4 Eylül Kültür ve Sanat Etkinlikleri kapsamında düzenlenen Sivas 6’ıncı Kitap Günleri’ne katılmak üzere kente gelen eski bordo bereli ve güvenlik uzmanı Mete Yarar ile Gazeteci Nedim Şener, Buruciye Medresesi’nde düzenlenen söyleşide okuyucularıyla buluştu. Burada konuşan eski bordo bereli ve güvenlik uzmanı Mete Yarar, Türkiye’nin birçok terör örgütü ile mücadele ettiğini belirterek, “Geçen sene itibariyle terör örgütünün güvenlik güçleri tarafından öldürülen militan sayısı 10 bin, geçmişte bu rakam terör örgütünün mensubu olduğu silahlı militan en yüksek olduğu dönemlerde bile 4 bin 500 ile 5 bini geçmemiştir. Biz bu yıl aynı PKK’yı aynı süreçte bitirdik. Bitmemesinin nedeni ise sorunun artık sadece Türkiye olmaması. Suriye’ye baktığımızda 40 bin tane silahlandırılan militan var. Müttefik olduğumuz söylenen insanların desteklediği bir örgütle uğraşıyoruz. 40 bin kişinin silahlandırılması organize edilmesi ve eğitilmesi bildiğiniz bir ordu metodudur. Bu hale getirilen yeri biz sadece terör örgütü diye mi tanımlayalım. Yoksa Türkiye’ye karşı devletlerarası açılmış bir terör organizasyonu olarak mı tanımlayalım. Benim tercihim ikinci tercihim. Biz şu an PKK terör örgütüyle uğraşmıyoruz, FETÖ ile uğraşmıyoruz, DHKP/C ile uğraşmıyoruz, DEAŞ ile uğraşmıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın söylediği gibi Türkiye’ye saldırmaya hazır beka mücadelesi verdiğimiz devletlerle uğraşıyoruz. Bunu bu şekilde gördüğümüzde bir ülke sorunu olarak görür ve çözeriz” dedi.

Şener: “İnsan FETÖ ile işbirliğinden utanır”

Gazeteci Nedim Şener ise, “Türkiye’de muhalif kesimlerin AK Parti ile mücadele etmek için zaman zaman ittifak bazı müttefik sahibi olduklarını görüyorum. Ben kendi düşüncelerimle bir partinin cemaatle işbirliği içinde olduğunu söylüyorum. Niye söylüyorum bunu onların elinde olduğunu bildiğimiz bazı belgeleri bir süre sonra o siyasi partinin yetkililerinde görüyorum. Siyasi partiye baktığımızda bu belgeleri meclisteki konuşmalarda yayınlıyorlar. İşbirliği yapıyorlar ve insan bu işbirliğinden utanır. 15 Temmuz’dan sonra ortaya çıkan olgu ile bizim cemaat diye tabir ettiğimiz grubu insanları katleden büyük bir terör örgütü olduğu gerçeğidir. O süreçten sonra Türkiye’nin önemli partilerinden bir tanesini onlar ile ilişkilendirmek bana doğru gelmez. Bunu CHP’liler de AK Parti içinde yaptığı zaman 15 Temmuz-17 Aralık sonrası ve öncesi dönem içinde söylüyorum, hepimizin cemaat diye yazdığı o dönemlerde bir türlü silahlı terör örgütü diyemediğimiz, silahsız terör örgütü olur mu diye herkesin düşündüğü dönemlerde herkes ilişkiler kurmuş” diye konuştu.
Konuşmaların ardından Mete Yarar ve Nedim Şener’e Vali Yardımcısı Mehmet Nebi Kaya ve Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Özaydın tarafından çeşitli hediyeler verildi. 

