Robotların sanayide ve günlük yaşantımızdaki etkilerinin konuşulduğu ‘Robot Dünyası ve İnsan’ konulu konferans alanında uzman birçok akademisyenin katılımıyla İstanbul’da gerçekleştirildi. 

Konferansa İstanbul Gedik Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Hülya Gedik, İstanbul Gedik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zafer Utlu, İstanbul Gedik Üniversitesi İnsan Hakları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Berin Ergin, alanında uzman birçok akademisyen ve geniş bir davetli topluluğu katıldı.
İHA muhabirine açıklamalarda bulunan İstanbul Gedik Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Hülya Gedik, robotlar ile insanların artık aynı yaşamı paylaştıklarına vurgu yaparak, “Robot ve insan artık günlük yaşamımız içerisine girmiş vaziyette. Uzman akademisyenler bu konu hakkında bizlere detaylı bilgiler veriyor. Artık insan ve robot bir arada aynı yaşamı paylaşıyoruz. Bundan dolayı tüm denklemler değişmiş vaziyette. Robotlar kendi yaşamımızı kolaylaştırırken aynı zamanda bazı belirsizlikler ve bilinmezlikler de bizde korku ve endişe meydana getiriyor. Bu konuya çözüm aramak, birlikte nasıl bu dünyada bir arada olabiliriz bunları tartışmak üzere bugün buradayız” dedi.

“Robotların ve yapay zekanın kaçınılmaz olduğunu düşünüyorum” 

Robotların günlük ve iş yaşamını kolaylaştıracağına inandığını ifade eden Hülya Gedik, şu ifadeleri kullandı:
“Robotların ve yapay zekanın kaçınılmaz olduğunu düşünüyorum. Biz bir sanayi kuruluşuyuz aynı zamanda. Üniversitemiz olduğu kadar sanayi kuruluşlarımız da var. Bunlarda da Sanayi 4.0 uygulamaları içerisindeyiz ve bu tip robot, otomasyon sistemleri günlük ve iş yaşamımızı daha kolaylaştıracağımız ve insan olarak beynimizin daha farklı gelişmelere ve inovasyonlara karşı yönlendirici olacağına inanıyorum.”

“Amaç; Endüstri 4.0’ı yakalamak ve geleceğe hazırlanmak” 

İstanbul Gedik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zafer Utlu ise amaçlarının Endüstri 4.0’ı yakalamak ve geleceğe hazırlanmak olduğunu belirterek, “İstanbul Gedik Üniversitesi olarak düzenlemiş olduğumuz Robot Dünyası ve İnsan konulu konferansta temel amacımız endüstri 4.0’ın konuşulduğu bir dünyada bizim olayın neresinde olduğumuzu, neler yapabileceğimizi veya robot dünyasının hangi aşamalardan geçtiğini ve nereye kadar uzanabileceğini belirlemek. Bu tespitlerimiz doğrultusunda insana olan etkileri üzerinde bir görüş birliğine varmak amacıyla düzenlenmiş bir konferanstır. Bunun ötesinde biz Türkiye’deki üniversiteler olarak neler yapabiliriz, Endüstri 4.0’ı nasıl yakalayabiliriz. 2030-40’lı yıllara nasıl hazırlanmamız gerektiğini ortaya koymamız gerekiyor” diye konuştu.

“Neler yapılması gerektiğini zihinlere kazımak istiyoruz” 

İstanbul Gedik Üniversitesi İnsan Hakları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Berin Ergin de İnsan Hakları Uygulama ve Araştırma Merkezi olarak ilk defa robotlarla ilgili bir toplantı yaptıklarını ifade etti. Prof. Dr. Ergin, şöyle konuştu:

“İstanbul Gedik Üniversitesi sanayi tesisleri olduğu için yani holdingin bir sanayi işletmesi olarak faaliyette bulunduğu için sanayide robotları kullandığından ve üniversitemizde de Mekatronik ile ilgili fakültelerimiz olduğu için bu ikisinin arasındaki ilişki İstanbul Gedik Üniversitesi’nin diğer üniversitelerden daha ön sıraya geçmesini sağladı. Bu bağlamda hem öğrencilerimiz faydalansın diye bir tarihi geçmişe ve bugün gelinen durumu, bundan sonra da neler yapılması gerektiğini zihinlere kazımak istiyoruz. Üniversitemizin İnsan Hakları Merkezi ilk defa bir robotlarla ilgili toplantı yapıyor çünkü bu daha ziyade sanayiciler ve teknik açıdan değerlendirilen konuydu. Ama bir sosyal faaliyette bulunan ve insan haklarıyla ilgilenen bir merkez olarak bu ikisini birleştirip böyle bir toplantı yaptık.”

