Ece Türkiye Proje Yönetimi A.Ş. tarafından yönetilmekte olan Maltepe Park AVM, klasik sevgililer günü kutlamalarının dışında farklı bir etkinliğe ev sahipliği yapıyor. AVM’nin 14 Şubat Sevgililer Günü kapsamında düzenlediği ‘Aşkın Buzları Kaç Saatte Erir?’ etkinliğinde, dev buzu kütlesinin erimesiyle içine yerleştirilen pırlantanın kaç saatte ortaya çıkacağını tahmine eden bir kişi yüzüğün sahibi oluyor. 10 Şubat’ta başlayan etkinlik 14 Şubat tarihine kadar devam edecek. Katılımın ücretsiz olduğu etkinlikte, tahminler dijital bir cihaz üzerinden gerçekleştirilecek ve katılımcılara bir katılım kartı verilecek. Etkinliğin bitiminde ise doğru tahmini yapan ziyaretçinin, kayıtsız şartsız pırlanta yüzüğün sahibi olacağı belirtildi.

Etkinliğe sosyal medya üzerinden de katılım sağlanabildiği vurgulanırken, paylaşılan görselin altındaki yorum kısmında doğru tahmini yapan 50 kişiye ise çift kişilik yemek veya sinema bileti hediye edileceği bildirildi. Diğer bir etkinlik ise, çektikleri fotoğrafları sosyal medya hesaplarında ziyaretçilere ise magnet hediye edileceği aktarıldı.

Etkinlik hakkında bilgi veren organizasyon yetilisi Onur Okumuş, ”14 Şubat Sevgililer Günü için özel olarak hazırladığımız ve katılım gerektiren etkinliği başlattık. Dev buz kütlesi içine pırlanta yüzük yerleştirdik ve kronometreyi başlattık. Kronometre buz eriyene kadar devam edecek. Buzun içindeki pırlata yüzüğün, buzun ne zaman çözüp ortaya çıkacağını katılımcılardan tahmin etmesini bekliyoruz; saat, dakika ve saniye olarak. En yakın tahmin ya da mümkünse doğru tahminde bulunan kişi, buzun içinden çıkan yüzüğün sahibi olacak. Kayıtlarımız başladı, dileyen herkes bu etkinliğe ücretsiz olarak katılabilir. En yakın tahmini yapan kişiye düzenleyeceğiz küçük bir seremoni ile pırlanta yüzüğün sahibi yapacağız. Aynı zamanda standın hemen arkasında 14 Şubat Sevgililer Günü için fotoğraflarıyla gelen misafirlerimiz ya da sosyal medya hesapları üzerinden paylaşım yapan misafirlerimize magnet hediye edeceğiz”dedi. 

Adem Gürer – Murat Ergin

Edinilen bilgiye göre, İbrahimözü Köyü Safranlar Mahallesi Doğanderesi mevkisindeki sarıçam ormanında gündüz saatlerinde yangın çıktı. Yangın ihbarı olay yerine çok sayıda itfaiye aracı, arazöz ve Orman Genel Müdürlüğüne ait yangın söndürme helikopteri sevk edildi. Yangını söndürme çalışması 7 saattir aralıksız devam ediyor. Yangın orman içerisinde 3 farklı alanda etkili olması nedeniyle kontrol altına alınmasında güçlük çekiliyor.

Yangının yoldan geçen bir araçtan atılan sigara izmaritinde kaynaklandığını düşündüklerini ve ilçede kriz masası oluşturulduğunu belirten Göynük Kaymakam Vekili Efecan Şahin, “3 tane yangın söndürme helikopteri Orman Genel Müdürlüğümüz tarafından bölgeye intikali sağlandı. 25 tane arazöz takviyesi geldi ve 4 tane dozerimiz çalışıyor. Şu anda amacımız yangının yerleşim bölgelerinden uzak tutulması ve yangının bertaraf edilmesidi. Yangın felaketini atlatmak için elimizden geleni yapıyoruz” dedi.

Göynük Belediye Başkanı Kemal Kazan ise, yangının 3 ayrı bölgede devam ettiğini ifade ederek, “Yangını var gücümüzle söndürmeye çalışıyoruz. Yangını etkili olduğu alanı tam olarak hesaplayamıyoruz çünkü yangın sürekli hızlı bir şekilde ilerliyor. Allah’tan rüzgar akşam saatlerinde kesildiği için ilerlemesi kesilmiş durumda. Anakra ve İstanbul’dan da takviye itfaiye ekipleri de buraya geliyor, onları bekliyoruz. Yangını henüz kontrol altına alabilmiş değiliz” şeklinde konuştu.

Ormanın farklı bölgelerine yayılan yangına köylerde yaşayan vatandaşlar da traktörleriyle müdahale etmeye çalışıyor. 

