Uzun yıllardan bu yana Türk dünyası eksenli çalışmalarıyla tanınan İpekyolu Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı, gazeteci-yazar Seyfullah Türksoy, Türk Dünyasının öneminin her geçen gün arttığına işaret ederek, ”Önümüzdeki süreçte bu önem daha da artacak. Türkiye ile Türk Dünyası arasında her alanda çok güçlü işbirlikleri olacak. Dilde, fikirde, işte birlik ideali kapsamında çok önemli gelişmeler yaşanacak. Türkiye olarak stratejilerimizi bu gerçeğe göre yapmak zorundayız” dedi. Türksoy, Türkiye ile Türk Dünyası arasındaki ilişkileri değerlendirdi. 

Özbekistan’la uzun yıllardan beri devam eden soğukluğun sona ermesinin önemine işaret eden Türksoy, ”Son yılların en sevindirici gelişmesi Türkiye ile Özbekistan arasındaki siyasi ilişkilerin yeniden başlamasıdır. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Özbekistan ziyareti bu bakımdan tarihi bir milattır. İki kardeş ülkenin liderleri, birlik beraberlik adına çok önemli mesajlar vermişlerdir. Çeşitli sektörlerde 25 ayrı anlaşmanın yapılması ve 5 milyar dolarlık bir ticaret hedefinin öngörülmesi çok sevindirici ve ümit vericidir” şeklinde konuştu.

Sovyetler Birliği’nin dağıldığı ve Türk Cumhuriyetleri’nin bağımsızlıklarını ilan ettikleri 1991 yılında, Türkiye Cumhuriyeti’nin çok hazırlıksız olduğuna işaret eden Seyfullah Türksoy sözlerini şöyle sürdürdü: ”Eğer Türkiye Cumhuriyeti devleti olarak geçmişte Başbuğ Atatürk’ün ve Başbuğ Türkeş’in öngörülerini ve tavsiyelerini dikkate almış olsaydık, Türk Dünyası gerçeğine daha hazırlıklı olurduk. Bugün çok daha farklı bir manzara ortaya çıkmış olurdu. Enerji, ekonomi, eğitim, kültür, akademi, medya ve diğer sahalarda çok daha şuurlu ve stratejik hazırlıklar yapılabilirdi. Bunlar yapılmadığı için maalesef pek çok alanda istenen gelişmeler sağlanamamıştır. Fakat son yıllarda sevindirici gelişmeler yaşanmaktadır. Başta TİKA ve Yunus Emre Enstitüsü, Başbakanlık Yurtdışı Türkler Başkanlığı, Türksoy, Türk Konseyi, Türk Dünyası Parlamenterler Asamblesi gibi resmi kuruluşlar çok önemli çalışmalar yapmaktadırlar. Türk Dünyası’nın dilde, fikirde, işte birlik ideali asrımızın en önemli gerçeğidir. Türkiye Cumhuriyeti bunun önemini fark etmiştir. Gelecekte bu önem daha artacak ve her alanda işbirliklerimiz gelişecektir”.

”Türkiye ile Azerbaycan arasında finansal boyutu 40 milyar doları bulan devasa projelerin gerçekleşti”
Bakü-Tiflis-Ceyhan, Tanap ve Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu başta olmak üzere Türkiye ile Azerbaycan arasında finansal boyutu 40 milyar doları bulan devasa projelerin gerçekleştiğine işaret eden Türksoy, ”Aynı şekilde Orta Asya’nın yıldız ülkesi Kazakistan’la da çok önemli stratejik ortaklıklarımız söz konusu. Orta Asya’nın en önemli ülkelerinden Özbekistan’la 25 yıl aradan sonra kurulan müsbet ilişkiler ve 25 ayı sektörde yapılan anlaşmalar da ortak geleceğimiz adına sevindiricidir. Türk Cumhuriyetleri’nde yaşayan halklar Türk atanın balalarıdır ve kardeştir. Bu kardeşliği her alanda gerçekleştirmek herkesin yararınadır. Azerbaycan, Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan ve Türkmenistan Cumhuriyetleri; kardeşliğimizin yanı sıra, petrol, gaz, uranyum, altın gibi yeraltı ve yer üstü zenginliklerine sahip ülkelerdir. Türkiye’nin öncülüğünde Türk Cumhuriyetleriyle gelişen müsbet ekonomik ve kültürel ilişkiler, Balkanlar’dan Rusya Federasyonuna, Ortadoğu’dan Çin Halk Cumhuriyetine kadar dünyanın farklı coğrafyalarında yaşayan ve kimliklerini yaşatma mücadelesi veren kardeş toplulukları da çok olumlu etkileyecektir. O nedenle Türkiye Cumhuriyeti’nin Türk Dünyasıyla ilgili 25 yıllık, 50 yıllık ve 100 yıllık yeni stratejiler ve hedefler belirlemesi; bu hedefleri gerçekleştirecek idari ve bürokratik kadroları şimdiden oluşturması elzemdir” diye konuştu.