Gedik Holding CEO’su Dr. Mustafa Koçak, sempozyumun yanlış bilinen bazı durumlara ışık tutacağını ve doğru bilgilerin paylaşılacağını belirterek, “Robot ve İnsan kelimeleri aslında birbirlerini tamamlayan nesnelerdir. Fakat toplumda genel bir kanı olarak sanki robot insanların işini çalıyor ya da insanlar robotları insan benzetmeye çalışıp mekanik ve sanal bir insan oluşturmaya çalışıyor gibi birbirleriyle çelişen ve karışık teknolojilerin ve bilgilerin dolaştığı bir ortamdayız. Bu sempozyum bunları birazcık düzene sokmak ve bu konudaki uzmanların doğru bilgilerini öğrencilerimizle, bu konularla ilgilenen insanlarla paylaşmak için bu sempozyum düzenlendi” ifadelerini kullandı.

“Amacımız; teknolojinin insanlığın refah ve mutluğu için kullanılması” 

Sempzoyuma konuşmacı ve moderatör olarak katılan Dr. Cüneyt Kalpakoğlu, teknolojinin insanlığın refahı ve mutluluğu için kullanılması gerektiğini kaydetti. Dr. Kalpakoğlu, “Şöyle bir ön yargı var; acaba yapay zeka insanlık açısından olumsuz bir risk taşıyor mu diye. Ben olumsuz risk taşıma ihtimalini göz ardı etmiyorum ama bizim amacımız teknolojinin insanlığın refahı ve mutluluğu için kullanılması gerektiği yönünde bir farkındalık oluşturmak” dedi. 

Konferansta, teknolojiyle hayatımıza giren yapay zeka ve robotların tarihsel gelişim süreci, Türkiye’nin bu gelişmeler karşısında geri kalmaması amacıyla yapılan Ar-Ge çalışmaları ve yol haritası belirlenmesinin önemine vurgu yapıldı.  

Telefonla ve uydu üzerinden kontrol edilen robot, üzerindeki kamerayla görüntü alırken, silahla da ateş edip düşmanı etkisiz hale getirebiliyor. Yaşanan savaş ve çatışmalarda askerlerimizin şehit olması üzerine böyle bir robot geliştirmeye kara verdiklerini söyleyen Bursa Yıldırım Beyazıt İMKB Mesleki ve Teknik Lisesi öğrencisi Alpay Aydemir, Ramazan Yılmaz ve Faruk Şahin, öğretmeleriyle birlikte çalışarak 3 ayda savaş robotu geliştirdiklerini belirtti. 

Her türlü arazide hareket edebilen bir aracın üzerine yerleştirilen robot, üzerindeki kamerayla düşmana uzaktan ateş edebiliyor. Bu sayede öncü birlik olarak kullanılabilecek robot asker, ordunun zayiat vermisini azaltacak. Savaşta kullanılabilcek kapasitede olan robotu bir kişi program üzerinden kumandayla hareket ettirirken, bir kişi de başka bir kumandayla üzerindeki kamera sayesinde hedefi belirleyip ateş edebiliyor. Bu sayede öncü birlik olarak kullanılabilen robot orduya güç katacak. 

Liseli öğrenciler, geliştirdikleri savaş robotunu Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen ‘1. Bursa Robot Yarışması’nda sergiledi. Robot ziyaretçiler tarafından uzun uzun incelendi. Geliştirdikleri robotla ilgili konuşan Yıldırım Beyazıt İMKB Mesleki ve Teknik Lisesi öğrencisi Faruk Şahin, “Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin şehit ve gazi olmasını engellemek için robot asker geliştirdik. Bu robot, üzerindeki kamera sayesinde canlı görüntü aktarımı ve video kaydı yapabilmekte. Üzerindeki silahla düşman güçlerini etkisiz hale getirebilecek. Cep telefonu ve bilgisayarla bağlanılabilip uzaktan kontrol edilebiliyor. Üzerindeki sensörler sayesinde engelleri algılayıp bunlardan kaçabiliyor. Üzerindeki kamerayla hedefi belirleyip kumandayla ateş edebiliyoruz. Bu cihazı iki kişi kontrol ediyor. Bir kişi aracı hareket ettirirken, diğer kişi de üzerindeki silahı hareket ettirip ateş edebiliyor. Destek olurlarsa biz bu robotu daha da geliştirebiliriz” dedi. 

Robotu geliştiren öğrencilerin öğretmeni Ali Sarıtaşçı, “Bu projeyi öğrencilerim düşünmüşler. Askerlerimizin kayıp vermemesi için düşünülmüş bir proje. Biz bu robotu cep telefonuyla yaklaşık 1 kilometre mesafeden kontrol edebiliriz. Gerektiği takdirde internet üzerinden kontrol edilip, mesela Ankara’dan İstanbul’daki bir olaya müdahale edilebilir. Bu cihaz cep telefonu, radyo frekansı ve internet üzerinden kontrol edilebilir” şeklinde konuştu.  

