Trabzon’da İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun katılımıyla 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferi’nin 103. yıl dönümü dolayısıyla valilik önünde tören düzenlendi. Atatürk Anıtı’na çelenk sunumunun ardından Bakan Soylu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan himayelerinde başlatılan ve İçişleri Bakanlığınca yürütülen ’Biz Anadoluyuz Projesi’ kapsamında Şanlıurfa’dan Trabzon’a gelen 150 öğrenci ile bir araya geldi. Öğrencilerle sohbet eden Bakan Soylu, memleketin her tarafının güzel olduğunu dile getirerek, “Bu ülkede diğer ülkenin vatandaşlarından çok daha avantajlıyız. Bizim en önemli meselemiz kardeşliğimizdir. Bizim dinimiz bize ilk önce kardeşliği önermektedir” şeklinde konuştu.

Trabzon Valiliğindeki programın ardından Bakan Soylu, Sülüklü Mezarlığı’ndaki şehitlikleri ziyaret etti. Kur’an-ı Kerim tilaveti ve yapılan duaların ardından Bakan Soylu, şehitlerin mezarlarına karanfil bıraktı. Ayrıca bir otelde düzenlenen programda şehit aileleri ve gazilerle bir araya gelen Bakan Soylu, burada yaptığı konuşmada, Çanakkale’nin kahramanlığın, şecaatin, şehadetin destan olduğu bir yer olduğunu vurgulayarak, “Bugün milletçe tarihimizden, geçmişimizden en çok gurur duyduğumuz günlerden birisi, Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümü. Çanakkale, kahramanlığın, şecaatin, şehadetin destan olduğu yer. Çanakkale şehitlerimiz var. Kurtuluş Savaşı şehitlerimiz var. Kıbrıs’ta, hatta Kore’de, Vietnam’da şehitlerimiz var. Onun öncesinde Malazgirt’te ve daha birçok yerde şehitlerimiz var. Bir de terör örgütlerine karşı mücadele ederken bu şerefli makama nail olmuş evlatlarımız var. Eskiden bu bir gaza haliydi. Ecdadımız, yüce dinimizi, medeniyetimizi yaymak için, inançlarını başka topraklara götürmek için bir büyük mücadelenin içinde olurlardı. Ancak Çanakkale’de ve sonrasında bu mücadele bir varoluş mücadelesine, bizi tarih sahnesinden silmek isteyenlere karşı verilen bir hayatta kalma mücadelesine dönmüştür. Dünyada karanlık, maddeci ve doymak bilmeyen bu zihniyet, bize diz çöktürmek için her türlü tezgahı ortaya koymuştur ve buna devam etmektedir. Biz bu ülkede birçok olay yaşadık” dedi.

“O kahramanlık destanını Çanakkale’de bırakmış değiliz”

Çanakkale’deki ruh, heyecan ve imanla devam ettiklerini ifade eden Bakan Soylu, “Bugün yazdığımız kahramanlık destanlarına kahraman olduğumuz bir yenisi daha eklenmektedir. Sadece içeride yaptığımız terörle mücadele değil, dışarıda da bu milletin üzerine farklı bir elbise biçmeye çalışanlara yönelik adımlarımızı cesaretle, tarihimize yakışır bir şekilde attığımızı ifade etmek istiyorum. Çanakkale destanını, o müthiş direnişi, memleketin her bir evladında bulunan o kahramanlık destanını Çanakkale’de bırakmış değiliz. Bugün aynı ruh ve heyecanla, aynı imanla devam ettiriyoruz. Etrafımızı çerçevelemeye çalışanlara, bizi adım atma kabiliyetinden yoksun bırakmaya çalışanlara karşı bütün dünyanın ders alabileceği şekilde adım atıyoruz. Biz maddeci bir toplum değiliz. Biz mana rehberliğinde yürüyen bir toplumuz. Biz onlar gibi lüzum içerisinde lüzumu yürüten bir madde güzergahının milletleri değiliz” diye konuştu.

“Bu güzel günde kahramanlarımız Afrin’de Türk bayrağını astılar”

“Afrin bölgesinde bizim evlatlarımız sadece bir kahramanlık destanının altına imza atmıyorlar” diyen Bakan Soylu, “Bir insanlık destanının altına imza atıyorlar. Bu millet büyük bir millettir. Bugün anlamlı bir günde, bütün Türkiye’de herkesin ruh dünyasının aynı doğrultuda olduğu bugünde, Afrin’de kahramanlarımızın Türk bayrağını astıkları bu güzel günde bütün dünyanın arkalarında olmasına rağmen Türk’ün gücünün bağımsızlık duygusunun, cesaretinin, anlayışının, ahlakının etrafımızdaki coğrafyaya kendi medeniyetimizi sizler ayakta tutuyorsunuz” ifadelerini kullandı.  

Ozan Köse

Bu yıl 3’üncüsü düzenlenen ‘Bi.Re.Y’ Bir Resim Yap projesi kapsamında iş, sanat ve cemiyet hayatının ünlü isimleri ‘Kelebek Çocuklar’a destek olmak amacıyla fırçayı ellerine aldı. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu yaptığı tablo ile projeye destek verdi. Bakan Soylu’nun yanı sıra projeye Pelin Akın, Ajda Pekkan, Monik İpekel, Sibel Vatandost, Dursun Özbek, Çiğdem Kurt, Britzz Mobilya YKB Özcan Ata, Ayşe Cevahir, Berrin Güzeliş, Bülent Serttaş gibi sanat ve iş dünyasının önemli isimleri yaptıkları tablo ile katıldı. Halk arasında ‘Kelebek Hastalığı’ olarak bilinen epidermolysis bullosa hastalığının artışı ve bu rahatsızlıkla ilgili insanları bilinçlendirmek amacıyla Çırağan Sarayı’nda düzenlenen gecede daha önce tuval üzerinde resim yapmamış iş, sanat ve cemiyet hayatının önde gelen isimlerinin yaptığı tablolar satışa sunuldu. Muazzez Ersoy’un sahne aldığı gecede açık artırma ile satılan tablolardan elde edilen gelir ‘Hayaller Gerçek Olsa Derneği Kelebek Çocuklar’a bağışlandı.

“Bu Anadolu medeniyeti bir iyilik medeniyetidir”

Düzenlenen gecede konuşan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Geçen gün şehrimiz Trabzon’da da bu tabloyu yaşadık. Ta oradan Somali’ye yetimhane yaptık. Bizim medeniyetimiz tarif edilirken tek bir tanımı var. Bu Anadolu medeniyeti bir iyilik medeniyetidir. Bu güzel ülkemizde hep birlikte iyiliklere dokunabiliyorsak, geleceğe dokunabiliyorsak, sadece kendi sınırlarımızda değil, dünyanın birçok yerine el uzatabiliyorsak bu medeniyetin başka bir tarifi olamaz” dedi.

