Dikiş makinesi tamirciliğini teknolojik gelişmelere rağmen yaklaşık yarım asırdır sürdüren 58 yaşındaki Faruk Yarımbatman, lise yıllarında mesleğe başladığını söyledi. Daha sonra İstanbul’da makine tamiratı kursu gördüğünü ve o günden bugüne mesleğini aktif olarak sürdürdüğünü ifade eden Yarımbatman, yeni dikiş makinelerinin yanı sıra kendisine getirilen asırlık makinelere motor takarak işlevsel hale getirdiğini belirtti. Yarımbatman, “1976 senesinde bu mesleğe başladım. Van Ticaret Meslek Lisesi’nde öğrenci olduğum yıllardı. Bir dostumuzun sayesinde biz bu işe girdik. O dostumuz bize teklif etti. Ben de meslek öğrenmek güzel şeydir diyerek başladım. Daha sonra İstanbul’a giderek yaklaşık bir hafta kurs gördük. O günden bugüne bu işi aktif olarak yapıyoruz” dedi.

Eski dikiş makinelerinin gelişen teknolojiye rağmen şimdiki makinelere oranla daha sağlam olduğunu ifade eden Yarımbatman, sözlerini şöyle sürdürdü: “Uğraştığım makineler daha çok ev tipi makinelerdir. Onun dışında tekstil makinelerine daha çok rağbet var. Ev tipi makinelere eskisi gibi rağbet yok. Bu makineler evde ufak tefek dişilerin yapılması için veya bazı aileler geçim kaynağı için nakış yapıyorlar. Artık eski havası yok. Bazen buraya bir asırlık makine geliyor. Şu an 55 yıllık makine var elimde. Şu anki makinelerde genellikle plastik kullanılıyor. Plastik kullanılınca da daha çok arza veriyor. Dayanıklılık gücü de daha azdır. Fakat eski makinelerde demir olduğu için sık sık bakım isteyen makinelerdir.”

Evde kullanılmayan eski makinelerin değerlendirilmek için kendilerine getirildiğini söyleyen Yarımbatman, “Makinelerin arkasına ufak bir motor taktığımız zaman elektrikle çalışmış oluyor. Bize getirilen eski makineler evde çok yer kapladığı için vatandaşlar çantalı elektrikli durumuna getirmek istiyorlar” diye konuştu. 

Tuşba ilçesine bağlı Alaköy Mahallesi’nde arıcıların yaylalara bıraktıkları kovanlarda organik yöntemlerle elde edilen balın hasadı yapıldı. Bu yıl yağışın bol olması ve hava sıcaklığının mevsim normallerine göre seyretmesinden dolayı zengin bitki örtüsüyle kaplı yaylalara bırakılan kovanlarda son 10 yılın en verimli balı elde edildi.

Van’da önemli bir gelir kaynağı olan balın ilk hasadının yapıldığını söyleyen Van Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Halil Tandoğan, bu yılki hasadın son 10 yılın en verimli hasadı olduğunu dile getirdi. Bölgenin tam bir arıcılık merkezi olduğuna dikkat çeken Tandoğan, sanayinin olmayışının baldaki verimi artırdığını belirterek, “Burada görülen sadece denizde bir damla, buradaki aslında küçük bir işletme örneğidir. 2017 yılında çok bereketli bir sezon geçirdik. Son 10 yılın en verimli yılı olarak kayıtlarımıza geçti. İnanılmaz bir bal oldu. Bal kalitesinde de sıkıntımız yok. Mutlu bir sezonu geçirmiş bulunuyoruz. Bölgemizde, Türkiye’nin kovan ortalamasının üzerinde bir bal hasadı oluyor. Bunun sebebi ise ballı bitkilerin çok yoğun olduğu bir coğrafyaya sahibiz. Özellikle sanayinin ve çevre kirliliğinin olmayışı ve doğanın temiz olması bal verimini etkiliyor” dedi.