Faruk Çidem

Çamlık alanda çıkan ve hızla büyüyen yangın ormanlık alana sıçrarken, yerleşim yerlerine yakında alandaki yangında gökyüzü siyah bulutlarla kaplandı. Ormanlık alandan dumanların yükseldiğini gören vatandaşlar durumu itfaiye ekiplerine haber verdi. Bölgeye çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi. Bolu ve Karabük Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı yangın söndürme helikopterleri ile Bolu Orman Bölge Müdürlüğü, Göynük İtfaiye Müdürlüğü, Sakarya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü Taraklı İtfaiye Grup Amirliğinden ve çevre belediyelerden çok sayıda itfaiye ekibi yangına müdahale ederken, bölgede çalışmalar devam ediyor. 

Faruk Çidem – Metin Tabak

Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde yaşayan elektrik elektronik teknisyeni Ahmet Yakut, dün gece Muğla’nın Bodrum ilçesi açıklarında yaşanan 6.6 büyüklüğündeki depremin olacağını 15 gün önceden tahmin ederek sosyal medyadaki hesabından uyarılarda bulundu. Doğadaki parametrelere ve hayvanların hareketlerine bakarak tahminler yaptığını söyleyen Yakut, önümüzdeki 3-4 yıl içinde Güney Marmara Bölgesinde de ciddi depremlerin yaşanabileceğini iddia etti.

“Deprem, bir ay öncesinden ilk parametrelerini vermeye başladı”

Bölgede ayrıca uzun bir süre artçı depremlerin yaşanacağını belirten Ahmet Yakut, “Dün akşam Muğla açıklarında yaşanan depremi 6 Temmuz günü sosyal medyadaki sayfamda paylaşmıştım. 6.3’lük bir deprem beklediğimi belirtmiştim. Nihayetinde dün akşam bir deprem yaşandı. Bu deprem bir ay öncesinden neredeyse ilk parametreleri vermeye başlamıştı. Bu parametreler ortaya çıktıktan sonra, bizde elimizdeki elektromanyetik ve diğer parametrik bulgularla depremin çözümlemesini yaptım. Bulgular sonucunda depremi tahmin ettik. Çok şükür fazla bir hasar yok. Elimizde önce elektro manyetik parametreler var. Diğer kaynaklar var. Doğa gözlemleri olsun, insanlar ve hayvanlar üzerindeki bulgular olsun, bu parametreleri değerlendirerek net sonuçlara varıyoruz. Önümüzdeki süreç içerisinde Muğla bölgesinde büyük bir deprem beklemiyorum. Bundan sonra 5.9 büyüklüğünde varacak artçı depremler ile yine kendini gösterir bölge. Uzun bir süre artçı depremler yaşayacak” dedi.

“Gemlik-Mudanya hattı ile Doğu’da depremlere hazırlıklı olun”

Depremler ile yaşamayı öğrenmemiz gerektiğini söyleyen Yakut, “Şu an Türkiye’nin doğusu gerçekten gergin. Doğu’da 6 ve üzeri bir deprem olursa şaşırmam. Ayrıca Marmara’nın güneyi, bilhassa Gemlik- Mudanya hattına dikkat çekmek lazım. Ağustos- Eylül periyodunda bu bölgede 4.5-5.5 büyüklüğünde depremler olursa buna da hazırlıklı olmak lazım. Depremler her zaman olacak. Depremler bu ülkenin en önemli gerçeği. Depremler ile yaşamaya alışmamız lazım” diye konuştu.

“Önümüzdeki 3-4 sene içerisinde Marmara’da ciddi depremler yaşanabilir”

Olası Büyük İstanbul depremi hakkında konuşan Yakut, “Büyük İstanbul depremine ilişkin öngörüm şu. Şuan için Akdeniz açıklarında Girit Adası ve Muğla açıklarında 6’ın üzerinde bir deprem bekliyordum ve doğuda bekliyorum. Bunlardan sonra İstanbul’u ele alsak daha mantıklı olur. İstanbul çok önemli bir bölge. Koskocaman bir şehir. Şu an için İstanbul depremini yakınlarda görmüyorum ama önümüzdeki 3-4 sene içerisinde Marmara ciddi manada etkili depremler yaşayabilir” ifadelerini kullandı. 

Uğur Konuk

Deprem tahminlerinde bulunan Kadir Sütçü, Muğla’nın Bodrum ilçesi açıklarında saat 01.31 sıralarında meydana gelen ve merkez üssü Gökova Körfezi olan 6.6 büyüklüğündeki depremi 13 saat önceden bildiğini iddia etti.

