Bursa özel okulda öğrenim gören 11 yaşındaki 7 öğrenci, öğretmenleri sordukları sorulardan bunalınca yapay zekayla çalışan robot yapmaya karar verdi. Öğrenciler okulda gördükleri bilişim teknolojileri dersinde öğrendikleri programla suni zekayla çalışan robot yaptı. Öğrencilerin “Robotan” ismini verdikleri robot bilgisayara bağlı olarak çalışıyor. Robotan, internetten edindiği bilgileri uzun uzun anlatıyor. Öğrencilerin sorduğu her soruya sesli olarak cevap veren robot, sadece 400 liraya mal oldu. Öğrenciler bu robotu seri üretime geçirip, öğretmeni olmayan köy okullarına yollamayı planlıyor. Bu robot ayrıca okulların bilgi köşelerine de konularak, öğrencilerin akıllarına takılan sorulara anında sesli olarak cevap verecek. Öğrenciler şu an için yazılı soruları sesli olarak cevaplayan robotu sesli komutla sorulara cevap verir hale getirecek.

Tan okulları öğrencileri; Egemen Kartallar, Yiğit Yörükoğlu, Selin Barış, Elifnaz Öztat, Hayal Ceylan Güven, İnci İyisoy ve Ebralsu Güçman, robotu geliştirerek, Türkiye’nin çeşitli illerinde ve yurt dışındaki yarışmalarda birincilik için yarışacak.

“Çok soru sorduğumuz öğretmenimiz çıldırınca böyle bir proje yaptık” diyen öğrenciler, “Bilişim teknolojileri öğretmenimize danışarak suni zekayla çalışan robot yapmak istediğimizi söyledik. Vakit kaybetmeden çalışmaya başladık ve 3 aylık bir periyot sonunda yapay zekayla çalışan robotumuzu bitirdik. Robotumuz klavye üzerinden yazdığımız soruları algılayıp bu soruları internet üzerinden araştırarak 3 saniyede sesli olarak sorduğumuz soruya ayrıntılı olarak cevap veriyor” dedi

Bilişim Teknolojileri Öğretmeni Salih Güngör, “Bu robot fikri öğrencilerden geldi. Bir gün ders işlerken öğrenciler heyecanlı bir şekilde yanıma geldi. ‘Kendi robotumuzu kedimiz yapalım’ dediler. Öğrencilerimiz kendi yazılımlarını kendileri yazarak robotu yaptı. Robot bilgisayardan yazılı olarak sorduğumuz soruları sesli olarak cevaplıyor. Aynı zamanda ağzını oynatarak, başını sağa sola çevirip karışındaki kişiyi takip ediyor. Sorduğunuz her soruya yarım saat cevap veriyor. Robot okullarda bilgi köşesine konulacak. Maliyeti çok fazla değil. Kütüphane görevi verecek” şeklinde konuştu. 

Burak Türker
 

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin milletvekilleriyle parti genel merkezinde bir araya geldi. Yaklaşık 3 saat süren toplantıya Adıyaman, Ağrı, Amasya, Antalya, Artvin, Bartın, Bingöl, Çanakkale, Çankırı, Çorum, Düzce, Giresun, Iğdır, Kırıkkale, Konya, Trabzon, Mersin, Zonguldak illerindeki 51 AK Partili vekil katıldı. Toplantıda 21 vekil söz istedi, 8 vekil konuştu. Söz alamayan 13 vekil ise bir sonraki toplantıya dahil edildi. Vekiller, illeriyle ilgili sorunları Erdoğan’a aktardı.

Vekillere önemli mesajlar veren Erdoğan, Kılıçdaroğlu’nun grup toplantısında açıkladığı belgelerle ilgili olarak da değerlendirmede bulundu. Erdoğan, bu konuya ilişkin olarak, “Kılıçdaroğlu bu hamlesinin bedelini ödeyecek” dedi.

İran ile ticari ve enerji ilişkilerinin de olduğunu kaydeden Erdoğan, ambargoyu ihlal etmediklerini söyledi. Erdoğan, davadan ne çıkarsa çıksın gereğini yaptıklarını ifade etti.