Tablosunu anlatan Bakan Soylu, “Şimdi hepimiz burada aslında belki hayatın bize verdiği yönlerin, tarihin vermiş olduğu rollerin içerisindeyiz. Şu onlardan bir tanesinde burada bir taraftan güzel bir çiçek, aslında belki de geleceği ve aydınlığı en iyi anlatabilecek güneş ve bugünlerde çok ihtiyacımız olan mor rengini burada seçtik. Mor renkle birlikte ve aslında buradakilerden daha da ötesi kelebeklerle ifade etmeye çalıştık. Ve onların her birinin canlı olduğunu ve güneşe doğru bir akım içerisinde olduklarını anlattık. İnşallah hepsi aydınlığa, güneşe aydınlığa, güzelliğe layık olur” ifadelerini kullandı.

500 bin liralık tablo kırılma tehlikesi yaşadı

Yapılan konuşmanın ardından açık arttırmaya çıkan Bakan Soylu’nun tablosu sunucunun değmesi sonucu düşme tehlikesi yaşadı. Yanlışlıkla tabloya çarpan sunucu son anda tabloyu tuttu. Kırılmaktan son anda kurtulan tablo ise gecede yapılan açık artırmada 500 bin liraya satıldı. 

İsmail Bulut

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Kocaeli Trabzonlular Derneğinin ortaklığıyla düzenlenen Trabzon Tanıtım Günleri’nin açılışı, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun katılımıyla yapıldı. Programa İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve eşi Hamdiye Soylu’nun yanı sıra Vali Hüseyin Aksoy ve eşi Hülya Aksoy, AK Parti Milletvekili Radiye Sezer Katırcıoğlu, CHP Milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet, AK Parti Trabzon Milletvekili Salih Cora, Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan, İl Jandarma Komutanı Albay Osman Aslan, İl Emniyet Müdürü Necati Denizci, ilçe kaymakamları, Trabzon ilçe Belediye başkanları ve çok sayıda davetli katıldı.

Programda açılış konuşmasını yapan Kocaeli Trabzonlular Derneği Başkanı Sami Durmuşoğlu, tüm yönüyle Trabzon’u Kocaeli’de tanıtmak için çalışacaklarını dile getirdi. Daha sonra söz alan Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, “Trabzon Tanıtım Günleri’nin bereketli olmasını diliyorum. Kocaeli en büyük sanayi kenti, tarih kenti ve turizm kentidir. En büyük zenginliği de Anadolu’nun bütün renklerini barındırıyor. Bütün kültürlerini kendinde toplanmıştır. Kocaeli Anadolu’nun çiçek bahçesidir. Karadeniz insanı çalıştan ülkesini seven insanlar. Sizlere hizmet etmekten onur duyuyoruz” dedi.

Karaosmanoğlu’nun ardından kürsüye çıkan Kocaeli Valisi Hüseyin Aksoy da, “Kocaeli Türkiye’nin önemli şehirlerinden birisidir. Nüfus olarak 10’uncu sırada yer almasına rağmen ekonomik manada ilk üç sırada yer bulmuştur. Vergi ödemelerine baktığımızda İstanbul’dan sonra ikinci sırada yer alıyor. Kocaeli’yi bu sıralamaya taşıyan burada yaşayan insanlar ve Anadolu’dan buraya gelmiş vatandaşlarımızdır. Özellikle Erzurum, Sakarya ve Kars’tan sonra en fazla insan Trabzon nüfusuna kayıtlı kişi yaşamaktadır. İstanbul’dan sonra Trabzon nüfusuna kayıtlı insanın en fazla olduğu il Kocaeli’dir. Kentimizde 61 bin 858 Trabzonlu vatandaşımız yaşamaktadır. Bildiğiniz üzere bende Trabzonluyum. Bu yüzden bu tanıtım günleri etkinliğimizin benim için büyük önem taşımaktadır. Sayın Bakanımıza da yoğun programı olmasına rağmen buraya teşrif ettiği için çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.

“Son 10 yıldır Türkiye’yi bir koridora sokmaya çalıştılar”

Son olarak söz alan ve konuşmasına organizasyonu düzenleyenlere teşekkür ederek başlayan Bakan Süleyman Soylu, “21. asra iyi başladık. Hiç kimsenin beklemediği kadar iyi başladık. Geçmişten almış olduğumuz dersleri, elde ettiğimiz tecrübeleri tekrar aynı kazalara uğramamak için el birliğiyle demokrasiye sımsıkı sarılarak gerçekleştirmeye çalıştık. Son 10 yıldır bizi bir koridora sokmaya çalıştılar. Bunun en önemli nedenlerinden birisi, bu inşaları, yerinde duramayan, binlerce kilometre uzaklıkta bir haksızlık yapıldığı zaman kendi kendine dövünen, inancını, kimliğini, değerlerini, tüm alışkanlıklarını, etrafındaki tüm coğrafyaya ve dünyaya anlatmaya çalışan bu milleti ve bu ülkeyi bu konsantrasyondan uzaklaştırmaya çalıştılar. Biz bundan kendimizi kurtardık. 10 yıldır, Türkiye bu koridorun içerisinde büyümenin, gelişmenin, kardeşliğin, zenginliğin ve kendi hedeflerinden uzaklaşmamanın başarısını büyük bir başarı ile ortaya koymuştur” şeklinde konuştu.
“Türkiye’nin hedeflerinde sapma göstermemesinin en önemli nedenlerinden bir tanesi demokrasidir”
100 yıl sonra Türk milletinin tarihi yazıldığında neslin çok büyük bir başarıya imza attığından bahsedileceğini söyleyen Soylu, “Ülkemde büyük bir liderliğin gerçekleştiği, liderliğin sadece 780 bin kilometrekarede olmadığı tam tersi tüm dünyaya bu liderliği öncülük ettiğini bu tarih yazacaktır. Bu nesil büyük bir başarının altına imza atmaktadır. İnanıyorum ki bunu da en önemli unsur olan demokrasiyle gerçekleştirmektedir. Eğer bunu şiddetle geçekleştirmiş olsaydık, bize yapılan muameleler gibi gerçekleştirmiş olsaydı meşru olmaktan uzaklaşmış olacaktı. Bugün ayakta durmamızın tüm dünyaya yaptığımız hamlelere karşı haklılık test etmesinin, bütün bunlarla birlikte Türkiye’nin geleceğe ait hedefleriyle ilgili hiçbir sapma göstermemesinin en önemli nedenlerinden bir tanesi demokrasidir” ifadelerini kullandı.