Burak Türker – Yunus Can Beşiktepe

 Bilişim ve eğitim alanından gönüllülerce başlatılan ve kâr amacı gütmeden çocuklara teknolojiyi aşılamak için oluşturulan bu sosyal sorumluluk projesi kapsamında, ilk ve ortaokul öğrencileri ‘engelsiz gelecek’ ve ‘sıfır atık’ konularında 30-45 saniyelik videolar çekecek. Videolar arasından seçilen birinciye, Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı 23 Nisan’da Zaxe tarafından 3 boyutlu yazıcı hediye edilecek.

Türkiye’nin 3 boyutlu yazıcı markalarından Zaxe, sosyal sorumluluk projelerine destek kapsamında bu yıl ikincisi düzenlenen ‘Hayalimdeki Robot’ projesine sponsor oldu. 81 ilden binlerce ilk ve ortaokul öğrencisinin ‘Engelsiz Gelecek’ ve ‘Sıfır Atık’ konularında çekeceği videoların, alanlarında uzman jüriler tarafından değerlendirileceği ve 23 Nisan’da dereceye girenlerin açıklanacağı projede, birinci olan ekibe masaüstü 3 boyutlu yazıcı hediye edilecek. Ankara üzerinden koordinasyonu sağlanarak birbirini hiç tanımayan gönüllülerin çocuklara teknolojiyi aşılamak amacıyla internet üzerinden hayata geçirdiği ‘Hayalimdeki Robot’ adlı sosyal sorumluluk projesi, geçen yıl Türkiye’nin 81 ilinden 3 bin çocuğa ulaşmıştı.

81 ilden bin 927 farklı çocuğa ulaşılacak 

Bu yıl ‘Engelsiz Gelecek’ ve ‘Sıfır Atık’ konularında kendi videolarını hazırlayacak olan çocuklar, ‘Hayalindeki robotu anlatır mısın?’ sorusuna cevap verecekler. İnternetin ve teknolojinin gelişmesine rağmen internete ve teknolojiye ulaşmakta zorluk yaşayan çocukların, proje ile hayallerini duyurması sağlanıyor. Bilişim ve eğitim alanından gönüllülerce başlatılan ‘Hayalimdeki Robot’ projesi, kâr amacı gütmeyen, çocuklara teknolojiyi aşılamak için oluşturulmuş bir sosyal sorumluluk projesi olarak ön plana çıkıyor. 1 dakika civarında bir sürede hiçbir kısıtlama olmadan hayallerdeki robotun anlatıldığı projeyle, çocuk bayramının ilk kabul edildiği yıl olan 1927’ye atfen 81 ilden 1927 farklı çocuğa ulaşılması amaçlanıyor. Videolar tamamlandığında 23 Nisan’da çekilişle dağıtılmak üzere kitap, robot seti gibi hediyelerin yanı sıra bu yıl ilk kez birinciye 3 boyutlu yazıcı hediye edilecek. 

Katılım sağlamak için ise etkinliğin hayalimdekirobot.com adresli internet sitesi üzerinden videolar yollanabiliyor.  

İzmir’de 21. Yüzyıl’ın gündemi olan yapay zeka ve insansı robot çalışmalarına Türkiye’de hız vermek amacıyla yola çıkan 12 yaşındaki 6. sınıf öğrencileri Haktan Öncel, İlke Demir Bahadır, Dilay Tatman ve Dilan Akgün, yapay zekaya sahip insansı robot tasarladı. Robot ve insan birleşimi olarak ‘Robiens V01’ ismi verilen yapay zekalı akıllı robotu, piyasadaki değeri olan 20 bin TL’den daha ucuza mal ederek bin 200 TL’ye yapan öğrenciler, tasarladıkları robotu 2019’da yürür hale getirip donatarak asker olarak savaşabilecek kapasiteye getirmeyi amaçladıklarını belirtti.

“Savaşlarda askerlerin yerine savaşabilirler”

Robotu tasarlarken ve yaparken çok zorlandıklarını ancak başardıklarını anlatan Kocatürk Koleji öğrencilerinden Haktan Öncel, “Robotu yaparken zorlandığımız kısımlar vardı. Birincisi enerji üretimini bulmak zordu çünkü her yerde satılan bir powerbank kulllanmadık. İkincisi ses tanıma işlemlerinde çok zorlandık. Robot algılamıyor, bazen yanlış şeyler söylüyor. Gecemizi gündüzümüze kattık bunları yapmak için ama en sonunda başardık. Elimizdeki imkanlarla şuanda böyle bir robot yapabildik. Ama gelecekte bilgimiz ve imkanlarımız gelişeceği için daha farklı teoriler ve robotlar yaparak ülkemize katkıda bulunacağız. Örneğin savaşlarda insanlar şehit olduğu için ve ölmemeleri için bu yapay zekaların savaşabileceğini düşünüyoruz” dedi.

