiralama seçenekleri olacak. Birçok talep alıyoruz aslına bakarsanız sekiz senedir teknoloji üretiyoruz ülkemizde. Bugün buraya geçmekle sadece kapasitemizi, üretim bandımızı genişletmiş olduk. Burası yaklaşık 200 kişilik bir çalışma kapasitesine sahip şu anda 22 tane yalın üretim bandımız var. Aynı zamanda seri üretim bantlarımız var. Genişletmenin vermiş olduğu bir gururla daha geniş bir kitleye hitap etmiş olacağız. Ama bugüne kadar çok olumlu güzel sonuçlar aldık kamuoyundan ciddi anlamda bir destek görüyoruz. Özellikle ev hanımları evlere ne zaman girecek bu robotlar? Evlerde hizmet vermeye başlayacak mı? gibi sosyal medyadan talepler geliyor.

Robot şu anda ev hanımlarına hizmet edebilecek düzeye kadar geldi. Ya da hastanelerde hasta bakıcı olarak hem su hem yemek gibi benzeri şeyleri getirmek, götürmek gibi aynı zamanda ilaç zamanlaması, ilaç planlaması ya da hastayla bir şekilde diyalog kurma hastanın sadece ses iletişimiyle bilgisayar kullanabilmesini sağlama, internet kullanabilmesini sağlamak, aynı zamanda önünde bir ekran var akıllı olduğu için ellerini kullanamayan uzuvlarını kullanamayan hastalar için bilgisayar kullanma imkanı sağlama, hastayı arkadaşlık etme görevlerini yapabilecek. Güvenlik görevlisi olarak çalışabilecek bununla ilgili hem Türkiye’den hem dünyadan birçok noktada sipariş ya da ön talep alıyoruz. Robotlarımızın genel olarak talepleri doğrultusunda öncelikle AVM’ler söz konusu bizim için. AVM’lerde bir tezgahtar olarak çalışabilecek, bir tekstil sektörüne girdiği zaman sizi önceden tanımış bir müşterisi olduğunu kabul edersek, sizinle ‘Merhaba’, ‘Hoşgeldiniz’ geçen hafta almış olduğunuz bu üründen memnun musunuz? gibi bir ön diyalog anket yoklaması ardından da yeni sezon ürünlerini tanıtacak tezgahtar olarak çalışabilecek robotlarımız şu anda mevcut.

“Hiçbir zaman teknoloji işsizlik getirmez”

Milli robotun yabancı robotlara oranla çok uygun fiyata üretildiğini açıklayan Özgür Akın, günlük yaşamımızda endüstriyel alanda ve hizmet sektöründe robotların çoğalmasıyla işsizlik oranının artacağı yönündeki düşüncelerin doğru olmadığını söyledi. Akın, “Dışarıdan alınan bir ürünün üçte biri fiyatlarına ülkemizde robotları üreteceğiz ve bu ödeyeceğiniz miktar yine ülkemizde kalacak. Milli sermayemizde kalacak para kendi mühendislerimizin maaş olarak bize geri dönecek. Dolayısıyla üretim konusunda da yaptığımız araştırmalardan bir tanesini söyleyeyim. Sadece bir parçanın maliyeti yani robotun bir uzvunun maliyeti 10 bin ile 15 bin lira arasında dünya piyasasında satılırken, biz onu 500- 600 TL gibi çok uygun maliyetlere üretmeye başladık. Zaten yaptığımız AR-GE de bunun üzerineydi.

