İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Buca Toros’ta bulunan Çok Amaçlı Yangın Eğitim İstasyonu, film setlerini aratmayan görüntülere sahne oluyor. İtfaiye erlerine yangın çeşitlerine yönelik teknik ve uygulamalı eğitim olanakları sağlayan istasyon sayesinde İzmir İtfaiyesi, yangınlara karşı Türkiye’ye örnek bir yöntemle hazırlanıyor. 3 katlı olarak dizayn edilen betonarme binanın her katında ateş savaşçıları birbirinden farklı yangına müdahale ediyor. 

Türkiye’de ilk olma özelliğini koruyan tesisten, kurulduğu 2017 yılından itibaren ülkenin farklı illerinden gelen toplam 73 bin 196 itfaiyeci, işyeri hekimi, eğitimci, kamu kurumu temsilcisi, öğrenci ve gönüllü yararlandı.
Gerçek yangın türlerinin tasarlandığı Çok Amaçlı Yangın Eğitim İstasyonunda araç, koltuk, raf ve mutfak yangınlarıyla birlikte gaz ve endüstriyel yangınlar ile itfaiyecilerin hiç karşılaşmak istemedikleri oldukça büyük tehlike ve risk barındıran yangın tipleri simüle ediliyor. Böylece itfaiyeciler, alandaki eğitimler sayesinde birçok yangın çeşidiyle karşı karşıya kalıyor. İtfaiye erlerinin güvenliklerinin de en üst seviyede tutulduğu binada, basınç sensorlarıyla bina kontrol edilerek yangın simülasyonları emniyetli ve güvenli bir şekilde sağlanıyor. Gaz sensorları ise gaz seviyesinin yükseldiği anlarda bu durumu algılıyor ve insan müdahalesine bile gerek kalmadan otomasyon devreye giriyor, güvenlik havalandırmaları açılıyor.

Çifte emniyet

İtfaiye erlerinin eğitimi ve can güvenliği açısından kritik önem taşıyan binaya, el kumanda cihazıyla da dışarıdan müdahale edilebiliyor. Yangının başlatılması, ışıkların kontrolü ve arama kurtarma bölümündeki duman havalandırması hem el kumanda cihazından hem de bilgisayar üzerindeki operatör yardımıyla yapılabiliyor. El kumanda cihazında bulunan pim sayesinde ise itfaiye erleriyle ilgili bir risk görüldüğünde emniyet sistemleri devreye giriyor ve istenmeyen durumların önüne geçiliyor. 

Serdar Yılmaz – Yaşar Ozan Mayasız
 

Olay, Küçükçemece Mehmet Akif Mahallesi 1. Çamlıbel Sokak’ta saat 18.30 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre sokak içerisinde bulunan bir ayakkabı imalathanesinde henüz belirlenemeyen bir neden olayı yangın çıktı. Yangın kısa süre içerisinde büyüyerek imalathaneyi sardı. Yangında ayakkabı dolu kolileri çıkarmaya çalışan bir şahsın yüzü yanarken bir kişi de dumandan etkilendi.

Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine polis, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri dumandan etkilenen vatandaşı ve yangında yüzü yanan kişiyi hastaneye kaldırdı. 3 ilçe itfaiye ekibinin müdahale ettiği yangın yaklaşık bir saatte söndürüldü. Polis ekipleri ise yangınla ilgili çalışma başlattı.
Yangından dolayı mahallede büyük panik yaşandı. Bir kadın, fırın dükkanına yangın sirayet edecek korkusuyla fenalık geçirdi.

“Gökyüzünü duman kaplamıştı”

Yangın esnasında bir kişinin yüzünün yandığını ifade eden mahalle sakini Kamil Otay, “Araçla caddeden geçiyordum. Dumanı gördüm. Bir anda çoğaldı. Hemen aklıma itfaiye ve ambulansı aramak geldi. İnsanlar panik halindeydi. Aradım. Yan yola geçtiğimde gökyüzünü duman kaplamıştı. İçeride yanmış koliler varmış. Onları kurtarmaya çalışıyormuş. Yanmış şekilde üstüne gelmiş. Ambulansa götürdüler. Yüzü yanmış. Hastaneye götürdüler” dedi. 