İpekyolu Stratejik Araştırmalar Merkezi’nin yanı sıra Dünya Karapapak Türkleri Birliği Genel Başkanlığı görevini de sürdüren Seyfullah Türksoy, 24 Haziran seçimlerinde AK Parti’den İstanbul 3’üncü bölge milletvekili aday adaylığı için başvurduğunu ve şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da Türkiye ile Türk Dünyası arasındaki kardeşlik bağlarını yeni proje ve stratejilerle güçlendirmeyi hedeflediğini belirterek, ”30 yılı aşkın bir süredir Balkanlar’dan Kafkaslara, Ortadoğu’dan Orta Asya’ya ve Sibirya’ya kadar Türk milletinin farklı boylarının yaşadığı tüm coğrafyaları dolaştım. Türksoy’la İpekyolu başta olmak üzere yaptığım binlerce belgesel ve haber programıyla, düzenlediğimiz kurultay, çalıştay ve sempozyumlarla, çıkardığımız dergilerle Türk Dünyası gerçeğini hafızlara kazımaya çalıştım. İnşallah bundan sonra da Türk Dünyası’nın Gönül Elçisi misyonunu layıkıyla sürdürmeye çalışacağım” açıklamalarında bulundu.

”Türkiye’nin öncülüğünde büyük Türk Birliği’nin er veya geç kurulacağına inanıyorum” 

Dünya Karapapak Türkleri Birliği olarak, şimdiye kadar Türkiye’nin pek çok şehrinde, Türkiye’den ve Türk yurtlarından onbinlerce kişinin katıldığı dev kurultaylar düzenleyerek ülkemizin ve milletimizin birlik- beraberliği konusunda dünyaya anlamlı mesajlar verdiklerini belirten Türksoy sözlerini şöyle sonlandırdı: ”Türkiye’nin öncülüğünde büyük Türk Birliği’nin er veya geç kurulacağına inanıyorum. O bakımdan önümüzdeki süreçte Türk Dünyası’ndan sorumlu bir bakanlığın veya müsteşarlığın mutlaka kurulması gerektiğini ifade ediyoruz. Dünyanın en önemli enerji, maden ve tarım kaynakları ile beraber genç ve dinamik bir nüfus Türk Cumhuriyetleri’nde bulunmaktadır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de en büyük hayali olan Türk Birliği’nin Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın dirayetli liderliği ile mutlaka gerçekleşeceğine inanıyorum. Ekonomi, eğitim, yayıncılık, kültür ve sanat bu birliğin temelini teşkil edecektir. Cumhurbaşkanımızın Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan, Türkmenistan Cumhuriyetleri’nin devlet başkanlarıyla ve Avrasya coğrafyasındaki diğer liderlerle kurmuş olduğu sağlam dostluk ve kardeşlik ilişkileri gelecek adına ümit vericidir. Mazlum milletlerin ümit kapısı olan güçlü Türkiye; Türkü, Kürdü, Lazı, Çerkezi; Alevi ve Sünnisiyle, tüm etnik unsurlarıyla bir bütündür. Farklılıklar zenginliğimiz ve gücümüzdür. Tıpkı ecdadımız gibi bizler de ırk, din, dil ayırımı yapmadan bu milletin tüm unsurlarını kucaklayarak güçlü Türkiye’nin ve büyük Türk Dünyası’nın inşası için var gücümüzle çalışacağız”.  

Yüzlerce yıldır sözlü tarihle günümüze ulaşan Türk masalları, ekrana getiriliyor. Programın Yapımcısı ve Yönetmeni Esra Özge Aktürk, “Daha önce çocukların dinlemediği Türk Masallarını, Unesco sanatçısı Meddah Yusuf Duru ile ekrana getirerek tanıtacağız” dedi.