Umut ediyorum bu da tüketiciye yani son kullanıcıya bu caziplikte sunulacak. Kiralama modelimizde istediğiniz kadar robotumuzu günlük kiralayabileceksiniz. Bu ilk planda son kullanıcılarımız için uygun bir model olacaktır. Öncelikle kiralayacaklardır, robotun kabiliyetlerini kendileri görebilecek, yaptıklarını ve aynı zamanda kurumuna kattıklarını görecektir, sonrasında satın almak isterse tabi satın alabilecektir. Hiçbir zaman teknolojik işsizlik getirmemiştir, öncelikle onu söyleyeyim. Bugün tarım ülkesi olduğumuzu söylüyoruz. Tarımda bile maalesef teknolojiyi kullanmadığımız için çok geri kalıyoruz ve işsizlik oranımız hızla artıyor. Yüksek teknoloji kullanarak insanları işsizlik değil, daha nitelikli iş sahaları oluşturmuş oluyoruz” diye konuştu.

Özgür Akın, bundan sonraki hedeflerinin Yüksek Teknoloji Üniversitesini ve Uzay Bilimleri Araştırma Enstitisünü kurmak olduğunu sözlerine ekledi.

H.İbrahim Parlak – Mustafa Yaşar Beşer 

 

Binlerce eserin başvurduğu yarışmada Ömer Faruk Uzuner dereceye girerek Türkiye Teknoloji Takımı tarafından verilecek olan 3 yıllık robotik eğitimine katılmaya hak kazandı. Uzuner, eğitimin ilk bölümünde Bakırköy Cem Karaca Kültür Merkezi içinde bulunan DENEYAP Teknoloji Atölyelerinde 24 Temmuz – 26 Ağustos arasında gerçekleştirilecek eğitimlere katılacak.

Üç yıl boyunca robotik alanında çeşitli eğitimler alacak olan Uzuner, elektronikle ilgili konularda çalışmayı çok sevdiğini bu yüzden okulunun açmış olduğu bilim ve teknoloji kulübüne üye olarak robotik çalışmalar yaptığını söyledi. Kulüpte öğretmenlerinin kendisine sürekli destek verdiğini ifade eden Uzuner, öğretmenlerinin yardımı ve kendi hayal gücüyle tasarladığı robotunu ürettiğini belirtti.

“Kulüp ve atölyelerimiz öğrencilerimizi üretmeye teşvik ediyor”

İhlas Eğitim Kurumları Genel Müdürü Bedri Yeltekin, okullarında açmış oldukları kulüp ve atölyelerin öğrencilerin gelişimi açısından son derece faydalı olduğunu ifade ederek, “Öğrencilerimizi kulüp ve atölyelerde üretmeye teşvik ediyoruz. Çeşitli kulüplerimizin yanında açmış olduğumuz robotik, ahşap ve yemek sanatları atölyelerinde öğrencilerimizi hayata hazırlıyoruz. Ömer Faruk da bilim ve teknoloji kulübünde edinmiş olduğu bilgiler ışığında çalışmalarını yaparak önemli bir yarışmada dereceye girdi. Alacağı eğitimle robotik eğitimde daha da ilerleyecek” dedi.
 

Bursa’da mekatronik bölümü 4. sınıf üniversite öğrencisi Sinan Özcan, ‘Endüstriyel manipülatörler için biyomimetik kontrolör tasarımı’ isimli robot kol geliştirdi. İnsan koluna ve vücuduna takılan kontrol mekanizması ile robot kolu kendi kolu gibi hareket ettirebildiğini anlatan Sinan Özcan, “Bu projede insan sağlığına zararlı işlerin daha kolay yapılabilmesini hedefledik. Mesela uzay istasyonlarında bir problem esnasında astronotların dışarıya çıkması çok riskli. Bu işlemi yaparken yüksek güvenlik önlemleri alıyorlar ve bu işler çok maliyetli oluyor. Ama bu robot kol sayesinde içeriden dışarıdaki arızalar onarılabilir. Ya da nükleer sızıntıların tamiratında, savunma sanayiinde kullanılabilir” dedi.

2 kişinin üzerinde çalıştığı bu projenin 3 ay sürdüğünü ve TÜBİTAK’tan destek aldığını dile getiren Özcan, “Bursa’da birkaç sanayici bu projemi çok beğendi. Özellikle boya ile uğraşan firmalar çalışmama ilgi gösterdi. Onlardan teklifler aldım. Şimdi bu projenin tanıtılması ve geliştirilmesi için fuarlarda sergilemeyi planlıyoruz” diye konuştu.