“Uzaya insan yerine bu robotları gönderebiliriz”

Yapay zeka robotunu geliştirerek uzaya gönderilebilir hale getirebilmeyi amaçladıklarını da vurgulayan Öncel, “Yetenekleri önceden tanımlanan sesleri tanıyor, verilen komutları yapıyor. İnsansı bir vücuda sahip ve yürümek vücudunun yüzde 80’ini stabil olarak kullanıyor. 2019’da robotun ikinci sürümünde yürümesini sağlayacağız. Kocatürk Robinens ile amacımız uzaya insan göndermek yerine, çünkü uzaya insan göndermek tehlikeli ve yüksek maliyetli oluyor. Yapay zeka sahibi robotları göndererek ülkemize daha kapsamlı çalışma sağlayacağız” ifadelerini kullandı.

“Türkiye’nin yapay zeka çalışmalarına destek vermek istiyoruz”

Öğrencilerden gelen talebi yerine getirmek için gecesini gündüzüne katan okulun Fen Bilgisi öğretmeni Dilay Çorumlu, “Yapay zeka ve insansı robot son yıllarda adını sıkça duyduğumuz kavramlardan bir tanesi. Giderek de hayatımızda daha fazla yer almaya başladı. Önümüzdeki 50 yıl içerisinde yapay zekanın milyonlarca alanda birçok işin üstesinden geleceğini düşünmekteyiz. Okulumuzun teknoloji ve robotik ekibi olarak öğrencilerimiz ortaya attığı bu fikir doğrultusunda onlarla beraber çalışma içerisine girdik ve sene başından itibaren disiplinli şekilde çalıştık. Bu projelerle birlikte geleceğin mühendislerini, bilim insanlarını yetiştirmeye çalışıyoruz. Ürettiğimiz bu robot ile yurtiçi ve yurtdışında da birçok yarışmaya katılarak derece almayı düşünüyoruz. Açıkçası okulumuz olarak yapay zeka çalışmalarına biz de destek vermek istiyoruz” dedi.

20 bin TL’lik robotu bin 200 TL’ye yaptılar

Proje öğretmenlerinden Fen Bilgisi Öğretmeni Emel Sabrin Al-Qatatsheh de şunları söyledi:
“Bu robot insansı bir vücuda sahip ve tüm eklem hareketlerini yapabilecek durumda. Önceden tanımlanan sesleri tanıyabiliyor ve verilen komutları yerine getirebiliyor. 2019 yılında projemizin ayakta durması ve yürüyebilmesi için ikinci versiyonunu ortaya koymaya planlıyoruz. Bu hafta sonu gerçekleşecek olan ODTÜ Robot Günlerine de yüzlerce proje arasından seçilen 7 projeden birisi olan Kocatürk Robiens V01 ile okulumuzu temsil edeceğiz. Okulumuz geleceğin uzay mühendislerini yetiştirebilmek, dünyadaki uzay çalışmalarında ‘biz de varız’ diyebilmek için ülkemizi iddialı bir konuma getirebilmek için birçok çalışma amaçlıyor. Bunun da temeli yapay zeka ve kodlamadan geçtiği için bu adımı atmış bulunduk. Normalde 20 bin lira maliyetle üretilen robotu, biz imkanlarımız dahilinde bin 200 TL’ye mal etmiş durumdayız.”

“En gelişmiş yapay zeka Sophia ile aynı özelliklere sahip”

Çalışmalarının 7 ay sürdüğünü ve hala devam ettiğini kaydeden Emel Sabrin Al-Qatatsheh, “Dünyadaki diğer yapılan yapay zekalarla kıyasladığımızda aynı özelliklere sahip bir robot ürettik. Örneğin en gelişmiş insansı robot olan Sophia’nın aynı çalışma prensiplerine sahiptir” diye konuştu.

Polonya Üniversitesi robotu inceledi

Teknolojik çalışmalarıyla dikkat çeken okulu ziyaret eden Polonya Bydgosszcz UTP Teknoloji ve Yaşam Bilimleri Üniversitesi Rektörü Adam Gafomski ile Dekan Ryszard Zamorski, öğrencilerin robotunu incelemeye geldi. Okul öğrencilerinin çok başarılı çalışmalar yaptığını belirten ve bu sebeple üniversiteleri ile protokol imzaladıklarını belirten Rektörü Adam Gafomski, öğrencileri ve Okulun Kurucusu Mustafa Kocatürk’ü tebrik etti. 

Mihrap Düzöz-Sinan Yeniçeri
 

Yapılan tedavi ve kullanılan robotik cihaz ile ilgili olarak bilgi veren hastanenin Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Aliye Güzelant Yıldırım, “Çocukluk döneminde geçirdiği beyin felci nedeniyle hastanın yürüme fonksiyonları olmaması üzerine tedaviye aldık. Bu cihazımız robotik yürüme cihazı. Yürümeyi başaramayan veya yürüyecek durumda olan ancak henüz başaramamış hastalar için uyguladığımız bir tedavi yöntemi. Bu yöntemde özellikle beynin yeniden öğrenmesi üzerine inşa ediyoruz. Hastayı ağa bağlıyoruz. Robotla birlikte hasta eksik olan görevini fark ediyor. Robotun da yönlendirmesi ile bir tedavi süreci başlıyor. Bu hastalar için uzun süreli bir tedavi olacak. Hasta bu makine ile beraber eksik olan kas gücünü fark ediyor hem de kasın kuvvetlenmesi adına bir tedavi yapılmış oluyor” dedi.