Caner Sönmez

Yangın, saat 16.00 sıralarında Altındağ ilçesi Kale Mahallesi Uç Sokak üzerinde bulunan bir evde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, çıkış nedeni henüz belirlenemeyen yangın bitişiğinde bulunan diğer 5 eve sıçradı. Yangını fark eden mahalle sakinleri durumu bildirmesi üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, sağlık ve polis ekibi intikal etti. Ancak yangının çıktığı sokağa giden yolların dar olmasından dolayı itfaiye ekipleri zor anlar yaşadı. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri yangına müdahale etmeye başladı. Dumandan etkilenen Esma Orhan ile Sedat Dalmış tedavisi yapılmak üzere hastaneye kaldırılırken, Sadettin Dalmış’ın tedavisi ise ambulansta yapıldı.

İtfaiye ekipleri yaklaşık 300 metre hortum açtı

Sokakların dar olmasından dolayı itfaiye ekipleri olay yerine 300 metre hortum çekerek ulaşabildi. Ana yolda bekleyen çok sayıda itfaiye ekipleri yangın yerine ulaşan ufak itfaiye aracına sürekli su takviyesi yaptı. Ekiplerin yaklaşık bir saat süren çalışması sonucu yangın kontrol altına alınırken, içeride bulunan çok sayıda tüp tehlike arz ettiği için ekipler tarafından hemen dışarı çıkartıldı.

Vatandaştan itfaiye ekiplerine ‘Ayranlı’ destek

Çevredeki vatandaşlar, yangını kontrol altına almak için yoğun çaba gösteren itfaiye ekiplerine sıklıkla ayran ikram etti. Mahalle sakinlerinin üzüntü içerisinde takip ettiği yangında altı ev kullanılmaz hale geldi.
Polis yangınla ilgili geniş çaplı inceleme başlattı. 

Seyid Fatih Poyraz – Burak Altun

Edinilen bilgilere göre, olay merkeze bağlı Salar Beldesi’nde meydana geldi. İddialara göre, 15 PK 110 plakalı kamyonuna Kütahya’dan yüklediği samanı Afyonkarahisar’a getiren İrfan Acar, aracın dorsesinde tamirat yapmak için kamyonunu beldedeki bir dükkanın önüne park etti. Burada dorseye kaynak yapıldıktan sonra spiral diye adlandırılan makine ile taşlama yapıldığı esnada, makinadan çıkan kıvılcımlar dorsedeki samanlara sıçrayan yangın çıkardı. Dorsedeki samanların alev aldığını gören kamyon şoförü Acar, aracı dükkana yakın bir yerdeki boş bir araziye götürerek burada durdurup samanları boşaltmaya başladı. Bu sırada belde sakinlerinin haber vermesi ile olay yerine Salar ve Afyonkarahisar Belediyesi itfaiye ekipleri sevk edildi. Kısa sürede olay yerine gelen ekipler bir taraftan samanları araziye boşaltırken diğer taraftan ise yanan kamyon dorsesine müdahale ettiler.
Yangın ekiplerin yaklaşık yarım saatlik müdahalesi sonrası kontrol altına alındı.

“Yangında ciddi miktarda ekonomik zarar meydana geldi”

Yangın söndürüldükten sonrası itfaiye ekipleri yanmaya devam eden samanlar üzerinde soğutma çalışması yaptı. Yangının ardından kamyonunun dorsesinin neredeyse tamamı yanarken, sürücü kabini de alevlerden nasibini aldı. Kamyonun alev aldığını gören şoförün aracı boş araziye getirmesi olası bir facianın önüne geçti. Yangın esnasında beldede kısa süreli bir panik yaşandı. Belde sakinleri yangın söndürme çalışmalarını meraklı gözlerle seyrederken bazıları ise soğurma çalışmalarına destek verdi.
Yangının ardından jandarma tarafından soruşturma başlatıldı.
Ölen yada yaralanan olmadığı yangında ciddi miktarda maddi zarar meydana geldiği öğrenildi. 