“3,5 milyon Suriyeli kardeşimizin kendi memleketlerinde yaşama hakları var”

Suriye’deki mücadeleden bahseden Soylu, şunları kaydetti: “Evet orada polisimiz var, jandarmamız var, askerimiz, kaymakamımız var. Ve orayı yöneten güçlere danışmanlık yapıyorlar. Orada huzuru tesis ettiler. İnsanlar orada namuslarından endişe etmiyorlar, geleceklerinden endişe etmiyorlar. Allah’a şükrediyoruz. Önümüzdeki 300 yıla, Avrupa’da bize medeniyet öğretmeye çalışan insanlara karşı medeniyetini, tarihini, insanlığını, geleneğimizi nasıl unutmadığımızı ve bizi başkalaştırmadıklarını, bizi tarihimizden koparamadıklarını onlara anlattık. Anlatmaya da devam edeceğiz. 3,5 milyon Suriyeli kardeşimizin kendi memleketlerinde yaşama hakları var. Orda yaşayacaklardır, yaşamak zorundalar. Bugün Afrin’den Halep’ten gelen 1 milyonun üzerindeki Suriyeli kardeşimiz kendi topraklarında yaşamasın mı? Niye bu organizasyonları düzenliyoruz? Buradaki birlikteliğimiz geçmişte yaşadıklarımızın özlemi için. Biz kendi ülkemizde bunları özlüyoruz da acaba Suriyeliler kendi topraklarını özlemiyorlar mı? Elbette.”

“Türkiye’yi terörle bulaştırmak isteyenler, istikametini saptırmak isteyenler başarılı olamadılar”

“Biz birtakım toplumlar gibi sadece maddenin peşinde koşan, yarın kaç para daha fazla maaş alacağının hesabını yapan bir millet değiliz. Biz yaşadığımız hayatın geçici olduğuna inanan, esas hayatın öteki dünyada, ahirde olduğuna inanan, şu anda insanlık adına Cenab-ı Allah’ın bize vermiş olduğu imtihandan, sınavdan geçtiğimize inanan bir milletiz.” diyen Soylu, sözlerine şöyle devam etti:  Bundan vazgeçmemiz de mümkün değildir. Onun için istikametimizde yürüyeceğiz. Biz ihracatımızı 157 milyar dolara çıkardık. Türkiye’de olan yabancı şirket sayısını yüzde 10,5’un üzerinde bir artış sağladık. Geçen yıl Antalya’ya gelen turist sayısı 6 milyondu. Bu yıl 10 milyon sınırına çıktı. Türkiye’yi terörle bulaştırmak isteyenler, terörle Türkiye’nin istikametini saptırmak isteyenler başarılı olamadılar.”

“Biz dünyanın en büyük 10 devletinden birisi olacağız, buna sadece bizim değil insanlığın ihtiyacı var”
Bakan Soylu, “Ne yaparsalar yapsınlar, bu aşı Türkiye’de tutmuştur. Bu millet kendi özgüveniyle büyümüştür.” ifadesini kullanarak “İddiasını, iradesini yeniden kucaklamayı sağlamıştır. Ve bilmenizi istiyorum, biz kendi otomobilimizi, kendi uçağımızı yapacağız. Bugün nasıl savunma sanayisinde yüzde 60 millilik oranına ulaştıysak, onu daha iyi noktalara çıkarma konusunda gayreti ortaya koyacağız. Ne yaparlarsa yapsınlar. Heyecanından, imanından, birliğinden bir an olsun bile sağmayan bu topluma söylüyorum, biz dünyanın en büyük 10 devletinden birisi olacağız Allah’ın izniyle. Buna ihtiyacımız var. Buna sadece bizim ihtiyacımız yok. Buna insanlığın ihtiyacı var.” şeklinde konuştu.

“Anamıza da dedemize de mezarımıza da sahip çıkacağız”

Son olarak Trabzon’daki bir anısını anlatan Bakan Soylu şu ifadeleri kullandı: “Biz büyük bir milletiz. Geçen gün Trabzon’da Eren Bülbül’le ilgili Somali’de yetimhane yaptırılıyor. Bir maliyeti var. Kürsüye çıktım. 1,5 dakikada bizim hemşehrilerimiz, birbiriyle yarışır halde sevabı ve bu büyük medeniyeti, o bayrağını gösterebilmek için kimseye bırakmadılar. Hemen aldılar ve yaptılar. Biz hasbi bir milletiz, asil bir milletiz. Bu asaletimizi işte bu etkinliklerle gelecek nesle taşımanın da büyük sorumluluğunu taşıyoruz. Onun için burada olmaktan büyük bir onur duydum. Bu etkinliklerde bulunan tüm hemşehrilerimizden Allah Razı olsun. Bizi kendi özümüzden ayırmaya çalışanlara tarihimize de, anamıza da, babamıza da, dedemize de, geleneğimize de, mezarlarımıza da sahip çıkacağız” 

Gürcan Yılmaz- Murat Kanber- Uğur Konuk

Belediye Başkanı Kamil Saraçoğlu, “Biz hemşehrilerimize 43 proje sözü vermiştik bunun yüzde doksanını gerçekleştirdik. İnşallah 2018 yılının ilk yarısında da tamamını gerçekleştireceğiz ve 2019 seçimlerinde Halkımızın karşısına alnımız açık bir şekilde çıkmış olacağız. Kütahya Belediyesi’nin 2018 yılı bütçesi şuan itibariyle 526 milyondur ve bütçe noktasında hiçbir sıkıntımız bulunmamaktadır. Hükümetimizin, Cumhurbaşkanımızın, Başbakanımızın desteklerini her daim görüyor ve bundan da memnuniyet duyuyoruz. Bulunduğumuz binada geçici olarak hizmet veriyoruz. Yeni Belediye Hizmet Binamızı Mayıs ayında bitirerek Temmuz Ağustos gibi orada hizmet vermeye başlayacağız. Şuanda Kütahya Belediyesi on bir farklı yerde hizmet vermekte buda vatandaşımıza sıkıntı yaşatmaktadır. Bu noktada sizlerin destekleriyle inşallah bu omuzladığımız yükü bu davayı iyi bir şekilde götürmenin gayreti içerisindeyiz. Son seçimlerde de yüzde 70 gibi bir oy alarak, Referandumda özellikle Marmara, Akdeniz ve Ege Bölgesinde birinci olan bir ilde bulunmaktan, bu ilin Belediye Başkanı olmaktan dolayı mutlu olduğumu dile getirmek istiyorum. Fakat sizin de burada olmanız bizlere güç vermektedir. Vatandaşlarımızın sevgisi gördünüz, Kütahya hakikaten bu konuda hep demokrasiye sahip çıkan Rahmetli Menderes döneminden bugüne kadar seçilmişlere sahip çıkan bir yapıya sahip, hakkettiği değeri Hükümetimiz tarafından almasını gönülden arzu ediyoruz. Bakanlar Kurulunda Kütahya’yla ilgili hangi konu gelirse gelsin bize destek vermenizi Belediye Başkanı olarak sizlere arz ediyorum ve çok teşekkür ediyorum” dedi.