“EN ÇALIŞKAN ARI IRKIYLA ÇALIŞIYORUZ”

Kovan başına ortalama 20 kilograma kadar bal üretimi yaptıklarını söyleyen Tandoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Baharın geç gelişi, mevsim sıcaklığının ortalamanın üzerinde olması bal verimini etkiliyor. Sonuçta bal verimi doğaya bağlıdır. Doğada çiçek varsa, mevsim sıcaklığı normal ise çiçeklerde terleme oluyor ve nektar akışı sağlanıyor. Bölge bahar ayında inanılmaz yağış aldı. Bu yağış ne oldu? Tabiatın daha fazla yeşermesine sebep oldu.”

“YASAK BÖLGELERİN OLUŞMASI SEKTÖRE ZARAR VERİYOR”

Bölgede birçok yaylanın güvenlik bölgesi ilan edilmesi nedeniyle sektörün zarar gördüğünü sözlerine ekleyen Tandoğan, “Bizim işimiz kırsalla, yaylalarla, yüksek kesimlerle. Kırsala ne kadar yakınsanız; çiçeğe, bala o kadar yakınsınız demek oluyor. Bizim endişelerimiz ve sıkıntılarımız var. Yasak bölge oluşturulmadığı zaman biz daha fazla sahaya yayılmış olacağız. Daha fazla bitkiden, daha fazla çiçekten faydalanmış olacağız. Bu da verimimizi etkileyecektir” diye konuştu.

2017 yılının ilk hasadını yaptıkları için çok mutlu olduğunu dile getiren Burhan Baran isimli arıcı ise bu yıl umduklarından çok yüksek verim elde ettiklerini ve bu konuda bütün arıcıların emeğinin karşılığını alması için temennilerde bulundu.

Rojda Coşkun isimli bal satıcısı da, verimin bu yıl çok iyi olduğunu, yağışlardan dolayı kuraklığın olmadığını ve bu sayede son 10 yılının en iyi balının kendilerine geldiğini dile getirdi.

İranlıların son bir yıldır Van’a gelişleri, il esnafı başta olmak üzere herkesi sevindiriyor. Otel işletmelerinden esnafa, mağazalardan AVM’lere kadar esnafı mutlu eden İranlılar, kent ekonomisine de canlılık getirdi. Otellerin yüzde yüz dolduğu Van’da konaklama sıkıntısı yaşamamak adına vatandaşlar da seferber oluyor.
Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan TÜRSAB Doğu Anadolu Bölgesel Yürütme Kurulu Başkanı Cevdet Özgökçe, Van halkının misafirperverliği ve güleryüzü, bölgedeki barış ve huzur ortamı, Van’ın alışveriş açısından en ucuz illerden biri olması, İran’da yapılan olumlu tanıtım çalışmaları ve coğrafi konum nedeniyle İranlıların Van’ı tercih etmesinde önemli faktörler olduğunu belirterek, “Bu kalabalığı görünce hepimizin yüzü gülüyor. Herkes çok memnun iyi ki İranlılar var” dedi.

İran’a uygulanan pasaport uygulamasının kaldırılmasıyla ülkede turizm patlamasının yaşanacağına vurgu yapan Özgökçe, “Gönül ister ki biz de aynı bu şekilde İran’a gidelim. Gürcistan, Batum ve Ukrayna’da günü birlik kimlikle üç ay kalınabiliyor. Bunun İran için de olmasını istiyoruz. Bu olursa, kimlikle İran ve ya Türk halkı gidip gelirse ülkede turizm patlaması yaşanır” ifadelerini kullandı.