Gökten Ceylan

Yangın, 06.30 sıralarında Beylikdüzü Kavaklı Mahallesi’nde bulunan bir barakada meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, kağıt toplayıcılarının kaldığı konteynerde iddiaya göre sobadan çıkan kıvılcımlar nedeniyle yangın çıktı. Yangın kısa sürede bütün konteyneri sardı. Durumu gören yabancı uyruklu kişiler durumu patronlarına bildirdi. Patronları da hemen itfaiye ve sağlık ekiplerine haber verdi. Olay yerine gelen ekipler yangına müdahale etmeye başladı. Yangının büyümesi üzerine destek ekipler istendi.

Konteynırda 3 kişi hayatını kaybetti

Yangın kontrol altına alındıktan sonra içeri giren ekipler 3 kişinin cansız bedenine ulaştı. Bunun üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Olay yerine gelen polis ekipleri inceleme yaptı. Sağlık ekipleri de yaralıya ilk müdahaleyi olay yerinde yaptı. Yaralı daha sonra çevrede bulunan hastaneye kaldırıldı. Polis ekipleri olay yerindeki incelemelerini sürdürüyor. 

Yangında ölen kağıt toplayıcılardan geriye arabaları kaldı

İstanbul Beylikdüzü’nde sabaha karşı çıkan yangında hayatını kaybeden yabancı uyruklu 3 kağıt toplama işçisinden geriye arabaları kaldı. Yangının ısınmak için yakınlan elektrikli sobadan çıktığı düşünülürken, ölenlerin kimlikleri henüz belirlenemedi.

Olay sabah erken saatlerinde Beylikdüzü’nde yaşandı. İddiaya göre kağıt toplayıcılığı yapan yabancı uyruklu şahısların kaldığı bir barakada yangın çıktı. Yangına uykuda yakalanan yabancı uyruklu 4 işçiden 3’ü olay yerinde hayatını kaybetti. Yangınının ısınmak için yakılan elektrikli sobasından kaynaklandığı ileri sürülürken ölen şahısların kimlikleri henüz belirlenemedi. Olay yerinde savcı tarafından inceleme yapıldı. Yangın çıkan baraka ise gün ağarınca ortaya çıktı.

Öte yandan hayatını kaybeden kağıt toplayıcı işçilerden geriye ise yalnızca el arabaları kaldı. 

Ataşehir İnönü Mahallesi’nde geçtiğimiz Aralık ayında çıkan yangında mahsur kalan 7 yaşındaki Emir itfaiye ekiplerince son anda kurtarılmış, ev ise kullanılamaz hale gelmişti. 4 çocuğuyla evsiz kalan Soysuzlar ailesinin evini Ataşehir Belediyesi baştan aşağı yeniledi.

Minik Emir ve ailesine sahip çıkan Ataşehir Belediyesi, ailenin yangında oturulamaz hale gelen evlerinde hemen bir çalışma başlattı. Önce evin çatısı yapıldı, ardından içerisinde sıva ve boyama çalışmaları yürütüldü. Tesisatlarında da bakımlar yapılan evin eşyalar da baştan aşağı yenilendi.

Yenilenen evi aileye teslim eden Ataşehir Belediye Başkan Yardımcısı Abdullah Der: “Burası eski bir bina çok eskiden yapılmış bir bina. İstenmeden bir yangın çıkmıştır. Bir aile mağdur olmuştur. Bizim de Belediye olarak görevimiz bu aileye yardımcı olmaktır. Biz üzerimize düşeni yaptık. Çocukların ailenin ne ihtiyacı varsa karşıladık. Umarım böyle şeyler bunda sonra olmasın. Olduğu zaman zaten her zaman belediye olarak yanlarındayız” dedi.
Yangının ardından kimi zaman ailelerinin yanında, kimi zaman hastane bahçesinde barınmaya çalışan aile, artık sıcak yuvalarına kavuştu. Hem Emir’in hastanede yoğun bakımda geçirdiği günler, hem de evlerinin yanmasıyla dışarıda yaşadıkları günler sebebiyle büyük sarsıntı geçiren Nafiye ve Gökhan Soysuzlar çiftinin sevinçleri görülmeye değerdi. Evlerine kavuşan minik Emir ile kardeşleri Gürkan, Nilgün ve Ayaz’ın mutlulukları ise herkesten fazlaydı. Ailenin ayrıca sağlıktan gıdaya kadar diğer ihtiyaçlar da Ataşehir Belediyesi tarafından karşılanırken, okul yaşına gelmesine rağmen okula gitmeyen çocuklarının da eğitim hayatlarına başlaması sağlanacak. 