Cihaz vasıtası ile yürüme çalışmalarına başlayan Burak Yurdseven de, “Çok eğlenceli bir makine. Çok başarılı bir proje. Hastaneyi de tebrik ediyorum. Bu benim motivasyonumu arttırıyor. Başarılı olacağıma inanıyorum” diye konuştu.

Türkiye Sakatlar Derneği Çorlu Şubesi Başkanı da olan Burak Yurdseven’in annesi Canan Naciye Yurdseven ise, “Yürümesini bekliyoruz. Normal bir insan 1 yaşında yürüyor. Biz 22 senedir bekliyoruz. Daha 2 sene bekleriz. Bu bize çok güzel bir umut oldu. Hastane yönetimine çok teşekkür ediyorum. Burak için bu cihaz çok büyük bir motivasyon oldu. İnşallah bu tip hastalara da faydası olacaktır” şeklinde konuştu. 

Serdar Şahin

Bursa özel okulda öğrenim gören 11 yaşındaki 7 öğrenci, öğretmenleri sordukları sorulardan bunalınca yapay zekayla çalışan robot yapmaya karar verdi. Öğrenciler okulda gördükleri bilişim teknolojileri dersinde öğrendikleri programla suni zekayla çalışan robot yaptı. Öğrencilerin “Robotan” ismini verdikleri robot bilgisayara bağlı olarak çalışıyor. Robotan, internetten edindiği bilgileri uzun uzun anlatıyor. Öğrencilerin sorduğu her soruya sesli olarak cevap veren robot, sadece 400 liraya mal oldu. Öğrenciler bu robotu seri üretime geçirip, öğretmeni olmayan köy okullarına yollamayı planlıyor. Bu robot ayrıca okulların bilgi köşelerine de konularak, öğrencilerin akıllarına takılan sorulara anında sesli olarak cevap verecek. Öğrenciler şu an için yazılı soruları sesli olarak cevaplayan robotu sesli komutla sorulara cevap verir hale getirecek.

Tan okulları öğrencileri; Egemen Kartallar, Yiğit Yörükoğlu, Selin Barış, Elifnaz Öztat, Hayal Ceylan Güven, İnci İyisoy ve Ebralsu Güçman, robotu geliştirerek, Türkiye’nin çeşitli illerinde ve yurt dışındaki yarışmalarda birincilik için yarışacak.

“Çok soru sorduğumuz öğretmenimiz çıldırınca böyle bir proje yaptık” diyen öğrenciler, “Bilişim teknolojileri öğretmenimize danışarak suni zekayla çalışan robot yapmak istediğimizi söyledik. Vakit kaybetmeden çalışmaya başladık ve 3 aylık bir periyot sonunda yapay zekayla çalışan robotumuzu bitirdik. Robotumuz klavye üzerinden yazdığımız soruları algılayıp bu soruları internet üzerinden araştırarak 3 saniyede sesli olarak sorduğumuz soruya ayrıntılı olarak cevap veriyor” dedi

Bilişim Teknolojileri Öğretmeni Salih Güngör, “Bu robot fikri öğrencilerden geldi. Bir gün ders işlerken öğrenciler heyecanlı bir şekilde yanıma geldi. ‘Kendi robotumuzu kedimiz yapalım’ dediler. Öğrencilerimiz kendi yazılımlarını kendileri yazarak robotu yaptı. Robot bilgisayardan yazılı olarak sorduğumuz soruları sesli olarak cevaplıyor. Aynı zamanda ağzını oynatarak, başını sağa sola çevirip karışındaki kişiyi takip ediyor. Sorduğunuz her soruya yarım saat cevap veriyor. Robot okullarda bilgi köşesine konulacak. Maliyeti çok fazla değil. Kütüphane görevi verecek” şeklinde konuştu. 

Burak Türker
 

Denizli’de özel bir okulda okuyan 11 yaşındaki 6. sınıf öğrencileri Güney Marol ve Berkcan Kiraz, Bilgisayar Öğretmeni Seçkin Aksoy ile birlikte yaklaşık 4 yıl önce ‘Robo Soccer’ takımını kurarak, yazılım ve robotlar üzerinde çalışmaya başladı. Giderek çalışmalarını geliştiren takım, top oynayan robotlar geliştirdi ve 3 Haziran 2017’de İzmir’de düzenlenen Robot Olimpiyatlarında derece ile ayrılmayı başardı. Derece alan öğrenciler 10-12 Kasım’da düzenlenecek Dünya Robot Olimpiyatlarında ‘Robotik Futbol Kategorisi’nden Türkiye’yi tek takım olarak temsil edecek.