Açıklamalarında kentin konaklama noktasında yetersiz kaldığına da değinen Özgökçe, “Van’da 5 bine yakın konaklama yeri var ancak bu Van’a yetmiyor. Bayramda 25 bin İranlı bekliyorduk ancak 32 bin İranlı şu anda bayram tatilini Van’da geçiriyor. Kentteki tüm oteller dolu. Bu bizi mutlu ediyor. 28 Eylül’de ilimizde bir de Turizm ve Seyahat fuarı var. Bizler TÜRSAB olarak Van’a çıkarma yapacağız. Ancak şu anda otellerde yer bulamıyoruz. Otellerin doluluğu bizleri mutlu ediyor ama biz bunu yıla yaymak istiyoruz. Van’da beş yıldızlı otellerin yapılması ve halk plajlarının artması bu doluluğu daha da arttıracaktır” şeklinde konuştu.
Elite World Van Hotel Finans Müdürü Mehmet Tamince ise iyi hizmet etmenin neticesinde olumlu geri dönüşümler aldıklarının altını çizerek, “Otellerimizi gören İranlılar, bunu kendi çevrelerine de aktarıyorlar. Bu sene çifte bayram yaşadık. Rezervasyonlarımız doluydu hala da dolu. Bu da bizi memnun ediyor. Otel olarak ilimizi en güzel şekilde tanıtmak ve ekonomisine katkı sunmak amacıyla ziyaretlerimizi ve tanıtımlarımızı yapmaya devam edeceğiz. Misafirlerimizi en güzel şekilde ağırlayacağız” dedi.

Tur Operatörü Behzad Hasanjat da, İranlıların Van’a alışveriş, eğlenmek için geldiklerini ifade ederek, “Güvenlik İranlılar için çok önemli. Van’da da terör olaylarının olmaması, barış ve huzurun tesis edilmesi, güvenlik sorununun olmaması nedeniyle İranlılar bu sene daha çok geldi. Bunun yanında Van esnafı da kendini yeniledi ve İran’da çok olumlu tanıtımlar yapıldı. Tüm bunların neticesinde de İranlıların buraya gelişleri kalabalık oldu. Bu, daha da fazlalaşacak. Bundan sonra daha çok İranlı gelecektir” diye konuştu.
İranlı bir seyahat acentesi sahibi Leyla Rehber de, özellikle sınır kapılarındaki sıkıntıların bir an evvel çözülmesi gerektiğinin altını çizerek, “Türkiye hükümetinden sınır kapısı konusunda yardım istiyoruz. Türkiye hükümetinden İran hükümeti ile ilgili görüşmesini ve sınır kapısı sorununu bir an evvel çözmelerini istiyoruz” ifadelerine yer verdi. 

Atilla İdiz
 

Aynı araçta aynı aileden 7 kişi hayatını kaybetti

Bursa-Ankara karayolunda meydana gelen trafik kazasında, aynı aileden 1’i çocuk, 2’si bayan 7 kişi hayatını kaybederken, 18 kişi de yaralandı. Kazada hayatını kaybeden ailenin bayram ziyareti için gittikleri Tokat’tan Gebze’ye döndükleri öğrenildi.

Edinilen bilgiye göre, İnegöl ilçesi Babasultan mevkiinde saat 08.00 sıralarında meydana gelen kazada iddiaya göre, Ankara istikametinden Bursa istikametine seyreden Ali Gültekin idaresindeki 60 ZC 155 plakalı hafif ticari araç dikkatsizlik nedeniyle kontrolden çıkıp karşı şeride geçti. Sürücüsünün uyuduğu iddia edilen ticari araç karşı yönden gelen Fatih Ş. idaresindeki 16 NTM 81 plakalı işçi taşıyan servise çarptı. Çarpmanın etkisiyle hurdaya dönen ticari araçta bulunan sürücü Ali Gültekin(26), eşi Gülizar Gültekin, Emin Gültekin, Satı Gültekin, Engin Gültekin ve Ebru Gültekin (9) olay yerinde, Ercan Gültekin (17) ise kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Bursa’dan İnegöl’e işçi taşıdığı öğrenilen bir inşaat firmasına ait servisteki işçiler B.K., F.A., H.G., Ü.A., R.C., G.A., İ.Y., M.Ç., A.B., M.T., N.A., A.B., A.B., A.K., K.K., M.U., O.A., F.Ş. yaralandı. Yaralılara ilk müdahaleyi yoldan geçen diğer araçların sürücüleri yaptı. Olay yerine çok sayıda ambulans ve itfaiye ekibi sevk edildi. Hurdaya dönen servis minibüsünden çıkarılan yaralı işçiler İnegöl İlçe Devlet Hastanesi ile Bursa’daki hastanelere gönderildi. Kaza nedeniyle Bursa-Ankara karayolu trafiğe kapanırken, 5 kilometrelik araç kuyruğu oluştu.