“Belediye hizmet binası Kütahya’ya yakışan bir eser olacak”

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Kütahya’ya yapılan çalışmaları yakından takip ettiğini belirterek, yeni yapılacak hizmet binasının kendisini heyecanlandırdığını söyledi. Bakan Soylu, “Kütahya’da bulunmaktan ve Kütahya Belediyesinde bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Öncelikle Kütahya’nın özellikle son üç dört yılda almış olduğu bu mesafeyi birlikteliği beraberliği ve Kütahya’ya hizmette her birinizin ortaya koymuş olduğu bu anlamlı sadakati büyük bir taktirle tebrik ediyorum. Kütahya’ya 2014 Yerel Seçimlerinde karlı bir günde gelmiştim. O günlerden bugünlere hakikaten çok önemli bir mesafenin alındığını, hem olağan kongrede hem de son referandumda alınan yüzde 70 oyla bunu çok net bir şekilde ifade ettiniz. Allah razı olsun. Hedef ve çıtayı biraz daha yükseltmek lazım. Çünkü 2019 seçimlerinde daha fazlasına ihtiyaç var. Öncelikle birincisi bu faaliyetleriniz projelerinizin önemli bir bölümünün bitmesi vatandaşa verilen sözlerin gerçekleşmesi bir yerel yöneticinin, bir siyasetçinin en önemli yüz akıdır. İkinci dönemde yine çıkacaksınız tekrar vatandaşa bir şey söyleyeceksiniz. Birinciyi yapacaksınız ki ikincideki verdiğiniz söz vatandaş tarafından halk tarafından kabul görsün. Bunu önemseriz. Demokrasi bu demektir zaten. Yani şeffaf bir şekilde vatandaş, kendisine önerilen hizmetlerin ne kadarının yerine getirilip getirilmediğine bakacaktır. Yeni belediye hizmet binasının yapımı beni heyecanlandırıyor. Kütahya’ya yakışır olacak inşallah. Bir tarafta yeni Valilik Binasının yapımı diğer tarafta yeni Emniyet Müdürlüğü binasının yapımı bütün bu hizmetler birbirleriyle ahenk ve uyum içerisinde vatandaşımızın hayatını daha da kolaylaştıracaktır. Buna olan inancımız tamdır. Tekrar sıcaklığınıza samimiyetinize çok teşekkür ediyorum. Bugün için ayrıca milletvekillerimize, valimize, belediye başkanımıza, il başkanımıza tüm arkadaşlarımıza ayrı ayrı hassaten teşekkürlerimi sunuyorum. Allah birliğimizi, beraberliğimizi daim etsin. Bu önemli günlerde tarihimiz için, geleceğimiz için yapmamız gereken en önemli iş safları sıkılaştırmaktır. Bunu da burada görüyoruz, memnuniyetimizi ifade ediyoruz Allah razı olsun. Duamız hep şu olsun Allah bizi milletimize mahcup etmesin” ifadelerini kullandı.

Ziyaret sonrası Belediye Başkanı Kamil Saraçoğlu, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya Kütahya’nın UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’na girmesi hakkında bilgiler vererek, günün anısına çini vazo takdim etti. 

Hüseyin Efe

Türk İdareciler Derneği tarafından 10 Ocak İdareciler Günü münasebetiyle, Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde bulunan Vali Galip Demirel Vilayetler Evi’nde, ‘İdareciler Günü Kutlama Programı’ düzenlendi. Programa İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’yla başlayan programda bir konuşma gerçekleştiren ve memleketimizin çok önemli bir zaman diliminden geçtiğini belirten Soylu, “Her dönemin kendi adına kritik süreçleri vardır bu 500 yıl önce de bu coğrafyada kritik süreçlerin olduğu dönemler olagelmiştir. Osmanlı’mızın düşüş döneminde kritik süreçleri olmuştur. Güzel cumhuriyetimiz kurulurken ülkemiz istiklal mücadelesini yaparken de birçok kritik kararlar almıştır birçok kritik süreçler olmuştur. Ekonomik olarak yükseldikçe hedef olma kabiliyetimiz artmaktadır. Bu bir risk. Dünyada tarih kitaplarında, ilkokulda, ortaokulda ve lise döneminde detayına göre bize bu hep öğretilir. Fakat bir dönemdir bu savaşları esas itibariyle fark ediyoruz. Örneğin, Kuzey Irak’ta referandum kararı alınmasının sadece o topraklarda bulunanların kendi iradeleriyle gerçekleştiğini herhalde biz de zannetmiyoruz veya bir taraftan Kudüs’le ile ilgili alınan kararların sadece Amerikan Devleti’nin kendi adına almış olduğu ve sadece basit bir değerlendirme olduğunu zannetmeyin, bunları ne için diyorum, geçmiş dönemlerde yaşanan o büyük olayların 21. yüzyıla yansıyan süzmeleridir. 21. yüzyıla, bir taraftan vekalet savaşları ile girerken bir taraftan da aslında alınan kritik kararlarla toplumların, milletlerin, ülkelerin, coğrafyaların kaderleri değişmeye ya da yeni kaderin başlangıcı oluşturulmaya çalışılıyor” ifadelerini kullandı.

“3 genel başlık hakkında konuştuk”

Geçtiğimiz günlerde Afganistan İçişleri Bakanı’nı misafir ettiğini belirten Soylu, sözlerine şöyle devam etti: “3 genel başlık konuştuk kendisiyle, etkilendiğimi söylemek istiyorum. Konuştuğumuz başlıklardan bir tanesi, yasadışı göçtü, yani Afganistan’dan İran’a veya başka hudutlardan Türkiye’ye gelen bir kısmı Türkiye’de kalan bir kısmı da Avrupa’ya veya başka ülkelere giden göç konusunda bir müzakere yaptık.”

“40 bin ton eroin yakalama mecburiyeti”

2015-2016 yılında Türkiye’de yaklaşık 5 bin ton civarında eroin yakaladıklarını belirten Soylu, “Bu yıl 20 bin ton civarında bir eroin yakalıyoruz. 18 bin biz 2 bin civarında da gümrükler toplam 20 bin civarında yakalamışız. Fakat bu önümüzdeki yıl bize yani içinde bulunduğumuz 2018 yılında 40 bin ton eroin yakalama mecburiyeti getiriyor. Çünkü öbür tarafta 900 milyon dolardan 1.4 milyar dolara yükselmiş bir piyasa hareketinden, bir afyon üretiminden ve bunun piyasaya arzından bahsediyorum” şeklinde konuştu.

Bu hafta Iğdır ve Ağrı’ya gittiklerini belirten Soylu, şöyle devam etti:

“Derdimiz neydi. Biz de herkes gibi pazarları oturup, işimize gücümüze ailemize bakabilirdik. Ama düşündüğümüz bir şey var. Süratli bir şekilde aldığımız kararları acilen ve harfiyen uygulamak durumundayız. Hiç zaman kaybedecek vaktimiz yok. Teker çok hızlı dönüyor ve biz bu hızlı dönen tekere ulaşmak zorundayız. Oradan tehdit geliyor. Bu işin tüccarı ve kaçakçıları var. Göçmen, sigara, uyuşturucu ve elektronik kaçakçıları var. Terörist var. Oradan geliyor. Buna tedbir almak zorundasınız.”