Ülkeye hizmet etmek istiyorlar

11 yaşındaki iki öğrenci öğretmenleri Seçkin Aksoy ile birlikte dersten arda kalan zamanlarının çoğunu okuldaki odalarında geçirecek, olimpiyatlara hazırlanıyor. Gelecekte ülkenin ihtiyacı olan yerli yazılım konusunda çalışmalar yapmak ve ülkeye hizmet etmek isteyen Güney Marol ve Berkcan Kiraz, yetkililerden maddi ve manevi destek bekliyor.

Futbol kategorisinde yaşça kendilerinden büyüklerle yarışacak öğrenciler, heyecanla yarışma gününü bekliyor.
Robo Soccer takımı olarak Costa Rika’da gerçekleştirilecek WRO Dünya Robot Olimpiyatlarına futbol kategorisinde Türkiye’yi temsil eden tek takım olduklarını belirten Bilgisayar Öğretmeni Seçkin Aksoy, “Öğrencilerimizle birlikte yaklaşık 4 yıldır çalışıyoruz. Öğrencilerim yaptıkları yazılımlarla robotlara hayat veriyorlar. Sensörlerden gelen bilgileri yorumlayıp, karşı kaleye topu götürmeye çalışıyorlar. WRO Costa Rika’da düzenleniyor ve bu sene futbol kategorisinden Türkiye’yi tek biz temsil edeceğiz. Bizim burada yapmaya çalıştığımız aslında Türkiye’deki öğrencilerin, çocukların teknolojik anlamda, robotik anlamda, hazır buluşlarını arttırmak ve bu yönde Türkiye’nin gelişimini sağlamak. Okulumuzda iki tane robotik takımı var. Öğrencilerin yaşıtlarına göre durumları, yüksek bir seviyede, öğrencilerimle birlikte 5’inci sınıfta yarışmaya katılmıştık. Turnuva 19 yaşına kadar kapsayan bir turnuvadır. Biz onların arasından çıkıp uluslararası turnuvaya katılmaya hak kazandık. Çocukların gösterdiği başarı en üst seviyededir” diye konuştu.

“Ülkemize ve insanlara faydalı olacak yazılım geliştirmek istiyoruz”

Robotik konularında öğretmenleri ile beraber 4 yıldır çalışmalar yaptıklarını belirten Güney Marol, “Yaptığımız çalışmalarla ilk önce yarışmanın Türkiye eleme ayağına katıldık. Türkiye’deki yarışmada derce ile çıktıktan sonra Costa Rika’da düzenlenecek olan uluslararası yarışmalara gitmeye hak kazandık. Bu kategoride Türkiye’den çıkmaya hak kazanan ilk takımız. Biz bu konuda mutluyuz. Gelecekte ise, ülkeme ve insanlara yardımcı olacak yazılımlar geliştirmek istiyorum” dedi.

Amaçlarının Türkiye’yi WRO yarışmasında iyi bir şekilde temsil edip, iyi bir derece ile dönmek olduğunu belirten Berkcan Kiraz, gelecekte ise yerli yazılım konusunda çalışmalarını yoğunlaştırmak istediğini söyledi. Yerli yazılım konusunda çalışmaların arttırılmasını isteyen 11 yaşındaki Kiraz, yapacakları çalışmalar için yetkililerden destek beklediklerini kaydetti.  

Medeni Topaloğlu-Bayram Coşkun
 

Akınsoft yazılım firması 20 milyon lira yatırımla Türkiye’nin ilk insansı robot fabrikasını kurdu. 4 Kasım’da resmi açılışı yapılacak fabrikayı tanıtan Akınsoft Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Özgür Akın, yapay zekaya sahip insansı robotlara en çok ilgiyi ev hanımlarının gösterdiğini, kendilerine ulaşan kadınların ev işlerini yapacak robotların ne zaman piyasaya çıkacağını sorduklarını söyledi.

1995 yılından bu yana ticari program ile adını duyuran Akınsoft firması 2009 yılında yapay zekaya sahip ilk insansı robot “Akıncı-1”i üretti. 4 yıl sonra mobil robot “Akıncı 2”yi tanıtan firma, hemen ardından insansı yapıya daha yakın olarak üretilen yapay zekasıyla öğrenebilme kabiliyetine, jest mimiklere sahip “Akıncı 3” ile adından söz ettirdi. Robot üretimini geliştiren firma bir fabrika ortamına geçerek seri üretime başladı. Temellerini 2 yıl önce attıkları Akın Robotix fabrikasının yaklaşık 11 bin metrelik alana kurulduğunu, 2 bin 700 metrekare kapalı alanda çalışan Türkiye’nin ilk insansı robot fabrikasında seri üretime geçtiklerini kaydeden Özgür Akın, farklı şekillerde hizmet veren 16 çeşit robotları olduğunu dile getirdi.

