MS Sağlık, Kozmetik ve Danışmanlık şirketi kurucusu Mehtap Serdaroğlu, “Saç sağlığında da bilim adamları bu konuda yol aldılar ve “acaba kök hücrenin yenileyici ve gençleştirici etkisi saçta da kullanılabilir mi?” sorusuna yanıt aradılar. İsviçreli bilim adamları İsviçre’ye özgü olan ve nesli tükenmekte olan Uttwiler Spaetlauber cinsi elmanın çok uzun süre buruş buruş olmadan ve lezzetini kaybetmeden tazeliğini koruyor olmasından yola çıkarak kozmetik sektörü için bir ilk olan kök hücre teknolojisini geliştirdiler. Uttwiler Spaetlauber cinsi elmadan elde edilen kök hücre İspanya Barcelona’da düzenlenen In-cosmetics Fuarı’nda 2008 yılında en yenilikçi doğal aktif bitkisel özüt ödülünü kazandı. Michelle Obama, Jeniffer Lopez, Helen Miren gibi ünlülerin kullandığı ve İsviçre’de geliştirilen bu formül Trixowell Şampuan ve Serumun içeriğinde yer almaktadır. Bu bitkisel kök hücre teknolojisi saç köklerini besleyerek, canlılığını korur ve saç köklerinin yaşlanmasını geciktirerek saçlarda anti-aging etki gösterir” dedi.

Günün neredeyse 24 saati dışarıda kalan saçların şehir hayatından fazlasıyla etkilendiğini, sadece kirlenmekle kalmayıp aynı zamanda yıprandığını ifade eden Serdaroğlu, kışın bu soğuk günlerinde, sağlıklı saçlara sahip olmak yapılması gerekenleri şöyle açıkladı:

“Saçlarınızı sabunla yıkamayın, nem kaybına neden olacaktır, Saçların kirlenme ve yağlanma durumunu dikkate alarak sık yıkamaktan kaçının, Saçlarınızı doğal bitkisel özütler içeren şampuanlar ile yıkayın, Saçlarınızı olabildiğince seyrek boyatmaya ve doğal renginize yakın renkleri seçmeye özen gösterin, Saçlarınızı yıkadıktan sonra pamuklu havlular ile kurulayın, saç kurutma makinesi kullanmayın, saç köklerinin güçlenmesi için sağlıklı ve dengeli beslenmeye dikkat edin, bol su, sebze, meyve, süt ürünleri ve yeterince protein tüketin.”
Saçları yıkarken masaj yaparak yıkamanın önemli olduğunu kaydeden Serdaroğlu, “Türkiye’de ilk defa, saç ve saçlı derinin sağlığı için 11 ayrı bitki ve 3 ayrı vitaminden oluşan ve Erhard Diwald – Avusturya tarafından formüle edilen bir bitkisel karışım Trixowell şampuanda yer alıyor. Bitkilerin aktif içeriklerine, flavonlar ve polifenollere zarar vermeyen ve onların etkilerini maksimize eden bir yöntemle hazırlanmış bu karışımın içeriğinde Aloe Barbadensis Yaprak Özütü, Betula Alba Yaprak Özütü, Chamomilla Recutita Çiçek Özütü, Panicum Miliaceum Çekirdek Özütü, Equisetum Arvense Özütü, Salvia Officinalis Yaprak Özütü, Urtica Dioica Yaprak Özütü, Camelia Sinensis Yaprak Özütü, Arctium Lappa Kök Özütü, Lawsonia Inermis Özütü, Humulus Lupulus Özütü, Calcium Pantothenate, Niacin, Biotin bulunmaktadır” diye konuştu. 

Çocuklar ve gençlerin öğretim dönemlerinde dersler ve sınav hazırlığı stresi yaşadığını, mezuniyetlerinin ardından da iş bulma kaygısına girdiklerini belirten Dermatoloji Uzmanı Dr. Ak şöyle devam etti:
“Çocuklar, sınava hazırlık ve derslerin yanı sıra kurslara da gidiyor. Bir üniversite kazandıklarında mezun olma stresine giriyorlar. Sonrasında bir iş bulabilmek ya da memur olabilmek için çabalıyorlar. Yaş biraz ilerleyince de evlilik stresi başlıyor. Tüm bunlar, 40 yaş altındaki insanları ağır stres altına sokuyor ve normalde nadiren rastlamamız gereken saç dökülmelerine artık daha sık rastlıyoruz.”

