Türk halk müziği sanatçısı Esat Kabaklı, Burdur’un Karamanlı ilçesinde geçirdiği trafik kazasında yaralandı.

Edinilen bilgiye göre, İstanbul’dan Muğla’nın Fethiye ilçesine ziyarete giden Esat Kabaklı idaresindeki 34 SL 4645 plakalı otomobil, Burdur’un Karamanlı ilçesine bağlı Kağılcık köyünde kontrolden çıkarak refüje çarptı ve daha sonra karşı şeride sürüklendi. Kazada yaralanan Kabaklı, olay yerine gelen sağlık ekiplerince araçtan çıkarılarak Burdur Devlet Hastanesine kaldırıldı. Kabaklı’nın sol kolunda kırık olduğu belirlendi.
Kazayı haber alan Burdur Valisi Şerif Yılmaz, İl Sağlık Müdürü Reha Sermed Aygören, AK Parti İl Başkanı Volkan Mengi ve AK Parti Merkez İlçe Başkanı Murat Akbıyık da Kabaklı’yı ziyaret ederek, Başhekim Ferhunde Demir’den bilgi aldılar. Vali Yılmaz, Kabaklı’nın ailesini arayarak haber verirken, ailenin de İstanbul’dan yola çıktığı öğrenildi. 

Esat Kabaklı, Burdur’da yapılan ilk tedavisinin ardından Isparta Şehir Hastanesi’ne sevk edildi.  

Feti Kılıç

Esat Kabaklı’nın sağlık durumu hakkında Başhekim Keskin’den İHA’ya açıklama

 

ESAT KABAKLI KİMDİR?

Usta ses Esat Kabaklı İlköğretim, Ortaöğretim ve Lise eğitimini Elazığ’da tamamlamış ardından Elazığ Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi’ni ve İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuarı bölümünü bitirmiştir. Çok küçük yaşlarda bağlama çalmaya başlayan Esat Kabaklı bağlama öğretmenliğide yapmıştır. Türk Halk Müziği repertuarı’na derlemeleri ile kaynak sağlayan nadide sanatçılardan olan Esat Kabaklı evli ve 2 kızı vardır.

Türkiye’nin yanı sıra Avrupa’da bir çok ülkede konserler veren Esat Kabaklı gazeteci yazar Servet Kabaklı’nın amca oğlu, Şeyhül Muharririn Ahmet Kabaklı Hoca’nın ise yeğenidir. Esat Kabaklı aslen Elazığ’lıdır ve Elazığ doğumludur.

Ünlü sanatçı kazada yaralandı. Esat Kabaklı, geçen hafta Cumhurbaşkanı Erdoğan ve diğer sanatçılarla birlikte askere moral için sınıra gitmişti.

Olay, Samsun’un Canik ilçesi ile İlkadım ilçelerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Samsun Emniyet Müdürlüğü Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ve Şehir İçi Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından Ankara, Sinop ve Ordu yolları ile şehir içinde Atatürk Bulvarı ve Çevreyolu üzerlerine maket trafik polis araçları yerleştirildi.

Hırsızlık olayı yok artık dedirtti

Uzaktan bakınca gerçek sanılan maket trafik polis araçlarından Canik ilçesindeki ve İlkadım içesindeki 2 ayrı maket trafik polis aracının üzerine de geceleri gerçek polis aracı olduğu zannedilsin diye polis tepe lambası konuldu. Güneş paneli yerleştirilip gündüzleri güneş ışığından dolan akü geceleri devreye girerek tepe lambasını yakıp gerçek polis aracı görünümü vermeye başladı. Maket trafik polis araçları sürücüler tarafından gerçek polis aracı zannedilip hız sınırı aşmayıp trafik kurallarına uymaları sağlanırken, meydana gelen hırsızlık olayı şaşırttı.