4 Eylül Kültür ve Sanat Etkinlikleri kapsamında düzenlenen Sivas 6’ıncı Kitap Günleri’ne katılmak üzere kente gelen eski bordo bereli ve güvenlik uzmanı Mete Yarar ile Gazeteci Nedim Şener, Buruciye Medresesi’nde düzenlenen söyleşide okuyucularıyla buluştu.

Burada konuşan eski bordo bereli ve güvenlik uzmanı Mete Yarar, Türkiye’nin birçok terör örgütü ile mücadele ettiğini belirterek, “Geçen sene itibariyle terör örgütünün güvenlik güçleri tarafından öldürülen militan sayısı 10 bin, geçmişte bu rakam terör örgütünün mensubu olduğu silahlı militan en yüksek olduğu dönemlerde bile 4 bin 500 ile 5 bini geçmemiştir. Biz bu yıl aynı PKK’yı aynı süreçte bitirdik. Bitmemesinin nedeni ise sorunun artık sadece Türkiye olmaması. Suriye’ye baktığımızda 40 bin tane silahlandırılan militan var. Müttefik olduğumuz söylenen insanların desteklediği bir örgütle uğraşıyoruz. 40 bin kişinin silahlandırılması organize edilmesi ve eğitilmesi bildiğiniz bir ordu metodudur. Bu hale getirilen yeri biz sadece terör örgütü diye mi tanımlayalım. Yoksa Türkiye’ye karşı devletlerarası açılmış bir terör organizasyonu olarak mı tanımlayalım. Benim tercihim ikinci tercihim. Biz şu an PKK terör örgütüyle uğraşmıyoruz, FETÖ ile uğraşmıyoruz, DHKP/C ile uğraşmıyoruz, DEAŞ ile uğraşmıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın söylediği gibi Türkiye’ye saldırmaya hazır beka mücadelesi verdiğimiz devletlerle uğraşıyoruz. Bunu bu şekilde gördüğümüzde bir ülke sorunu olarak görür ve çözeriz” dedi.

Şener: “İnsan FETÖ ile işbirliğinden utanır”

Gazeteci Nedim Şener ise FETÖ ile mücadele konusuna değinerek Cumhuriyet Halk Partisi’ni eleştirdi. Şener, “Türkiye’de muhalif kesimlerin AK Parti ile mücadele etmek için zaman zaman ittifak bazı müttefik sahibi olduklarını görüyorum. Ben kendi düşüncelerimle bir partinin cemaatle işbirliği içinde olduğunu söylüyorum. Niye söylüyorum bunu onların elinde olduğunu bildiğimiz bazı belgeleri bir süre sonra o siyasi partinin yetkililerinde görüyorum. Siyasi partiye baktığımızda bu belgeleri meclisteki konuşmalarda yayınlıyorlar. İşbirliği yapıyorlar ve insan bu işbirliğinden utanır. 15 Temmuz’dan sonra ortaya çıkan olgu ile bizim cemaat diye tabir ettiğimiz grubu insanları katleden büyük bir terör örgütü olduğu gerçeğidir. O süreçten sonra Türkiye’nin önemli partilerinden bir tanesini onlar ile ilişkilendirmek bana doğru gelmez. Bunu CHP’liler de AK Parti içinde yaptığı zaman 15 Temmuz-17 Aralık sonrası ve öncesi dönem içinde söylüyorum, hepimizin cemaat diye yazdığı o dönemlerde bir türlü silahlı terör örgütü diyemediğimiz, silahsız terör örgütü olur mu diye herkesin düşündüğü dönemlerde herkes ilişkiler kurmuş” diye konuştu.

Konuşmaların ardından Mete Yarar ve Nedim Şener’e Vali Yardımcısı Mehmet Nebi Kaya ve Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Özaydın tarafından çeşitli hediyeler verildi. 

