İlk etapta dayak yiyen sürücünün arkadaşlarını da çağırdığı olayda taraflar adeta dinlene dinlene kavga etti. Saniye saniye kameralara yansıyan kavga polis ekiplerinin gelmesiyle son buldu.

Olay Bahçelievler’de geçtiğimiz gün meydana geldi. İddiaya göre iki araç maddi hasarlı trafik kazasına karışıyor.Kaza sonrasında araç sürücüleri tartışmaya başladı ve tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Araçlardan bir tanesinin sürücüsü diğer araçta bulunan kişiler tarafından feci şekilde dövüldü. Bunun üzerine dayak yiyen sürücü telefon ile arkadaşlarını kazanın olduğu noktaya çağırdı.

Olay yerine gelen şahıslar ile diğer araçta bulunan şahıslar yeniden kavga etmeye başladı ama araya giren vatandaşlar tarafları ayırarak uzaklaştırdı. Ancak kısa süre sonra taraflar yeniden kavgaya tutuştu.Yaklaşık bir saat aralıklarla kavga eden şahıslar olay yerine gelen polis ekipleri tarafından uzaklaştırıldı.

Yaşanan bu anlar ise çevrede bulunan kameralar tarafından saniye saniye kaydedildi. Görüntüler de araçlar kazaya karışıyor ve kenara çekiyor. Şahıslardan bir tanesi diğer şahıslara doğru bağırarak gidiyor ve vurmaya başlıyor. Ancak 3 kişi olan şahıslar diğer şahısı feci şekilde dövüyor. Daha sonra dayak yiyen şahısın yakınları geliyor ve kavga yeniden başlıyor. Görüntülerde tarafların aralıklarla kavga etmesi sürdükleri görülüyor.

Volkan Kayalar

Başkanlık, yaralanan 259 bin 521 kişinin de hastanelerde tedavi altına alındığını bildirdi. Sadece kaza yerindeki can kayıplarını kapsayan resmi rakamlar göre, yılın ilk 10 ayında günde ortalama bin 147 kaza meydana geldi. Saatte ortalama 48 kazanın vuku bulduğu, yılın 10 aylık döneminde günde yaklaşık 11 kişi hayatını kaybederken, 865 kişi de yaralandı.

Yapılan tüm uyarılar ve artırılan denetimlere rağmen kural tanımayan sürücüler dehşet saçmayı sürdürüyor. Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Eğitim ve Araştırma Dairesi Başkanlığı verilerine göre, Ocak – Ekim döneminin trafik bilançosunu kamuoyu ile paylaştı. Buna göre; geçen Ekim ayında ülke genelinde meydana gelen 37 bin 223 kazada 26 bin 756 kişi yaralanırken 299 can kaybı vakası yaşandı. Yılın Ocak-Ekim döneminde ise meydana gelen 344 bin 332 kazada 3 bin 21 kişi hayatını kaybetti, 259 bin 521 kişi de yaralandı. Resmi verilere göre; trafiğe kayıtlı araç sayısının 20 milyonu aştığı Türkiye’de bu yılın ilk 10 ayında günde ortalama bin 147 kaza meydana geldi. Ortalama saatte 48 kazanın vuku bulduğu yılın 10 aylık döneminde günde yaklaşık 11 kişi hayatını kaybederken, 865 kişi de yaralandı.

Yılın 10 aylık dönemindeki kazalardan 3 bin 113’ü ‘duran araca çarpma’, 778’i ‘hayvana çarpma’, 22 bin 879’u da ‘yoldan çıkma’ şeklinde gerçekleşti. 162 bin 532 kazaya sürücü, 15 bin 93 kazaya yaya, bin 271 kazaya yol ve 701 kazaya yolcu sebebiyet verdi. Trafik Eğitim ve Araştırma Dairesi Başkanlığı’nın, “Veriler trafik kazası sonucunda kaza yerinde meydana gelen ölü sayılarını içermektedir” notuyla paylaştığı rakamlarla acı tabloyu gözler önüne serdi. Yılın ilk 10 ayındaki 4 bin 776 kazaya kırmızı ışık veya görevlinin ‘dur’ işaretinde durmayan sürücüler sebebiyet verirken, alkol alıp direksiyona geçen 2 bin 691 sürücü ise ölümlü ve yaralamalı kazaya karıştı. Aşırı hız yapan bin 891 sürücü de kazaya davetiye çıkardı. 10 aylık dönemdeki 6 bin 984 ölümlü ve yaralamalı kazaya bisiklet, 131 bin 202 kazaya otomobil, 5 bin 360’ına otobüs, 60’ına tren, 57’sine tramvay ve 59 kazaya at arabası karıştı.