Çok sayıda Türk masalı ve kahramanı olmasına rağmen prodüksiyona yansıtılamadığını belirten Aktürk, “Biz çocukken hayal etmeyi Alis Harikalar Diyarından öğrendik. Türk masal kahramanı olarak sadece Keloğlan ve Kırk Haramileri izliyorduk. Halbuki bizim tanışmadığımız pek çok kahramanımız var” diye konuştu.

TRT Çocuk’ta ekrana gelecek olan Kaf Dağı Masalları programıyla çocukların, Türk masal kahramanlarını öğrenmesi amaçlanıyor. Her gün yayınlanacak yeni bölümünde birbirinden farklı Türk masalları ve kahramanları, UNESCO Dünya Somut Olmayan Mirasları arasında bulunan Meddah Yusuf Duru tarafından anlatılacak.

Yapımcılığını ve yönetmenliğini Esra Özge Aktürk’ün yaptığı Kaf Dağı Masalları, Cumartesi gününden itibaren her gün saat 21.45’te TRT Çocuk’ta ekrana gelecek. Programın Söz ve Müziği Volkan Uruk tarafından hazırlanırken 

seslendirmesi de Bana Bir Masal Anlat Baba şarkısından da tanıdığımız Oya Küçümen tarafından yapıldı.

Proje üzerinde bir yıldır çalıştıklarını ifade eden Aktürk, “TRT Çocuk yönetimi ve editörleriyle bir yıldır üzerinde çalıştığımız bu proje ile çocukların hayal dünyalarını Türk masallarıyla beslemeyi hedefliyoruz. Masal kahramanlarını masallarda görmeyeceğiz yalnızca tasvirlerini dinleyeceğiz. Nasıl göründüklerini, izleyicinin hayal dünyasına bırakacağız. TRT Çocuk kanalının dünya çapındaki tecrübeleriyle oluşturdukları vizyonları, projeyi çok iyi bir noktaya getirdi” şeklinde konuştu.

“Tanışmadığımız pek çok kahramanımız var” 

Masal kahramanları hakkında bilgi veren Aktürk şunları söyledi: “Biz çocukken hayal etmeyi Alis Harikalar Diyarından öğrendik. Türk masal kahramanı olarak sadece Keloğlan ve Kırk Haramileri izliyorduk. Halbuki bizim tanışmadığımız pek çok kahramanımız var. Şamdan Kız, Rüzgar Dev, Kediler Sultanı, Cesur Prenses, Hırsız Tahir, Gülen ayva, ağlayan Nar gibi. Pek bilinmeyen, prodüksiyona uyarlanmamış masal kahramanlarımızı ekrana getirerek tanıtacağız.”

“Romanlardan dizi, masallardan çizgi film olur” 

Türk masallarının temasının hoşgörü, cesaret, sevgi üzerine olduğunu söyleyen Aktürk, “Romanlardan dizi, masallardan da çizgi film olur. Dünyada bu öyledir. Türk masallarını çocuklar için redakte etmeye devam ettikçe Türkiye’de çocuklar için proje üreten yapımcıları teşvik edeceğini düşünüyoruz. İleride birçok masal ve kahramanı prodüksiyon olarak karşımıza çıkacaktır” şeklinde konuştu.  

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İngiltere ziyareti sırasında terör örgütü PKK’nın saldırısına uğrayan Fethiye Kubal IHA’ya açıklamalarda bulundu. Yaşanan olayın şokunu üzerinde hisseden Kubal, Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan gelen telefonun ardından kendini daha iyi hissettiğini söyledi. Kubal PKK’lıların saldırı anını şöyle anlattı:
“Kötü şeyler tabii ki çok çok kötü. Biz Sayın Cumhurbaşkanımız için oradaydık, onu desteklemek için oradaydık. İlk gittiğimde İngiliz polisine sordum dedim ki ‘biz number 10’a geldik nasıl girebiliriz nereye gidebiliriz’ dedi ki ‘number 10’a ben bile giremiyorum kapılar kapalı sen nereye gidiyorsun.’ Dediği söz aynen böyle, sonra bir adamın genç delikanlıya doğru koştuğunu görünce ben orada ciddi bir travma yaşadım. Bunu da sonra videoları seyrederken bu ben değilim diyorum. Ardından çocuğa vuramadığını görünce ben biraz sakinleştiğini hissettim. Sonra bağırıyorum PKK’ya karşı. Birisi geldi elimden bayrağı almaya çalıştı bayrağın sapı burkuldu. Elhamdüllillah alamadı Allah’ıma binlerce şükürler olsun iyi ki alamamış. Çok dua ediyorum alsaydı daha kötü şeyler olacaktı çünkü o benim namusumdu Türkiye’min namusuydu Türkiye’min simgesiydi, sembolüydü.”