Öte yandan, aynı araçta hayatını kaybeden Gültekin ailesinin Kocaeli’nin Gebze ilçesinde ikamet ettiği, bayram ziyaretine gittikleri Tokat’tan döndükleri öğrenildi. 

Van’da iki otomobil çarpıştı: 8 ölü, 1 yaralı

Van’da iki otomobilin çarpışması sonucu 8 kişi hayatını kaybederken, 1 kişi de yaralandı.

Alınan bilgilere göre, öğle saatlerinde Van-Özalp karayolunun 15. kilometresindeki Gendelova Mahallesi yakınlarında meydana gelen kazada 65 ET 593 ile 34 YC 3581 plakalı otomobiller çarpıştı. Kazada aralarında çocukların da bulunduğu 7 kişi hayatını kaybederken, 2 kişi de ağır yaralandı. Yaralılar hastaneye kaldırılırken, olay yerindeki otomobiller ise geniş güvenlik önlemleri altında çekici yardımıyla kaldırıldı.
Kazayla ilgili inceleme başlatıldığı belirtildi. 

Ağrı’da trafik kazası: 3 ölü 4 yaralı

Ağrı’nın Eleşkirt ilçesinde meydana gelen kazada 3 kişi öldü, 4 kişi yaralandı.

Ağrı – Erzurum karayolu Eleşkirt ilçesi Sarıcan Köyü çıkışında Ağrı’dan Erzurum istikametine doğru seyir halinde olan Mesut Gözcü (29) yönetimindeki 06 DM 8729 plakalı araç sürücüsünün direksiyon hâkimiyetini kaybetmesi sonucu yol kenarında bulunan bir evin araç garajına çarparak takla attı.

Kazada araçta bulunan Talha Gözcü ( 2) , Medine Çelik (46), ve Neslihan Gözcü Hayatını kaybederken Mesut Gözcü, Mazlum Gözcü, Yasin Çelik, ve Berat Gözcü yaralandı. Yaralılar olay yerine gelen 112 ekipleri tarafından yapılan ilk müdahalelerinin ardından Eleşkirt Devlet hastanesine kaldırıldı. Burada yapılan müdahalenin ardından Yaralılar Ağrı Devlet hastanesine kaldırıldı. 

Ağır yaralanan ve yoğun bakımda uyutulan çocuğun düşme anı ve vatandaşların yardıma koşarak hastaneye götürmesi ise güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı.

Olay, önceki gün saat 14.00 sıralarında Van Merkez Serhat Mahallesi üzerindeki bir binada meydana geldi. İddiaya göre, 4 yaşındaki Ahmet Bayındır, 7 katlı binanın 3’üncü katındaki balkonda oynamaya başladı. Ardından balkonun korkuluklarına tırmanan çocuk düşerek yere çakıldı. O esnada binanın altında oturan ve olayı gören vatandaşlar ağır yaralanan Ahmet’i kucağına alarak, iki sokak aşağıdaki özel bir hastaneye götürdü. Burada ilk müdahalesi yapılan Ahmet, ambulansla Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı. Ameliyata alınan çocuğun, beyin damarlarına çatlak oluştuğu, kalça kemiği, boynunun ve sol kolunun kırıldığı öğrenildi. 3 gün boyunca uyutulacağı öğrenilen Ahmet’in yoğun bakımda tedavisi sürerken, yaşanan o dehşet anları da güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı.