Tunceli’de ölümlü kaza yok

İlk 10 aylık dönemde sadece Tunceli’de ölümlü kaza meydana gelmedi. Tunceli Valiliği, trafik uygulamalarının aralıksız sürdürüldüğü kentte yılın 10 aylık döneminde meydana gelen 71 trafik kazasında 137 kişinin yaralandığını, bu kazalarda herhangi bir can kaybı vakasının yaşanmadığını duyurdu.

Hakkari’deki trafik kazalarında ise 2 kişi hayatını kaybetti. Ocak-Ekim döneminde İstanbul’daki trafik kazalarında 168, İzmir’de 145, Bursa’da ise 88 kişi kaza yerinde öldü. Kural ihlali yapan 8 milyon 506 bin 691 sürücü, yaya ve yolcuya 2 milyar 281 milyon 851 bin 666 lira ceza kesildi. Mobese kameralarına takılan kural ihlalleri sebebiyle araç plakalarına ise 1 milyar 332 milyon 478 bin 210 lira para cezası kesildi. Alkollü araç kullandıkları tespit edilen 92 bin 593 sürücüye ise ceza-i işlem uygulandı. 881 bin 467 araç ise çeşitli kusurlar sebebiyle trafikten men edildi. Türkiye Trafik Kazalarını Önleme Derneği de rakamların sadece kaza yerindeki kayıpları kapsadığını, hastanelerdeki ölümlerle birlikte tablonun daha da karardığını duyurdu. 

Ankara’da 4 Kasım Cumartesi günü trafikte tartıştığı iki gazi ve ailelerini darp eden ve çıkarıldığı mahkemece tutuklanan Doğan Ç.’nin ailesi, İhlas Haber Ajansı’na konuştu. Çocuklarının bir cahillik yaptığını ifade eden aile, terörist damgası yediklerini ve sürekli tehdit mesajları aldıklarını söyledi. Gazilere ve Türk milletine karşı çok mahcup olduklarını kaydeden anne Feyza Ç., “Doğan Ç.’nin annesiyim ben. Öncelikle milletimizden, Cumhurbaşkanımızdan, gazilerden ve ailelerinden ailem adına çok özür diliyorum. Hiç onaylamadığımız bir olayla karşı karşıya geldik. Benim oğlum 19 yaşında, gazi olduklarını bilmediğimiz kişilerle karşılaşıp trafikte sorun yaşaması, gazimizin ‘Siz terörist misiniz, neden bakıyorsunuz’ gibi sözleri üzerine oğlumun arabadan inip de ‘Neden böyle diyorsunuz’ diyerek yanlarına gittiği sırada arabayı oğlumun üzerine sürüp araçla çarpıp kaçmaları sonucu olaylar bu hale geldi” şeklinde konuştu.

“BİZ VATAN HAİNİ DEĞİLİZ Kİ, BİZİ VATAN HAİNİ OLARAK GÖSTERİYORLAR”

Oğullarının hatasını onaylamadıklarını ve gereken cezayı çekmesini istediklerini söyleyen Feyza Ç., “Hiçbir anne baba böyle bir şeyi onaylamaz. Biz çok üzülüyoruz, oğlum terörist olarak yargılanıyor. Bizim ailemizi sorsunlar, araştırsınlar. Oğlumuzun hatasını onaylamıyoruz, cezası neyse onu çeksin. Vatanımıza bizim canımız feda, 15 Temmuz’da biz gittik nöbetlerimizi tuttuk. Biz vatan haini değiliz ki, bizi vatan haini olarak gösteriyorlar. Herkes bilip bilmeden yargılıyor, konuşuyor. Tehditler geliyor, bizi bir dinleyin” ifadelerini kullandı.