Erdoğan’ın “Beyefendi şunu söyledi, bunu söyledi” yönündeki duyumlarının ardından yaptığı uyarıların da toplantıda ele alındığı kaydedildi. Erdoğan’ın bu konuya ilişkin söylediği sözlere toplantıda açıklık getirdiği öğrenildi. Toplantıda, Erdoğan’ın ‘herkesin kendi görev ve sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini vurguladığı, başka makamlara sorumlululuk atarak yapılacak bir bahanenin asla dikkate değer bulunmaması gerektiği’ yönünde bir değerlendirme yaptığı kaydedildi.

Enise Vural

Merkez Bağlar ilçesi Kırkkoyun Karacadağ İlkokulu öğretmeni Leyla Özdemir, devamsızlık sorununun olduğu sınıfında birtakım değişiklikler yapıp sınıfı ev ortamına dönüştürerek öğrencileri okulda tutmayı başardı. Onları hiç bilmedikleri oyunlarla tanıştıran, sınıfa halı seren, sıra ve masaları beyaza boyayıp masa örtüsü kullanan, öğrencilere çocuğu gibi davranıp sorunlarını dinleyen ve böylece öğrencilerin devamsızlık sorununu çözen, derse katılımlarını arttıran Leyla Öğretmen, ‘çocuklarım’ dediği öğrencileri tarafından o kadar çok seviliyor ki öğrenciler öğretmenlerinin her gün yanlarında olmasını istiyor.

“Rahat edebilecekleri bir ortam hazırlamak istedim”

Genelde hep doğuda çalıştığını ve 10 yıldır öğretmenlik yaptığını belirten Özdemir, “Burada 4’ncü senem. ‘Minik yüreklere güzel dokunuşlar’ sloganıyla yola çıkıp çocuklarım için elimden geldiğince bir şeyler yapmaya çalıştım. Güzel bir ortam oluşturmaya çalıştım. Çünkü bunu biliyorum ki çocuklar yaparak, yaşayarak bir şeyleri daha kolay kavrayabiliyor. Gönüllü arkadaşların, eş dostun aracılığıyla güzel bir sınıf ortamı oluşturdum. Daha önce çocuklarda devamsızlık problemi çok sık yaşanıyordu. Ancak bu sınıf ortamını oluşturduktan sonra öğrencilerim çok mutlu bir şekilde okula geldi ve devamsızlık yok denecek kadar azaldı. Onları hiç bilmedikleri oyunlarla tanıştırdım. Elimizden geldiğince birlikte oynadık. Dersimizi birlikte yaptık. Güzel bir şeyler ortaya çıktı. Okul müdürümüz Mehmet Dalbudak ve diğer arkadaşlarımızın el birliğiyle çok güzel bir ortam oluşturduk. Aslında çocuklara bir ev ortamı oluşturmak istedim” dedi.

“28 tane çocuğum var”

Çocukların zorlu şartlarda okula geldiğini ve her çocuğun eşit şartlara sahip olmadığını vurgulayan 2 çocuk annesi Özdemir, “Sınıfa ayakkabı ile girmiyoruz. Terlikle ders işliyoruz. Halı kullandım sınıfta. Orayı oyun köşesi, okuma köşesi olarak kullanıyoruz. Sıraları da sınıf ortamında bir ahenk yakalamak için beyaza boyadık. Masa örtülerimiz var. Sınıfı perdelerle donattık. Sınıfı boyadık. Öğrencilerimiz okulu seviyor ve mutlular. Çocuklar hem eğitim anlamında hem de davranış anlamında çok değiştiler. Bütün kuralları, nasıl davranmaları gerektiğini biliyorlar. Temizlik alışkanlığı kazandılar. Her şeye çok daha dikkat ediyorlar. Derse katılımları çok daha gelişti. 2 erkek çocuk annesiyim. 26 öğrencim var ve onlara hep çocuklarım dedim. Benim aslında 2 tane değil, 28 tane çocuğum var” diye konuştu.

“Eve gidince onu özlüyoruz”

Öğrenciler de öğretmenlerini çok sevdiklerini, onun kendilerine her şeyi öğrettiğini dile getirerek, şunları kaydetti:

“Ders çalışıyoruz, halının üzerinde oyunlar oynuyoruz. Öğretmenimiz bize her gün bir şeyler öğretiyor. Her gün bizim yanımızda olmasını istiyoruz. Eve gidince onu çok özlüyoruz. Onu çok seviyoruz.” 