Tedavisi mümkün

Stres kaynaklı saç dökülmelerinin tedavi edilebileceğini kaydeden Dr. Mehmet Erol Ak, “Öncelikle stres kaynağını ortadan kaldırmak, gerekirse kişiye psikolojik destek vermek gerekiyor. Ancak bunun yanında ilaç, PRP tedavisi, kök hücre tedavisi ve mezoterapi gibi etkili yöntemlerin de uygulanmasını öneriyoruz. Bunlar, stres kaynaklı saç dökülmelerde kıl kökü sağlam ya da yarı sağlam olduğu için çok başarılı sonuçlar verebiliyor” diye konuştu.

Dermatoloji uzmanı Dr. Ak, genetik yatkınlıktan kaynaklanan saç dökülmesinde ise bu yöntemlerin sadece dökülmeyi geciktireceğini ancak engelleyemeyeceğini, etkili çözümün ‘saç ekimi’ olduğunu kaydetti.

Dökülmenin birçok nedeni var

Dr. Mehmet Erol Ak, çocuklar ve gençlerde stres dışında saç dökülmesine neden olabilen diğer nedenleri şöyle sıraladı: “Genetik yatkınlık, yanlış beslenme ve veya yanlış diyet sonucu çinko ve demir eksikliği, aşırı beslenme, alışkanlık olarak saçla çok oynamak, mantar hastalıkları, yüksek ateşle seyreden hastalıklar, tiroid bezi hastalıkları, kız çocuklarında yumurtalık kisti, erkeklerde erkeklik hormonuna bağlı hastalıklar, saçın aşırı derecede gerilmesi, at kuyruğu yapılması, saçın sık yıkanması, fön kullanılması, saçın boyanması, sık fırçalama.”

Günde 100’den fazla olmalı

Dermatoloji Uzmanı Dr. Mehmet Erol Ak, özellikle gençlerin yastıklarında saç gördüklerinde hemen telaşlandığını belirterek, “Günlük 50-100 saç dökülmesi gerçekten bir saç dökülmesi rahatsızlığı değildir. Kesin olarak saç dökülmesi probleminin olduğunu söylemek için, sabah yastıkta 100’den fazla dökülmüş saç teli olması gerekir” dedi.
Dr. Ak, diğer yandan saç dökülmesinde bitkisel ürünleri tavsiye etmediklerini, bunların karaciğerde hasara yol açtığını vurguladı. 

Hairestetik Turkey Saç Ekimi Merkezinden Saç Ekimi Koordinatörü Engin Sönmez, “Erkek ya da kadın olsun, saç dökülmesi kişilerin kolay kolay göz ardı edemedikleri bir sorundur. Çoğu kişi saçlarını tarzıyla hatta kişiliğiyle bütünleştirir ve estetik olarak da olmazsa olmazlar arasında görür. Araştırmalar kişilerin kendilerini nasıl gördükleri ile saç arasında yakın bir ilişki olduğunu gösterir. Eğer alışılmadık biçimde, uzun süredir saçlarınızın dökülmekte olduğunu fark ettiyseniz doktorunuza danışmanızda fayda var” dedi.

Saç dökülmesi genellikle erkeklerin bir problemi olarak algılandığını ifade eden Sönmez, “Oysa şöyle bir çevremize baktığımızda pek çok kadının da saç dökülmesinden şikayet ettiğini görebiliriz. Kadınlarda saç dökülmesi hormonlarla, beslenmeyle ya da mevsim geçişleriyle ilgili olabilir. Saç dökülmesinin önüne geçmek için ilk olarak saçların neden döküldüğüne dair doğru sebebi tespit etmek ve ana sorunun çözümüne odaklanmak en doğrusudur” diye konuştu.

Genetik saç dökülmesi nedir?