İlk çalışmaları olduğu için 2 bin 500 TL harcadıklarını ve bu paranın TÜBİTAK desteklemeleri kapsamında karşılandığını anlatan Özcan, “Robot kolu okulumuzda var ve ona herhangi bir şey ödemedik. Onun dışında aldığımız cihazlar 2 bin 500 civarında tuttu. Bizim ilk çalışmamız olduğu için AR-GE giderlerimiz oldu. Bunun ikincisini yapsak bin TL’ye yapılabilir” şeklinde konuştu. 

Samet Doğru
 

Merkez kampüste gerçekleştirilen 2. Teknoversite Günleri’nde İSTE ailesine yeni katılan ’Robiste’ adı verilen programlanabilir insansı robot, etkinlikte sunuculuk yaptı, fıkralar anlattı, halaylar çekti, çayda çıra, horon ve harmandalı oynadı, izleyenlerle Türkçe ve İngilizce olarak diyaloga girdi.

Robiste bir yandan teknolojinin ulaştığı boyut ve mesafe hakkında katılımcılara mesajlar verip düşündürürken, diğer yandan keyifli anlar yaşattı.

Teknoversite Günleri’nde ilgi odağı olan Robiste, bir süre sonra yere yığılınca, salonda gülüşmelere neden oldu.

İSTE Rektörü Prof. Dr. Türkay Dereli, teknolojiye adanmış bir teknik üniversite olduklarını belirterek, “Bu yüzden, kendimize ‘Teknoversite’ diyoruz ve bu vizyonun altını dolduracak çalışmalar yapıyoruz. Kimi zaman ‘Teknoversite nedir’ diye soruluyor? ‘Nereden çıktı bu’ diye soruluyor? Teknoversite, en basit şekliyle; üniversitenin teknolojikleşmesini, teknolojinin üniversiteleşmesini ifade etmektedir. Robiste bir insansı robottur. İSTE ailesine yeni katıldı. O’nu bir reklam yüzü olmaktan daha çok, Teknoversite vizyonu ile kurmaya çalıştığımız, öğrenmeyi öğrenmeye ve üretmeye dayalı yeni bir yükseköğretim ekosisteminin önemli bir parçası olarak görüyoruz. Çok yakında inşallah üniversitemizdeki insansı robotların, insansız araçların, otomatların sayısı daha da artacak ve daha da önemlisi biz artık bunları kendimiz yapmayı planlıyoruz. Mezunlarımızın teknolojiyi ürünleştirerek toplumun yaşam kalitesini artırmasını hedefliyoruz” dedi.

Mustafa Mert 

Bahçeşehir Üniversite tarafından düzenlenen BauRobotics Robot ve Proje Günleri farklı kategorilerde Türkiye’nin birçok şehrinden robotlara ev sahipliği yaptı. 120 robot kendi kategorilerinde yarışırken aynı zamanda da robot teknoloji ile ilgilenen ilkokul öğrencilerinden üniversite öğrencilerine kadar tüm gençler bir araya geldi. Multicopter, Serbest Proje, Arazi, Mini Sumo, Çizgi İzleyen ve Savaş Robotları olmak üzere 6 farklı kategoride yarışmaya katılan robotlar için çoğunluğu İstanbul olmak üzere Ankara, İzmit, Balıkesir, Edirne ve Bursa’dan da katılım sağlandı.