Emrah Kızıl

Ödülü Katar Vakfı Başkanı Şeyha Moza Bint Nasser, Doha’da 100 ülkeden 2 bin kişinin katılımıyla gerçekleşen ve Emine Erdoğan’ın açılışını yaptığı 8’inci Dünya Eğitim İnovasyonu Zirvesi (WISE)’nin açılışında Ashesi Üniversitesi’nin Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı’na Patrick Awuah’a takdim etti. WISE Eğitim Ödülü, eğitime dünya çapında katkıda bulunmuş bir kişiyi veya en çok 6 kişiden oluşan takımları destekleyen kendi türünün ilk örneği olduğu belirtildi. Ödül sahibinin, WISE Eğitim Ödülü altın madalyasını ve 500 bin dolar kazandığı bildirildi.

Törende konuşma yapan WISE CEO’su Stavros N. Yiannouka, ”6.’ıncı WISE Eğitim Ödülü’nün sahibi Patrick Awuah’ı tebrik ediyorum. Eğitim yoluyla toplumu güçlendirme tutkusunu paylaşan çok seçkin bir grubun arasına katılıyor. WISE Ödülü sahipleri kendilerini hareket geçiren toplumsal ihtiyacı fark ettiler. Her biri, başkalarını belli bir vizyon çerçevesinde harekete geçiren bir yol açtı. Patrick Awuah’ın hikayesi özellikle Afrika’da etik liderliğin sosyal dönüşümü canlandırması açısından özeldir. Ashesi Üniversitesi, onun liderliğinde beşeri bilimler temelinde güncel ve esnek bir müfredat uyguluyor. Bilgiyi edindiğimiz ve yorumladığımız araçların da bilginin kendisi kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor. Topluma taahhüdünün odağına liderlik yeteneğini ortaya koyan Patrick Awuah, eğitim yoluyla gelişmeye inanan hepimiz için bir örnek teşkil ediyor” dedi

Ödülü almasının ardından konuşan Patrick Awuah, ”WISE Eğitim Ödülü’nü aldığım için büyük onur duydum. Afrika için çok önemli bir dönemden geçiyoruz. Şu an her 6 insandan 1’i Afrika’da yaşıyor. 2050 yılında bu oran her 4 insandan 1’ine yükselecek. Bu değişimin kıtayı güçlendirmesini sağlamak için Afrika’daki eğitim sistemini hızla dönüştürmeliyiz. WISE Ödülü’nü kazanmış olmamız Ashesi Üniversitesi’nde Afrika’nın mevcut ekonomik büyümesindeki karmaşıklıkları eğitim ve ilhamla çözen ve dünyaya örnek olacak bir nesil için yürüttüğümüz faaliyetleri güçlendirecek” ifadelerini kullandı. 

Kastamonu’nun Saraçlar Mahallesinde ikamet eden Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü personeli Kemal Çelikkaya, yakınlarının vasıtasıyla tanıştığı Azerbaycanlı Nazila Mahsimova ile evlenme kararı aldı. Azerbaycan’a giderek Azeri gelin Nazila Mahsimova’nın ailesiyle de tanışan damat Kemal Çelikkaya, düğün için onay aldıktan sonra Türkiye’ye döndü. Düğün hazırlıklarına başlayan damat Kemal Çelikkaya, Azeri gelin Nazila Mahsimova’ya büyük bir sürpriz hazırladı. Çocukluğundan beri çok sevdiği ve köyde sürekli kullandığı tarım aracı patpatı gelin arabası yaptı. Patpat aracını gelin arabası gibi süsleyen Damat Kemal Çelikkaya, ayrıca patpat aracına Türk Bayrağını ve Azerbaycan Bayrağını da asmayı unutmadı. Patpat aracını gelin arabası olarak gören Azeri gelin Nazila Mahsimova, bir süre şaşkınlığını gizleyemedi. Olayın şokunu atlatan Azeri gelin Nazila Mahsimova, çok sevdiği eşinin ısrarı üzerine patpat aracına binmeye ikna oldu. Gelin arabası gibi süslenen patpat aracıyla Kastamonu Belediyesi Nikah ve Konferans Salonuna gelen çift, burada kıyılan nikahlarının ardından konvoy eşliğinde evlerine gitmek üzere hareket etti. Şehir merkezinden patpat aracı ilen geçen çifti görenler, şaşkınlıklarını üzerinden attıktan sonra cep telefonlarına sarılarak çiftçi kameraya çekmeye başladı. Bazı vatandaşlar ise, çifte alkış tuttu. Patpat aracının üzerinde çevreye aldırış etmeden evlerine giden gelin ve damat ise, çevredekilere el sallayarak kendilerini cep telefonuna çekenleri selamladılar.