Veysel Korkmaz – Aydemir Kadıoğlu

Batman’da vatandaşların, ihbarı üzerine şehirler arası otogara gelen polis, burada 150 yabancı uyruklu mülteci olduğunu tespit etti. Polisi karşılarında gören bazı mülteciler, Batman-Diyarbakır karayoluna doğru kaçmaya başladı. Mültecilerin kaçması üzerine polis ile göçmenler arasında kısa süreli kovalamaca yaşandı. Kovalamaca sonucu bazı göçmenler yakalanırken bazıları ise izini kaybettirdi. Kaçak göçmenleri Batman’a getiren insan tacirlerini bulmak için çalışma başlatan polis, bir Afgan göçmenin ifadesine başvurdu. Polis, “Sizi kandırdılar da mı burada indirdiler? Nereye gidecektiniz? Ankara diye buraya mı bırakıp gittiler sizi? Sizinle anlaşan Türk müydü?” diye sordu.
Afganistan uyruklu kaçak göçmen Faim Amini ise polisin sorusuna, “Afganistan’da konuştuk, adam başı bin dolara Ankara’ya gitmek için anlaştık. Bizi getirip buraya bıraktılar. Bizim ile anlaşan Kürt kökenliydi. Buraya minibüsle buraya getirdi bizi bıraktıktan sonra gitti” diye cevap verdi.
Kaçak mülteciler daha sonra polis araçlarıyla emniyete götürüldü. Buradaki işlemlerinin ardından sınır dışı edilmek üzere İl Göç İdaresi Müdürlüğü’ne teslim edileceği öğrenildi. Mültecilerin Batman’a bırakılması, ‘Banker Bilo’ filminde Şener Şen’in canlandırdığı ‘Maho’ karakterinin köylüleri Almanya vaadiyle kandırarak İstanbul’a bıraktığı sahneyi akla getirdi.

Osman Arslan 

 

Gazeteci Nedim Şener, Borsa İstanbul konferans salonunda düzenlenen FETÖ ve 15 Temmuz’un Arka Planı adlı söyleşide açıklamalarda bulundu. Şener, 15 Temmuz ruhunu sadece Kurtuluş Savaşına benzediğini belirterek “Bu 15 Temmuz darbe girişimi Türkiye’nin özellikle Doğu Anadolu ile Suriye’nin kuzeyinde ki PKK bölgesi ile birleştirilmesi projesiydi. FETÖ’cüler başarılı olsaydı zaten Amerika’nın oradaki politikasını orada tamamlanmasına yardımcı olacaktı” dedi. “Bu 15 Temmuz darbe girişimi Türkiye’nin özellikle Doğu Anadolu ile Suriye’nin kuzeyinde ki PKK bölgesi ile birleştirilmesi projesiydi” diyen Şener, “FETÖ’cüler başarılı olsaydı zaten Amerika’nın oradaki politikasını orada tamamlanmasına yardımcı olacaktı. 15 Temmuz’da yurttaş sadece hükümeti değil coğrafyasını kendi ülkesini kurtarmıştır. Ben bunu kurtuluş savaşına benzetiyorum. Önünü arkasını düşünmeden koca koca tankların altına yatıldı. F-16 uçaklarına kafa tutuldu. O ruh ancak kurtuluş savaşı ruhuyla anlatılır” diye konuştu.

Şener, “Muhalif olun olmayın, iktidara yakın olun olmayın fark etmez. Bizim üzerinde uzlaşmamız gereken bir konu var, o da FETÖ ve diğer örgütler bizim demokrasi düşmanımızdır” diyerek şunları kaydetti: “Benim yapmaya çalıştığım sadece Türkiye’nin dününü kararttılar. Bugününü ve yarınını karartmaya azmetmiş bir örgütten bahsediyorum. 2002 yılından beri AKP ile ilişkisi olan bu örgüt ondan önceki hükümetler ile de ilişkisi vardı. Zamanın ruhu neyi gerektirirse o kılığa bürünen, muhafazakârsa daha muhafazakâr, laik ise daha laik bir örgüt. Bunun temel yapısı bir istihbarat örgütü olmasıdır”.