Dehşet anları kamerada

Güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerde, vatandaşlar binanın altında oturuyor. O esnada binanın kapısından çıkan bir çocuk merdivenlerden aşağıya iniyor. Ahmet ise hızla düşerek yere çakılıyor. Çocuğun düştüğünü gören vatandaşlar koşarak yanına geliyor. Vatandaşlardan biri ağır yaralanan Ahmet’i kucağına alırken, diğerleri de düştüğü balkona bakıyor. Ardından Ahmet’i kucağına alan vatandaş koşarak onu hastaneye götürüyor. 

Doğan Can Cesur

Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da “özerklik hayali” ile bölge halkına kan kusturan PKK, en büyük desteği siyasi kolu HDP’den aldı. Belediyelerin iş makineleri PKK’nın hizmetine girip hendek kazdı; kamyonlar bomba taşıdı! Bölücü terör örgütü, 2015 yılında bölgede 200’den fazla okulu yakıp yıkarak büyük tahribata yol açtı. Hainler okul yaktığında belediye itfaiye aracı bile vermedi. Önce PKK; sonra uzantıları temizlendi. Yerel yönetimler kayyumlara bırakıldı. Bölge halkı tekrar hizmet kavuştu.

Van’da görevlendirme yapılan belediyeler, terör örgütü PKK’nın okullara yönelik saldırılar ve çocukları eğitimden yoksun bırakmak için yaptığı tüm çağrılara karşı, öğrencilerin okullarda en iyi eğitimi alması için tüm imkânlarını seferber ediyor. İçişleri Bakanlığınca Kanun Hükmünde Kararname (KHK) kapsamında görevlendirme yapılan Van Büyükşehir ile Edremit ve İpekyolu belediyeleri, yeni eğitim öğretim yılı öncesinde okullarda temizlik, bakım onarım ve yenileme çalışması yapıyor. Büyükşehir Belediyesi, yaz tatilinin ardından eksiklik tespit edilen 238 okulda bakım ve onarım çalışması başlattı. Edremit Belediyesi de ilçe genelindeki tüm okulların yeni eğitim öğretim yılına hazır hâle getirilmesi için 250 bin lira kaynak ayırdı. İpekyolu Belediyesi ise mobil temizlik ekipleriyle ilçedeki tüm anaokulu ve ana sınıflarını temizleyip dezenfekte ederek çocukların hijyenik ortamda eğitime başlamasını amaçlıyor.

Edremit Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Atıf Çiçekli, yaptığı açıklamada, belediyenin son 10 yılda okullarına istisnai durumların dışında kayda değer bir yardım yapmadığını söyledi. Belediye imkânlarıyla okulların onarımına 250 bin lira kaynak aktardıklarını, tüm okullardaki eksikliklerin giderileceğini belirten Çiçekli “Zihniyeti bozuk yönetim ve onun uzantıları okullarımızı yakıp yıkarken, çocuklarımızın geleceğini çalarken bizler çocuklarımıza okul yaparak, onararak, aynı zamanda kütüphanelerini yenileyerek geleceklerini inşa ediyoruz” dedi.

İpekyolu Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürü Ercan Çiplak da Belediye Başkan Vekili Cemil Öztürk’ün talimatıyla mobil temizlik ekibi kurarak okul, cami ve Kur’an kurslarında çalışma yaptıklarını söyledi. Yeni eğitim öğretim yılı öncesinde anaokulu ve ana sınıflarını temizleyerek dezenfekte ettiklerini anlatan Çiplak “Bu kapsamda ilçemizdeki 50 anaokulu ve ana sınıfından 27 tanesini temizleyerek dezenfekte ettik. Diğerlerini de okullar açılmadan, çocuklarımızın temiz ve hijyenik ortamda eğitim görmelerini sağlamak için tamamlamaya çalışacağız” diye konuştu.