Genetik saç dökülmesinin ailesel bir hastalık olduğunu kaydeden Sönmez, “Toplum içinde irsi olarak da tabir edilen genetik, bir çok hastalıkta geçerli olup aile bireylerinde anne, baba, amca vs genetik hastalıklar yer alması durumunda aynı problem sizde de olabilir. Mutlaka olacak değil, fakat aynı sıkıntıyı yaşamanız durumunda şaşırmamak gerekir. Evet kabul ediyoruz dünyanın en önemli sorunlarından birisi haline gelen saç dökülmesi, güzel bir yönü ise en yoğun dökülme sorunu olan genetik saç dökülmesi nedenleri, belirtileri ve yapılması gerekenler tamamen çözülmüş durumda, dökülme sorunu yaşayanlar üzülmek, karamsarlığa kapılmak yerine yapmaları gereken tek şey önlem almak ve gereğini yapmaktır. Konuya dönecek olursak DHT hormonu genetik saç dökülmesinin en büyük nedenlerinden birisi, bu sorunu çözmek için faydalanacağınız 3 bilimsel madde vardır. Procapil – Finasterid ve Minoxidil dünya genelinde kabul gören bu 3 madde saç dökülmesine neden olan DHT hormonunun etkisini kaybetmesi için bilim adamları tarafından geliştirilmiştir” açıklamalarında bulundu. 

Mısırlı berber müşterilerinin saçlarını ürpertici bir yöntemle kesiyor. Mısırlı berber Walid Zidan, müşterileri için farklı bir saç kesme yöntemi uyguluyor. Zidan, müşterilerinin kafasına yanıcı bir toz ve sıvı dökerek saçları tararken saç telleri üzerinde alevli bir fırça gezdiriyor. Mısırlı berber, kullandığı teknik ile taramayı kolaylaştırdığını, saç derisinde kabuklanmayı önlediğini, kıl köklerindeki problemlerini iyileştirdiğini ve sonunda saçların daha yumuşak bir yapıya kavuştuğunu söyledi.

Zidan bu tekniği Pakistanlı bir berberden öğrendiğini ve popüler kültüre uyarladığını dile getirdi. Zidan, “Bu fikir, Hintli ve Pakistanlı berberlerin YouTube videolarını izlediğimde aklıma geldi. Kullandıkları maddeyi buldum ve satın aldım” ifadelerini kullandı. Zidan son trendler hızla yayılırken Zidan, mesleğinde ilerleyebilmek ve işini büyütmek için farklı yöntemler bulmak zorunda kaldığını dile getirerek, yeni tekniği deneyen bazı müşterilerin önce bazı kuşkuları olduğunu fakat işlem bittikten sonra olumlu tepkiler aldığını söyledi.

Zidan’ın müşterilerinden Belal Ahmet, “Zidan’ın YouTube’daki videolarını izledim ve bazı arkadaşlarıma saçları yakarak kesme yönteminin etkili olup olmadığını sordum. Arkadaşlarım bu yöntemle saçlarımı daha yumuşak olabileceğini söyledi” dedi.

Zidan, korkutan saç yakma tekniğinin birçok müşteriyi cezbederek müşterilerin saçlarını kestirmek için dükkanına geldiğini fakat onları ikna etmenin kolay bir iş olmadığını belirtti. Zidan,”Bir müşteriyi saçlarını ateşle düzeltmeye ikna etmek çok zordu. Arkadaşlarımdan birine söyledim ve dükkana gelip denemeye ikna ettim. Arkadaşım başta korktu fakat daha sonra korkacak bir şey olmadığını anladı. Arkadaşım ateşle saçlarını düzelttikten sonra aşırı sıcaklık hissetmediğini söyledi. Başka müşterileri ikna etmek için ise arkadaşımın saçına yeni tekniği uygularken çektiğim videoyu kullandım” dedi.

Yeni saç kesim tekniğinin Hindistan ve Pakistan dahil olmak üzere birçok ülkede övgü dolu yorumlar aldığını belirten Zidan, Kuzey Afrika ülkelerinde bu tekniğin kısa zamanda popüler olacağından emin. 

Yüzyıllardır sağlık ve temizlik amacıyla kullanılan sabun, birçok derde deva oluyor. İçeriğinde bulunan maddelerin ve karışımların doğal yollarla elde edilmesiyle faydaları daha da artan sabun, saç dökülmesi problemi yaşayanlar için ilaç olma özelliği taşıyor.