“BEN OĞLUMU ASKERE GÖNDERECEKTİM, ELLERİNİ KINALAYACAKTIM”

Oğlunun tecilini bozdurduğunu, 3 ay sonra askere gideceğini belirten Feyza Ç. şunları söyledi:

“Ben oğlumu askere gönderecektim, ellerini kınalayacaktım. Devlet büyüklerime yalvarıyorum. Tek taraflı olmayın. Biz sosyal medyadan tehditler alıyoruz. Devlet büyüklerimiz böyle konuşursa bizler ne yaparız. Benim ve ailemin canı bu vatana kurban olsun. Bu bayrağa biz kurban oluruz. Ben oğlumu askere göndereceğim, şehit mi olur, gazi mi olur bilemem. Olsun vatanıma feda olsun. Bütün annelerden, ailelerden ben yardım istiyorum, anne olan beni anlar. Ben oğlumun terörist olarak yargılanmasını istemiyorum.”

“BEN HANIMIMLA BİRLİKTE BAHÇELİ BEY’İN YANINA ÖZÜR DİLEMEK İÇİN GİTTİM, KAPIDAN İÇERİ KOYMADILAR”

Baba Saim Ç. ise, özür dilemek için eşiyle birlikte MHP Genel Merkezi’ne Devlet Bahçeli’yi görmeye gittiklerini ancak kapı dışarı edildiklerini söyledi. Milliyetçi bir aile olduklarını ifade eden Çiçek, “Ben hanımımla birlikte Bahçeli Bey’in yanına özür dilemek için gittim. Kapıdan içeri koymadılar. Biz de milliyetçiyiz, biz de vatan evladıyız. Benim diğer oğlum asker, bu oğlumun da asker olmasını istiyorum. Beni mahallede araştırsınlar. İsmim Saim Ç. ama bu mahallede Muhammed Ç. diye bilirler. Benim kime zararım dokunduysa bana söylesinler. Bizi hain olarak itham etmesinler, silahları varsa gelsin bizi vursunlar. Biz hain değiliz, hainlik hiçbir şey yapmadık. Bugün Başbakanlığa dilekçemizi verdik, bizim can güvenliğimiz sorunlu. Herkes tehdit ediyor, sevgili Bahçeli Bey bunu yaptığı için herkes bizi tehdit ediyor. Bizim hatamız çocuklarımızın kavgasıysa ben herkesten özür dilerim ama bizi vatan haini olarak görmesinler” dedi.

MHP Genel Başkanı Bahçeli’ye seslenen Saim Ç., şöyle konuştu:

“Sayın Devlet Başkanım, bu zamana kadar ben ne kötülük yaptım, ne kimseye zarar verdim. İki vatan evladı büyüttüm. Elim ayağım titriyor, ben ne yaptım bu vatana hainlik, teröristlik, ne yaptım bilmiyorum. 15 Temmuz’da oraları bekledik, gece gündüz oralarda yattık. Biz de milliyetçiyiz, biz de şerefli haysiyetli insanlarız. Bizim şeref, haysiyetimizle oynamayın lütfen.”

Caner Ünver – Musa Erdoğan

 Olay, saat 22.30 sıralarında Pursaklar’da meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Protokol Yolu’ndan şehir merkezi istikametinde seyreden Kadir K.’nın kullandığı 34 PD 9693 plakalı otomobile, plakası belirlenemeyen başka bir aracın içindeki kişi veya kişilerce ateş açıldı. Kurşunların hedefi olan otomobil sürücüsü Kadir K. ağır yaralandı. Araç, Karacaören Kavşağı’nda Muhammed B.’nin kullandığı 26 BN 230 plakalı otomobile çarparak durabildi. Sürücü Kadir K. vücuduna isabet eden kurşunların etkisiyle hayatını kaybederken, kazanın etkisiyle takla atan 34 PD 9693 plakalı otomobilde 3, 26 BN 230 plakalı otomobilde ise 2 kişi yaralandı. 26 BN 230 plakalı araçtaki yaralılardan birinin vücuduna isabet eden saçmalarla yaralandığı öğrenildi.

Olayı gören çevredeki vatandaşlar, hemen araçların yanına gelerek yaralılara yardım etmeye çalıştı. Vatandaşların ihbarı üzerine kaza yerine çok sayıda polis, itfaiye ve sağlık ekibi sevk edildi. Hızla yaralıların yardımına koşan 112 Acil Servis ekipleri, şahısların ilk müdahalesini olay yerinde gerçekleştirdi. Yaralılar, ambulanslarla hastaneye götürülerek tedavi altına alındı.