Mustafa Biçer

Edinilen bilgiye göre, Altındağ ilçesinde Ulubey Mahallesi 873 Cadde üzerinde bulunan 4 katlı binanın birinci katında kanepenin alev almasıyla yangın çıktı. Yangını fark eden vatandaşlar, elinde 1.5 yaşındaki bebek ile balkonda bekleyen 6 aylık hamile Yıldız Öztürk’ün yardımına koştu. Öztürk, yangının korkusuyla kucağındaki 1.5 yaşındaki bebeğini 1’inci kattan vatandaşın kucağına atarak kurtardı. Vatandaşlar daha sonra mahsur kalan 6 aylık hamile Öztürk’ü balkondan indirdi. Vatandaşların ihbarı üzerine gelen itfaiye ekipleri yangını kısa sürede söndürürken sağlık ekipleri de yangın dumanından etkilenen Yıldız Öztürk ve 1.5 yaşındaki çocuğunu ambulansla Ankara Hastanesine sevk etti. İtfaiye ekiplerinin soğutma çalışması devam ederken, balkonda mahsur kalan ailenin yardımına koşan vatandaşlardan Suriyeli olduğu belirtilen El Ahmede ise aniden fenalaştı ve ambulansa kaldırılarak en yakın hastaneye götürüldü.

“Çocuğu 1’inci kattan attı, ben de tuttum”

Balkonda mahsur kalan ailenin yardımına ilk koşan görgü şahidi olayı şöyle anlattı: “Biz burada esnafız. Yan komşumuz ‘acil gelin’ dedi. Koşarak gittik baktık bir tane abla kucağında çocukla birinci katta bekliyordu. Çok korkmuştu bize biraz bağırdı. Birinci kattan çocuğu attı ben de tuttum. İtfaiye haber verdik onlar gelene kadar kadını da kurtaralım dedik ve hemen merdiven kurduk. Ablayı indirdik, o sırada ambulans gelmişti hemen ambulansa bindirdik.”

“Eve girdik tüpü dışarı attık”

Daha sonra evin içine girdiklerini belirten görgü şahidi, “Tüp patlamasın diye tüpü dışarı çıkardık. Suriyeli biri vardı galiba oda dumandan etkilenmişti. Onu da hastaneye kaldırdılar” dedi.
Polis yangınla ilgili inceleme başlattı. 

Seyid Fatih Poyraz – Burak Altun

Sanık anne ve babanın gelmediği duruşmada ilk kez konuşan 8 yaşındaki Arda Çelen, anne ve babasının evde olmadığını, uyandıklarında bilgisayarın yandığını, mutfaktan su alıp döktüklerinde yangının daha da büyüdüğünü ve daha sonra ağabeyi Baran ile birlikte evden çıktıklarını söyledi.

Davaya konu olan olay, Buca ilçesi Kuruçeşme Mahallesi 203/1 Sokak numara 5’te 7 Aralık 2015 günü meydana geldi. Olayda, Çelen ailesinin kaldığı tek katlı evde belirlenemeyen bir nedenden dolayı yangın çıktı. Yangın evi tamamen sararken, çevredekiler durumu itfaiye ekiplerini bildirdi. Evde bulunan 5 yaşındaki Ata Çelen, 7 yaşındaki Baran Çelen ve 6 yaşındaki Arda Çelen kendi imkanları ile evden çıkarken, ihbar üzerine eve gelen ekipler yangına müdahale etti. Yangın söndürülürken, ev kullanılmaz hale geldi. Aralarında sorun bulunduğu belirtilen anne Arife Çelen ve baba Ferhat Çelen’in evde olmadığı öğrenildi. Kullanılamaz hale gelen evde itfaiye ekiplerinin yaptığı araştırmada, 8 yaşındaki Helin Çelen ile küçük kardeşi 1 yaşındaki Emir Çelen’in cansız bedenlerini yan yana bulundu. Kurtulan üç kardeşin “Evimizi sakallı biri yaktı” demesi üzerine ‘Sakallı deli Kadir’ diye bilinen Kaan Kadir Kirik, polis tarafından gözaltına alındı. Kirik ve olay sırasında kocası Ferhat Çelen ile Menderes’te bulunan Arife Çelen Cinayet Büro Amirliği ekipleri tarafından gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen Çelen çifti, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılırken, Kadir K. tutuklandı. 3 şüpheli hakkında dava açıldı. Yangında 8 yaşındaki Helin Çelen’nin kurtardığı dumandan etkilenen Ata, Baran ve Arda Çelen’in evlerinin hemen yanı başlarındaki hastaneye ayaklarında ayakkabı olmadan giderken görüntüleri güvenlik kamera kayıtlarına yansıdı.