Eskişehir’de doğal sabun ürünleri satışı gerçekleştiren Nedim Yurtsever, ‘saç çıkaran’ adını verdiği sabunun da formülünde etkili karışımlar bulunduğunu aktardı. 18 yıldır sabunculuk ile uğraşan Yurtsever, “Bu işin içinde yıllar geçirince, araştırdıkça ve arkadaş edindikçe bilgi paylaşıyorsunuz, ürün alıp veriyorsunuz. İşte bunlardan biri de ‘saç çıkaran’ dediğimiz sabun. Arkadaşlarım bunu formüle etmek için 4 yıl çalıştılar ve sonunda da başardılar. İçinde B8 ve B5 provitaminlerine ek olarak 7 çeşit etkili bitkisel yağ karışımı var. Bu sabun, Türkiye sabunculuğunun kalbi diyebileceğimiz Gaziantep yöresine ait. Oldukça faydalı bir sabun. Güçsüz olması sebebiyle çıkamayan saç kökleri için uygundur. Saçın dışındaki bölgelerde kullanılmaz çünkü güçlü bir tüylendirme etkisi var. Fakat sakala merak salan liseli arkadaşlarımızın da gelip aldığı oluyor” ifadelerini kullandı.
Islak saça köpürterek uygulayıp 2-3 dakika bekletmek gerektiğini ve bu işlemin 2 kez tekrarlanmasının faydalı olacağını aktaran Yurtsever, bu sabunun şehir dışında yaşayan vatandaşların da ilgisini çektiğini belirtti. 

Saç kaybı, dünyada ve ülkemizde birçok erkeğin önemli sorunu. Saç kaybı engellemek ya da geri getirmek için birçok yöntem uygulanır. Bunun için ilaçlar kullanılır ve çeşitli tedaviler uygulanır. Protez saç bunlardan farklı olarak daha kolay çözüm sağlayan yöntemlerinden bir tanesi. Hairplus firmasının Kurucusu Efkan Özdöl, protez saçın kozmetik dışında kemoterapi tedavisi görenlerde motivasyon kaynağı olduğunu söyledi. Protez saç kullananların arasında Türkiye’nin önemli Sosyal Güvenlik Uzmanlarından Erhan Nacar, protez saçın kendine olan güvenin artmasına neden olduğunu belirterek, protez saçın takılışını uygulamalı olarak gösterdi.

”Tedavi süreçlerinde motivasyon kaynağı”

Protez saçın, tedavi gören hastaların için önemine değinen Efkan Özdöl, ”Hastalıklardan muzdarip ve tedavi gören insanların mecburiyetten saçlarını döktüklerine tanık oluyoruz. Örneğin; kemoterapi gören hastalar. Protez saç ürünümüz tedavi süreçlerinde de motivasyon kaynağı oluyor. İnsanlar güzel görünmek, beğenilmek ve aynaya baktığında kendisini sevmek için protez saç kullanıyor”dedi.

”Erkeğin tek kozmetiği saçtır”

Kendisinin de protez saç kullandığını ifade eden Özdöl, ”Amacımız, daha doğal bir saç protezi oluşturabilmekti. Bunu 2017 yılında başardık. Özel bir teknikle hava ve su geçirgen bir alt yapıya sahip olan protez saç ürünümüzün, dip kısımlarının, insan saçının derisinden çıkışının birebir taklidi şeklinde gözükmesini sağladık. Bu durum gençler arasında büyük ilgi uyandırdı. İrsiyet durumundan muzdarip binlerce genç bu yöntemi kullanıyor. Erkeğin tek kozmetiği saçtır. Erkekler güzelleşmek için bu yöntemi seçiyorlar. Ürünümüzde artı doğallık var” şeklinde konutu.

Protez saç özgüven veriyor

Protez saç kullanan Erhan Nacar, ”Protez saç ile tanıştığın anadan itibaren hayata bakışım değişti. Aynaya daha çok bakıyorum. Kıyafetimi saçıma göre ayarlıyorum. Özgüven veriyor ve toplantılarda kendimi özgürce ifade edebiliyorum. Saçlarımda çok seyreklik vardı, rahat hareket edemiyorum. Ayrıca, kanser tedavileri saç dökülmelerine neden oluyor. Ayrıca kanser iyileşmesinde huzur ve mutluluk önemli. Huzur ve mutluluk için ayna önemli. Kendini iyi görmek gerekir” diye konuştu.

