Yapılan son değerlendirmelere göre, ülkenin genellikle parçalı ve az bulutlu, doğu kesimlerinin yer yer çok bulutlu, Rize, Artvin, Hakkari, Şırnak, Van’ın güneyi ve Trabzon’un doğu çevrelerinin yerel sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Bu sabah saatlerinde Marmara’nın kuzey ve doğusu, Doğu Akdeniz ve Batı Karadeniz kıyı kesimlerinde yer yer sis ve pus hadisesi bekleniyor.

Meteoroloji Genel Müdürlüğünden alınan tahminlere göre, hava sıcaklığında önemli bir değişlik olmayacak, Marmara’nın doğusu ile Karadeniz kıyılarında mevsim normalleri civarında, diğer yerlerde mevsim normallerinin üzerinde seyredecek. Rüzgar, genellikle kuzeyli, Akdeniz kıyıları ile Doğu Anadolu’nun güneydoğusunda batı ve güneybatı yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Marmara, Kuzey Ege, Doğu Akdeniz’in iç kesimleri, Batı Karadeniz kıyıları ve Doğu Anadolu’nun batısında yer yer kuvvetlice (30-50 Km/saat) esecek. Bazı illerde beklenen hava durumuyla günün en yüksek sıcaklıkları ise şöyle:

Ankara: Az bulutlu ve açık 22

İstanbul: Parçalı ve az bulutlu 21

İzmir: Parçalı ve az bulutlu 28

Adana: Az bulutlu ve açık 28

Antalya: Parçalı ve az bulutlu 27

Samsun: Parçalı bulutlu 12

Trabzon: Parçalı ve çok bulutlu, bu sabah saatlerinde doğu çevreleri hafif sağanak yağışlı 13

Erzurum: Parçalı bulutlu 13

Diyarbakır: Az bulutlu 23  

Mesleki Yeterlilik Belgesinin yalnızca Mesleki Yeterlilik Kurumu tarafından yetkilendirilmiş kuruluşlarca verilebildiği belirtildi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, ikinci el motorlu kara taşıtı ticaretine ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla hazırlanan İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmeliğin 13 Şubat 2018 tarihinde Resmi Gazetede yayımlandığı hatırlatılarak, “Yönetmelikle birlikte, ikinci el motorlu kara taşıtı ticaretinin güvenli, kayıtlı ve sistematik bir düzende yapılması için önemli bir adım atılmıştır. Önümüzdeki dönemde, tacir ve esnafımızın ikinci el motorlu kara taşıtı ticaretiyle iştigal edebilmeleri için işletmeleri adına Yetki Belgesi almaları gerekmektedir. Yönetmelik uyarınca, halihazırda faaliyette olan işletmelere Yetki Belgesi edinimi için tanınan süre 13 Ağustos 2019 tarihinde sona ermekte olup belgelendirme için tacir ve esnafımızın önünde 1 yılı aşkın bir süre bulunmaktadır. Bu nedenle, süre açısından paniğe kapılmayı gerektirir bir durum söz konusu değildir” denildi.

YALNIZCA MESLEKİ YETERLİLİK KURUMU TARAFINDAN YETKİLENDİRİLMİŞ KURULUŞLARCA VERİLİYOR

Yetki Belgesinin 13 Mayıs 2018 tarihinden itibaren İkinci El Motorlu Kara Taşıtı Ticareti Bilgi sistemi üzerinden işletmelerin bulunduğu yerdeki ticaret il müdürlüklerinden verilmeye başlanacağına dikkat çekilerek şöyle denildi:
“Yetki Belgesi alınabilmesi için ön koşul olan Mesleki Yeterlilik Belgesi ise yalnızca Mesleki Yeterlilik Kurumu tarafından yetkilendirilmiş kuruluşlarca verilebilmektedir. Ancak, son dönemde esnaf ve tacirlerimizin yetkisiz kişi ve kuruluşlar tarafından arandığı ve kendilerine Mesleki Yeterlilik Belgesi veya bu belge yerine geçen sertifika ve benzerleri ile eğitimin belli bir ücret mukabilinde sağlanacağı yönünde telkinlerde bulunulduğuna dair duyumlar alınmaktadır. Muhtemel mağduriyetlerin önüne geçilmesi bakımından bu tür yanlış bilgi ve yönlendirmelere itibar edilmemesi hususu kamuoyuna saygıyla duyurulur.”  