Van Gölü ekosisteminin korunmasına yönelik çalışmalarını sürdüren Büyükşehir Belediyesi, gölde yüzey temizliğinin yanı sıra dip temizliği de yapıyor. Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığına bağlı Van Gölü İyileştirme Müdürlüğü tarafından görevlendirilen profesyonel dalgıçlar, haftanın belirli günleri göle dalış yaparak dip kısmında biriken çöpleri topluyorlar. Günlük ortalama 500 kilogram çöp toplayan dalgıçlara en büyük yardımı ise deniz süpürgesi veriyor.

Gölün dibinde en fazla araç lastiği, ray parçaları, gemilerde kopan demir parçaları, ambalaj atıkları, pet ve cam şişe gibi atıklarla karşılaşan dalgıçlar, ağır olan çöpleri ise iple bağlayarak kıyıya çıkartıyor. Tuşba ilçesinin İskele Mahallesi kıyıları, İpekyolu ilçesi sınırları içerisinde bulunan Van Kalesine yakın sahiller ile Edremit ilçesi kıyılarında dalış yapan dalgıçlar, çıkarttıkları çöp ve atıklarla gölün korunmasına ciddi katlı sağlıyor.

“Lütfen çöplerimizi göle atmayalım”

Zaman zaman insanın aklına gelmeyecek çok farklı atıklarla karşılaştıklarını anlatan dalgıçlar, Van Gölü’nün dibinde günde ortalama 500 kilogram çöp topladıklarını söyledi. Dalgıç Ayhan Dışari, “Van Gölü’nden günlük ortalama 500 kilograma yakın çöp çıkarıyoruz. Çıkardığımız çöpler gölün ekosistemine zarar veren büyük çaplı atıklar oluyor genellikle. Ben buradan halkımıza Van Gölü’ne sahip çıkmalarını istiyorum. Van Gölü’nün temiz ve masmavi kalmasını istiyorsak, lütfen çöplerimizi göle atmayalım” dedi.
Dalgıçların dip temizliğinin yanında deniz süpürgesi de temizliğe devam ediyor. Deniz süpürgesi özellikle kıyı kesimlerinde sürekli dolaşarak suyun yüzeyinde bulunan poşet, su petleri gibi çöpleri topluyor.

Günde ortalama bir çöp kamyonu atık çıkartılıyor

Deniz süpürgesinin kaptanı Fikret Yayla, gölün yüzeyinde günde ortalama 400-450 kilogram çöp topladıklarını belirterek, “Bu da metreküp hesabına göre günde ortalama bir çöp kamyonu dolusu sıkıştırılmış atık demektir. Ayrıca dalgıçlar da gölün dip kısmındaki çöpleri topluyor. Bugün de araç lastiği, poşet, demir parçaları gibi atıklar çıkarttık. Van Gölü’nün temiz ve masmavi kalmasını istiyorsak, lütfen çöplerimizi göle atayalım” diye konuştu. 

1982-1985 yıllarında Van Endüstri Leslek Lisesi, bugünkü adı İpekyolu Mehmet Erdemoğlu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Motor Bölümü 11-E sınıfında aynı sıraları paylaşan sınıf arkadaşları, 33 yıl aradan sonra bir araya gelerek okul yıllarını andılar. Sosyal paylaşım sitesi aracılığıyla yeniden buluşan arkadaşlar, aradan geçen 33 yılın ardından bir araya gelerek sınıf öğretmenleri Abdurrahman Şener’e bir plaket verdiler. Mezun olup hayata atıldıktan sonra ülkenin değişik illerine yerleşen, öğretmeninden mühendisine, devlet memurundan işadamına varan 21 kişi, Osman Eğilmez’in öncülüğünde düzenledikleri buluşma ile yıllar önce eğitim gördükleri, beraber hüzünlenip beraber güldükleri sınıfta toplandı. Eski öğretmenlerinin de katıldığı buluşmaya duygusal anlar yaşandı. Okul döneminde çektirdikleri fotoğrafları masalarına koyarak yokla veren öğrenciler eski hatıralarını canlandırdılar.