”Artık saç dökülmesinin bir yaşı kalmadı”

Hairplus firmasının ortağı Barış Çınar ise şöyle konuştu: ”2007 senesinden beri protez saç kullanıyorum. Saç kaybı problemi Türkiye’de ve bütün dünyada her yaş insanın sorunu. Artık saç dökülmesinin bir yaşı kalmadı. Çok sayıda genç yaştaki insanlar saç kaybından muzdarip. Ürünümüzü, kendi mağduriyetimizden yola çıkarak ürettik. Tamamen doğal bir saç görüntüsü. Genelde saç ekimi yeterli olmayan kişilerde ya da hiç mümkün olmayan kişilerde, hastalarda, çok fazla saç kaybına sahip insanlarda kullanabileceğimiz bir ürün”. 

Uzm. Dr. İrem Eren Kutlutürk, kış aylarında soğuyan havanın vücut ısısının kaybolmasına, kan dolaşımının azalmasına, ter ve yağ bezlerinin daha yavaş çalışmasına neden olduğunu belirterek, “Kan dolaşımı yavaşladığında, cildin gereksinim duyduğu antioksidanları ve besleyici maddeleri alması zorlaşır. Cilt kuruluğu başlar ve cilt yağ kaybetmeye başlar. Lipid bariyeri dediğimiz koruyucu tabaka incelir. Cildin esnekliği azalır. Çatlamalar, pullanmalar görülür ve cildin erken yaşlanma süreci başlar” dedi.

“Günde en az 3 kez cilt tipine uygun bir nemlendirici ile cildimizi nemlendirmeliyiz”

Kış mevsimini son derece güzel bir saç ve cilt ile geçirmenin mümkün olduğunu aktaran Uzm. Dr. Kutlutürk, “Ellerimiz ve yüzümüz kış mevsiminde soğuktan kuruyup çatlayacağı için mümkünse her su ile temastan sonra, günde en az 3 kez cilt tipine uygun bir nemlendirici ile cildimizi nemlendirmeliyiz. Kesinlikle alkol içeren toniklerin kullanılması önerilmez. Bu tonikler cilt tarafından oluşturulan bakteriyel koruma tabakasını kaldırırlar. Zamanla kaşıntı, aşırı kuruluk ve ciltte lekelenme gelişir. Yüzünüze düzenli olarak peeling yapmalı, zengin içerikli bir gece kremi kullanmalı ve mümkünse nemlendirici içeren, leke önleyici, anti-aging etkili, güneş koruma faktörlü bir krem tercih edilmeli. Günde 2 kez yüz ve boyun temizliğinizi atlamayın. Kış aylarında sabah ve akşam düzenli yaptığınız cilt temizliği ve bakımında, önce sıcağa yakın ılık su kullanmanız, cildinizi durularken sonlara doğru soğuk su ile bitirmeniz cildinize şok etkisi oluşturarak kan dolaşımını artırır. Parfümlerdeki alkol de cildimizi kurutabilir. Ama parfüm sürmemektense basit bir formülle cildinizin kurumasını önleyebilirsiniz, parfümü sadece giysilerinize sıkın. Dudakların gece kremle nemlendirilmesi önemlidir. Dudak çevresindeki çatlamaları önler. Gündüz güzel bir dudak balmı ile dudakları korumalısınız. Dudaklarınızı yalamaktan kaçınmalısınız. Özellikle erkeklerde, tıraş olmadan önce köpük 3 dakika ciltte bekletilmeli ve tıraş tüylerin çıkış yönünde yapılmalı, aksi takdirde kıl dönmesi, batıklar ve tahriş oluşur. Tıraş bıçakları en fazla 4-5 kez kullanım sonrası kesinlikle değiştirilmeli. Bu durumda cilt tahriş riski azalır. Bol su içmek sadece yaz aylarında değil kışın da gerekiyor. Biz o kadar susamasak bile cildimizin suya ihtiyacı oluyor” ifadelerini kullandı.

“Karlı ortamda güneş koruyucu kullanımı daha da önemlidir”

Yağmurlu havalarda bile ultraviyole ışınlar vücuda ulaştığı için kış mevsiminde de en az 30 SPF güneş koruyucu kullanılmasını öneren Uzm. Dr. Kutlutürk, “Karlı ortamda güneş koruyucu kullanımı daha da önemlidir. Cilt yaşlanmasını önlemek için saç-tırnak bakımı açısından, hem krem hem de ağızdan çinko, A,E,C içerikli kremler ve antioksidan etkisi olan diğer ürünlerin doktora danışarak kullanılması önerilir. Alkol içerikli saç bakım ürünleri yerine argan yağı gibi nemlendiricileri tercih etmeliyiz. Saç kurutma makineleri ve düzleştiricilerin kullanımını mümkün olduğu kadar azaltmalıyız” ifadelerine yer verdi.