Yapılan son değerlendirmelere göre, yurdun kuzey ve iç kesimlerinin parçalı ve çok bulutlu, Doğu Karadeniz kıyıları ile Ordu çevrelerinin yağmur ve sağanak yağışlı, Trabzon ve Rize’nin iç ve yüksek kesimleri ile Artvin ve Ardahan çevrelerinin karla karışık yağmur ve kar yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Bu sabah ve gece saatlerinde iç ve doğu kesimlerde buzlanma ve don olayı ile birlikte yer yer pus ve sis hadisesi bekleniyor.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden alınan tahminlere göre, hava sıcaklığı iç ve batı kesimlerde 1 ila 3 derece artacak, diğer yerlerde 1 ila 3 derece azalacak, ülke genelinde mevsim normallerinin altında seyredecek. Rüzgarın, genellikle güneyli, Akdeniz kıyıları ile Güneydoğu Anadolu’da kuzeyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette eseceği tahmin ediliyor.

Bazı illerde beklenen hava durumuyla günün en yüksek sıcaklıkları ise şöyle:

Ankara: Çok bulutlu, zamanla parçalı bulutlu 4
İstanbul: Parçalı bulutlu, bu sabah ve gece saatlerinde yer yer puslu 10
İzmir: Az bulutlu ve açık 13
Adana: Az bulutlu ve açık 16
Antalya: Az bulutlu ve açık 20
Samsun: Parçalı ve çok bulutlu 10
Trabzon: Çok bulutlu, aralıklı yağmurlu, iç kesimlerinin yüksekleri hafif kar yağışlı 10
Erzurum: Parçalı ve çok bulutlu -3
Diyarbakır: Az bulutlu ve açık 11 

Göz Hastalıkları Uzmanı Op.Dr. Şeyda Atabay, “Göz kapak düşüklüğü nedenine göre ilerleme göstermektedir. Göz kapak düşüklüğü denilince akla gelen genelde yaş ile veya genetik nedenlerle cilt ve yüzeyel kaslarda gevşemedir. Bu durum yaşla ve yerçekimi etkisiyle yıllar içerisinde ilerleme gösterir. Tedavi olunduğunda hastamız 10-15 yıl daha genç ve sağlıklı görünebilmektedir. Göz kapağı düşüklükleri bazı durumlarda derin kas tabakası bozukluğunda meydana gelmektedir. Buradaki sebep farklı olduğu için tedavi de farklı olmaktadır. Bu hastalık pitozis olarak adlandırılmaktadır” dedi.

Göz kapağı düşüklüğü olarak pitozisin temelde 4 sebebe bağlı olduğunu ifade eden Op.Dr. Atabay, “Bunlar, konjenital , aponevrotik, mekanik ve nörojenik olarak sınıflandırılabilir. Konjenital olan göz kapak düşüklüğü çocukluk döneminde vardır, zamanla genelde değişmez, şiddetine göre rahatsızlık yapar. Çok ileri olduğu durumlarda özellikle göz görme aksını kapatıyorsa erken tedavi yapılmalıdır. Tedavide geç kalınırsa göz tembelliğine sebep olmaktadır. Aponevrotik nedenler olarak saydığımız diğer bir durum yetişkinlerde karşımıza çıkan ve ilerleme gösteren bir kapak düşüklüğüdür. Burada sebep göz kasının kendisinde bir sorun olmayıp, kasın olması gereken yerden ayrılması durumudur. Çocukluk döneminde yoktur. Genelde geçirilen bir hastalık, geçirilen bir ameliyat, göz kapaklarının sürekli travmaya maruziyeti, kontakt lens kullanımı gibi pek çok nedenle ortaya çıkabilmektedir” diye konuştu.

Bundan daha 15 yıl önce lazerli katarakt ameliyatlarından daha çok olarak yapılan dikişli katarakt ameliyatlarının göz kapak düşüklüğü için önemli bir sebep olduğunu kaydeden Op.Dr. Atabay, “Günümüzde dikişli ameliyatların terkedilmesi kapak düşüklüğü oranını önemli ölçüde azaltmıştır. Gözlerin aşırı ovuşturularak kaşınması, göz kapağına aşırı travma uygulanması, kontakt lens kullanımı genç yaşlarda görülebilen aponevrotik pitozis sebeplerindendir. Göz kapak düşüklüğü sıklıkla karşılaştığımız ve günümüzde görselliğin ön planda olması nedeniyle çok rahatsızlık veren bir durumdur. Gözlerimiz karşılıklı ilişkilerde en çok dikkat edilen alan olması yanı sıra günümüz teknolojisinde net görme çok önem kazanmıştır. Göz kapak düşüklüğü son zamanların en çok tedavi edilen durumlarının başında gelmektedir. Ancak burada önemli olan durum göz kapak düşüklüğünün hangi dokuları kapsadığı ve hangi yollarla tedavi edilebileceğidir” açıklamalarında bulundu.