“Milli insansı robot”

Ürettikleri ve tamamı milli olan robotların hizmet sektöründe birçok alanda çalışacağını ifade eden Özgür Akın, “Robotlarımızın bütün parçaları laboratuvarlarımızda üretildi. Devre tasarımları, yazılımları, mekanik tüm aksamları tarafımızdan geliştirildi. Bu anlamda yüzde 100 yerli bir robot diyebiliriz. Yapay zeka donanımı ile tamamen birleştirilmiş ve insansı hareketler yapabiliyor, koku, görme sağlayabiliyor, insan tanıyabiliyor, hatta insanla tanışabiliyor. Sizi bir kez tanıdıktan sonra bir daha geldiğinizde size isminizle hitap edebiliyor. Robotlarımız interneti çok aktif kullanabiliyor. Dokunma hissi oluşturan çeşitli sensörler var, dokunduğu nesneyi algılayabiliyor. Onun dışında her insanın programlayabileceği şekilde geliştirdik, yani basit bir arayüzle, kullanışlı bir arayüzle rahatlıkla bir insanın bir işe adayıp programlayabileceği şekilde geliştirdik” dedi.

“Ev hanımlarından robota ilgi”

Fabrikanın resmi açılışını yapacakları 4 Kasım’da 10 tane protatip yeni nesil robotun üretiminin tamamlanmış olacağını kaydeden Akın, sosyal medyadan kendilerine ulaşan ev hanımlarının robotların temizlik işlerinde çalışıp çalışmayacağı yönünde bilgi istediğini aktardı. Akın, “Robotları satış yada kiralama seçenekleri olacak. Birçok talep alıyoruz aslına bakarsanız sekiz senedir teknoloji üretiyoruz ülkemizde. Bugün buraya geçmekle sadece kapasitemizi, üretim bandımızı genişletmiş olduk. Burası yaklaşık 200 kişilik bir çalışma kapasitesine sahip şu anda 22 tane yalın üretim bandımız var. Aynı zamanda seri üretim bantlarımız var. Genişletmenin vermiş olduğu bir gururla daha geniş bir kitleye hitap etmiş olacağız. Ama bugüne kadar çok olumlu güzel sonuçlar aldık kamuoyundan ciddi anlamda bir destek görüyoruz. Özellikle ev hanımları evlere ne zaman girecek bu robotlar? Evlerde hizmet vermeye başlayacak mı? gibi sosyal medyadan talepler geliyor.

Robot şu anda ev hanımlarına hizmet edebilecek düzeye kadar geldi. Ya da hastanelerde hasta bakıcı olarak hem su hem yemek gibi benzeri şeyleri getirmek, götürmek gibi aynı zamanda ilaç zamanlaması, ilaç planlaması ya da hastayla bir şekilde diyalog kurma hastanın sadece ses iletişimiyle bilgisayar kullanabilmesini sağlama, internet kullanabilmesini sağlamak, aynı zamanda önünde bir ekran var akıllı olduğu için ellerini kullanamayan uzuvlarını kullanamayan hastalar için bilgisayar kullanma imkanı sağlama, hastayı arkadaşlık etme görevlerini yapabilecek. Güvenlik görevlisi olarak çalışabilecek bununla ilgili hem Türkiye’den hem dünyadan birçok noktada sipariş ya da ön talep alıyoruz. Robotlarımızın genel olarak talepleri doğrultusunda öncelikle AVM’ler söz konusu bizim için. AVM’lerde bir tezgahtar olarak çalışabilecek, bir tekstil sektörüne girdiği zaman sizi önceden tanımış bir müşterisi olduğunu kabul edersek, sizinle ‘Merhaba’, ‘Hoşgeldiniz’ geçen hafta almış olduğunuz bu üründen memnun musunuz? gibi bir ön diyalog anket yoklaması ardından da yeni sezon ürünlerini tanıtacak tezgahtar olarak çalışabilecek robotlarımız şu anda mevcut.

“Hiçbir zaman teknoloji işsizlik getirmez”

Milli robotun yabancı robotlara oranla çok uygun fiyata üretildiğini açıklayan Özgür Akın, günlük yaşamımızda endüstriyel alanda ve hizmet sektöründe robotların çoğalmasıyla işsizlik oranının artacağı yönündeki düşüncelerin doğru olmadığını söyledi. Akın, “Dışarıdan alınan bir ürünün üçte biri fiyatlarına ülkemizde robotları üreteceğiz ve bu ödeyeceğiniz miktar yine ülkemizde kalacak. Milli sermayemizde kalacak para kendi mühendislerimizin maaş olarak bize geri dönecek. Dolayısıyla üretim konusunda da yaptığımız araştırmalardan bir tanesini söyleyeyim. Sadece bir parçanın maliyeti yani robotun bir uzvunun maliyeti 10 bin ile 15 bin lira arasında dünya piyasasında satılırken, biz onu 500- 600 TL gibi çok uygun maliyetlere üretmeye başladık. Zaten yaptığımız AR-GE de bunun üzerineydi.