Uzm. Dr. Kutlutürk, kış mevsiminde cilt problemlerinin çözümü olabileceğini ifade ederek, “Eğer cildinizde leke, kırışıklık ve sarkma gibi problemler varsa, kış mevsimi bunlara çözüm bulmak için en uygun zaman. Kimyasal peeling, mezoterapi gibi uygulamaların özellikle güneşin aktif olmadığı kış aylarında yapılması gerekir” dedi.

Emre Gülle
 

Edinilen bilgiye göre, Kayseri’nin Altunoluk, Anbar, Eski Sanayi ve Hürriyet Mahallesi’ndeki evlerden 8 adet hırsızlık olayı gerçekleştiği öğrenildi. Meydana gelen hırsızlık olayları ile ilgili Asayiş Şube Müdürlüğü’ne bağlı Hırsızlık Büro Amirliği ekipleri, yaptıkları çalışmalarda bir evden bankamatik kartlarının çalındığını belirledi. Hırsızların bankamatik kartlarını kullanabileceğini değerlendiren Hırsızlık Büro Amirliği ekipleri, şehirdeki ATM’lerin güvenlik kameralarını incelemeye aldı.

İncelenen güvenlik kameralarında farklı saç stili olan bir kişi üzerinde yoğunlaşan polis ekipleri, Ümit T. ve Mustafa K.’yı yakalayarak gözaltına aldı. Şahısların sorgusunu yapan ve araştırmaları derinleştiren Hırsızlık Büro Amirliği ekipleri, daha önce hırsızlıktan kaydı bulunan Sezgin A.’nın da son dönemlerde çok para harcadığını belirledi ve yakalayarak gözaltına aldı. Sezgin A.’nın yapılan üst aramasında bir araçtan çalındığı belirlenen başkasına ait kimlik belgesi de ele geçirildi.

Kayseri Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Asayiş Şube Müdürlüğü’nde yapılan sorgulamalarda Ümit T., Mustafa K. ve Sezgin A.’nın Altınoluk Mahallesi’nde 20 adet ziynet eşyası, 2 bin 900 TL para, 5 parça elektronik eşya, kredi kartları, Hürriyet Mahallesi’nde bir otomobilin çalınması, Anbar Mahalesi’nde bir iş yerinden 5 bin TL değerinde sigara ve 300 TL para çalınması, Eski Sanayi Mahallesi’nde bir iş yerinden 2 bin TL para çalınması, Hürriyet Mahallesi’nde iki evden bilgisayar, 21 bin TL değerinde ziynet eşyası, 9 bin TL para çalınması olaylarına karıştıkları belirlendi.

Yetkililer, gözaltına alınan zanlılar hakkında başlatılan işlemin devam ettiğini bildirdi. 

Hairestetik Turkey Saç Ekimi Merkezinden Saç Ekimi Koordinatörü Engin Sönmez, “Sadece müdahale sonrasında biraz ağrı olabilmektedir. Ancak kullanılan ağrı kesiciler ile ağrıların giderilmesi mümkündür. Hatalı ekim olmuşsa yapılan düzeltme işleminde acı olabilir.” dedi.

Sonuç olarak saç ekiminin cerrahi bir operasyon olduğundan illa ki az bir acı hissedileceğini kaydeden Saç Ekimi Koordinatörü Engin Sönmez, “Ama korkulacak derecede değil tabi sadece bu bir sinek ısırığı kadardır. Aynı zamanda fue teknolojisiyle saç ekimi fut yöntemine göre çok daha az acı vermektedir. Diğer yandan saç ekim işlemi yaklaşık 4 -5 saat süren ameliyathane koşullarında yapılan lokal anestezi ile birlikte gerçekleşen bir cilt cerrahisidir. Ense bölgesinde lokal antestezi yapıldığında cok az bir acı olabilir bunun dışında güle oynaya ara vererek, gazete okuyarak işlem devam ediyor işlem sırasında hiç bir acı sızı olmuyor. İşlem sonrasında ilk gece hafif bir sızı olabileceğinden ağrı kesici verebiliyoruz. Hastalardan sıkça, “keşke daha önce gelseydik, oturduk gidiyoruz” gibi rahatlatıcı sözler duyabiliyoruz. Ama şunu da unutmamak gerekir ki sonucunda saçlarınıza kavuşmanın yaklaştığını düşününce bu ufak acıyı kesinlikle dikkate almayacağınız da bir gerçek.