“Göz kapak düşüklüğü göz kuruluğu ile birlikte olabilir”

Çoğunlukla yaşa bağlı olarak cilt ve yüzeysel kaslarda gevşeme ve sarkma olarak karşımıza çıkan durumun kozmetik olarak değerlendirilip tedavinin planlandığını belirten Op.Dr. Atabay, “Ancak burada önemli olan öncelikle kapak düşüklüğüne neyin sebep olduğunun belirlenmesidir. Çünkü basit bir kapak düşüklüğü olarak değerlendirdiğimiz bu durumun sebebi aslında daha altta yerleşmiş olan derin kas tabakasındaki bozukluğa bağlı olabilmektedir. Tedavi planımıza bunu eklemez isek tedavi yanlış olacak veya eksik kalacaktır. Gözlerimiz bir bütündür. Göz kapak düşüklüğü göz kuruluğu ile birlikte olabilir. Göz kapak düşüklüğü göz temel kaslarının zayıflığı ile birlikte olabilir. Göz kapak düşüklüğü aslında nörolojik olarak tanımladığımız sinir kas kavşağındaki bir hastalığa bağlı olabilir. Öncelikle kapak düşüklüğü sebebi belirlenmeli , tedavi ona göre yapılmalıdır. Kapak düşüklüğü genç yaşta görülen blefaroşalazis mi, ileri yaşlarda görülen dermatoşalazis mi, yoksa sebep aslında pitozis mi çok iyi değerlendirilmelidir. Bu ayrım yapılmadan tedaviye kalkışılması çok vahim sonuçlar doğurabilmektedir. Pitozis varlığını fark etmeden bunu blefaroplasti olarak tedavi etmeye çalışılması ile gözü pek çok risk karşısında savunmasız bırakmaktır” şeklinde konuştu. 

Meteorolojik uyarıları dikkate alarak tüm ilçelerde gerekli hazırlıklarını tamamlayan Samsun Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanlığı, ekiplerini de teyakkuzda bekletiyor. Bunun için belediye, 47 greyder, 16 dozer, 30 loder, 50 traktör beko, 19 kamyon, 26 kar bıçaklı kamyon, 20 mini case, 9 solüsyon tankı ile birlikte toplamda 217 iş makinesi ile 217 operatör ve 103 işçi ile toplamda 320 personeli görev yerlerinde hazır tutuyor. 

17 ilçede 4 bin 522 kilometrelik yol ağında yürütülecek karla mücadele çalışmaları kapsamında yolların buzlanmasını önleyecek solüsyonu kendi tesisinde üreten Büyükşehir Belediyesi, solüsyonu havalimanları, köprüler, tüneller, viyadükler, bulvarlar, caddeler gibi zeminlerde kullanacak. 

Karla mücadelede aldıkları tedbirlerle geçmiş yıllarda başarılı çalışmalar gerçekleştirdiklerini hatırlatan Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanı Serkan Çam, hazırlıklarla ilgili bilgi verdi. Karla mücadele çalışmaları çerçevesinde 17 ilçede refüj mahalleri oluşturduklarını ifade eden Çam, “Bütün bölgelerimizde karla mücadele araçları konuşlandırıldı. İlçelerimizin en yüksek tepesine, en yüksek geçiş noktasına akaryakıt tanklarımızı yerleştirdik. Buralardaki çalışmalarımız için emanet iş makineleri dışında müteahhitlerimizin makinelerini de kullanacağız” açıklamasında bulundu. 

Karla mücadelede yaşanan aksaklıkları önlemek için de uyarılarda bulunan Fen işleri Daire Başkanı Çam, “Yoğun kar yağışı başlamadan önce diyaliz hastalarının ve hamile kardeşlerimizin önceden belirlenip ilgili hastanelere getirilmesi önem arz etmektedir. Sürücüler araçlarında mutlaka kar lastiği kullanmalı, özelikle yoğun kar yağışı olan bölgelerde ve buzlu kesimlerde zincirsiz araçlarla trafiğe çıkılmamalıdır. Asılsız ihbarlar yapmamalıyız. Bazen vatandaşlarımız kendi yollarını açtırabilmek için asılsız ihbarlar bildirmektedir. Bu da bizim daha öncelikli yerlere ulaşmamızı geciktirmektedir” dedi. 

Çağrı merkezine gelen ihbar ve taleplerin öncelikle sorumlu kuruluşa iletileceği bilgisini veren Daire Başkanı Çam, “Yollarda önceliğimiz ana grup yolları ve ana arterleri açmak olup daha sonra mahalle yollarını ulaşıma açabilmektir. İlçe belediyeleri de karla mücadele çalışmaları kapsamında özellikle kendi sorumluluk alanındaki mahalle ulaşım yollarında gerekli çalışmayı yapmalı, her ihbar yapan vatandaşımızı Büyükşehir Belediyesine yönlendirmemelidir. Su sayaçlarında yaşanabilecek olan don vb. olumsuzluklara karşı abonelerimizin ve tüm vatandaşların dikkatli ve tedbirli olmasında fayda vardır. Özellikle yoğun kar yağışının olduğu günlerde halkımız, toplu taşıma araçlarını kullanmalıdır” ifadelerini kullandı. 