“Çok mutluyum”

Azerbaycanlı olan eşiyle aile yakınları sayesinde tanıştıklarını söyleyen Çevre ve Şehircilik Kastamonu İl Müdürlüğü personeli damat Kemal Çelikkaya, “Benim küçüklüğünden beri saçımda, başımda, huyumda hiçbir değişiklik olmadı. Ben hep her şeyin orijinalini sevdim. Ben tarım aracı patpatı çok seviyorum. Köye gittiğim zaman patpat aracıyla iş yapmayı seviyorum, bende böyle bir değişiklik olsun diye patpat aracını gelin arabası yaptım” dedi.

Bu yılın Ocak ayında oğlunu evlendirdiğini anlatan damat Çelikkaya, “Oğlum, Ocak ayında evlendi. Aslında patpat aracını gelinim için yapacaktım ama havalar soğuk olduğu için oğlumun gelin arabasını patpat yapamadım. Bende kendime düşündüm. İnşallah erkek torunum dünyaya gelecek. Eğer ömrüm yeterse torunumu da sünnet düğününde patpat aracı ile gezdirmeyi istiyorum” diye konuştu.

Eşinin yakınlarının Sinop’tan evli olduğunu ifade eden Çelikkaya, “Eşimin evli olan akrabasıyla benim kızım 17 yıllık arkadaşlarmış. Eşimde Azerbaycan’dan Türkiye’ye gelmiş. 6 ay falan kalınca bizleri tanıştırdılar. Daha sonra telefonla falan konuşmaya başladık. Ondan sonra oldu, Allah sonumuzu inşallah pişmansız eyler” şeklinde konuştu.

“Azerbaycan’a girişi 1 yıl yasaklandı”

Azerbaycan’da 15 günden fazla kalınca yetkililere bildirmediği için 1 yıl bu ülkeye girişinin yasaklandığını anlatan Çelikkaya, yaşadığı olayı şöyle anlattı: “Nikah yapmak için Azerbaycan’a gittim. Azerbaycan’da 15 gün kaldım. Dönüşümde 15 günden fazla kalınca emniyete bildirmek gerekiyormuş. Bende bunu bilmediğimden ötürü 15 günden fazla kaldım. Türkiye’ye dönerken bana cezam olduğunu söylediler. Bana, sen Azerbaycan’da 15 günü geçtiğinden ötürü bize bildirmen gerekiyordu dediler. Azerbaycan’da birçok yeri gezdim, ben böyle bir şeyi bilseydim size haber verirdim, bildirirdim dedim. Ama bilmediğimden dolayı böyle bir şey oldu dedim. Bana 480 manat yani yaklaşık bin TL civarında bir para cezası verdiler. Bende de para yoktu, o yüzden 5 TL ile 20 manat para var, alırsanız bunu alın dedim. O zaman bana Azerbaycan’a 1 yıl gelemezsiniz dediler. Yani 23 Temmuz 2018’e kadar Azerbaycan’a girmem yasaklandı. Bende 24 Temmuz 2018’de geleceğim size inat dedim. Böyle bir anımız oldu. Azerbaycan’da eşimin akrabalarıyla tanıştık. Evlerinde kaldım. Mutluyuz”

“Gelin arabası yapılan patpat, bana sürpriz oldu”

Çok mutlu olduğunu söyleyen Azeri gelin Nazila Mahsimova ise, “İyiyim, mutluyum, çok mutluyum, eşimden razıyım. Ailesine de kendisine de teşekkür ediyorum. Beni mutlu etti, bu gelinliği bana giydirdi. Kendisinden çok razıyım, çok mutluyum. Allah bir yerde mutlu etsin bizi” dedi.
Gelin arabası yapılan patpat aracına şaşkınlığını gizleyemeyen Azeri gelin Mahsimova, “Buda hoş, iyi. Benim de hoşuma gitti. Patpat aracını bilmiyorum, bana sürpriz yaptı” diye konuştu.