Konu mahkemeye taşınacak

Elindeki Türk bayrağını bırakmayan Fethiye Kubal yaşanan olayın ardından bir de fiziksel şiddete maruz kaldı. Uzun zamandır sağlık problemi yaşayan Kubal kendisine saldıran PKK’lı hakkında hukuksal yollarda hakkını arayacağını belirtti. “Cumhurbaşkanımız içeriye girmeden önce bir zatın beni arkamdan ittiğini videolardan gördüm. Ben o travmada hatırlamıyorum hiç beni ittiğini ne yaptığını” diyen Kubal, “Bunları yenerek karşılarında durdum bayrağıma sahip çıktım namusuma sahip çıktım Türkiye’me sahip çıktım Cumhurbaşkanıma sahip çıktım’’ diye konuştu.

Erdoğan’ın telefon görüşmesi

Cumhurbaşkanı Erdoğan’la telefonla görüştüğünü ifade eden Fethiye Kubal, “Sayın Cumhurbaşkanımızın her zaman arkasındayız. Beni kendisi aradı, çok mutlu oldum, çok onurlandım. Allah ondan razı olsun. Beni o kadar mutlu etti ki ilk arayanlardan biri oldu, nasıl ulaştı bilmiyorum. Konuşmasını dinledim televizyonda. Nene Hatun kelimesini duyunca o kelime beni çok etkiledi ondan sonra ben bir daha ulaşmak istiyorum Cumhurbaşkanıma. Beni Nene Hatun olarak gördüğü için Allah ondan razı olsun. Sayın Cumhurbaşkanımız sizi çok seviyoruz Allah yolunuzu açık etsin” şeklinde konuştu.  

Daha önce ilçenin Hürriyet, Öncül, Altıntepe, Aşağı Beydaş, Yukarı Beydaş ve Koruklu mahallerinden oluşan toplam 6 tepenin hakim noktalarına dev Türk bayrakları dikilmişti. 

Dikilen 6 bayrak direği sonrası Geçittepe Mahallesi sakinlerinden de böyle bir talep geldi. Akçakale Belediyesi Geçittepe Mahallesi sakinlerinden gelen talebi geri çevirmeyerek hakim bir tepeye Ay Yıldızlı Türk Bayrağı dikilmesine karar verdi. Belediye ekipleri kısa sürede çalışmalarını bitirerek bayrağı düzenlenen törenle gönlere çekti. 

Geçittepe Mahalle Muhtarı İsa Bozkurt yaptığı konuşmada “Talebimiz kısa sürede karşılık buldu. Bizleri kırmayıp Ay Yıldızlı Türk Bayrağın bu şekilde gölgesini üzerimizden eksik etmeyen belediye başkanımız Abdülhakim Ahyana teşekkür ediyoruz. Allah başkanımızdan razı olsun” dedi. 

“Bugün birlik ve beraberlik günüdür” 

Akçakale Belediye Başkanı Abdülhakim Ayhan ise, Geçittepe’ye dikilen bayrağın ilçenin hakim noktalarına dikilen 7’nci Türk Bayrağı olduğunu ifade ederek, “Allah kimseyi vatansız ve bayraksız bırakmasın. Her seferinde dile getiriyorum, Akçakale olarak bizler bayrağın ve bayraksızlığın ne demek olduğunu çok iyi biliyoruz. Binlerce Suriyeliye ensarlık yapıyoruz. Gördüğümüz ve gözlemlediğimiz şu ki bayraksız, topraksız ve vatansız olmak çok zor. Rabbim Türkiye olarak birlik ve dirliğimizi daim kılsın inşallah” diye konuştu.  

İşte Dr. Mehmet Öz ile yapılan röportajdan satır başlıkları;

Dr. Öz tüm dünyada önemli bir marka… Herkes sizi tanıyor, tanımakla kalmıyor sizi seyrediyor, dinliyor. Bu nasıl mümkün oluyor?