“Irak, İran ve Türkiye bir araya geldi ve meseleyi çözdü”

Kuzey Irak’ta yaşanan meseleye de değinen Bakan Soylu, “Elbette ki yeni bir norm var, ama dünyanın da kendi adına oluşmuş kuralları var. Irak, İran ve Türkiye bir araya geldi ve meseleyi çözdü. Demek ki şu anda biz idareciler dönemindeyiz. Ve bugün 2 bin 200 yıllık bir geleneğin aslında bizim adımızı da etrafımızdaki devletler adına da boşuna olmadığını bir kez daha ortaya koyduk. Aynısı Kudüs meselesinde oldu. Aynısı etrafımızdaki hemen altımızda ABD’nin oluşturmaya çalıştığı hat için bir araya geldiğimiz ülkelerle birlikte oldu. Orada ortaya koymaya çalıştığımız mesele şudur, biz etrafımızı iyi analiz edip, iyi tedbir almalıyız. İçeride çok hızlı dönen bir tekere yönelik hazırlıklı olmalıyız” değerlendirmesinde bulundu.

“Muhteşem işler yapıyorlar”

Doğu’daki kayyumlar ile ilgili de konuşan Bakan Soylu, “Doğu ve Güneydoğu’da PKK/KCK ile ilişkili olduğu için görevden alınanların yerine atanan 93 tane kayyumumuz var ve öyle heyecanlılar ki, bunlar Kaymakam. Normalde meslekleri, sınırları, yaptıkları ve yapamayacakları belli. Ama hafif bir alan açıldığı zaman neler yapabileceklerini bugün büyük bir onurla hepinizin huzurunda ifade edebilirim. Gerek devlet kabiliyetimizin gerekse idare kabiliyetimizin aslında ne kadar geniş olduğunu bir kez daha gördük. En çok eleştirildikleri nokta, halkın arasına çok giriyorlar veya girmiyorlar oluyor. Açıkça söylüyorum bunu da ben istedim. Korkmuyoruz ama tedbirimizi almak zorundayız. Vatandaşımıza hizmeti eksiksiz sunmalıyız. Ama bu konuda da tedbiri en iyi noktada alma kabiliyetini ortaya koymalıyız. Muhteşem işler yapıyorlar. Yapmamız gereken bir şey daha var. Devlet tecrübesinde gördüğüm mesele şudur; halk millet dediğimiz unsur bütün fotoğrafı çok kısa zaman içerisinde ortaya koyabilme kabiliyetine sahiptir. Öğrenmenin en önemli noktası millettir. Mülki idare konusundaki bu arkadaşlarımızın yapması gereken milletin içerisinden hiç çıkmamaktır” ifadelerine yer verdi.

“Biz bazen yeşil ışığa bazen de kırmızı ışığa basabilme kabiliyetini korkmadan göstermeliyiz”

Terörle mücadele de önemli bir noktaya geldiğimizi belirten Soylu sözlerine şöyle devam etti: “Evlatlarımız bugün hala kış operasyonlarını yapmakta. Valilerimiz tetik bir şekilde işin üzerindedir. Kaymakamlarımız heyecanlarını yaşıyor. Çocukluğumdan beri matematiğe, istatistiğe ve biraz araştırmaya kafa yormuş bir kardeşinizim. 2016’da uyuşturucudan 520 ölüm 2017’de bin 20 ölüm. Bu ülkenin yöneticisi olarak bunu ben söylememeliyim. Bunun tedbirini almalıyız. Bir taraftan da bunu toplumsallaştırmalıyız. Yani Kaymakamlığımız, Emniyet Müdürlüğümüz, okul müdürlerimiz, okul aile birlikleri, yöneticileri, muhtarımızın ve zabıtamızın hemen hemen hepsinin bu konudaki hassasiyetini ortaya koymak konusunda irade sergilemelidir. Biz bazen yeşil ışığa bazen de kırmızı ışığa basa bilme kabiliyetini korkmadan göstermeliyiz. Özellikle 2018 yılı içerisinde şehir güvenliğimizin önemli unsurlarından biri olan bu anlayışı bu tehdidi bir şekilde bertaraf etmeliyiz.”

“Önümüzde 2 yıllık bir süreç var”

2019’a kadar geçen her bir saniyenin kendileri için önemli olduğunu belirten Bakan Soylu sözlerine şöyle son verdi:
“Dün yaşadıklarımızı artık tekrar yaşamak istemiyoruz. Birilerin gizli iktidarlarla demokrasiyi içeriden ele geçirerek bu ülkeyi rehin, oyun ve sandığın dışında başka bir tabloyla yönetmesini artık istemiyoruz. Önümüzde 2 yıllık bir süreç var ve avantajlarımız belli. Endişeler ve tehditler de belli. Bizim yapmamız gereken süratle kendi işimizi gerçekleştirebilmek. Üzerimizdeki sorumluluğu başarıyla yerine getirebilmektir. Burada tecrübe var ve önemli bir şey daha var, soğukkanlılık var. Bu coğrafya bunları belki farklı bir şekilde yaşadı ama ilk defa yaşamıyor.”
Programa, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Emniyet Genel Müdürü Vali Selami Altınok, çok sayıda Milletvekili ve Mülki İdare Amirleri katıldı.
Program, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya verilen hediye ve Bakan Soylu’nun Mardin’in Derik ilçesinde şehit olan Kaymakam Muhammet Fatih Safitürk’ün eşi Ayşegül Safitürk’e hediye vermesiyle son buldu. 

Seyid Fatih Poyraz – Emre Yüzügüldü
 

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu 3’üncüsü düzenlenen Genel Güvenlik ve Uyuşturucuyla Mücadele Toplantısına katıldı. Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen Genel Güvenlik ve Uyuşturucuyla Mücadele Toplantısına Bakan Soylu’nun yanı sıra İstanbul Valisi Vasip Şahin, İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal’ın yanı çok sayıda güvenlik görevlisi ve vatandaş katıldı. Şehir güvenliği hakkında bilgi vererek konuşmasına başlayan Bakan Soylu, “Bizim en önemli hedeflerimizden bir tanesi özellikle büyükşehirlere sızmaya çalışan terör örgütlerinin, sözde terör örgütü üyelerinin şehirlere sızmaya çalışan kişileridir. Diyarbakır’dan Batman’a kadar, Şırnak’a kadar, Ege’den Akdeniz’e ve Marmara’ya kadar. Çünkü biz yaklaşık 1,5 yıldır basıyoruz. Sahanın her tarafına ayak basıyoruz. Dağlarda kendilerine alan bulamayan teröristler orada kendilerinin kış üstlenmesinin yapamayacağını gören teröristlerin bir kısmı şehirlerde ve özellikle daha çok göç alan bölgelerde kış boyunca kendimizi gizleyebilir miyiz diye bir arayış içerisinde olduğunu biliyoruz. Bütün şehirlerimizde de buna ait operasyonlarımızı hız kesmeden devam ediyoruz. Şehirlerin güvenliğine yönelik anlayışı ortaya koyabilmek için birbirleriyle entegrasyon içerisinde çalışmaya devam ediyoruz’’ ifadelerini kullandı.