Nikahın ardından gelin arabası patpat ile konvoy düzenlediler

Kastamonu Belediyesi Nikah ve Konferans Salonunda gerçekleştirilen nikah töreninde, çiftlerin nikah şahitliklerini Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Oktay Marşap ile Gulkhanda Elmacı yaptı. Çiftlerin nikahını ise Belediye Nikah Memuru İbrahim Erhan kıydı. Nikah töreninde konuşan Belediye Nikah Memuru İbrahim Erhan, nikahlarını kıydıkları çiftlerle birlikte Azerbaycan ve Türkiye’yi de bir kez daha birleştirmiş olduklarını belirterek, “Burada her iki ülkeyi de temsil etmiş olduk. Allah hayırlı uğurlu etsin” dedi.

Çiftlere evlilik cüzdanını teslim eden Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Oktay Marşap da, “Genç arkadaşlarımıza bir ömür boyu mutluluklar diliyorum. Allah bir yastıkta kocatsın. Kendilerini tebrik ediyorum” diye konuştu.
Nikah töreninin ardından gelin arabası olarak süsledikleri patpat aracına binen gelin ve damat, konvoy eşliğinde şehir içerisinden geçerek evlerine gittiler. Şehir içerisinden geçerken çiftlere, çevredeki vatandaşlar sevgi gösterisinde bulundu.

Vedat Yunus İkizoğlu

İstanbul’da yaşayan 22 yaşındaki Berkan Bilgiç bir süre para biriktirdikten sonra satış elemanlığı işinden istifa ederek dünyayı dolaşmaya başladı. İstanbul’dan cebinde 300 lirayla dünya turuna çıkmaya karar veren Bilgiç, otostop çekerek çıktığı dünya turunda Türkiye’yi gezip Gürcistan’a geçerek burada 12 gün kaldı. Oradan Ermenistan’a geçen genç, Ermenistan’ı otostop çekip aracına bindiği Ermeni subayla 3 günde gezdi. Rotasını İran’a çeviren gezginin İran’a vardığında cebinde 5 dolar para kaldı. İran’da 20 gün boyunca gezen Bilgiç, hiç para harcamadan sokaklarda tanıştığı insanlar ve kullandığı seyahat uygulamaları sayesinde yeni insanlar tarafından ağırlandı. Tüm gezisi boyunca otostop çekerek dolaşan gezgin, İran’dan sonra Türkiye’ye döndü.
Türkiye’den Balkanlara geçen gezgin cebinde hiç para olmadan çıktığı yolculukta kendi yaptığı bileklikleri satarak yemek parasını çıkardı. Yaptığı boncukları satarak Kosova, Sırbistan, Bosna Hersek, Romanya, Makedonya ve Montenegro’yu gezen gezgin, birçok kez yanında bulunan çadırda, uyku tulumu içinde yattı. Gezisi boyunca parasını, sattığı bilekliklerden kazanan Berkan Bilgiç, yemek için en ucuz yerleri tercih etti. Doğu ülkelerin de kullandığı mobil uygulamalar sayesinde kalacak yer bulan gezgin, balkan ülkelerinde daha çok sokakta, çadırında kaldı. Gezisine devam edecek olan genç gezginin yeni hedefi Asya kıtasını dolaşmak.
Dünyayı dolaşmak için kendi parasını kazanan Berkan Bilgiç, gezdiği ülkelerdeki anılarını “bilgicberkoo” kullanıcı adıyla instagram’da takipçileriyle paylaşıyor. 

Yusuf Ali Arslan – Burak Türker

Mescidi Aksa konusunda İsrail’i uyaran Işık, “Gelin, bu yanlıştan vazgeçin. Gelin, insanların, üç dinin de kutsal bildiği Kudüs’te, Mescidi Aksa’da rahatça ibadet etmelerinin önündeki tüm engelleri kaldırın. Bu konuda yapacağınız her yanlış, en fazla Yahudilere zarar verir. Bu konuda yapacağınız her yanlış, atacağınız her yanlış adım, İsrail’e ve İsrail halkına zarar verir” dedi.

Çanakkale’nin Çan ilçesinde düzenlenen bir törene katılan Başbakan Yardımcısı Fikri Işık, son günlerde ortaya atılan Alman firmalara yönelik iddiaları yalanladı. Başbakan Yardımcısı Işık, “Hangi ülkeden olursa olsun. Her şirketin Türkiye’de yaptığı yatırım, bizim için değerlidir. Son günlerde Alman şirketlerine yönelik ortaya konulan iddiaları, kesinlikle kabul etmiyoruz. Türkiye’de yatırım yapan Alman şirketler, bizim için bir Türk şirketidir. Onların, ülkemizde daha fazla yatırım yapması için, biz hükümet olarak elimizden gelen her türlü çalışmayı yapıyoruz. Her türlü kolaylığı gösteriyoruz, göstermeye de devam edeceğiz” dedi.