Meteoroloji 10. Bölge Müdürlüğünden yapılan açıklamada ise, “Sonunda kar geliyor. Orta Karadeniz Bölgesi’nde Cuma gününden itibaren yağış bekliyoruz. Yağışlar yağmur şeklinde başlayacak ve Cumartesi öğleden sonra bölgenin iç kesimler ile Kastamonu ve Sinop çevrelerinde kara dönüşürken diğer kıyı kesimlerde karla karışık yağmura dönecek” denildi.  

Yılbaşı hediyeleri için online alışverişin giderek daha fazla kullanılıyor olması, kredi kartı ya da hesap bilgileri peşindeki siber suçlularında artmasına neden oluyor. Bilgisayar ve akıllı telefondan online alışveriş yapan tüketicilere uyarıda bulunan ESET Türkiye İstanbul Teknik Müdürü Gürcan Şen, “3 bin liralık telefon size 300 liraya sunuluyorsa kuşkulu yaklaşın” dedi.

Alışveriş yapmadan önce yapılması gereken önemli bilgileri paylaşan Şen, “Önce bakım, sonra alışveriş yapın. İnternet tarayıcınızı, işletim sisteminizi ve güvenlik yazılımınızı güncelleyin. Bu güncellemeler zararlı yazılımlara ve dolandırıcılıklara karşı sizi koruyacaktır. Fırsat bulmuşken bilgisayarınızdaki gereksiz dosyaları silin, temizlik yapın ve sisteminizi rahatlatın. Online parasal aktivitelere başlamadan sisteminizi ücretsiz olarak zararlı yazılımlara karşı tarayabilirsiniz. Aynı şekilde cep telefonlarınızın da sistemlerini güncel tutun” ifadelerini kullandı.

İnternet ve sosyal medya üzerinden gelen indirim teklifleri gerçek olamayacak kadar iyiyse, genellikle gerçek değildir değerlendirmesinde bulunan Şen, “Verilerinizi, fotoğraflarınızı kaybolmadan yedekleyin. Bilgisayarınızın virüs saldırısı sonucu çökmesi ya da verilerinizin kötü amaçlı olarak şifrelenmesi gibi tehlikelere karşı bilgilerinizi ve dijital fotoğraflarınızı düzenli olarak yedekleyin. Bildik yerden alışveriş yapın. Doyurucu bilgi sağlayan, teslimatta sorun yaşatmayan ve kendini kanıtlamış internet sitelerinden alışveriş yapın” dedi.

“Güvenli parasal transferler yapın”
Sahte siteler ve klavye okuyuculara karşı korunmanız gerektiğini aktaran Şen, “Online sipariş verirken, internet sayfasının SSL kullandığına emin olun. Genel olarak tarayıcınızda küçük bir kilit sembolü olarak gözükür. Eğer bu sembolü göremiyorsanız, URL adres çubuğunu kontrol edin. İnternet sitenizin önünde http yerine https ya da shttp görmeniz gereklidir. Öte yandan bazı internet güvenlik yazılımları da parasal transferlerde ekstra koruma sunuyor. ‘Bankacılık ve Ödeme Sistemleri Koruması’ ile finansal işlemlerde sahte siteler ve klavye okuyuculara karşı antivirüs programları tarafından korunmanız gereklidir” açıklaması yaptı.

“Halka açık Wi-Fi noktalarında alışveriş yapmayın”
Halka açık ücretsiz bağlantılar üzerinden kredi kartı bilgilerini paylaşılmaması gerektiğini belirten Şen, “Eğer alışveriş yapacaksanız Wi-Fi bağlantısının güvenli olduğundan emin olun. Bağlantı ikonundaki kilit sembolünü arayın. Halka açık ücretsiz bağlantılar üzerinden kredi kartı bilgileriniz çok kolay görüntülenir ve bu da başınıza gelmesini hiç istemeyeceğiniz bir hırsızlığa yol açabilir. Çok fazla soru soranlara dikkat edin. Bazı zararlı yazılımlar çevrimiçi dolduracağınız formlara otomatik olarak satır ekleyebilir. Bir site size haddinden fazla soru soruyorsa, örneğin annenizin kızlık soyadı gibi, alışverişi hemen bırakın” dedi.

“Dijital dünyaya her gün 390 bin zararlı yazılım dahil oluyor”
Koruma yazılımı kullanılmasının gerekli olduğunu söyleyen Şen, “Lisanslı ve proaktif internet güvenliği yazılımları, bilgisayarlarınızı, tabletlerinizi ve telefonlarınızı bu zararlı yazılımlardan korur. Telefonuma bir şey olmaz demeyin. Mobil telefonlara yönelik siber saldırılarda yoğun artış söz konusu Ayrıca telefonlar çok fazla unutuluyor, kayboluyor ya da çalınıyor. Mobil güvenlik yazılımlarıyla telefonunuzu siber saldırılara karşı koruyabilir, kaybolması durumunda kilitleyebilir, hatta kötü ellere geçmesin diye verilerinizi uzaktan silebilirsiniz” ifadelerini kullandı.