Beraat kararı bozuldu

İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesindeki yargılama sonucu mahkeme heyeti, anne Arife Çelen, baba Ferhat Çelen ve Kaan Kadir Kirik’in delil yetersizliğinden beraatine karar verdi. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi, suç ve hüküm tarihlerinde 15 yaşından küçük olan mağdurlar Baran, Arda ve Ata Çelen’in anne ve babasının sanık olması nedeniyle mağdurları temsilde menfaat çatışması bulunduğunu ve ilgili kanununa göre mağdurlara bu davaya ilişkin olarak temsil kayyımı tayin ettirilmesi gerektiğini belirtti. Mahkeme, kayyımın şikayet ve katılma konusundaki beyanının alınmasının ardından hüküm kurulması gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulduğu, mağdur Arda Çelen ile tanıklar Ayhan Çamurlu ile Adem Çakır’ın soruşturma ifadelerine itibar edilmediği, karar gerekçesinde tartışılmadığı ve eksik araştırma yapıldığı gerekçesiyle kararı bozdu.

Sanık anne ve baba duruşmaya gelmedi

Kararın bozulmasının ardından dava, İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinde tekrar görülmeye başlandı. İlk duruşmaya, başka bir suçtan hükümlü bulunan sanık Kaan Kadir Kirik, mağdurlardan Ata ve Arda Çelen ile avukatları ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı avukatı Müjgan Bilgen Özen katıldı. Sanık olan anne Arife ve baba Ferhat Çelen duruşmaya katılmadı. Mahkeme başkanı, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin bozma kararını okudu. Taraflar bozma kararına itiraz etmediklerini dile getirdi. Yaşı küçük olan Ata ve Arda Çelen’in ifadeleri psikolog eşliğinde geldi. Yaşı küçük mağdurlar ile duruşma öncesi görüştüğünü belirten psikolog, yaşı küçük olan mağdurların fiziksel ve bilişsel gelişimlerinin takvim yaşlarına uygun olduğunu, sorulan soruları anlayabildiklerini ve cevaplayabildiklerini belirtti. Mağdurların kendilerini ifade etmelerinde herhangi bir engel olmadığını belirten psikolog, yaşlarına uygun soru sorulduğunda cevap verebileceklerini, ancak söyleyeceklerinin hafızalarına dayalı olmayabileceğini ve başkalarının ifadelerine göre öğrendikleri şeyleri sanki kendileri yaşamış gibi anlatabileceklerini söyledi.

Küçük Arda olay gününü ilk kez anlattı

Mahkeme başkanının sorduğu sorulara 7 yaşındaki Ata Çelen evet ya da hayır diye cevap verirken, 8 yaşındaki Arda Çelen ise gece evde uyuduklarını, anne ve babasının evde olmadığını, salonda Ata, Baran ve kendisinin yattığını, Emir ve ablası Helin’in başka odada yattığını söyledi. Kendilerini ağabeyi Baran’ın uyandırdığını ifade eden Arda Çelen, salondaki bilgisayarın yandığını, mutfaktan su alıp ateşe döktüklerini, yangının daha da alevlendiğini, bunun üzerine Baran ile birlikte evden çıktıklarını, evde yabancı kimsenin olmadığını söyledi. Tanık olarak dinlenen olay günü Buca Asayiş ekiplerinde görevli polis memuru S.A. ise davaya konu olan yangının nasıl çıktığını, kim ya da kimler tarafından çıkarıldığını bilmediğini belirterek, “Hastaneye giden çocuklar, ‘Bizim evi Kadir yaktı’ demişler. Biz bunu hastanede çalışanlardan duyduk. Hastane ile yangının meydana geldiği yer birbirine yakındı. Biz bu bilgiyi aldıktan sonra tekrar olay yerine gittik. İtfaiye yangını söndürmüştü. Kadir K. tarafımızca tanınıyordu. Kadir’i de olay yerinde görünce yakaladık” dedi.