Benden daha zeki insanlarla çalışıyorum ve onlara güveniyorum. Onlar da her zaman akıllıca kararlar verirler.

Siz hem Türk hem de Amerikalısınız… Hangisi daha ağır basıyor?

Ben her ikisiyim ve böyle olmaktan gurur duyuyorum. Bu durum, dünyayı iki farklı perspektiften görebilmemi sağlıyor aslında. Amerika’da dünyayı etkileyebilmek için pek çok fırsat var, Türkiye ise dünyanın nasıl değiştiğine dair benzersiz tarihi bir perspektif… ABD’de doğdum, fakat çocukluğumun 1 / 4’ünü Türkiye’de (18 yaş) geçirdim. Her sene Türkiye’yi ziyaret ettim ama şu an zamanımın büyük çoğunluğunu New York City’de geçiriyorum.

Amerika Birleşik Devletleri’nde nasıl ünlü oldunuz?

New York Presbyterian / Columbia Üniversite hastanesinde Profesör olarak ameliyatlara giriyordum. O vakitler Bütünleştirici Tıp Merkezinin müdürü olarak ön plana çıktım. O zamanlar, şu an Dr Öz Show’un iş birlikçilerinden medyanın önemli isimlerinden Oprah Winfrey tarafından keşfedildim.

Peki Dr. Öz’ün en sevdiği Türk yemeği, içeceği ve tatlısı nedir desem?

Levrek, ayran ve tavuk göğsü.

Türk yemeklerini nasıl buluyorsunuz?

Atalarımızın yediği gibi yenildiğinde çok sağlıklıdır. Özellikle Akdeniz’in meyve ve sebzeleri harika. Ayıca balık ve zeytinyağı da eşsizdir.

Tuzlama hareketiyle tüm dünyanın tanıdığı Nusret Gökçe önce Miami daha sonra ise New York’a restoran açtı. Siz de gittiniz ve hatta Nusret’i programınıza konuk ettiniz. Nusret hakkında görüşleriniz nelerdir?

Nusret’in hem kişiliği hem de şefliği olağanüstü, adeta büyük bir yıldız. Kendisiyle çok iyi vakit geçiriyoruz. Dr. Öz Show’da yemeklerimizde uygun tuz kullanımını desteklemek için bir araya geldik. Eğer yemek yaparken uygun miktarda tuz kullanırsak, yemeğin tadı damakta kaldığı gibi kalbimiz de sağlıklı olduğu için minnettar olur. Şefler ve doktorlar artık tuzla savaşmıyor.

Size bir kelime sorsam siz de bana aklınıza gelen ilk şeyleri söyler misiniz lütfen…

İstanbul: Dünyanın en mistik şehri.

Baklava: Cevizlisi de fısıtklısı da olağanüstü bir tat…

New York: İnanılmaz enerjisiyle…

Cleveland: Zengin tıp geleneği olan benim de doğduğum şehir.

Fenerbahçe: Galatasaray ve Beşiktaş taraftarları kızmasın ama benim için Türk tarihinin en iyi futbol takımı.

Konya: Babamın doğum yeri olan dikkat çekici semazenlerin ve tasavvufi İslam’ın güzelliğini hatırlatan şehir..

Hamburger: Sadece taze dana kıymasından yapıldıysa yenilmeye değer…

Dr. Mehmet Öz, buradan Türk halkına neler söylemek istersiniz?

Türk toplumunun parçası olmaktan gurur duyuyorum ve birlikte ülkemiz için çok güzel işler yapabiliriz. Bu sene Türk – Amerikan derneği tarafından bir gecede bir araya geldik. Çok keyifli bir gala yemeğinde buluştuk. . İyi arkadaşım ve aynı zamanda hastam olan ünlü müzik adamı Ahmet Ertegün’ün kurduğu bu grubu desteklemek ve onun anıları yaşatmak bizim en önemli görevlerimizdendir.

Röportaj: Anıl Sural – Önce Vatan Gazetesi
 

Türk Telekom, çalışanlarına spor yapma alışkanlığı kazandırmanın yanı sıra takım ruhunu canlı tutma amacıyla çalışan ve yöneticilerini, Türk Telekom Spor Olimpiyatları’nda buluşturacak. 4 gün sürecek müsabakalarda Türk Telekom ve grup şirketlerinden oluşan çalışan ve yöneticiler, 6 farklı spor dalında mücadele ederek zirve için yarışacak. 10-13 Mayıs tarihleri arasında Türk Telekom Ankara Genel Müdürlük Spor Tesisleri’nde düzenlenecek müsabakalarda, çalışanlar Fair Play ruhu içerisinde sahada mücadele ederken farklı birim ve şehirlerdeki çalışanlar ile tanışma fırsatı bulacak. 