Başbakan Yardımcısı Fikri Işık, Yalova’nın Altınova ilçesinin Tavşanlı beldesinde toplu açılış törenine katıldı. Altınova ilçesine gelişinde Yalova Valisi Tuğba Yılmaz, Yalova Milletvekili Fikri Demirel ve Altınova Belediye Başkanı Metin Oral tarafından karşılanan Başbakan Yardımcısı Fikri Demirel, ilk olarak Hersek Köyündeki tarihi Hersekzade Ahmet Efendi Camii’ni ziyaret etti. Öğlen namazını tarihi camide kılan Işık, Hersekzade Ahmet Efendi’nin mezarını da ziyaret etti. Altınova ilçesinde hizmete giren halk plajını da gezen Başbakan Yardımcısı Işık, daha sonra toplu açılış törenine katılmak üzere Tavşanlı beldesine gitti. Burada, çiçeklerle karşılanan Işık, halka hitap etti. 

Konuşmasında Amerika Birleşik Devletleri tarafından YPG ve PYD terör örgütü ile Rakka’da gerçekleştirilen operasyona da değinen Fikri Işık, DAEŞ gibi bir terör örgütünü bölgeden YPG ve PYD gibi başka terör örgütleri ile temizlemenin yılanla çuvala girmekten başka bir şey olmadığını söyledi. Işık, “Suriye topraklarının tamamında devlet otoritesinden bahsetmemiz mümkün değil. Bir çok güç Suriye’ye müdahil olma konumuna girdi. En son ABD, PYD, YPG, PKK uzantısının hakim olduğu SDG güçleriyle Rakka operasyonunu yaptı. Rakka operasyonu bitmek üzere. Biz muhataplarımıza bir terör örgütünü, başka bir terör örgütüne karşı kullanmak, yılanla çuvala girmek gibidir dedik. PKK, PYD, YGP aynı terör örgütüdür. YPG ve PYD, PKK’nın Suriye koludur. Bunlarla işbirliği yapmayın.

Bunlarla işbirliği yaparsanız bölgede daha büyük sıkıntılara sebep olursunuz diye defalarca uyarılarda bulunduk. Dedik ki; belki DEAŞ’ı oradan temizlersiniz. Elbette DEAŞ’ın orada kalması mümkün değil. Kalmamalıdır da. Ama DEAŞ’ı temizlemek sorunu çözmek anlamına gelmeyecek. Siz eğer Rakka operasyonunu PYD, PKK terörist unsurları ile yaparsanız yarın Rakka’nın idaresi ile ilgili çok büyük problemlerle karşılaşacaksınız. Ve nitekim korkulan başa gelmeye başladı. PYD, YPG Rakka’yı temizledikten sonra terörist başının resimlerini asıyor. Amerika’da, ‘Biz bunu onaylamıyoruz’ diyor. Bunun böyle olacağını biz baştan size söyledik. Söylemeye de devam edeceğiz. Hele hele şimdi %90’dan fazla yaşayanı Arap olan Rakka’yı, eğer bir PYD, YPG unsuruna teslim ederseniz, idareyi o terör örgütüne verirseniz. İşte o zaman DEAŞ’ı temizlemiş olmakla sorunu çözmüş olmazsınız. Bilakis orada bir etnik çatışmanın fitilini ateşlemiş olursunuz. Halen fırsat varken buradan uyarıyoruz. ABD yöneticileri Rakka’nın idaresini kesinlikle PKK, PYD, YPG terör örgütüne teslim etmemelidir. PKK, PYD, YPG terör örgütünün unsurları Rakka’nın yönetiminde asla ve asla görev almamalıdır. Eğer alırsa çok daha büyük sorunların yaşanması mukadderdir” dedi.

“Irak’taki referandumu İsrail istedi”