“Robotlar gelecekte her yerde olacak”

Türkiye’deki robotik alana eğilimin az olmasından dolayı robot teknolojilerine daha fazla ilgi çekmek için bu organizasyonu düzenlediklerini söyleyen BAU Mekatronik Mühendisliği öğrencisi Mertcan Karaköse, “Sanayide de olduğu gibi aslında her şey robotlaşıyor. Kod yazma konusunda aslında gençlerin de yolunu açmak ve onlara biraz daha bu işin eğlenceli olduğunu göstermek amaçlı bu organizasyonu düzenliyoruz. Sonuçta baktığınız zaman robotlar gelecekte her yerde olacak. Mutfağımızdan akıllı klozete kadar her yerde robotlar var. Gelecekte robotlar insan gibi bizim bir parçamız olacak. Japonya’da robotlar ile evlenen insanlar bile var. Robotlar günümüzün önemli bir parçası ve yavaş yavaş insanlaşmaya başlıyor diyebiliriz. Bu yüzden robot teknolojilerinin bu kadar önemsendiği bir zamanda Türkiye olarak daha yolun başındayız. Biz sponsor bulurken ya da bu etkinliği yaparken hala daha çok zorlanarak yapıyoruz çünkü yaygın bir kategori değil. Çok fazla insanın hobi alanı da değil. İlerde ben daha fazla destekleneceğine inanıyorum. Çünkü ilgi çekici ve modern bir teknoloji. Desteklenmesi zorunlu. Dünyada da şuanda bu şekilde gelişiyor. Türkiye’nin daha iyi yerlere geleceğini düşünüyorum fakat diğer ülkelere göre başlangıç aşamasındayız” dedi.

Etkinliğe İstanbul Gelişim Üniversitesi’nden Mersus Robotik adıyla katılan grup üyelerinden Umut Us da 4 yıldır yoğun bir çalışma ile robot projelerini geliştirdiklerini ve bu tarz yarışmalara katıldıklarını dile getirdi. Umut Us aynı zamanda bu yarışmaya 4 farklı kategoriye robot çıkardıklarını söyleyerek, “Bizim en çok yoğunlaştığımız aslında robot savaşları. Tamamen kendi tasarımımız ve el işçiliği ile yaptığımız robotlarımızı ortaya çıkarıyoruz. Robot savaşları için önce yurtdışından esinlendik. Orada yapıldığı için Türkiye’de neden olmasın diyerek yola çıktık” diye konuştu.

“Robot teknolojisinin geleceğine ışık tutuyoruz”

Şuanda küçükte olsa yapılan bütün robot çalışmalarının geleceğe ışık tuttuğunu da söyleyen Us, “Teknolojinin gelişmesi ile birlikte her bir prototip veya her bir ürün geleceğe ışık tutuyor. Bugün baktığınız zaman çizgi izleyenler kategorisindeki robotlar çok basit bir robot gibi gözükse de şuanda akıllı fabrikaların hepsinde otonom araçlar kullanılmakta. Aslında tüm bu ürünler ve robotlar geleceğe ışık tutuyor. Biz de bu yüzden bir yerlerden başlayıp daha ileri seviyelere doğru ilerlemeyi düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

Ankara Akıllı Okul Teknokent Meslek Lisesi’nden Çizgi İzleyen Robot Kategorisi için tasarladıkları robotlarla katılan Alperen Karabulut da, “Okulumuz meslek lisesi olduğu için genellikle bu tarz projeler ile ilgileniyoruz. Hem de aynı zamanda bu bizim bir hobimiz haline geldik. Yarışmaya üçer kişilik iki grupla birlikte 2 robotla katıldık. Daha çok şuanda eğlence amaçlı bu robotları üretiyoruz fakat ileride bu meslek doğrultusunda ilerlersem cerrahi müdahaleler yapan robotlar üzerinde çalışmayı isterim” şeklinde konuştu.

Çin’in insansı robotu Jia Jia, Wired dergisinden Kevin Kelly’yle İngilizce röportaj yaptı. Hefei kentindeki Çin Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nde Skype yoluyla gerçekleştirilen röportajda Jia Jia’ya İngilizce sorular soruldu. Röportaj esnasında gözlerini kırpan, gülümseyen ve kafasını sallayan Jia Jia, Kelly’nin yönelttiği sorulara biraz gecikmeli cevap verdi. Jia Jia, uzun saçları ve geleneksel Çin kıyafetiyle büyük ilgi topladı. Jia Jia, “İngilizce alfabede kaç harf var” sorusuna ise cevap veremedi. Jia Jia, Çin Seddi’nin konumu hakkındaki soruya ise Çin cevabını verdi. Jia Jia, Kelly’nin hakkında bir şeyler söylemesi istendiğinde de konuyla bağlantısı olmayan bir karşılık verdi.