FETÖ’yle mücadele herkese görev düştüğünü vurgulayan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Türkiye’de bana sorarsanız güvenlik konusunda bir milat olan 15 Temmuz hadisesini yasadık. Devleti bir virüs gibi sarmış FETÖ terör örgütünün darbe girişimini 16 Temmuz sabahı bastırdık. Ancak, kamuda oluşturduğu ve özellikle bizlerin görev sahasında oluşturduğu tahribatı da inkar edemeyiz. 2017’de 48 bin 305 kişi tutuklanmıştır. Gözaltı sayısı bunun yaklaşık üç katıdır. Tek basına bu rakamlar bile konunun vahametini ortaya koymaya yeterlidir. Nitelikli personel gerektiren kadrolarda oluşan acık ve ülke güvenliğini tesis etme gerekliliği hepimizin omuzlarındaki yükü kat kat arttırmıştır. Özellikle FETÖ terör örgütünün oluşturduğu bir akıl vardı. Bu akıl arkadaşlarımızın görev alanlarını mümkün olduğu kadar daraltmaktı. İstihbaratı ve dışarı taşıyarak bu arkadaşlarımızı bu kabiliyetlerden uzaklaştırmak, sadece uzaklaştırmakla kalmayarak devleti bu kabiliyetlerden yoksun bırakmak ve devleti bu kabiliyetlere muhtaç bırakmak noktasında bir alışkanlık ortaya koymuşlardır. Bunu da kendileri bir politika, bir mekanizma olarak sürdürmek gayreti içerisindeydiler. Özellikle 15 Temmuz’dan sonra 20 bin civarında emniyet müdürü vardı. Biz şuan bunu 8 bin, 9 bin arkadaşımızla geri getirebilme gayreti içindeyiz. Bu kapasiteyi bir şekilde yakalayacağız, hem yöneteceğiz, hem yürüteceğiz hem de karşı karşıya kaldığımı bütün tehditlere karşı ciddi bir şekilde tedbir alacağız. Bütün bu fotoğraf içerisinde yeni bir yapılanmaya girdik. Bu hepimizin görevi. Kapımıza tadilat nedeniyle kapalıyız diye bir yazı yazabilmek diye bir şansımız yok. İşimizi yapmak zorundayız’’ şeklinde konuştu.

Uyuşturucuyla mücadele konusunda hassasiyetini vurgulayan Bakan Soylu, “Bana diyorlar ki; Neden bu işin üstüne bu kadar düşüyorsun. Etrafımızda Irak var, Suriye var, Balkanlarda Srebrenitsa denen bir hadise yaşandı. Etrafımızdaki coğrafyayı bir ateş çemberine dönüştürmeye çalışıyorlar. Eğer bugün ayakta duruyorsak, ekonomimiz 157 milyar dolarlık ihracat rakamına 15 Temmuzdan sonra ulaşmışsa, 2016’da güvenliği sağlayarak turist sayısını Antalya’da 6 milyona ulaştırmak, bununla birlikte Van’da ki 230 bin yabancı turist sayısını 500 bine çıkarmak, diğer taraftan Türkiye’deki büyüme 1. çeyrekte 5.2, 2. çeyrekte 5.1, 3. çeyrekte 11.1 olacak, 15 Temmuz’u bir yıl gibi kısa bir süre içerisinde milletle beraber toparlanmış olmamız, bu bizim devlet olma, millet olma kabiliyetimizin en önemli unsurlarındandır. Terör birliğimize ve beraberliğimize nasıl yönelmişse uyuşturucuda ülkemizin gelecek nesillerine, zihinlerine, beyinlerine yönelik bir terörizm hadisesidir. Bunu böyle değerlendirmek ve anlamak zorundayız. Ben rakamlarını zaman zaman ifade ediyorum ancak bazen söylemekten çekiniyorum. 2015 yılında 520 kişi uyuşturucudan hayatını kaybetmiş. 920 kişi 2016’da hayatını kaybetmiş. 2017’de ise binin üzerinde olduğunu düşünüyoruz bu ölümlerin. Net rakamları henüz alamadık. Bu tehdit değil de nedir? Tehdit tamda budur. Hep beraber bu tehdidi bertaraf etme kabiliyetine sahip olmalıyız. Bunda herkesin sorumluluğu var. Gece yattığımızda Esenyurt Meydanı’nda ya da Gaziosmanpaşa Meydanı’nda veya herhangi bir ara sokakta bir çocuk bonzai aldığı için kas katı kesilmiş ve ne olacağını düşünmeden yatıyorsa bilesiniz ki biz bu sorunu çözemeyiz, üstesinden gelemeyiz. Bu çok net ve açıktır’’ diye konuştu.
Açılış konuşmalarının ardından toplantı basına kapalı olarak devam etti. 