Saat 22.00 sıralarında Canik ilçesi Atatürk Bulvarı Derbent mevkisindeki maket trafik polis aracının tepe lambasının çalındığı fark edildi. Ardından da İlkadım ilçesi Çevreyolu Badırlı Köprüsü yakınındaki maket trafik polis aracının da hem tepe lambasının hem de güneş panelinin çalındığı ortaya çıktı. Olay yerine Samsun Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık Bürosu ekipleri ve Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü ekipleri sevk edildi. Olay yeri polisi maket polis aracı üzerinde inceleme yaptı ve hırsızlara ait parmak izin ve delil aradı. Olayla ilgili soruşturma devam ediyor. 

Edinilen bilgiye, D-100 Karayolu’nun Karabük-Gerede kısmında, benzin istasyonundan yakıt aldıktan sonra ters şeritte ilerleyen Şahismail Kocabay (44) yönetimindeki 06 YH 120 plakalı otomobil, Bolu istikametine seyir halinde olan Vahit Dal (44) idaresindeki 25 LS 275 plakalı otomobille çarpıştı. Sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 14 KG 210 plakalı otomobil ise kaza yapan otomobillere çarptı.

Kazada, Vahit Dal ile aynı otomobilde bulunan Bayram Ali Mutlu (55), Ömer Çakır (59) ve diğer otomobilin sürücüsü Şahismail Kocabay ile oğluı Eymen Kocabay (5) yaralandı. 

Yaralılar, olay yerine gelen 112 Sağlık ekiplerinin ilk müdahelelerinin ardından Gerede ve Bolu’daki hastanelere kaldırılan yaralılardan sürücüler Vahit Dal ve Şah İsmail Kocabay, kazadan kısa bir süre sonra yaşamlarını yitirdiler. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kuzeni de kurtarılamadı
Kazada ağır yaralanan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kuzeni 55 yaşındaki Bayram Ali Mutlu, Abant İzzet Baysal Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Servisi’ne kaldırılarak ameliyata alındı. Mutlu’nun kaza yaptığını öğrenen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kardeşi Mustafa Erdoğan, Bolu Valisi Aydın Baruş, Bolu Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz, İl Emniyet Müdürü Armağan Adnan Erdoğan ve Mutlu’nun yakınları hastaneye geldiler.
Saatler süren gergin bekleyişin ardından 55 yaşındaki Bayram Ali Mutlu’nun tüm müdahalelere rağmen kurtarılmadığı öğrenildi.  

16 Mart Dünya Uyku Günü nedeni ile İstanbul’da düzenlenen basın toplantısında İstanbul Üniversitesi, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Nöroloji Anabilim Dalı, Uyku Bozuklukları Merkezi, Nöroloji ve Uyku Bozuklukları Uzmanı Prof. Dr. Derya Karadeniz ve Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı, Uyku Bozuklukları Kliniği, Göğüs Hastalıkları ve Uyku Bozuklukları Uzmanı Prof. Dr. Çağlar Çuhadaroğlu sosyal yaşamdan, iş yaşamına günlük hayatı olumsuz yönde etkileyen ve dikkat edilmesi gereken uyku apnesi ve gündüz aşırı uykululuk probleminin beraberinde getirdiği kişisel ve toplumsal riskler hakkında bilgi verdi. 

Uyku apnesinin, gündüz ciddi uykululuğa yol açtığı için trafik kazlarını arttırdığını vurgulayan Prof. Dr. Çağlar Çuhadaroğlu, ”Uyku apneli birisinin normale göre 3 kat daha fazla ölümlü trafik kazasına yol açtığını biliyoruz. Emniyet istatistiğine baktığımız zaman da 100 trafik kazasından 70’ini dikkatsizlik ve uykusuzluk başlığı altında oluştuğunu görüyoruz. Aynısı iş kazaları içinde söz konusu. Dikkat gerektiren işlerde uğraşan insanlar; nükleer santraller, havalimanında kontrol yapan insanlarda uyku problemi olursa ciddi sorun olabiliyor. Çok ölümlü kazlara yol açabildiği gibi bir bireyinde elini, parmağını ve yaşamın kaybetmesine yol açabiliyor” dedi.