Eski arkadaşlarını bir araya toplayan Osman Eğilmez, “Ben Bursa’da ikamet ediyorum. Programın koordinatörü olarak 5 gün önce geldim. Buradaki yapılacak olan işleri yaptım. Daha sonra diğer arkadaşlar gelmeye başladı. İlk buluşmada ki heyecan görülmeye değerdi. Birbirlerine sarılanlar, ağlayanlar, gözyaşlarına hakim olamayanlar görülmeye değer bir olaydı. 33 yıl aradan sonra 21 arkadaşımızla bir araya geldik. Bir de Burdur’da ikamet eden ve yoğun iş yoğunluğun arasında Abdurrahman Şener hocamız geldi. Emekli olduktan sonra iş adamı olmuş o yoğun işini bırakıp bizimle birlikte burada oldu. Allah ondan razı olsun. İpekyolu İlçe Milli Eğitim Müdürü Şükrullah Yavuzer’de bir telefonla bizi kırmayarak yanımıza geldi. Okulun tatil olmasına rağmen okul müdürü Kemal Aydın okula gelerek arşivden bizim resimlerimizi çıkarıp masanızın üzerine koyması bizi çok memnun etti. Herkes 33 yıl önce oturduğu sıraya oturarak yoklama alındı. Ve 33 yıl önceki hatıralarımız canlandırdık. Daha sonra Van’ın değişik yerlerinde Akdamar Adası, Edremit, Gevaş buraları gezerek eğlendik son olarak da üniversite misafirhanesinde bir eğlence gecesi düzenlendik. Ertesi gün il dışından gelen arkadaşlarımız ayrıldı.

Bu buluşmayı inşallah önümüzdeki yıllarda devam ettireceğiz. Önümüzdeki sene inşallah Çanakkale şehitliğinde yapmayı düşünüyoruz. Şu anki planlamanız bu yönde inşallah bunu devam ettiririz. Bu ilk buluşmamızda katılımları ile bizleri onurlandıran Van İpekyolu İlçe Milli Eğitim Müdürü Şükrullah Yavuzer hocamıza, şu anki okul müdürü Kemal Aydın hocamıza, sonsuz şükranlarımızı sunarız. Katılım sağlayan sınıf arkadaşıma ve mazeretleri nedeni ile aramızda olamayan arkadaşlarıma sağlıklı, mutlu ve başarılı nice 33. yıllara. İyiki varsınız” şeklinde konuştu.

Buluşma, Osman Eğilmez, Abdullah Gülaçar, Murat Mercanoğlu, Murat Yardım, Cemil Güzel, Ahmet Azdır, Yaşar Yüzer, İlhami Demir, Yavuz Yoğurtçuoğlu, Şehmuz Özrili, Zafer Ertan, Selim Keremoğlu, Hikmet Akyüz, Cihat Özok, Muzaffer Başar, Fethi Uzuntaş, Muğdat Durmaz, Said Kutlu, Muhittin Erzen, Naci Yalvaç ve Oktay Aytürk’ün 33. yıl anısına plaket töreni ve eğlence gecesiyle son buldu.  