Konuşmasında Irak Kürk Bölgesel Yönetimi tarafından yapılan bağımsızlık referandumuna da işaret eden Işık, bu konuda da Mesut Barzani’yi defalarca uyardıklarını belirtti. Bölgede huzurun bozulmasının kimseye faydasının olmayacağına değinen Işık, referandumu isteyenlerin İsrail ve bölgenin karşımasını isteyenler olduğunu belirtti. Işık konuşmasında, “Nasıl Mesut Barzani’ye yanlış bir iş yapıyorsun dedik. Hem kendini, Kuzey Irak halkını hem de tüm bölgeyi yeni bir kaosun içerisine sokuyorsun. Bu referandumu yapma. Bundan vazgeç. Bunun ne sana, ne bölgeye ne de bütün bu coğrafyaya faydası olmaz aksine yeni kaos ortamı ortaya çıkar diye uyarmamıza rağmen dinlemedi. E dinlemedi de ne oldu. Kar mı etti. Kazançlı mı çıktı. Bölgede bu işten kim kazandı. Biz bunu dediğimizde birileri orada ki Kürtlere karşı olduğumuzu ima etmeye çalışıyor. Kürtler bizim kardeşimizdir. Biz Türkiye’de de içiçe yaşıyoruz. Komşu kardeş olarak yaşıyoruz. Bölgede de ancak ve ancak isteğimiz Kürt kardeşlerimizin, mutluluğu, huzuru ve refahıdır. Ama perşembenin gelişi de çarşambadan belli. Bu referandumu kim istiyor; İsrail istiyor. Bu referandumu bölgenin karışmasını isteyen güçler istiyor. O zaman bu tezgaha karşı uyanık olmak insan aklının gereği değil mi. Şimdi ne oldu. Irak merkezi yönetimi girdi Kerkük’ten Barzani güçleri ve diğer güçleri çıkardı. Her an bir sıkıntı ile karşılaşma ihtimali var. Halbuki Kerkük yüzyıllardır, Türkmen, Kürk ve Arapların birlikte kardeşçe yaşadığı bir şehirdir. Bu şehrin huzurunu neden bozuyorsunuz.

Bu şehrin huzurunu bozmanın size de, Irak’a da, bölgeye de ne faydası var. Bu şehirde sadece Türkmenler, Kürtler, Araplar değil 8-9 tane farklı etnik yapı yüzyıllarca kardeşçe yaşamış. Bu kardeşliği bozmanın kime ne faydası var. Onun için herkes dikkatli olsun diyoruz. Herkes aklını başına alsın. Yarın bölgeyi içinden çıkılmaz yeni sorunlara götürecek adımları bugün kimse atmasın. Türkiye olarak biz Irak’ın toprak bütünlüğünden yanayız. Biz Irak bir bütün olarak kalsın istiyoruz. Biz Suriye de bir bütün olarak kalsın istiyoruz. Biz bölgemiz huzurun, refahın ve gelişmişliğin adresi olsun. Allah bölgeye o kadar büyük nimetler vermiş ki, bu nimetler insanlığın refahı için kullanılsa bu bölge dünyanın en gelişmiş bölgesi olur. Ama tam aksine bölgede insanlar birbirine düşürülerek bir kaos, çatışma ve bir mücadele ortamı halinde tutulduğu için bölgenin zenginlikleri başka ülkeleri kalkındırırken, bölgeye kan, ateş ve gözyaşı olarak dönmeye devam ediyor. Burada kimi suçlayacağız. Herkesin önce kendisine dönüp bakması lazım” diye konuştu.

Başbakan Yardımcısı Fikri Işık, ardından Tavşanlı Belediyesi tarafından yapılan yeni belediye hizmet binası, Kur’an kursu, taziye evi ve su deposunun toplu açılışını gerçekleştirdi. Işık, buradaki açılışın ardından Kocaeli’deki bir düğüne katılmak üzere Yalova’dan ayrıldı. 

Saim Çotuk-Mehmet Mercan

AB Bakanı ve Başmüzakereci Çelik, sosyal medya hesabı twitter üzerinden önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Çelik, Avrupa’daki İslam düşmanlığı ve Türkiye karşıtlığına yönelik yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