”Tanısı konulup tedavisi mümkün bir hastalık” 

Uyku apnesinin tanı ve tedavisi hakkında bilgi veren Prof. Dr. Çuhadaroğlu, ”Uyku apnesi sendromunda önce semptomları bilmek lazım. Horlama, uykuda nefes durması, sabah yorgun uyanma, gündüz uykululuk, baş ve boyun terlemesi, sık sık uyanıp gece tuvalete gitmek uyku apnenin habercileri. Bunlar varsa uyku sertifikası olan uzman gitmek gerek. O, bunları değerlendirip uyku testi yapıyor. Gece laboratuvarda ve evde de yapılan modelleri var. Çıkan sonuçla tanı alınıyor. Uyku uzmanı tedaviyi basınçlı maskelerle yapabiliyor. Bazı vakalarda kulak, burun ve boğazın desteğine ihtiyaç oluyor, bazı vakalarda plastik cerrahlarının desteğine ihtiyaç oluyor. Bazı vakalarda diş hekimlerine ihtiyaç olabiliyor. Tanısı konulup tedavisi mümkün bir hastalık” ifadelerini kullandı.

Demir eksikliği ve diğer minerallerin eksikliği uykuya etkisini değerlendiren Prof. Dr. Çuhadaroğlu , ”Demir eksikliği, huzursuz bacak sendromu dediğimiz uykuda hareket bozukluğuna yol açıyor. Demir yerine konulduğunda düzelen bir durum. Çeşitli minerallerin eksikliği kramplara neden oluyor. Ama bunların eksik olduğunu görüp yerine koymak lazım”şeklinde konuştu.

”Bir insanın normal uyku süresini uyumasına rağmen gündüz uykusu geliyorsa burada uyku ile ilgili hastalıklara gidiyoruz” 

Gündüz uykululuğun normal bir şey olmadığını dile getiren Prof. Dr. Derya Karadeniz, ”Bir insanın normal uyku süresini uyumasına rağmen gündüz uykusu geliyorsa burada uyku ile ilgili hastalıklara gidiyoruz. Gündüz uykululuğa en çok neden olan hastalık uyku apne sendromu dediğimiz; gece uykuda horlama, belki eşin fark ettiği nefeste durmalarla giden, gündüz uyuklama ile seyreden çok önemli bir hastalık. Bu hastalık kişiye uyuduğu sürece zarar veren, özellikle kalp ve beyne zarar veren, başta hipertansiyon ve kalp hastalarının ortaya çıkmasına yol açan, inme gibi birçok beyin hastalığına zemin hazırlayan çok önemli bir hastalık. Topluma maliyeti açısında baktığımız zaman; eğer direksiyon başında uyukluyorsa, aktif ya da pasif uykusu geliyorsa o zaman arka planda uyku ile alakalı bazı hastalıklara bakmak lazım” dedi.

”Gündüz uykululuk tedavi edilebilir durumdur” 

Uyku apne dışında uykululuk da olur diyen Prof. Dr. Karadeniz, ”Gündüz uyuklama ile giden uyku hastalıkları var. Normal gece uykusuna rağmen bir kişi gün içinde kendini uykulu hissediyorsa, uyukluyorsa, horlama ve uykuda solunum bozukluğu düşünmüyorsak o zaman gündüz uykuluk hastalığına yöneliyoruz. Gündüz uykululuk tedavi edilebilir durumdur. Yeter ki bunun neden kaynaklandığını tespit edelim. Uyku apne sendromuysa uyku tedavi edebiliyoruz. Bu rağmen arta kalan uykululuk varsa bu hastada yüzde 5 olabilir. Bunu ilaçlarla ortadan kaldırıyoruz. Diğer uykuluk nedenlerini de hastalıkları tespit edip tedavileriyle ortadan kaldırabiliyoruz” açıklamasında bulundu.