Dün akşam saat 21.30 sıralarında, bölücü terör örgütü PKK/KCK mensupları tarafından gerçekleştirilen silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden AK Parti Özalp İlçe Başkan Yardımcısı Aydın Ahi’nin naaşı otopsi için ilk önce askeri helikopterle filo komutanlığına ardımda ambulansla Van Bölge Eğirim ve Araştırma Hastanesi morguna getirildi. AK Parti Van Milletvekili Burhan Kayatürk hastaneye gelerek Ahi’nin acılı babası Hacı Kasım Ahi ve yakınlarına taziyede bulundu. Yaklaşık 2 saat hastanede duran Kayatürk, bir süre baba Kasım Ahi’nin koluna girerek destek oldu. Hastaneden ayrılırken İHA muhabirine açıklamada buluna Kayatürk , “Burada PKK Kürtleri öldürmekle, masum sivil günahsız Kürtleri öldürmekle Kürtlerin nefretini daha çok kazanıyor. Kürtler nezdinde daha büyük bir tükenişe gidiyor. Dün Aydın Muştu, bugün Aydın Ahi, bir başka yerde Adnan Vanlı. Bunların hiç birinin günah yok, hiçbir kusuru yok. Onlar sadece AK Partide siyaset yapan sivil savunmasız günahsız insanlar. Bu terör örgütü de bunları katlederek Kürtlerin nezdinde kaybettiği itibarı, sevgisizliği meydana getirdiği nefreti daha da büyütmektedir. Şehidimizin mekanı cennet olsun. Bu terör saldırısını biz bütün yüreğimizle lanetliyoruz. Terör örgütü burada asla muvaffak olamayacak. İnsan öldürmek çözüm değil, Kürtleri öldürmekle bitiremeyecekler. Onlar zaten Kürtlerin kalbinde bitmiş bir yapıdır” dedi.

Aydın Ahi’nin cenazesi bugün Van merkez Hz. Ömer Camii’nde öğlen namazına müteakip kılınacak cenaze namazının ardından toprağa verilmek üzere Özalp ilçesine bağlı Boğazkesen Mahallesinde toprağa verileceği belirtildi. 

Gevaş ilçesine bağlı Atalan Mahallesi’ndeki sebze tarlasında çalışan yaklaşık 40 kadın işçi, ailelerine maddi katkı sağlarken oruç tutarak dini vecibelerini de yerine getiriyor. Sabahın erken saatinden itibaren tarlada veya serada çalışan kadınlar, sıcak havaya aldırış etmeden oruç farzlarını yerine getiriyor. Ramazan ayı nedeniyle işi bir iki saat erken bıraktıklarını ifade eden Meryem Karataş, “Hava çok sıcak. Sera altında çalışmak da çok zor ama çalışmaya mecburuz” dedi.

İki yıldır tarlada çalışarak aile bütçesine katkı sağladığını dile getiren Güler Karataş isimli kadın işçi ise “Başka yapacak bir iş olmadığı için mecburen çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

Tarlada biber fidelerini diken Berfin Tomar adlı kadın işçi de, “Çok zor ama artık alıştık. Burada ekim yapıyoruz, memnunum. Ramazan ayında bize destek veriyorlar. Bunun yanında çalışmaya mecburuz” diye konuştu.
9 yıldır Gevaş’ta sebze ekerek hem ilçenin sebze ihtiyacını karşıladığını hem de istihdam alanı oluşturduğunu ifade eden Necmettin Yavuz adlı çiftçi de, “Şu anda bin 300 dönümlük bir tarlada üretim yapıyoruz” dedi. Yavuz, “Bu iş Ramazan sonrasını beklemezdi. Çünkü fideler bu zamanda dikilir. Neredeyse 8’inci aya gireceğiz, yeni fideleri dikiyoruz. Erken dikim olmadığı gibi geç dikim de zarar veriyor. Ancak yapacak başka bir şey yok” ifadelerini kullandı.

Ramazan ayı nedeniyle işi iki saat erken bıraktıklarını da sözlerine ekleyen Yavuz, “İşçilerimizin hemen hemen hepsi oruçlu olduğu için Ramazan ayında çalışma saatlerini azalttık. Bir-iki saat onları erken bırakıyoruz. Bu şekilde onlara yardımcı oluyoruz. Bu kapsamda herkesin Ramazan ayı ve Ramazan Bayramı’nı kutluyorum” şeklinde konuştu. 

Atilla İdiz