“Avrupa’da aşırı sağa ve arkasına saklanan faşizm tehlikesine karşı yıllardır uyarıyoruz. Aşırı sağın İslam düşmanlığı ve Türkiye karşıtlığını etiket yapması, arkadaki faşizmi görmesini engelliyor birilerinin. Halbuki İslam düşmanlığı ve Türkiye karşıtlığına sessiz kalanlar ya da buna katılanlar evlerine aşırı sağı davet ediyorlar. Evlerine aşırı sağı davet edenlerin bahçesine ise faşizm çadırı kuruluyor kendiliğinden. İnsanlık ve demokrasi için tehlike büyüktür. O nedenle İslam düşmanlığı ve Türkiye karşıtlığı mücadele etmeden Avrupa siyasetinin demokrasiyi koruması mümkün değil. Berlin Duvarı’nın yıkılması Avrupa entegrasyonu ve demokrasisi için devrimci bir dönüm noktasıydı. Buna karşı tehdidin Avrupa dışından geleceği sanılıyordu, tam tersi oldu. Avrupa içinde onlarca ideolojik Berlin Duvarı türedi. Aşırı sağın yükselişi ve göçmen meselesinin insani bir siyasete bağlanamaması Avrupa’yı ideolojik duvarlarla bölmek isteyenleri çoğalttı. Bir yıldır altını çizerek ‘İdeolojik Berlin Duvarlarına’ karşı uyarıyoruz. Mainz’da düzenlenen iki Almanya’nın birleşmesinin 27’nci yıl kutlamalarına katılan Cumhurbaşkanı Steinmeier konuştu. Seçimlerden yüksek oyla çıkan aşırı sağ işaret ederek, ‘24 Eylül’de çok açık gördük ki başka duvarlar oluşmuş’ dedi. Bizim ‘İdeolojik Berlin Duvarları’ dediğimiz gelişmeyi kendisi de mercek altına almış ve tehlikeye dikkat çekiyor. Şöyle diyor: ‘Başka duvarlar oluşmuştu görülmeyen, dikenli telleri, ölüm şeritleri olmayan, birlikteliğimizin önünde duran duvarlar.’ Bu ideolojik Berlin Duvarları hakkında uyarıyoruz. Tehlike büyüdü. Türkiye ve İslam karşıtlığına göz yumulması bu duvar ustalarına güç verdi. Avrupa bu tehlike ile gerçek bir mücadele için ile Türkiye ve İslam karşıtlığına karşı tavır alarak işe başlamalıdır. Aksi halde görünmez duvarlar yerini çok kısa zamanda görünür ve dikenli telleri olan duvarlara bırakmak için pusuda beklemektedir. Nefret suçlarına karşı gerçek demokratik siyaset dalgasını yükseltmek için en kritik dönemeçlerden birindedir Avrupa.”

İlker Turak

Bakan Arslan, Türk Telekomünikasyon A.Ş. 12. Dönem Toplu İş Sözleşmesi imza törenine katıldı.

Tören sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Bakan Arslan, son günlerde yaşanan sıkıntılarla gündeme gelen okul servisleri hakkında açıklamalarda bulundu. Halihazırda servis taşıma yönetmeliğinin olduğunu anlatan Bakan Arslan, “Bu öğrenci servisleri için geçerli olduğu gibi çalışanların, kurumların servisleri için de geçerli. Özellikle öğrenci servisleriyle ilgili üç talep var. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı olarak araçların uyması gereken kriterlerin belirlendiği bir yönetmelik. Yine servis aracı sürücüsü olabileceklerin taşıması gereken kriterler var. Aynı şekilde bunların denetlenme mekanizması var. Denetimini de İçişleri Bakanlığımız, kolluk kuvvetlerimiz, yerelde valiliklerde polis, jandarma gerekli denetimleri yapıyor. Okullarda da özellikle okul idarelerinin bu işin içinde nasıl yer alacağı, okul aile birliklerinin nasıl yer alacağı konusu da Milli Eğitim Bakanlığımız idaresinde. Her üç bakanlığın ortak yürüttüğü bir süreç, bir alan. Bu alanda kim neyi yapıyor, bundan sonra denetimlerin çok daha sağlıklı olabilmesi adına birbirimizin ne yaptığını bilerek de bir görev paylaşımı içerisinde ama tek merkezden hareket ediliyor gibi servislerin denetlenmesi, öğrencilerimizin taşınmasında herhangi bir aksaklık yaşanmaması adına üç bakanlık olarak çok titiz çalışma yapıyoruz. Çalışmalar devam ediyor. İnşallah cuma gününe kadar çalışmayı arkadaşlar bitirdikten sonra bakanlar seviyesinde üzerinden geçip nihai sonuca ulaşacağız” diye konuştu.

“YENİ YÖNETMELİKLE İLGİLİ ÜÇ BAKANLIK OLARAK ÇALIŞIYORUZ”

Amaçlarının öğrencilerin eğitimlerine giderken, vatandaşların işlerine giderken en iyi servis hizmetlerini alabilmeleri olduğunu vurgulayan Bakan Arslan, “Bu hizmeti veren araçların sahip olması gereken donanımlar ve şartları sağlayıp sağlamadıklarını denetleyebilelim. Yine bunları kullanacak sürücülerin de belli şartları sağlaması, özellikle mevcut yönetmelikte daha önce cinsel istismar suçu ve uyuşturucudan ceza alıp affa uğramış olsalar dahi bunların görev yapamayacakları zaten mevcut yönetmeliğimizde var. Yeni yönetmelikle ilgili üç bakanlık olarak çalışıyoruz. Nihai şeklini vereceğiz, verdikten sonra elbette ki hem sahada uygulayacağız hem de sizlerle paylaşacağız. Çocuklarımız geleceğimizin teminatı. Onları biz en iyi şekilde yetiştirirken istiyoruz ki okul aile birlikleriyle, okul idareleriyle, kolluk kuvvetlerimizle ve velilerimizle birlikte denetlediğimiz sağlıklı işleyen bir sistemi kuralım. Burada velilerimizi de mağdur etmeyelim, hizmetini gerekli şartları yerine getirerek yapan servis araçlarımız ve onların sahipleri ile sürücüleri de herhangi bir şekilde mağduriyet yaşamasın” şeklinde konuştu.