”Uyku apnesi, kalp hastalığı riskini 4-5 kat arttırır” 

Uyku hastalıklarının diğer hastalıklara yol açabildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Karadeniz, ”Gündüz uykululuğunun nedeni uyku apne ise bu hipertansiyona yol açar. Kalp hastalığı riskini 4-5 kat arttırır. İnme riskini 2 kat arttırır. Kendi açısında da önemli bir sağlık problemdir. Hastalar, uyku tıbbı uzmanına gitmeli. Çünkü uyku hastalıklarıyla uğraşan ve uyku hastalıklarını tedavi eden hekimler, uyku tıbbı eğitimi almış hekimlerdir. Ancak bu hekimler hastanın tenkitini yapar, tanısını koyar ve tedaviye başlar. Uyku hastalıklarının hepsi tedavi edilebilir hastalıklardır” şeklinde konuştu.

Prof. Dr. Karadeniz sözlerini şöyle sonlandırdı: ”Kişi ne zaman uykusunun bozuk olduğunu düşünebilir diye bakarsak; uykuya dalmakta zorluk çekiyorsa, sık uyanıyorsa, gece uykuda terliyorsa, gece tuvalete kalkıyorsa, sabah yorgun uyanıyorsa, sabah kafada ağırlık hissi yaşıyorsa, sabah reflü problemi yaşıyorsa, gündüz uykusu geliyorsa, nedensiz şişmanlıyorsa, dikkat, hafıza ve konsantrasyonda aksama başladıysa, cinsel fonksiyonlarda aksama başlamışsa bunların hepsi uyku hastalıklarına delalet eder”.  

Adem Gürer – İsmail Coşkun

Türkiye’nin en önemli davalarına bakan emekli hakim Mehmet Orhan Karadeniz (74) Antalya’nın Alanya ilçesinde geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybetti.

Kaza, bugün akşam saat 20.00 sıralarında Atatürk Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre yolun karşısına geçmeye çalışan Mehmet Orhan Karadeniz’e, Mustafa Boztepe (25) idaresindeki motosiklet çarptı. Çarpmanın etkisiyle savrulan Mehmet Orhan Karadeniz ağır yaralanırken sürücü Mustafa Boztepe de yaralandı. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine gelen 112 Acil Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Mehmet Orhan Karadeniz Alanya’da bulunan özel bir hastanenin yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alındı. Karadeniz, burada yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Motosiklet sürücüsü Mustafa Boztepe’de olay yerindeki ilk müdahalenin ardından hastanede tedavi altına alındı. Tedavisi tamamlanan Boztepe, polis tarafından gözaltına alındı. 

Mehmet Orhan Karadeniz’in baktığı davalar
2008 yalında emekli olan Mehmet Orhan Karadeniz eski DEP milletvekillerinin yargılandığı dava, Sivas davası, Beyaz Enerji davası, Hizbullah ana dava, Akın Birdal suikastı, Neşter Operasyonu davası, Çankırı Valisi’ne suikast davası, Umut davası (Uğur Mumcu, Bahriye Üçok, Ahmet Taner Kışlalı, Muammer Aksoy cinayetleri), Fethullah Gülen davası, Danıştay saldırısı, Cumhuriyet gazetesine saldırı devalarına bakmıştı.  

Erdal Anak
 

Maketler ve animasyon ile sistemi hazır hale getiren Turan, şimdi de projenin yetkililer tarafından hayata geçirilmesini istiyor. İbrahim Turan, “Bu sistemde kırmızı ile yeşil ışık yok. Yanıp sönen sarı ışıkla yönetilen sistemde trafik polisi olmadan, kaza olmadan, hiçbir olumsuzluk olmadan sürücüler gidecekleri yere varabilir” dedi.