Diğer yandan işlem, iki basamakta gerçekleştirilmektedir. Bu süreçte önce saçlar kısalır. Alınacak yer ve ekilecek yer işaretlenir. Sonra saç alınacak yere lokal anestezik ilaçlar uygulanır. Yapılacak bu işlem sadece 2 dakika sürer. Bu anestezi süresince kişiden kişiye değişen küçük bir acı hissedilebilir. Sonrasında ağrı biter, daha sonra saçların toplanması da kesinlikle ağrısız bir biçimde ilerler. Ardından da ekim yapılacak yere aynı işlem uygulanır. Arka taraf uyuştuğundan dolayı, ekim yapılacak bölgede diğerine göre daha az acı hissedilir. Sonrasında uygulanacak tüm işlem ağrısız bir şekilde devam eder.” diye konuştu.

Saç Ekimi Koordinatörü Engin Sönmez, toplumumuzda saç dökülmesi, hem erkeklerin hem de kadınların sıkça karşılaştığı sorunların başında geldiğini kaydederek şöyle konuştu:

“Ve bu hiç de küçümsenmeyecek oranda olmakla beraber kişide psikolojik açıdan olumsuz etkiler meydana getirir. Pek çok kişi kendine uygun doğrultuda öneriler ile birlikte kozmetik ürünleri kullanırlar ama ne yazık ki çare bulamazlar. Bu tip sorunlarla başa çıkmanın en doğru yolu, uzman kadro eşliğinde yapılması gereken saç ekimidir. Fue yöntemi ile uygulanan saç ekiminde ağrı, acı gibi sıkıntılar hemen hemen hiç yoktur. Fua yöntemi ile başka yöntemlerde uygulanan kesik ya da dikiş izi gibi olumsuz durumlarla da karşılaşılmaz.” 

Saç ekimi işleminin her aşamasının ciddi tecrübe gerektiren bir husus olduğunu ifade eden Hairestetik Turkey Saç Ekim Merkezi Koordinatörü Sönmez, “Saç ekiminin en önemli noktası ön saç çizgisine doğallığın verilebilmesidir. Saç çizgisini oluşturacak olan uzmanın el becerisinin yanı sıra sanatsal kişiliğini de ortaya koyması gerekmektedir” dedi.
Ön saç çizgisi oluşturulurken kişinin açıklığı, verici bölgeden alınan graftlerin miktarı, kişinin yaşı ve beklentileri dikkate alınması gerektiğini belirten Sönmez, “En çok tercih edileni ise ölçülerek belirlenendir. Çünkü anatomik olarak her kişinin kafa yapısı farklı, olduğu için bizi yanıltabilir bu açıdan en sağlıklısı ölçüm metodunu kullanmaktır. Saç köklerinin beslenebilmesi için saç köklerinin yerleştirileceği mikro kesilerin (kanalların) ekilecek olan greftlerin çapında olması gerekmektedir. Saç köklerinin yerleştirileceği mikro graftlerin açıları dökülme olmadan önceki mevcut olan saçların yönünde açılmalıdır. Verici bölgeden alınan saç köklerinin çapı ve uzunluğu hesaplanarak, kanal açmak için kullanılan lateral slitin çapı ve uzunluğu ayarlanmalıdır. Kişiye özel kanal açıcılar kullanılmalıdır” ifadelerini kullandı.
Bir ekimin doğal olup olmadığı en çok saç çizgisine bakarak anlaşıldığını kaydeden Sönmez, “Bu nedenle size uygulanan saç çizgisi ekimin en önemli aşamalarındandır. Erkeklerde hafif V şeklinde gelen doğal bir saç çizgisi vardır ve bu saç çizgisi her kişide farklı bir yön bulunmaktadır. Başarılı bir ekimde bu yöne dikkat edilerek ve doğal saç çizginiz oluşturulur” diye konuştu.