“HAYAL KIRIKLIĞI” DEDİLER

Hefei Üniversitesindeki araştırmacılar, insansı robotu 3 yıl içinde geliştirerek robota insanlarla iletişim kurma ve insan dillerini anlama yeteneği kazandırdı. Robot, geçen yıl ideal insan görünümüne benzetmek için beş kadının özelliklerinden esinlenerek modellenmişti. Çinli internet kullanıcıları o zamandan beri Jia Jia’yı “Robot tanrıçası” olarak adlandırdı. Jia Jia’yı geliştiren ekibin lideri Chen Xiaoping, robota bazı zorlayıcı sorular sorulduğunu, bunlardan bazılarını cevaplayamadığını belirtti. Çoğunlukla iyi cevaplar verdiğini ve röportajın başarılı gittiğini aktardı. Xiaoping, sadece Skype ağı nedeniyle bazı gecikmeler olduğunu belirtti.

Canlı yayın esnasında konuşmaları izleyen kullanıcılar, Jia Jia’nın temel konuşma yeteneği konusunda hayal kırıklığına uğradıklarını belirtti.

Türkiye genelinde 55 gönüllü öğretmenin bir araya gelerek oluşturduğu Tebeşir Hareketi kapsamında 23 Nisan 1927’ye atfen 1927 tane öğrenci hayalindeki robotu anlattı. Türkiye’nin her ilinden özellikle kırsal bölgelerde kalan okullarda öğrenciler, kamera karşısına geçip hayalindeki robotun nasıl olmasını gerektiğini paylaştı. Projeye öğrenciler yoğun ilgi gösterirken öğrencilerin projeye katılımı 3 bini geçti.

“Hayalimdeki Robot” projesinin Kastamonu İl Koordinatörü Kamil Doğanay, proje koordinatörü ve projenin fikir sahibinin Buğra Ayan olduğunu belirterek, “Hayalimdeki Robot Projesi, Türkiye’de 55 tane öğretmenin bir araya gelerek yaptığı bir projedir. Bu proje ilk olarak Ankara’dan başladı ve sonrasında tüm Türkiye’ye yapıldı. Bu projedeki amacımız 23 Nisan 1927’ye atfen 1927 tane çocuğun hayalindeki robotu söylemesini istedik. Zamanla projeye o kadar teveccühte bulunuldu ki 3 bin tane öğrencimiz Türkiye’nin farklı şehirlerinden Şırnak’tan Edirne’ye kadar öğrenciler, hayalindeki robotu anlattılar. Herkesin hayali farklıdır. Bize hiç kimse hayalimizi sormamıştı fakat biz, öğrencilerimize hayallerini sorduk. Kimi öğrencilerimiz asker robotu yapmak istedi şehitlerimiz olmasın diye, kimisi çevreci robot yapmak istedi, kimisi babaannesine yardım eden robot yapmak istedi, kimisi madenci robotu yapmak istedi. Öğrencilerimiz, bu hayalindeki robotları videoya çekip www.hayalimdekirobot.com adresine yüklediler. Zamanla bu videoları internete yükledikten sonra öğrencilerimizin videoları izlendi. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramında bu öğrencilerimize hediyeler verilecek. Kitaplar dağıtılacak. Bunlar için sponsorlar buluyoruz. Sponsorlar yardım ediyor ve sponsorların kimisi robot gönderiyor, kimisi kitap gönderiyor. Her sponsorun verdiği hediyeler, öğrencilerimize İl Koordinatörleri sayesinde ulaştırılacak. Akabinde ise 81 ilde çeşitli atölyeler yapılıp bu öğrencilerin hayallerindeki robotu nasıl yapabileceği anlatılacak ve onlara da bu hayalindeki robotu yapmayı sağlayacak eğitimler verilecek” dedi.