Türk Telekom Spor Olimpiyatları kapsamında düzenlenen karşılaşmalar futbol, basketbol, voleybol, tenis, satranç ve masa tenisi gibi branşlarda gerçekleşecek. Türk Telekom’dan 101 takım ile 683 çalışanın, iştirak şirketlerden 17 takımdan 123 kişinin yer aldığı olimpiyatlar, 4 gün sürecek ve final karşılaşmalarının ardından kazananlar 13 Mayıs’ta madalyanın sahibi olacak.

Türkiye’nin en büyük ve kapsamlı, olimpiyatları aratmayan şirket etkinliği
Türk Telekom İnsan Kaynakları, Regülasyon ve Destek Genel Müdür Yardımcısı Şükrü Kutlu “Türkiye’nin dört bir yanındaki 34 bine yakın çalışanımızla Telekom sektörünün en büyük ailesiyiz. Türkiye’nin kesintisiz ve kaliteli iletişimini sağlamak için durmaksızın ter döken Türk Telekom ve iştiraklerimizden Sebit, Innova, Argela, AssisTT ve Türk Telekom Sağlık ve Sosyal Yardımlaşma Vakfı çalışanları bu kez takım ruhunu Spor Olimpiyatları’na taşıdı. Türk Telekom ailesini bir arada tutan motivasyonumuzu, düzenlediğimiz Spor Olimpiyatları etkinliğinde daha da güçlendirme fırsatını bulduk. Çalışan ve yöneticilerimiz aynı takımlardamücadele etti. 4 gün süren karşılaşmalar içerik ve katılımcı sayısıyla olimpiyatları aratmadı. Türkiye’nin en büyük özel şirket spor karşılaşmalarından biri olan bu eğlenceli etkinliğimizde aktif yaşam ve sportif ruhu yansıtan her bir çalışanımızla gurur duyuyoruz”.  

ABD’de yaşayan Türklerin sayısı her geçen gün artıyor. 7 yıl önce kurulan ve ABD’de ev ve iş bulma imkanı sağlayan USAilan.com bu yıl için hedef yükseltti. Sitenin kurucusu Serhan Aydemir, Amerika’da yaşayan ya da Amerika’ya gitmek isteyen Türklere, satılık-kiralık dairelerden tam-yarı zamanlı iş fırsatlarına kadar, geniş bir çerçevede seri ilanlar sundukları belirterek, “17 bini aşkın üyeye sahip sitemiz, 7 yılda 100 bine yakın ilanın başarıyla sonuçlanmasını sağladık. Yılda ortalama 1 milyon tekil ziyaretçisiyle ABD’nin en çok ziyaretçi sayısına sahip Türkçe internet sitesiyiz. Hedefimiz bu yıl 15 milyon tekil ziyaretçi sayısını aşarak 200 bine yakın ilana ev sahipliği yapmak” ifadelerini kullandı. 

Binlerce Türk vatandaşının ABD’ye gelmeden önce iş ve kalacak yer ihtiyacına çözüm ürettiklerini belirten Aydemir, “Her yıl ortalama 20 bin yeni ilanı ziyaretçilerimize sunuyoruz. Ziyaretçilerimize daha iyi hizmet verebilmek adına sürekli kendimizi geliştirerek ABD’deki Türk nüfusu için güvenilir bir ilan platformu haline geldik. Sitemizin trafiğinin yüzde 50’si ABD’den, yüzde 40’ı Türkiye’den ve yüzde 10’u Türklerin daha çok olduğu Almanya, Hollanda, İngiltere gibi Avrupa ülkelerinden geliyor. Bu rakamlar, ABD’de yaşayan Türklerin yanı sıra ABD dışında yaşayan Türk toplumu için de önemli bir köprü olduğumuzu ortaya koyuyor. Sitemize eklediğimiz ‘mağaza’ özelliğiyle ziyaretçilerimizin ürünlerini ve hizmetlerini dünya genelinde milyonlarca kişiye 7/24 ulaştıracağız” dedi.  