Devlet içerisinde tüm kademelere yerleşen FETÖ terör örgütünün birçok operasyona karıştığını söyleyen Şener, “17-25 Aralık operasyonu, bu örgütün bize operasyonel yönünü, hükümete yönelik operasyonu yaptığı zaman gösterdi. Ondan önce de vardı, Ergenekon, Balyoz, diğer casusluk davalarıyla bunun kumpas olduğu net olarak ortaya çıkıyor. Bunları biz görüyorduk, anlatmaya çalışıyorduk, hükümet bunu kabul etmese de. Ancak 17-25 Aralık bunu onlara gösterdi. O dönemde bunu anlayan, vakıf olan da Tayyip Erdoğan oldu, anlatabildiği kadar anlatmaya çalıştı, MGK kararı haline getirdiler, kırmızı kitaba yazdılar, yine çare olmadı. Toplum bunun yanında olmadı işin aslı. Gelinen noktada yaratılan siyasi atmosferin etkisiyle, asıl onları kullanan dış güçlerin verdiği talimat sonucunda 15 Temmuz gibi bir olayı Türkiye’ye yaşattılar” dedi.

Darbecileri şaşırtan şeyin muhaliflerin serinkanlı duruşu ve halkın çoğunluğunun darbeye karşı şerefli bir şekilde direnmesi olduğunu dile getiren Şener şöyle devam etti: “15 Temmuz aslında bir coğrafi paylaşım savaşının bir boyutudur. Çok net olan bir şey var. İç savaşı ellerinde silahları olan bir grubun yapabileceği bir olaydır. Böyle bir potansiyeli olan bir grup var. Bu da fetullahçı terör örgütüdür. İç savaşı bunun dışında yürütecek başka bir grup yoktur Devletin sinir sistemlerini ele geçirerek darbeyi başarılı kılmaya çalışacaklardı. Cumhurbaşkanını ele geçirme, başbakanı yakalama, MİT’ e operasyon, askeri üstlere operasyon planı yapıldı. İlginç tasarlanmış bir darbe planı var. Buna tiyatro diyenlere anlatmaya çalışıyorum. Ama bütün bu planların içerisinde nasıl olsa halk darbeye direnmeyecek diye düşündüler. Muhalif kesiminde kendilerini alkışlayacağım düşündüler ve darbenin başarılı olacağını planladılar. Onları şaşırtan muhaliflerin serin kanlı duruşu böyle bir şeye katılmayışı ve darbe taraftarı olmamaları ikincisi ise halkın çoğunluğunun darbeye karşı çok şerefli direnmeleri olmuştur”.

“Bu bir hikaye değil destandır”

Nedim Şener CHP’nin rapora yazdığı 15 Temmuz kontrollü darbe ve tiyatro ifadelerine kesinlikle itiraz ettiğini belirterek, “Hayatta en önemli şey tutarlı olmaktır. Hangi insanoğlu teatral bir darbenin tarafı olur. Yani tiyatro kavramı bir şeyi tarif ediyor. Bu halkın canıyla direndiği darbe girişimini televizyondan elinde kumandayla izleyenler için gerçekten yaşanılanlar bir tiyatrodan ibaret. Çünkü bu olayı onlar sadece ekranda yaşadılar. Bizler o gün bedenimizde yaşadık. Kontrollü darbe lafıyla darbeye bu kadar iyi bir direniş göstermiş halkı küçümsemiş olarak görüyorum. Bu direnişi yüceltmek işine gelmiyor. Ama bu direniş yüceltilecektir. Bu hikaye değil bir destandır. Buna Hale’n tiyatro diyenlerin iki özelliği var bir cahil iki hiçbir şey okumadıklarını görüyorum” diyerek sözlerine son verdi. Gazeteci Şener’e söyleşi sonunda Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Himmet Karadağ tarafından hediye takdim edildi. 

Fatih Gavuz