“BU KONUDA ONLARI TEKRARDAN UYARDIK”

Yine son günlerde tartışma konusu olan “Mavi Balina” oyunu hakkında da açıklamalarda bulunan Bakan Arslan, “Mavi Balina oyununun zararlı içerikler içerdiğini, bunu oynayanların zarar gördüğünü, çocukların psikolojilerinin bozulması dahi birçok olumsuz sonuçlar doğurduğunu biliyoruz. Zararlı unsurlar içeren oyunları yasaklayabiliyoruz, herhangi bir uygulamayı internette yasaklayabiliyoruz, yayımını durdurabiliyoruz. Ancak bunun diğerlerinden farkı şu; kişiler birbiriyle irtibat kurup link oluşturup oynadıkları için müdahale edip yasaklayamıyorsunuz. Ancak bu servisi sağlayan internet servis sağlayıcılarının bu tip zararlı içerik içeren oyunları oynatmaması adına zaten düzenlemelerimiz var. Bu konuda onları tekrardan uyardık. Ancak daha da önemlisi fiilen sahada bunu nasıl engelleyebiliriz konusunda gerek BTK, gerekse de Emniyet Genel Müdürlüğümüz birlikte çalışma yapıyorlar. Amacımız bu tip oyunlarla karşılaşacak çocuklarımızın servis sağlayıcılarından başlayarak bu oyunu oynamalarının engellenmesi. Bu konuda velilerimizden istirhamımız bu tip oyunların oynandığını, herhangi bir kurumda oynatıldığını bildirirlerse topyekun mücadele ile zararlı içerikli oyunları engellemiş oluruz diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Abdullah Sarica – Mustafa Apaydın 

Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu, Bursa’nın Yıldırım ilçesinde bulunan İsabey Kurban Pazarı’nı ziyaret etti. Vatandaşlarla tek tek tokalaşan ve dertlerini dinleyen Çavuşoğlu ziyaretin ardından açıklamalarda bulundu. Kurbanlık bir boğayı severken hayvanın aniden hareket etmesi Çavuşoğlunu’da korkuttu. Kurban pazarını dolaştıktan sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan Çavuşoğlu, Kurban Bayramı tatilinin başlaması ile birlikte yola çıkan sürücüleri uyararak, “Frene değil, kurala güvenin” dedi.

Bayramda artan trafik kazaları ile ilgili de konuşan Çavuşoğlu, “Her defasında tedbirler alınıyor, uyarılar yapılıyor, ama maalesef trafikte yaşadığımız can kayıplarımız var. Bu bizleri üzüyor. Evet yollarımız düzeldi, trafik kazalarında önemli oranda düşüş oldu. Ama ne olursa olsun şunu unutmamak lazım, sürücülerimizi asla frene değil kurallara güvenmesi gerekiyor. Biz diyoruz ki frene değil kurala güvenin. Onlardan da dikkat ve özen rica ediyorum. Sizlerin aracılığı ile herkesin Kurban Bayramı’nı tebrik ediyorum. Allah birlik ve beraberliğimizi bozmasın” şeklinde konuştu. 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın ülkemizin, milletimizin varlık ve mücadelesinde çok önemli bir dönüm noktası olduğuna dikkat çeken Çavuşoğlu, “Bu nedenle tekrar Kurtuluş Savaşı şehitlerimizi ve Türkiye için canını feda eden tüm şehitlerimizi tekrardan Allah’tan rahmet diliyorum” dedi.

Kurban pazarında alışverişlerin hızlı bir şekilde devam ettiğine dikkat çeken Çavuşoğlu, “Bugün Yıldırım bölgemizde İsabey Kurban Pazarı’na geldik. Buradaki satıcılarımızın talep ve beklentilerini dinledik. Satışları ve sıkıntıları ile ilgili bir takım öneriler aldık. Bunları gereğini yapmak üzere Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanımız ve hem hükümet nezdinde dile getireceğiz. Elbette memnuniyetsiz olanlar kadar memnuniyet ifade eden insanlarımızda var. Kars, Ardahan, Adıyaman, Ağrı, Muş ve Diyarbakı’dan gelen üreticilerimiz satıcılarımız burada. ‘Kimisine soruyorum kaç hayvanla geldiniz’ ‘36 hayvan, son 1 tane kaldı’ diyor. Biri, 35 tane ile geldim, 20 tane kaldı diyor. Sonuçta bu serbest piyasadır. Bazısı daha fazla, bazısı daha az satacak. Ama görüyorum ki genel olarak memnuniyet var. Yaşanan bazı sıkıntıları da not ettik. Onların giderilmesi için elimizden geleni yapacağız” ifadelerini kullandı.  

Samet Doğru – Uğur Uslubaş