Duruşma savcısı, yaşı küçük mağdurların ve tanık beyanlarına bir diyecekleri olmadığını, dosyadaki eksikliklerin giderilmesini talep etti. Mahkeme heyeti, eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. 

Atakan Şen

Bu akşam yeni yılın ilk saatlerinde Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesine bağlı olarak hizmet sunan ve Rize Devlet Hastanesi binasında bulunan “Çocuk Acil Servisindeki” bir elektrik panosunda yangın çıktı. Hastane personeli ve Rize Belediyesine bağlı İtfaiye ekiplerince yapılan söndürme müdahalesiyle yangın kısa sürede kontrol altına alındı . İtfaiye ekiplerinin ilk tespitinde olayın kısa devre kaynaklı olabileceği belirlendi.

Yangınla ilgili ilk değerlendirmeyi yapan Kamu Hastaneleri Birliği Başkanı Gökhan Demiral yaptığı açıklamada, ”Gerek Çocuk Acil gerekse de üst katında yer alan Çocuk Servisinde duman sebebiyle 1 saatlik havalandırma işlemi gerçekleştirilmiştir. Bu süre zarfında hastalarımızın hastane içerisinde tedavileri aksatılmadan sürdürülmüştür. Şu an itibariyle Çocuk Acil hizmet sunumu Rize Devlet Hastanesi acil kısmında yürütülmektedir. Çocuk servisindeki hasta takipleri de sorunsuz sürdürülmektedir. Çocuk acil servisinde gerçekleştirilecek olan hasar iyileştirme çalışmaları ivedi olarak başlatılıp, tamamlanacaktır. Olayla ilgili gerekli soruşturma işlemleri başlatılmış olup, bu üzücü hadisenin kısa sürede kontrol altına alınmasında emeği olan ve sağlık hizmetinin aksatılmadan sürdürülmesi sağlayan hastanemiz çalışanlarına ve İtfaiye ekiplerimize teşekkür ederiz” ifadesini kullandı. 

Bayram Ali Sarı

Akşam saatlerinde meydana gelen ve henüz nedeni belli olmayan iki patlamadan sonra, saat 11.30 sıralarında da, Alaçatı Marina’da yat yangını çıktı.

Alaçatı Marina’da bağlı olan bir teknede çıkan yangın, itfaiyenin müdahalesine rağmen diğer yatlara da sıçradı. İtfaiyenin söndürme çalışmaları sürerken, yangından etkilenen yat sayısının 6 olduğu öğrenildi.
Korkutan yat yangını ile ilgili soruşturma başlatılırken, kundaklama ihtimali üzerinde de durulduğu bildiriliyor.

Akşam saatlerinde patlama seslerinin duyulduğu Çeşme’de büyük panik yaşanırken, gece saatlerinde ise özel bir sitenin limanında yangın çıktı. Yangında 4 tane yat tamamen kullanılmaz hale gelirken, 5 tanesinde ise maddi hasar meydana geldi.

Edinilen bilgiye göre, Çeşme ilçesinde akşam saatlerinde henüz belirlenemeyen bir nedenle iki patlama meydana gelirken, gece saatlerinde ise özel bir sitenin limanında yangın çıktı. Limandan dumanların yükseldiğini gören güvenlik görevlileri, durumu 110 itfaiye ve polis ekiplerine ihbar etti. İhbar üzerine bölgeye 5 arazöz ve belediyeye ait bir su tankeri sevk edildi. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri, yanan yatlara müdahalede bulundu. Yangın sonucu 4 tane yat tamamen kullanılmaz hale gelirken, 5 tanesinde ise maddi hasar meydana geldi. ilk belirlemelere göre, yangının elektrik kontağından çıktığı öne sürüldü. Öte yandan, polis ekipleri özel sitenin güvenlik kameralarını incelemeye aldı. 

Olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor. 

Halil İbrahim Karabıyık