Kastamonu’da da öğrencilerin hayalindeki robotu sorduklarını söyleyen Doğanay, “Bizde Kastamonu’da bunu sağlamaya çalıştık. Kastamonu’da Kuzyaka Ortaokulu, Şehit Şerife Bacı Ortaokulu, Küre ve Pınarbaşı ilçelerimizdeki Ortaokullarda videolar çekip öğrencilerimizin hayalindeki robotu sorduk. Öğrencilerimizin hayal ettiği robotların videosunu da hayalimdekirobot.com adresine yükledik. Bizde nasip olursa 23 Nisan’da projeye katılan öğrencilerimize hediyelerini dağıtacağız. Onlarda hayallerindeki robotu anlattıkları için bu hediyelere kavuşmuş olacaklar” diye konuştu.

Öğrencilerin hayalindeki robotları yapabilmeleri için Kastamonu’da bir atölyenin kurulmasının hedeflendiğini belirten Doğanay, “Sonrasında da projeye katılan öğrencilerin hayallerini gerçekleştirebilmesi için Kastamonu’da bir atölye kurulacak. Bu atölyede bu öğrencilerimizin hayalindeki robotu yapmalarını sağlayabilmeleri için eğitimler vereceğiz ve destek olacağız. Hayalimdeki Robot Projesinin temel amacıda her öğrencimizin hayalini gerçeğe dönüştürmesini sağlamaktır” şeklinde konuştu.
Doğanay, şöyle konuştu: “Bu projenin hayata geçirilmesini sağlayanlar ise, Tebeşir Hareketi dediğimiz birbirini tanımayan ve birbirini hiç görmemiş 55 gönüllü öğretmenler tarafından yürütülüyor. İnşallah Tebeşir Hareketi olarak daha güzel projelere imza atacağız”

Vedat Yunus İkizoğlu

Eskişehir’de özel bir lisede okuyan 2 genç, çok amaçlı insansı robot geliştirdi. Gençlerin büyük beğeni toplayan robotu, TÜBİTAK tarafından her yıl gerçekleştirilen Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması kapsamında Uludağ Üniversitesi’nde sergileniyor. Mete Cengiz Kültür Merkezinde toplam 100 proje ile birlikte, bilimsel kurulun ve katılımcıların ilgisine sunulan Berke Sütçü ve Alperen Tuna’nın geliştirdiği robot, kıyafetin yanı sıra ses komutu ve telefonla da kontrol edilebiliyor. Geliştirdikleri robotun arama kurtarma, bomba imha, mayın tarama ve insan sağlığı için tehlikeli olabilecek yerlerin araştırılmasında kullanabileceğini söyleyen gençler, “Robot gönderilen yazılı komutları sese çeviriyor. Karşısındaki kişinin konuşmasını işleyerek kullanıcıya aktarıyor. Üzerindeki kamera ile anlık görüntü alıyor. Bu robot sayesinde insan hayatını tehlikeye atmadan mayın ve bomba aranabilecek. Arama kurtarma yapılabilecek. Askerler, mayın tarama ve bomba imha uzmanları için bunu geliştirdik” dedi.
Öğrencilerden Alperen Tuna, “Biz bu robotu yaparak can kayıplarını önlemek istedik. Bu robot uzaktan kontrol edilebiliyor. Sesi algılıyor. Kıyafetle de kontrol edilebiliyor. Bu robotun maliyeti düşük olduğu için tekrar tekrar kullanılabilir. Biz bu robotu sanayi atıklarından yaptık. Bu robot insanların girmesinin tehlikeli ve zor olduğu alanlarda kullanılabilir. Üzerinde çalışarak kamera ve GPS ekleyerek robotu geliştireceğiz” dedi. 

Burak Türker