1972 yılında Ankara’da trafik polisi olarak mesleğe başlayan İbrahim Turan (70), 2008 yılında Gaziantep’te trafikten sorumlu 3.sınıf Emniyet Müdürü olarak emekli oldu. Turan, daha sonra memleketi Adana’ya geldi. Büyükşehirlerin trafik sorunu için çözüm arayan İbrahim Turan, 2010 yılında ‘Sarı Dalga Trafik Modeli’ni hayata geçirdi. 2011 yılında ise animasyon ve maketlerle sistemi kuran Turan, şimdi ise yetkililer tarafından hayata geçirilmesini istiyor.

“Trafik polisi ve kazalar olmayacak”
Konuyla ilgili İHA muhabirine açıklamalarda bulunan emekli Emniyet Müdürü İbrahim Turan, “Meslek hayatım trafik ile uğraşmakla geçti. Çok sayıda trafikte olumsuzluk gördüm. Yıllardır nasıl çözerim diye böyle bir sistem geliştirdim. Bu proje, metal kavşak dediğimiz 4 varyanttan oluşan yonca yaprak kavşak modeli ile hayata geçirilecek. Bir güzergah tespit ettiğimizde burada trafik polisi olmadan, kaza olmadan, hiçbir olumsuzluk olmadan sürücülerin ulaşabileceğini göreceksiniz” diye konuştu.

“Bu projenin çok artıları var”
Sistemin, ambulans ve geçiş üstünlüğü bulunan araçlar içinde önem teşkil ettiğini kaydeden Turan, daha sonra şunları söyledi:
“Kalp krizinde dayanma süresi 7 dakika ile sınırlı. Bir ambulans, hastayı aldığı zaman en yakın sağlık kuruluşuna ulaşmak zorunda. Fakat bunu sağlamak çok zor. Trafik tıkanıyor. Bu sistemde ambulanslar, geçiş üstünlüğüne haiz araçlar hiçbir engele takılmadan gidecekleri yere ulaşabilecekler. Trafiği kurtaracak sistem bu. Ankara’da çalıştığım dönemlerde Çankaya’dan Ulus’a kadar bir yeşil dalga sistemi gündeme getirmiştik fakat bu başarılı olmadı. Ama bu sistem hepsinden farklı. Bu projenin çok artıları var.”

“Adana’dan başlayıp bütün illere yayılmasını bekliyorum”
Projenin pilot il olarak Adana’da uygulanmasını istediğini belirten İbrahim Turan, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü’den destek istediğini anlatarak, “Adana’dan başlamasını istiyorum, gerekirse buradan diğer illere ve dünyaya açılır diye umut ediyorum. Bu model gerçekten çok önemli. Bütün illerin uygulaması zorunlu bir proje” şeklinde konuştu. 

Umutcan İşledici – Elif Ayşenur Bay
 

Vlogger Rahşan Gülşan ile birlikte İstanbul’dan Kapadokya’ya uzanan keyifli bir yolculuğa çıkan Sıla, yolculuk esnasında emniyet kemeri kullanımından sinyal vermenin önemine kadar trafikte hayat kurtaran önlemler ile ilgili önemli mesajlar verdi.

Doğuş Otomotiv’in trafik güvenliği bilincini artırmak amacıyla yürüttüğü ve bu yıl 14’üncü yılını geride bırakan ‘Trafik Hayattır’ kurumsal sorumluluk platformu, 2018 yılındaki ilk özel projesini Sıla ile hayata geçirdi. Ünlü pop müzik sanatçısı Sıla, vlogger Rahşan Gülşan ile İstanbul’dan Kapadokya’ya uzanan keyifli bir yol hikayesi için kamera karşısına geçerken, yolculuk esnasında emniyet kemeri kullanımından sinyal vermeye kadar trafikte hayat kurtaran önlemleri keyifli bir sohbet ile aktardı. Sıla, söz konusu önlemler sayesinde geçen yıl yaşadığı trafik kazasında hayatının kurtulduğuna da özellikle dikkat çekti.