Görgü şahitlerinin ifadelerine başvuran polis ekipleri, saldırganların kimliğinin tespit edilmesi için çalışma başlattı. Yol üzerindeki MOBESE’lerin görüntülerini izlemeye alan ekipler, çevrede arama çalışması başlattı. Olaydan haberdar olarak gelen cenaze yakınları sinir krizleri geçirdi. Bölgeye sevk edilen olay yeri inceleme ve cinayet büro ekipleri, saldırıya ilişkin delilleri topladı.
Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. 

Caner Ünver – Musa Erdoğan
 

“Özellikle sıcak havaların ve trafiğin bayram tatili nedeniyle arttığı bu günlerde birbirimize karşı tahammül edemiyoruz” diyen Palandöken, “Her meslekte olduğu gibi sürücülerin de trafiğe çıkmadan önce kişisel öfke kontrolünün nasıl yapılacağını öğrenmeli ve eğitimini almalı. Son dönemde trafikte, hastanelerde ve birçok yerde yaşanan olayların en büyük sebebi öfke kontrolü yapmayışımızdır” ifadelerini kaydetti.

“Her bayramda trafikte araç sayısı 10 kat artıyor”
Trafiğe çıkmadan önce kural ve saygıya büyük önem verilmesi gerektiğinin altını çizen Palandöken, “Her bayramda sevincimiz yarım kalıyor. Çünkü bayramlarda trafikteki araç sayısı normal zamana göre 10 kat artıyor. Bu artışa paralel kazalarda yüzde 50 oranında artış gösteriyor. Yani normal zamanda ortalama günde 12-14 kişi hayatını kaybederken bu sayı bayram tatillerinde 24- ile 30 arasında değişmektedir. Bu bayramda canımızın yanmaması ve sevincimizin yarım kalmaması için trafikte araç kullanan herkesin en kötü şoförler olduğunu düşünerek trafiğe çıkılmalıdır. Trafik kurallarına çok dikkat etmekle birlikte trafikte yol isteyen herkese yol verin” açıklamasında bulundu.

“Direksiyona sevgiyle sarılın”
Palandöken, “Yarış yapmayın. Hızınızı artırmayın. Araç kullanırken somurtmayın, sadece gülümseyin. Olumlu düşünün. Çünkü olumlu düşünceler sinirlenmenizi engeller. Yayalara yol verin ve gülümseyin. Başkalarının yaptığı hataları kendi kendinize ya da yanınızdakine söylenmeyin. Bu sandığınızın aksine, rahatlamaya değil, daha çok dolup sinirlenmeye neden olur. Başkalarını düzeltmeye çalışmayın. Kendiniz düzgün sürün. Bir hata yapan gördüğünüzde karşı tarafı düzeltecek, yol gösterecek cümleler sarf etmeyin. Trafikte diğer sürücülerin ikazlarıyla kendini düzelten bir şoför ne duyulmuş ne de görülmüştür. En önemlisi saygı beklemeyin, saygı gösterin. Saygı görmek için başkalarına siz saygı gösterin. Trafikte herhangi gir nedenle küfür etmeyin. Hiç tanımadığınız insanlara küfür etmek anlamsızdır. Tanısanız çok sevebileceğiniz birine neden küfredesiniz ki? Boşu boşuna kavgaya, yaralanmaya, mahkeme kapılarında beklemeye neden olabilir. Direksiyon başında süper kahraman gibi görmeyin kendinizi. Belki gaza bastığınızda tonlarca ağırlıktaki aracın gitmesini sağlıyor olabilirsiniz ama araçtan indiğinizde 50 kiloluk çimento torbasını bile birkaç metre öteye götürürken kan, ter içinde kalacağınızı unutmayın. En önemlisi ise sizi bekleyen sevdikleriniz ve diğer sürücüleri bekleyen sevdikleri olduğunu hiç unutmayın. Direksiyona sinirle değil sevgiyle sarılın” dedi.
 

Dizi film tutkunlarının, ekran karşısında büyük bir beğeniyle izlediği; Küçük Kadınlar dizisinde Timuçin, Eksik Etek dizisinde Yusuf, Kartallar Yüksek Uçar dizisinde Mehmet, 29-30 dizisinde Erman, Candan Öte dizisinde Tunç, Karagümrük Yanıyor dizisinde Teoman ve son olarak No 309 dizisinde de Koray karakterlerini canlandıran genç oyuncu Kemal Pekser, memleketi Ayvalık’ta henüz kimliği belirlenemeyen birinden beklemediği bir anda yumruk yedi.