Sütçü yaptığı açıklamada, “İstanbul semasında meteorolojik olaylarda süper hücreyi meydana getirerek aşırı yağış aldıran ve kayaçların birbiriyle sürtünmesi sonucunda havaya dağılan piezoelektrik 6 bin 726 şimşek çaktırıp yıldırım düşüren, 17-18 Temmuz günlerinde İstanbul’u felç eden Gökova depremi olmadan 13 saat önce tahmin ettik. İtalya üzerinde Akdeniz’e kadar gelen Sütçü (Deprem) bulutları 17.07.2017 tarihinde Yunanistan semasında girdap oluşturduktan sonra Ege Denizi’ni takiben İstanbul semasına kadar uzandı. Güneyde Akdeniz’de, batıda Yunanistan’da, doğuda Ege Bölgesi, KAF ve Gürcistan ve çevresindeki depremlerin basıncı meteorolojide Süper Hücre oluşturdu. Şiddetli yağışı yağdırdı İstanbul’da. Kayaçların birbiriyle sürtünmesinden dolayı da 6 bin 726 şimşek çaktı ve yıldırımlar düştü. 18.07.2017 Tarihinde harita üzerinde bir dikdörtgende 48 saat içinde büyüklüğü 4.0+ depremler olmazsa büyük bir deprem olabileceği olasılığını yazdık. 48 Saat sonra Akdeniz’de deprem meydana gelmediği için Akdeniz’de deprem olacağını tahmin ettik. Tahmin sayfamızda 407 No’lu tahminde 20.07.2017 saat 12:00 de büyüklüğü 6.0 ile 7.0 arasında Akdeniz’de deprem olacağını yazdık. 21.07.2017 tarihinde saat 01.31’de 6.6 büyüklüğünde meydana gelen depremin 24 tane 4.0 büyüklük üstünde artçısı oldu” diye konuştu. 

Rıfat Fırat

Manisa’nın Salihli ilçesinde Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İnşaat Mühendisleri Odası ve TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası işbirliğinde panel düzenlendi. Panele konuşmacı olarak katılan Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi (DAUM) Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, yapılan araştırmalar hakkında bilgi verdi. Manisa bölgesindeki faylar hakkında basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Sözbilir “Manisa ve Alaşehir çevresinde tarihsel dönemlerden beri depremler meydana geliyor. Manisa’yı önemli anlamda etkileyen 1845 depremleri var. Bu depremlerde önemli can ve mal kayıpları olmuştur. Daha yakın olarak 1969 depremleri var ve bu depremlerde Alaşehir’de 50’ye yakın vatandaşımız hayatını kaybetmiş ve mal kayıpları olmuştur. Dolayısıyla bu bölgemizde diri faylarımız mevcuttur. Diri faylarımız çok sayıdadır ve bu faylarımızın uzunluğu ise 50-60 km civarındadır. Bu faylar geçmiş tarihlerde 7 büyüklüğünde depremler üretmiştir. Bu dönemde meydana gelen 5 büyüklüğündeki depremler ise bu fay ve buna bağlı kolların ürettiği depremlerdir. Bunlar olağan depremlerdir. Bu depremlerle birlikte gelecekte de 7 büyüklüğünde depremlerin olması bekleniyor. Bunun zaman konusunda bilgimiz yok” dedi.

“Deprem fırtınası oluşturabilir”

Alaşehir’deki fayların birbirleri ile bağlantılı olduğunu ifade eden Sözbilir “Gediz graybeni fay sistemi var. Bu 150 kilometre uzunluğundaki bir fay sistemidir. Sarıgöl’den Manisa’ya kadar uzanmaktadır. Bu sistem içinde kendi başına deprem üreten çok sayıda fay segmenti var. Bu faylar birbirleriyle etkileşim halinde olan faylardır. Depremler olduğunda bu faylar birbirini tetikleyip, deprem fırtınası oluşturabilir” diye konuştu.

“Manisa ve Salihli fayı merkezden geçiyor”

Sarıgöl’den başlayıp, Manisa’ya kadar uzanan fay segmentlerinin yer aldığına vurgu yapan Prof. Dr. Sözbilir, “Bu bölgede Sarıgöl, Alaşehir, Killik, Salihli, Akçapınar fayları ile birlikte en önemli olan Manisa fayı var. Manisa fayının ve Salihli segmentinin önemli özellikleri var. Çünkü ikisi de kentin merkezinden geçiyor. Birçok yapıda bu fayların üzerine bulunmaktadır. Bu faylar deprem üretirse, bu fayların üzerindeki yapıların zarar görmesi olasıdır. Öncelikle yapılması gerekenler, bu fayların kent ölçeğinde 1/1000 ölçekli imar haritalarında, haritalanması gerekiyor. Kısacası faylar nerden geçiyor, hangi evin, sağından mı solundan mı geçiyor bu bilimsel verilerle ortaya konması gerekiyor. Bu çalışmaları Salihli Belediyesi yaptırıyor. Ayrıca hangi bina sıvılaşma üzerinde olduğunun belirlenmesi içinde envanteri çıkarılmalıdır” dedi.

“Son depremler, sığı depremlerdir”

Son Manisa depremlerinin geniş bir bölgede hissedilmesi ile ilgili olarak Prof. Dr. Sözbilir, “Bunlar depremlerin oluşum mekanizması ile ilgili olaylardır. Oradaki üst kabuğun kendi mitolojik ve yapısal özellikleri ile ilgilidir. Bunlar sığı depremlerdir. Ne kadar sığı deprem olursa, hissedilme oranı da o kadar artmaktadır” dedi. 

Behzat Akcan