Galata Bankerleri, 19’uncu asrın ikinci yarısından sonra kurdukları bankerlik işletmeleri ile Osmanlı döneminde ekonomik hayatı ve günlük yaşam koşulları etkilemede büyük rol oynamışlardı. Geçmiş dönemlerde ekonomik hayatı elinde tutan Galata Bankerleri belgeleri Beyoğlu’nda, düzenlenen bir sergi ile gün yüzüne çıktı.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası himayelerinde, Vakıfbank ve Halkbank’ın katkılarıyla düzenlenen ve Koleksiyoner Alpay Tarhan’ın arşivinden oluşan, Osmanlı’nın çağdaşlaşma hareketinde finansın rolünü üstlenen “Galata Bankerleri” belgeleri sergisi, ‘ Galatalı Bankerlerden Günümüze Finans Tarihi’ ismiyle Beyoğlu Belediyesi Başkanlık Binası Sergi Salonu’nda açıldı.

“Beyoğlu sanayileşme ve ticaretin de merkezi”

Serginin açılışını Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan yaptı. Beyoğlu’nun kültür, sanat, tarih, mimari, estetik ve turizmin yanı sıra finansın da merkezi olduğunu belirten Başkan Demircan konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Beyoğlu’nu kültürün, sanatın, tarihin, mimarinin, estetiğin, turizmin merkezi olarak hep adlandırıyoruz. Ama ıskalıyoruz, aslında Beyoğlu sanayileşme ve ticari tarihimizin, bankacılık, sigorta hizmetlerinin de merkezi. Bu yönünü biliyoruz ama öne çıkarma konusunda belki zayıftık. Bu sergi Beyoğlu’nun bir başka yönünü de ön plana çıkarıyor. Sanayi devrimi ile birlikte hayatımıza ticareti geliştirmek üzere banknotlar, hisse senetleri girdi. Bunlar da Galata bankerleri üzerinden günümüze geldi. Bu modern sanayileşme hamlesinin başladığı süreçte Türkiye topraklarında bankacılık nereden başladı, ilk örnek neydi, hangi evrimleri geçirdi ve bu güne nasıl geldi. bunları anlatması açısından kıymetli bir sergi oldu.”

Sergi, Türkiye’de bir ilk

Galata’dan başlayıp, Anadolu’ya uzanan ekonomik serüvenin belgelerini titizlikle derleyen Koleksiyoner Alpay Tarhan da serginin Türkiye’de bir ilk olduğunu kaydetti. Ziyaretçilere tarihi bir seyir sunduklarını belirten Tarhan, “Gelen bütün ziyaretçilerimize şunu vaad ediyoruz; Türkiye’de bu eserlerin bir arada toplandığı ilk sergi bu. 1850’de Osmanlı ilk bankayı kuruyor. Bu bankayla başlayıp Merkez Bankası’na ulaşan serüveni, vakıfların ve diğer kurumların yürüttüğü ticari faaliyetleri, Galata Bankerlerinden günümüze uzanan bütün serüveni insanlar bir tarihi kronolojik sırada izleyecekler” dedi.

Sergide, Osmanlı Devleti’nin İtibâr-ı Milli Bankası’ndan, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’na uzanan yolcuğu, Dersaadet Bankası’ndan İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’na geçişi gibi önemli dönemlerdeki paralar ve hisse senetleri sergileniyor.

Sergide ayrıca Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın ilk basımı olan 1 Türk Lirası’ndan, 1.000.000 Türk Lirası’na giden süreci ve sonrasında Türk Lirasından altı sıfırın atılmasıyla gerçekleşen tarihi olayın hikayesi de anlatılıyor.  

Türk Telekom, kadınlara yönelik teknoloji seferberliğinin ikincisini başlattı. Teknoloji Seferberliği kapsamında Türkiye’yi dolaşacak olan Gezici Eğitim TIR’ında toplam 24 ilde 34 farklı noktada kadınlara teknoloji eğitimi verilecek. Yapılan bilgilendirmede; 10 Mayıs Perşembe günü Gemlik Meydanında konumlanacak olan Eğitim Tırı, 11 Mayıs Cuma günü ise Orhangazi Meydanında Bursalı kadınlarla buluşacak. Eğitimlerde kadınlara internet ve mobil uygulamalar içerisinde başta sosyal medya olmak üzere günlük hayatı kolaylaştıran uygulamalar, E-Devlet platformlarının kullanımı ve internetten alışveriş gibi konular anlatılacak. 