İzleyicilerin, ekranların fenomen yarışması Survivor’dan da tanıdığı 36 yaşında olan yakışıklı oyuncu Pekser yediği meçhul yumrukla ilgili yaptığı açıklamada, “Ayvalık’ta ailemin yanında tatil yapıyorum. Otomobilimle ilçe merkezinden dönerken, yoğun trafikte 15 yaşlarında bir çocuk motosiklet kullanıyordu. Başında kask olmayan bu çocuk her iki kulağında da kulaklıklar takmıştı. Ben aynı zamanda motosiklet tutkunuyum. Motosiklet camiası olarak özellikle motosiklet kullanıcılarının kask takması konusunda aşırı hassas olduğumuz için süratli motosiklet kullanan çocuğa korna çalarak ikazda bulundum. Fakat çocuğun kulağında kulaklık olduğu için çaldığım kornayı duymadı. Birkaç kez daha korna çaldım. Son anda fark etti ama korktu. Korktuktan sonra da, toparlanıp bana küfür etti. Bende aracımı durdurdum ve çocuğa yaptığı işin son derece tehlikeli olduğunu anlatmaya çalıştım. Tam o sırada hiç tanımadığım bir şahıs aracımın açık penceresine yaklaşarak yüzüme çok sert bir yumruk attı. Ne olduğunu anlayamadan bana yumruk atan kişi kaçıp, gitti.”dedi.

Konuyu hemen Ayvalık İlçe Emniyet Müdürlüğü’ndeki polis birimlerine intikal ettirdiğini kaydeden yakışıklı oyuncu Kemal Pekser, “Menajerim ve basın danışmanım bu konuda gerekli şikayetlerde bulundu. Birbirimize sahip çıkmamız gereken bu günlerde bu tarz tatsız bir olayın yaşanması beni de çok üzdü” ifadelerini kullandı.
Kendisine yumruk atan şahsın kurallara uymayan motosiklet sürücüsü 15 yaşlarındaki çocuğun herhangi bir akrabası olmadığını belirten Pekser, “Bana göre son dönemde kötü bir karakteri canlandırdığım için yediğim yumruğun nedeni bu olabilir. Konunun takibindeyiz.” diye konuştu.

Öte yandan Ayvalık İlçe Emniyet Müdürlüğü’nün konuyla ilgili soruşturmayı başlattığı ve ünlü oyuncu Pekser’in yumruk yediği bölgedeki güvenlik kameralarını hassasiyetle incelediği öğrenildi. 

Suat Salgın

Bu rakamların sadece kaza yerindeki can kayıpları olduğuna dikkat çeken uzmanlar, hastanelerdeki ölümlerle birlikte tablonun daha da karardığını, can kaybının 3 bini bulduğunu belirtiyor.
Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Eğitim ve Araştırma Dairesi Başkanlığı verilerine göre, ocak – haziran döneminin trafik bilançosunu kamuoyu ile paylaştı. Buna göre haziran ayında ülke genelinde meydana gelen 34 bin 749 kazada 29 bin 493 kişi yaralanırken, 340 kişi de hayatını kaybetti. Yılın ocak-haziran döneminde ise meydana gelen 190 bin 509 kazada bin 510 kişi hayatını kaybederken 134 bin 244 kişi yaralandı. Altı aylık dönemde 39 bin 82 kaza tek taraflı, 37 bin 467 kaza da çift taraflı olarak vuku buldu.

Trafik Eğitim ve Araştırma Dairesi Başkanlığı’nın, “Tarafların anlaşarak kendi aralarında tutanak tanzim ettiği maddi hasarlı trafik kaza sayıları dahil edilmemiştir. Rakamlar kaza yerinde meydana gelen ölü sayılarını içermektedir.” notuyla paylaştığı rakamlarla acı tabloyu gözler önüne serdi.

Ülke genelinde yılın ilk 6 ayındaki kazalardan 584 bin 859’una sürücü, 8 bin 476’sına yayalar ve 567’sine ise yol kusuru sebep oldu. Ülke genelinde 6 aylık dönemde 356 kazaya ise yolcular sebep oldu. Altı aydaki kazalardan 69 bin 36’sına otomobil, 3 bin 316’sına bisiklet, 25’ine at arabası, 33’üne tren ve 33’üne de tramvay karıştı. Alkol alıp direksiyona geçen bin 82 kişi kazaya sebebiyet verdi.