14 Şubat tarihinden itibaren Trafik Hayattır platformu tarafından Youtube kanalında ve Facebook’ta yayınlanmaya başlanan vlog, Rahşan Gülşan’ın Sıla’yı telefonla araması ile başlıyor. Esprili ve eğlenceli bir dille yapılan konuşmanın ardından anında yola çıkan ikili, Ihlara Vadisi, Uçhisar ve Kapadokya’ya uzanan eğlenceli yol hikayesinde izleyicilere keyifli dakikalar yaşatıyor. İkili kimi zaman Kaymaklı Yeraltı Kenti’nde gezerken, kimi zamanda Ihlara Vadisi’nde doğa ile baş başa keyifli sohbetler gerçekleştiriyor. Yolculuğun ikinci gününde ise kar yağışı sürprizi ile karşılaşan Sıla ve Rahşan Gülşan, beyaza bürünen Kapadokya’da doğanın tadını çıkarmayı ihmal etmiyor.

Yeni albüm yolda

Yolculuk esnasında Doğuş Otomotiv’in Trafik Hayattır platformunun öneminden ve trafik kurallarından da bahseden ikili ayrıca Sıla’nın yapım aşamasında olan yeni albümünün müjdesini de veriyor. Sıla, vlogda yeni albümle ilgili olarak şarkıları yazmaya devam ettiğini, bazı şarkıların tamamlandığını, bazılarının ise aranje aşamasında olduğunu belirtiyor. Sıla, videonun finalinde ise kendisinin söz ve müziğini yaptığı ve Ceylan Ertem tarafından seslendirilen ‘Esmer’ ile 2012’de hayatını kaybeden Neşet Ertaş’tan ‘Gönül Dağı’ türküsünü özel olarak ‘Trafik Hayattır’ için seslendiriyor.

Jingle ile 20 milyondan fazla kişiye ulaşıldı

2004 yılından bu yana toplumun tüm kesimlerinde trafik güvenliği bilincini arttırmak amacıyla ‘Trafik Hayattır’ kurumsal sorumluluk platformu kapsamında trafik güvenliği ve trafikte sorumluluk yaklaşımına yönelik farkındalık projeleri gerçekleştiriyor. Trafik Hayattır Projesi kapsamında geçen yıl ’emniyet kemeri’, ‘aşırı hız’, ‘cep telefonu’ ve ‘araçta çocuk güvenliği’ olmak üzere 4 ana mesaj çerçevesinde çalışmalar yapıldı. Gençlere yönelik radyo Jingle yarışması da gerçekleştiren Doğuş Otomotiv’in Trafik Hayattır! Jingle’ı Nil Karaibrahimgil tarafından seslendirildi ve jingle, 20 milyondan fazla kişiye ulaştı. 

Vlogger Rahşan Gülşan ile birlikte İstanbul’dan Kapadokya’ya uzanan keyifli bir yolculuğa çıkan Sıla, yolculuk esnasında emniyet kemeri kullanımından sinyal vermenin önemine kadar trafikte hayat kurtaran önlemler ile ilgili önemli mesajlar verdi.

14 Şubat tarihinden itibaren Trafik Hayattır platformu tarafından Youtube kanalında ve Facebook’ta yayınlanmaya başlanan vlog, Rahşan Gülşan’ın Sıla’yı telefonla araması ile başlıyor. Esprili ve eğlenceli bir dille yapılan konuşmanın ardından anında yola çıkan ikili, Ihlara Vadisi, Uçhisar ve Kapadokya’ya uzanan eğlenceli yol hikayesinde izleyicilere keyifli dakikalar yaşatıyor. İkili kimi zaman Kaymaklı Yeraltı Kenti’nde gezerken, kimi zamanda Ihlara Vadisi’nde doğa ile baş başa keyifli sohbetler gerçekleştiriyor. Yolculuğun ikinci gününde ise kar yağışı sürprizi ile karşılaşan Sıla ve Rahşan Gülşan, beyaza bürünen Kapadokya’da doğanın tadını çıkarmayı ihmal etmiyor.