Umut ediyorum bu da tüketiciye yani son kullanıcıya bu caziplikte sunulacak. Kiralama modelimizde istediğiniz kadar robotumuzu günlük kiralayabileceksiniz. Bu ilk planda son kullanıcılarımız için uygun bir model olacaktır. Öncelikle kiralayacaklardır, robotun kabiliyetlerini kendileri görebilecek, yaptıklarını ve aynı zamanda kurumuna kattıklarını görecektir, sonrasında satın almak isterse tabi satın alabilecektir. Hiçbir zaman teknolojik işsizlik getirmemiştir, öncelikle onu söyleyeyim. Bugün tarım ülkesi olduğumuzu söylüyoruz. Tarımda bile maalesef teknolojiyi kullanmadığımız için çok geri kalıyoruz ve işsizlik oranımız hızla artıyor. Yüksek teknoloji kullanarak insanları işsizlik değil, daha nitelikli iş sahaları oluşturmuş oluyoruz” diye konuştu.

Özgür Akın, bundan sonraki hedeflerinin Yüksek Teknoloji Üniversitesini ve Uzay Bilimleri Araştırma Enstitisünü kurmak olduğunu sözlerine ekledi.

H.İbrahim Parlak – Mustafa Yaşar Beşer 

 

Binlerce eserin başvurduğu yarışmada Ömer Faruk Uzuner dereceye girerek Türkiye Teknoloji Takımı tarafından verilecek olan 3 yıllık robotik eğitimine katılmaya hak kazandı. Uzuner, eğitimin ilk bölümünde Bakırköy Cem Karaca Kültür Merkezi içinde bulunan DENEYAP Teknoloji Atölyelerinde 24 Temmuz – 26 Ağustos arasında gerçekleştirilecek eğitimlere katılacak.

Üç yıl boyunca robotik alanında çeşitli eğitimler alacak olan Uzuner, elektronikle ilgili konularda çalışmayı çok sevdiğini bu yüzden okulunun açmış olduğu bilim ve teknoloji kulübüne üye olarak robotik çalışmalar yaptığını söyledi. Kulüpte öğretmenlerinin kendisine sürekli destek verdiğini ifade eden Uzuner, öğretmenlerinin yardımı ve kendi hayal gücüyle tasarladığı robotunu ürettiğini belirtti.

“Kulüp ve atölyelerimiz öğrencilerimizi üretmeye teşvik ediyor”

İhlas Eğitim Kurumları Genel Müdürü Bedri Yeltekin, okullarında açmış oldukları kulüp ve atölyelerin öğrencilerin gelişimi açısından son derece faydalı olduğunu ifade ederek, “Öğrencilerimizi kulüp ve atölyelerde üretmeye teşvik ediyoruz. Çeşitli kulüplerimizin yanında açmış olduğumuz robotik, ahşap ve yemek sanatları atölyelerinde öğrencilerimizi hayata hazırlıyoruz. Ömer Faruk da bilim ve teknoloji kulübünde edinmiş olduğu bilgiler ışığında çalışmalarını yaparak önemli bir yarışmada dereceye girdi. Alacağı eğitimle robotik eğitimde daha da ilerleyecek” dedi.
 

Bursa’da mekatronik bölümü 4. sınıf üniversite öğrencisi Sinan Özcan, ‘Endüstriyel manipülatörler için biyomimetik kontrolör tasarımı’ isimli robot kol geliştirdi. İnsan koluna ve vücuduna takılan kontrol mekanizması ile robot kolu kendi kolu gibi hareket ettirebildiğini anlatan Sinan Özcan, “Bu projede insan sağlığına zararlı işlerin daha kolay yapılabilmesini hedefledik. Mesela uzay istasyonlarında bir problem esnasında astronotların dışarıya çıkması çok riskli. Bu işlemi yaparken yüksek güvenlik önlemleri alıyorlar ve bu işler çok maliyetli oluyor. Ama bu robot kol sayesinde içeriden dışarıdaki arızalar onarılabilir. Ya da nükleer sızıntıların tamiratında, savunma sanayiinde kullanılabilir” dedi.

2 kişinin üzerinde çalıştığı bu projenin 3 ay sürdüğünü ve TÜBİTAK’tan destek aldığını dile getiren Özcan, “Bursa’da birkaç sanayici bu projemi çok beğendi. Özellikle boya ile uğraşan firmalar çalışmama ilgi gösterdi. Onlardan teklifler aldım. Şimdi bu projenin tanıtılması ve geliştirilmesi için fuarlarda sergilemeyi planlıyoruz” diye konuştu.

İlk çalışmaları olduğu için 2 bin 500 TL harcadıklarını ve bu paranın TÜBİTAK desteklemeleri kapsamında karşılandığını anlatan Özcan, “Robot kolu okulumuzda var ve ona herhangi bir şey ödemedik. Onun dışında aldığımız cihazlar 2 bin 500 civarında tuttu. Bizim ilk çalışmamız olduğu için AR-GE giderlerimiz oldu. Bunun ikincisini yapsak bin TL’ye yapılabilir” şeklinde konuştu. 

Samet Doğru