Kesilen cezalar 1.2 milyar lirayı aştı

İlk altı aylık dönemde Hakkari ve Tunceli’de ölümlü kaza meydana gelmedi. Ocak-mayıs döneminde İstanbul’daki trafik kazalarında, 98 Bursa’da ise 48 kişi kaza yerinde öldü. Kural ihlali yapan 4 milyon 577 bin 271 sürücü, yaya ve yolcuya 1 milyar 211 milyon 24 bin 863 lira ceza yazıldı. Alkollü araç kullandıkları tespit edilen 49 bin 269 sürücüye ise cezai müeyyide uygulandı. 484 bin 413 araç ise çeşitli kusurlar sebebiyle trafikten men edildi. 

Süleyman Aydın

GÜNÜN ÖZETİ

Olay, Afyonkarahisar-Konya karayolunun, Konya Köprülü kavşağı mevkinde meydana geldi. İsmi henüz belirlenemeyen bir şahıs kullandığı 03 RA 756 plakalı otomobilin sağ yan aynasına bağladığı köpekle trafikte ilerlemeye başladı. Durumu gören vatandaşlar, olayı polis ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine aracı bulmak için çalışma başlatan polis, şahsı bulamadı. 

Cep telefonu kameralarına yansıyan görüntülerde ise, 4’lü sinyallerini yakan kırmızı renkli bir otomobilin yaklaşık 20 kilometre hızla ilerlediği görülüyor. Aracın sağ dikiz aynasına iple bağlanan köpek ise araçla birlikte trafikte ilerliyor. Görüntüyü çeken vatandaş yaklaşık 15 saniye olayı çektikten sonra öndeki aracın yanına yaklaşarak “Beyefendi hiç hoş değil, hem de hiç” diye sesleniyor. Köpeği aracına bağlayarak koşturan vatandaş ise “Bir yerden bulduk eve götürüyoruz, arabaya koyamadık ısırıyor” diyerek kendisini savunmaya çalışıyor. Bu sırada araç ile birlikte koşan köpeğin kilometrelerce kat etmesinden dolayı hayli yorulduğu da gözleniyor.

“Görüntülerini izlediğimiz bu olay kanımızı dondurdu” 

Olayın duyulmasının ardından harekete geçen ve şahıs hakkında suç duyurusunda bulunduklarını belirten Sokak Hayvanlarını Koruma, Yaşatma Rehabilitasyon ve Eğitim Derneği (SOHAYKO) Başkanı Yasin Yılmaz, Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürlüğüne fotoğraf ve görüntünün e-mail ile gönderdiklerini ifade ederek, sürücüsünün bulunup gerekli işlemin yapılmasını istedi. Yılmaz, “Afyonkarahisar-Konya karayolu üzerinde meydana gelen bu olay kanımızı dondurdu. Yılmaz videoyu izlediğimizde köpeğe işkence yapan şahısın bir siyasi partinin de sembolünü yapması manidardır. Videodaki köpeğin çektiği acıyı hepimiz görüyoruz, bu kişi her ne kadar ‘yolda bulduk ısırıyor’ diyorsa da bu inandırıcı değildir. Bu insanın beslediği başka hayvanlar varsa o hayvanların da hayatları tehlikededir ve bununda tespit edilmesi gerekmektedir. Kanunlar açıktır, bu kişinin bu günden sonra başka hayvanlara zarar vermemesi için hayvan beslemesi yasaklanmalıdır. Bu eylemi, bu kadar vahşice gerçekleştiren birinin ileride başka canlara ve insanlara da zarar verebileceği yapılan araştırmalarla sabittir. Görüntüler üzerine Afyonkarahisar Valiliğine, İl Emniyet Müdürlüğü ile Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Afyonkarahisar V. Bölge Müdürlüğü’ne gerekli şikayetlerde bulunduk. Vali Aziz Yıldırım’ın devreye girmesi ve vereceği talimat ile umarız en kısa zamanda bu şahıs yakalanır” diye konuştu. 

Polis ekiplerinin olay ile ilgili çalışmaları sürüyor.