YENİ ALBÜM YOLDA

Yolculuk esnasında trafik kurallarından bahseden ikili ayrıca Sıla’nın yapım aşamasında olan yeni albümünün müjdesini de veriyor. Sıla, vlogda yeni albümle ilgili olarak şarkıları yazmaya devam ettiğini, bazı şarkıların tamamlandığını, bazılarının ise aranje aşamasında olduğunu belirtiyor. Sıla, videonun finalinde ise kendisinin söz ve müziğini yaptığı ve Ceylan Ertem tarafından seslendirilen ’Esmer’ ile 2012’de hayatını kaybeden Neşet Ertaş’tan ’Gönül Dağı’ türküsünü özel olarak ’Trafik Hayattır’ için seslendiriyor.

JİNGLE İLE 20 MİLYONDAN FAZLA KİŞİYE ULAŞILDI

2004 yılından bu yana toplumun tüm kesimlerinde trafik güvenliği bilincini arttırmak amacıyla ’Trafik Hayattır’ kurumsal sorumluluk platformu kapsamında trafik güvenliği ve trafikte sorumluluk yaklaşımına yönelik farkındalık projeleri gerçekleştiriyor. Trafik Hayattır Projesi kapsamında geçen yıl ’emniyet kemeri’, ’aşırı hız’, ’cep telefonu’ ve ’araçta çocuk güvenliği’ olmak üzere 4 ana mesaj çerçevesinde çalışmalar yapıldı. Gençlere yönelik radyo Jingle yarışması da gerçekleştiren Doğuş Otomotiv’in Trafik Hayattır! Jingle’ı Nil Karaibrahimgil tarafından seslendirildi ve jingle, 20 milyondan fazla kişiye ulaştı.

Türkiye’deki ve dünyadaki trafik kazalarının önüne geçmek, yaralanma, can kaybı, araç hasarları gibi maddi ve manevi kayıpları minimuma indirgemek için yola çıkan, İKÇÜ Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Öğretim Üyesi Doç.Dr. Ayşegül Alaybeyoğlu ile İKÇÜ Fen Bilimleri Enstitüsü Yüksek Lisans öğrencisi Berat Can Şenel, bilimsel olarak tescillenen bir akıllı telefon uygulaması geliştirdi. Uygulama, uluslararası kongrelerde kabul gördü, uluslararası indeksli (Science Citation Index) bir dergide de değerlendirildi. Gerçek ortamda viraj yapılarında test edilen mobil yazılım uygulaması, yüksek başarı performansı gösterdi.

Viraja 400 metre kala sürücüye ‘yavaşla’ uyarısı

Yazılım hakkında bilgi veren İKÇÜ Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölüm Başkanı Doç.Dr. Ayşegül Alaybeyoğlu, “Araç kullanılırken çalıştırılan uygulama sayesinde sürücü önce rotasını belirliyor. Bu süreçte yol durumu ve virajlar tespit ediliyor. Yolun matematiksel hesabı yapılıyor. Viraja hangi hızla girilmesi gerektiği ve tehlike sınırları da uygulama tarafından belirlenmiş oluyor. Geliştirdiğimiz mobil uygulama güvenli sürüş yazılımı ile viraja 400 metre kala sürücüye uyarı gidiyor. Böylece sürücü viraja yaklaşmadan çok daha önce aracın hızını düşürebiliyor. Benzer uygulamalarda ise viraja gelindiğinde sürücüye uyarı gidiyordu. Bu açıdan bakıldığında yüzlerce metre öncesinde tehlikeli bir dönemeçten haberdar olan sürücü önlemini almış olacak” dedi.
“Aşırı hız kaynaklı trafik kazalarını önlemeyi hedeflemekteyiz” diyen Doç. Dr. Alaybeyoğlu, “Sürücünün sadece navigasyon için bu uygulamayı çalıştırması yeterli. Araç kullanılabilen her yerde işimize yarayacak bir uygulama” diye konuştu.