Oğuzcan Yazar
 

Kato Dağı Üs Bölgesinde askerlerle yemek yiyen Bakan Soylu, burada yaptığı konuşmada “Terörün yanı sıra düzensiz göç ve uyuşturucuyla mücadele ettik. Türk milletinin huzuru, asayişi, güvenliği ve esenliği için 24 saat esaslı çaba sarf eden güvenlik kuvvetlerinin tamamına minnet ve şükran sunuyoruz. Terörle mücadelede hem kabiliyetlerini geliştirdik. Hem de birçok alanda tedbir aldık. Terör örgütünün ülkemiz içerisindeki sayısını yüzde 50 eksilttiğimiz bir yılı geride bıraktık. Bir taraftan terörle mücadele ettik. Diğer taraftan da 2018 ve ondan sonrasının hazırlıklarını gerçekleştirdik. Sonuç olarak şunu söylemek gerekir ki Türkiye içerisindeki terörist sayısını yüzde 50 azaldı. Bu insansız hava aracından uçaklarımıza, insanlı keşif uçaklarından korucu sistemimize, sınırlarımızda aldığımız tedbirlerden yol kontrollerine, özellikle tüm bakanlıklarla yapmış olduğumuz güvenlik koordinasyonundan yine jandarmamız ve polisimize yeni getirdiğimiz sistemlerimize kadar çok üst düzey bir yıl geçirdik. 2018’e ait hazırlıklarımızı da aynı şekilde gerçekleştiriyoruz, inşallah 2018 yılında da aynı kararlılıkla, elde edilen tecrübelerle ve birikimlerle gerçekleştireceğimize inanıyoruz” dedi.
Bakan Soylu, şunları kaydetti: “Kato Dağı, geçen yıl terörist yuvasıydı. Kato Dağı, teröristlerin uzun yıllardan beri kış dinlenmelerini ve sezon hazırlıklarını gerçekleştirdikleri yerdi. Burası şimdi bizim. Güvenlik kuvvetlerimiz, jandarmalarımız ve korucularımız burada duruyor. Çok önemli bir bölgeyi aslında terörizmin üssü olmaktan kurtardılar. Bu önemli adımdı. Ülkenin birçok yerinde özellikle bu yıl, girilmeyen noktalara operasyon düzenledik. Özellikle 15 Temmuz gibi sıkıntılı bir süreci geçirirken zorlanacağımızı düşünenler aslında ‘vites büyütmemize’ şaşkınlık içerisinde bakıyorlar. Terörizme sıfır müsamaha gösteriyoruz. Bunu herkesin bilmesi gerekir. Yine 2018 içerisinde şehirlerimiz, kırsallar ve özellikle bulunduğumuz alanlar gibi alanlar dahil olmak üzere, tüm güvenlik kuvvetlerimiz her noktada olacaklar. Yapacağımız işler var. Neler yapacaklarımızı çok iyi şekilde planladık. 2018’in sonunda inşallah bugünden çok daha iyi bir noktada, aziz milletimize attığımız adımları anlatmak durumunda kalacağımıza olan inancımız tamdır. 2018’de sadece kendi içimizde değil, sınırlarımız ötesinde de yapacaklarımız olacak. Terörü aslında Türkiye’ye hazırlık yaptıkları kaynakta kurutmak bizim temel stratejimizdir. Bu stratejimizi 2018 yılında da devam ettireceğiz”
Bakan Soylu, “Güvenlik güçlerimiz uzun zamandan beri yılbaşı gecesi için hazırlık yaptı. DEAŞ’a yönelik, pazartesiden itibaren başlayan çok ciddi operasyonlar gerçekleştirdik. Uzun zamandan beri takip ettikleri DEAŞ hedeflerini gözaltına almak suretiyle yapabilecekleri eylemlerin önüne geçtik. PKK/KCK operasyonlarının da devam ediyoruz. Elbette etrafımızdaki coğrafyanın oluşturduğu tehditleri, belki de Avrupa ülkelerinden çok daha net içimizde hissediyoruz. Kahraman güvenlik kuvvetlerimiz, istihbarat yapılarımız bu konuda tedbirleri en üst seviyede almamız konusundaki iradelerini her gün sergiliyorlar. Milletimiz bize itimat etsin. 2018’de de inşallah bu itimatlarına layık olabilecek adımları hep birlikte atacağız” açıklamasında bulundu.
Soylu, konuşmasının ardından şarkıcı Yusuf Güney ve futbolcu Burak Yılmaz ile telefonda görüntülü görüştü. Soylu ile görüşmesinde Güney, Şırnak Çakırsöğüt’te 10 Ocak’ta ücretsiz konser vereceğini söyledi. Soylu, daha sonra Burak Yılmaz’ı jandarma ve korucularla görüştürdü. 

Melih Yiğit

İçişleri Bakanı Soylu, yeni yıl dolayısıyla mesaj yayınladı. Soylu, mesajında, her değişimin içinde bir umut barındırdığını belirterek, “Duvarlarımızdaki veya masalarımızdaki takvimleri yenileriyle değiştirmek gibi basit bir hareket bile, önümüzdeki bir yıl için içimizde beslediğimiz umutlarla yaptığımız bir şeydir. Kendi hayatımız için… Ülkemiz için… Geleceğimiz için… Daha mutlu bir dünya için” ifadelerini kullandı.

Soylu, 21.yüzyılın başından itibaren terör, şiddet, göç gibi sorunların giderek arttığı dünyada Türkiye’nin pozitif yönde hızlı bir değişim ve kalkınma hamlesinin içinde olduğunu ifade etti. Soylu, mesajında şunları kaydetti:
“Ve böylesi bir dünyaya inat Türkiye; barışın, huzurun, ‘gücün değil, hakkın’ hakim olduğu bir gelecek için çalışmaya, ‘bazı’ çocuklar için değil, bütün çocuklar için umut olmaya devam etmektedir. Bu gayretimizin herkesi memnun etmediğini biliyoruz. 15 Temmuz’dan, Filistin’den, terör örgütlerine kamyon kamyon gönderilen silahlardan biliyoruz. Ama yine de, aziz milletimizin ve dünyanın mazlum milletlerinin umudunu, var gücümüzle savunuyoruz. Ve 2019’daki yeni başlangıcımız için, 2023, 2053 ve 2071 hedeflerimiz için çalışmaya devam ediyoruz.”

İçişleri Bakanlığı olarak Türkiye’nin 2018’e huzur ve güven içinde girebilmesi için görev sahalarındaki her türlü önlemi almaya gayret ettiklerini vurgulayan Soylu, “Jandarması, polisi, sahil güvenlik personeli, bekçisi, zabıtası ile İçişleri Bakanlığı’na bağlı yaklaşık çeyrek milyon personelimiz, vatandaşlarımızın yılbaşı gecesini huzurlu bir şekilde geçirebilmesi; AVM’lerde, yollarda, eğlence yerlerinde, şehirlerin meydanlarında, evlerimizde 2018’i umutlarımıza gölge düşmeden karşılayabilmek için görev başında olacaklardır. Değerli vatandaşlarımızdan sadece görevli personelimizin uyarılarına dikkat etmelerini ve trafik sorumluluklarını ihmal etmemelerini, alkollü olarak direksiyon başına geçmemelerini, emniyet kemerlerini takmalarını, aşırı hız yapmamalarını ve eğlencelerini direksiyon başına taşımamalarını rica ediyoruz. Anadolu toprakları üzerindeki 946 yılbaşı gecesinde olduğu gibi inşallah bu yıl da ülkemizin her köşesindeki vatandaşımızla kardeşlik, huzur ve barış içinde yeni yılı karşılayacağız. Aziz milletimizin yeni yılını tebrik ediyor, bütün vatandaşlarımız için sağlık, mutluluk, huzur vesilesi olmasını diliyoruz” dedi. 

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, yılbaşını Beytüşşebap ilçesinde bulunan Kato Dağı’ndaki güvenlik güçleriyle geçirmek üzere kente geldi. Şerafettin Elçi Havalimanına gelen Bakan Soylu’yu, Şırnak Valisi Mehmet Aktaş ile kent protokolü karşıladı. Bakan Soylu, karşılamanın ardından helikopterle, terör örgütü PKK’ya yönelik 19 Nisan’da başlatılan operasyonun sürdüğü 2 bin 900 rakımlı Kato Dağı’na çıktı. Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin ile AK Parti MKYK Üyesi Ethem Sancak’ın da eşlik ettiği Soylu, burada görevli askerlerle selamlaşarak, komutanlardan operasyon ve kurulan üs bölgesiyle ilgili bilgi aldı, helikopter kazasında şehit olan eski 23. Jandarma Sınır Tümen Komutanı Tümgeneral Aydoğan Aydın ve tüm şehitler için Fatiha okudu.