Hakan Dursun: “10 binlerce kişiye ulaşmayı hedefliyoruz” 

Türk Telekom Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Hakan Dursun, iki dönemde toplam 10 bin kişiye ulaşmayı hedeflediklerini söyleyerek, şunları ekledi; “Okuma yazma gibi teknolojiye de hakim olmamız gerektiği bir çağ yaşıyoruz. Türkiye’nin dört bir yanındaki binlerce kadını teknoloji ile güçlendirmek, onların hayatını her alanda kolaylaştırıp, sosyalleşmelerini sağlamak amacıyla teknoloji seferberliği başlatıyoruz. Misyonumuz doğrultusunda ülkemizdeki dijital okuryazarlığı artırmayı hedefliyoruz. Amacımız, projemizle toplumsal kalkınmaya Türk Telekom olarak destek verip, kadınların teknolojinin ve internetin sunduğu fırsatlardan daha fazla faydalanmasını sağlamak. Bu sayede hem kadınların hem toplumun refahını yükselterek, onların ekonomiye ve iş gücüne daha fazla katılmalarına katkıda bulunmayı arzu ediyoruz. Eğitimlere her yaşta kadının katılmasını bekliyoruz”.

Eğitimlere katılmak için 

Eğitimlere katılmak isteyen kadınlar şirketin internet adresinden ya da ilgili telefon numarasından bilgi alabileceği bildirdildi. Ayrıca yapılan açıklamada; sağlıklı yaşam ve beslenme ipuçlarının yer aldığı portalde, annelere yönelik öneriler, pratik yemek tarifleri ve kültürel etkinlikler de yer alıyor. Portalde ayrıca kadınların bulundukları ildeki etkinliklerden haberdar olmaları için özel etkinlik takvimi de yer alıyor.  

Bu yıl dost ve müttefik ülke unsurlarının da katılımıyla Batı Anadolu, Orta Ege, İzmir Körfezi ve Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi’nde icra edilecek olan Efes-2018 Birleşik Müşterek Fiili Atışlı Tatbikatı öncesi Türk savunma sanayii tarafından üretilen mühimmat ve araçlar sergilendi. Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Azerbaycan, Bahreyn, Bangladeş, Bosna Hersek, Gürcistan, İngiltere, İtalya, Katar, Kazakistan, Kosova, Macaristan, Makedonya, Moğolistan, Özbekistan, Pakistan, Romanya, Slovakya ve Suudi Arabistan’dan birlik ve unsurların katılacağı tatbikat öncesi Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi’nde açılan sergide bulunan mühimmat ve araçlar, Türkiye’nin bu konudaki başarısını ortaya koydu.

Umman’a ihraç ediliyor
35 firmanın katıldığı sergide Umman’a ihraç edilen ‘Pars III’ taktik tekerlekli zırhlı araç da sergilendi. Adını bir zamanlar Anadolu’da yaşayan sessiz, çevik ve yırtıcı bir leopar türünden alan ‘Pars III’, benzersiz özellikleriyle kullanıcısına büyük avantajlar sağlıyor. Umman ile yapılan yaklaşık 550 milyon dolarlık anlaşmanın yanı sıra, Suudi Arabistan’a da 1 milyar dolarlık ihracat yaptıklarını anlatan FNSS Halkla İlişkiler ve Tanıtım Birimi Müdürü Cem Altınışık, Malezya’ya da araç ihraç ettiklerini söyledi.
Makina ve Kimya Endüstrisi (MKE) Silah ve Projeler Müdürü İbrahim Şahin de MPT-76’nin (milli piyade tüfeği) 16 bin adet üretilip teslim edildiğini ifade ederek, “MPT-55’de Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık korumalarında kullanılmaya başlandı, teslimatları da yapılıyor” diye konuştu.

“Bayraktar TSK’nın göz bebeği”
Bayraktar İnsansız Hava Aracı’nın (İHA) Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) göz bebeği olduğunu kaydeden Bayraktar Genel Müdürü Haluk Bayraktar, Efes-2018 Tatbikatı’na 3 İHA ile katılacaklarını kaydederek, bu yıl ilk defa silahlı İHA’larla atışlar yapacaklarını açıkladı. 

Ali Gözeten – Halil Karahan