“Uyarı sistemi hem sesli hem de görüntülü”

‘Bulanık Mantık’ yöntemi ile geliştirdikleri yazılımın klasik yöntemlere göre çok daha iyi performans gösterdiğini kaydeden Doç. Dr. Alaybeyoğlu, “Yazılımın performans analizleri yapıldı. Gerçek viraj yapılarında test edildi. Hız derecelendirilerek sürücüye uyarı gidiyor. Örneğin, çok tehlikeli bir hızdasın, orta tehlikedesin ya da tehlike yok gibi ara değerlerle kullanıcıya uyarma şansımız var. Sürücüyü uyarılarla rahatsız etmeyelim ve dikkati dağılmasın diye de çok sık aralıklarla uyarmadık. Tehlikeli hız sınırlarına geldiğinde ses eşiğini de o ölçüde arttırdık. Kritik noktalarda ses de yükselmeye başlıyor” dedi.

“Tüm dünyaya yaymak istiyoruz”

Uygulamayı akademik anlamda da uluslararası yayınlar aracılığıyla tüm dünyaya duyurmak adına çalıştıklarını ifade eden Doç.Dr. Alaybeyoğlu, “Aslında uygulamamızın performansı bilimsel olarak da tescillendi. Çalışmamız uluslararası kongrelerde kabul gördü, SCI indeksli dergide değerlendirildi. Sıra kullanıcıların bu sistemi telefonlarına indirebilmesi için dünyaca ünlü uygulama marketlerine yükleme işlemine geldi” şeklinde konuştu. 

Son günlerde özellikle geçiş ücretleri nedeniyle kamuoyunda sıkça gündeme gelen Avrasya Tüneli’nin, İstanbul gibi bir şehrin mevcut durumunu iki-üç basamak yukarıya taşıdığını ifade eden İstanbul Aydın Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Fatih Altan, “Avrasya Tüneli gerçekten büyük bir proje ve İstanbul için çok önemli bir hizmet. Proje genel olarak önemli bir etki oluşturdu. Mevcut etkisinin üzerine ne koyacağını da zamanla göreceğiz” dedi.

“Geçiş ücreti etkileyecek”

Avrasya Tüneli’nin 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ndeki trafik tıkanıklığında nispi ve dolaylı bir iyileştirme gerçekleştirdiğini ifade eden Prof. Dr. Altan, “Ancak daha fazlası olabilir, olmalı da. Fakat 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nün bulunduğu çizginin Boğaz geçişleri için ana aks olmaya devam edeceğini de öngörebiliriz. Bu da yapılması muhtemel diğer projelerle ilgili bir konu. Ancak Avrasya Tüneli’nin mevcut olumlu etkisi arttırılabilir. Elbette konunun detaylı fayda maliyet analizleri yapılmıştır, ancak geçiş ücretinde yapılan son düzenleme, tünelin İstanbul trafiğine yaptığı nispi olumlu etkiyi zora sokabilecek özelliğe sahip. Şehrin sahip olduğu trafik ve zaman algısının ilerisinde kararlar almak da her zaman istenen sonucu vermeyebilir” diye konuştu.

“Marmaray’ı da görmek gerek”

Avrasya Tüneli’nin hem Boğaz’ın çok kısa sürede geçilmesi, hem de gayet yeterli yapılmış olan ve muhtemelen uzunca süre kapasite aşımına uğramayacak olan bağlantı yolları ile çok uzun mesafeleri oldukça kısa sürelerde kat etme noktasında büyük fayda sağladığını söyleyen Altan, “Bunlar İstanbul’un çok uzunca zamandır adeta unuttuğu seyahat süreleri. Ancak tünelin etkisinin netleşmesi için Marmaray’ın Gebze-Halkalı hattındaki bölgesinde sürdürülen çalışmaların sonuçlarını da görmek gerekir. Bu hattın tamamlanması, Avrasya Tüneli’nin İstanbul trafiğindeki etkisini artıracaktır” diyerek sözlerini tamamladı.