“Bu yıl kahramanlar var” 

Bakan Soylu, daha sonra telefonla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı arayarak, operasyon faaliyetleri hakkında bilgi verdi. Telefonla konuşan Soylu, “Bugün buraya geldik. Geçen yılda gelmiştik ve Aydoğan paşayla aramıştık sizi. Şimdi de burada hem üs bölgesi kuruldu hem de geçen kış burada teröristler vardı. Bu yıl Allah nasip etti sizin evlatlarınız var, kahramanlar var. Şimdi onların da yanındayım. Jandarma Genel Komutanımız burada, tümen komutanımız burada, valimiz burada. Ethem abiyi de getirdim” dedi.

“2018 zaferlerle dolu olsun” 

Bakan Soylu, daha sonra, telefonu hoparlöre aldı. Kato Dağı’nda görevli güvenlik güçlerini selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sevgili kahramanlar sizleri Düzce’den kalbi duygularla, yanımda bakan ve milletvekili arkadaşlarım var, yılın bu son gününde sizleri selamlıyorum. Önümüzde 2018’de vermekte olduğunuz mücadelenin başarılarla dolu olmasını Allah’tan niyaz ediyorum. Bu vesileyle ailenizle buluşacağınız günleri dua ile temenni ediyorum. Bugüne kadar verdiğiniz bu mücadeleler hem millet katın hem de Hak katında sizleri sürekli olarak yüceltmektedir. Şehitlere Allah’tan rahmet, gazilerimize Allah’tan şifalar temenni ediyorum. Sizleri tüm şahsım ve milletim adına kalbi duygularla selamlıyorum. Allah yar ve yardımcınız olsun. 2018 sizler ve milletimiz için başarılarla, zaferlerle dolu olsun diyorum. Sizleri Allah’a emanet ediyorum” diye konuştu. 

Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin’in, “Canımız pahasına bu kahramanlar ülkemizin her köşesini ve her noktasını koruyacaktır” sözleri üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:
“Zaten Kato Dağı tarih yazdı. Her yerde Kato Dağı’nı hayırla yad ediyoruz. Sağ olun, var olun.”
Bakan Soylu’nun geceyi Kato Dağı’nda geçirmesi bekleniyor.  

Melih Yiğit
 

CHP Başkan vekili Özgür Özel 26 Aralık 2017 tarihinde, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu hakkında suç duyurusunda bulunduğunu belirtmiş, suç duyurusu dilekçesinde Soylu’nun da destek verdiği 2010 referandumu için “Demokrasi Buluşmalarında” adı altında yapılan çalışmaların finansman kaynağının FETÖ olduğunu iddia etmişti.

“Demokrasi Buluşmalarında” adlı çalışmaları yürüten, Demokrat Partili eski teşkilat üyeleri, bugün İstanbul, Ankara, Balıkesir, Kırıkkale, Mersin, Kayseri ve Trabzon’daki adliyelerde bir araya gelerek, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Engin Altay, Engin Özkoç, Bülent Tezcan ve Özgür Özel hakkında “Terör örgütlerinin; cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösteren veya öven ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik eden bildiri veya açıklamalarını basmak veya yayınlamak” ile iftiradan suç duyurusunda bulundu.

“CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun talimatıyla FETÖ kampanyası yürütülüyor”

İstanbul Adalet Sarayı’nda toplanan yaklaşık 70 kişilik grup, suç duyurusu dilekçesini savcılığa sunduktan sonra adliye binası önünde basın açıklaması yaptı. Grup basın metnini okuyan Demokrat Parti İstanbul eski Teşkilat Başkanı Harun Hınız, bir süredir İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile birlikte 12 Eylül 2010 referandumunda yapmış oldukları sivil inisiyatif çalışmaları üzerinden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun talimatıyla FETÖ kampanyası yürütüldüğünü söyledi.

“Olumlu katkı sağlamamızın milletimiz açısından uygun olacağını değerlendirdik”

12 Eylül 2010 Anayasa Değişikliği Referandumu öncesi Süleyman Soylu ve bir grup arkadaşlarıyla İstanbul’da bir otel ve restoranda iki gün üst üste bir araya geldiklerini ve nasıl bir tutum içerisinde olmaları gerektiğini tartıştıklarını aktaran Hınız, “Neticede ülkemizde milli iradenin güçlenmesine katkı sağlayacağı, vesayet odaklarının gücünü kıracağı düşüncesiyle bu sürece olumlu katkı sağlamamızın demokrasimiz ve milletimiz açısından uygun olacağını değerlendirdik” dedi.

“İddia edildiği gibi anons arabaları, afişler ve bayraklar kullanılmamıştır”

Aldıkları karar çerçevesinde, referandum kampanyası sürecinde illerde bir takım toplantılar yaparak vatandaşları “Demokrasi Buluşmalarında” adı altında sivil toplum örgütlerini “Evet” tercihi yönünde bilgilendirdiklerini kaydeden Hınız, “Referandumun içeriğini anlatmak üzere bir program dahilinde arkadaşlarımızla çalışmalara başladık. Özellikle belirtmek isteriz ki 12 Eylül 2010 referandumu ‘Demokrasi Buluşmalarında’ mütevazi ama etkili salon toplantıları, konferanslar ve paneller organize edilmiştir. İddia edildiği gibi anons arabaları, afişler ve bayraklar kullanılmamıştır” diye konuştu.

“Bu iftiranın bir FETÖ projesi ve saldırısı olduğu çok açıktır”

Hınız, yapılan çalışmanın bağımsızlığına ve sivil inisiyatif karakterinin bozulmamasına özen gösterildiğini belirterek, “Süleyman Soylu ise bu toplantılarda bizlere refakat etmiş, arkadaşlarımızın kendi illerinde organize ettiği toplantılara katılmıştır. Bu çalışmanın bir örgütün finansman desteğiyle yapıldığı iftiransın atılması, CHP’nin ve Kılıçdaroğlu’nun mevcut siyaset tarzına uygun düşse de, hem gerçeklere aykırı hem de bizim açımızdan kabul edilemezdir. Bu iftiranın bir FETÖ projesi ve saldırısı olduğu çok açıktır” ifadelerini kullandı.
Hınız, son olarak, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Bülent Tezcan, Özgür Özel, Engin Altay ve Engin Özkoç hakkında iftira ve FETÖ’ye iltisakları nedeniyle suç duyurusunda bulunduklarını belirterek, açıklamasını sonlandırdı.

Başak Akbulut