Özellikle bilim ve teknolojideki çığır açan gelişmeler ve dijital devrimin, dünyayı bir küçük köy haline getirdiğini söyleyen Başbakan Yardımcısı Işık, “Artık dünyanın neresinde bir olay olursa olsun, bu olay az veya çok bizi ilgilendiriyor, bizi etkiliyor. Dünyadaki her olumlu gelişme, bize de az veya çok olumlu yansıyor. Dünyadaki her olumsuz gelişme, her sıkıntı, az veya çok bizi de etkiliyor. Onun için, ‘Bize ne dünyadan?’ demenin zamanı geçmiştir. Dünyayı yakinen takip etmek, dünyadaki gelişmeleri yakinen izlemek ve bu gelişmelerin Türkiye’ye olan etkisini olumlu anlamda en üst düzeye çıkarmak, olumsuz anlamda da minimize etmek artık hepimizin görevi. Filistin’de, Kudüs’ün Mescidi Aksa’da ki bir olay, Türkiye’yi yakından ilgilendiriyor. ‘Bize ne canım?’ deme hakkımız yok. Şimdi bazıları, ‘Efendim, dış politikada bu kadar risk alınır mı?’ sizi ilgilendiren konularda, bugün risk almazsanız, yarın çok daha ağır bedeller ödemeyi baştan kabul edeceksiniz. Bakınız Türkiye, 1492’de Yahudilere kucak açmış, ev sahipliği yapmış ve yüz yıllarca Yahudilerin bu topraklarda barış ve huzur içerisinde yaşamasını sağlamış bir ülkedir. Biz, böyle bir milletiz. Ve, ‘Yahudi düşmanlığının hiç olmadığı bir ülke varsa, bu Türkiye’dir’ diyebilirim. Ama bu, İsrail devletinin, Filistin’de, Kudüs’te, Mescidi Aksa’da yaptığı zulümleri, Türkiye’nin hoş görmesini gerektirmez. Aksine, Yahudilere dost olan, daha doğrusu, Yahudilerle uzun yıllar, aynı topraklarda barış ve huzur içerisinde yaşamış bir ülkenin evlatları olarak, İsrail’in yaptığı yanlış İsrail’e söylemek, bu konuda İsrail’i yaptığı yanlıştan dönmesini sağlamak için gayret göstermek, bizim görevimizdir. Bunun için diyoruz ki; ‘Gelin, bu yanlıştan vazgeçin. Gelin, insanların, üç dinin de kutsal bildiği Kudüs’te, Mescidi Aksa’da rahatça ibadet etmelerinin önündeki tüm engelleri kaldırın. Bu konuda yapacağınız her yanlış, en fazla Yahudilere zarar verir. Bu konuda yapacağınız her yanlış, atacağınız her yanlış adım, İsrail’e ve İsrail halkına zarar verir. Türkiye olarak bunları söylemeye devam edeceğiz. Niye? Çünkü oradaki her gelişmenin, az veya çok ülkemizi etkilediğini biliyoruz. Her terörist saldırının Türkiye’yi az veya çok etkilediğini biliyoruz. Biz, dünyayla birlikte, dünyanın barış ve huzur gezegeni olması için çalışmaya devam edeceğiz. Bu konuda atılacak her adım, hükümetimiz tarafından desteklenmeye devam edecek” diye konuştu.
Çan ilçesinde düzenlenen seramik bayramı törenine, Başbakan Yardımcısı Işık’ın yanı sıra, eski Başbakanlardan Yıldırım Akbulut, eski Bakanlardan Faruk Nafiz Özak, Çanakkale Valisi Orhan Tavlı, Kale Grubu CEO’su Zeynep Bodur Okyay, Belediye Başkanları, İş Adamları ve şirket çalışanları katıldı. Törende, Çanakkale Valisi Tavlı, Çan Belediye Başkanı Abdurrahman Kuzu, Kale Grubu CEO’su Zeynep Bodur Okyay ve Kale grubunun yabancı ortakları birer konuşma yaptı. 

Güven Şahin – Sevdanur Şahin

Konya’da yaşayan 6 yaşındaki Hüseyin Tunç’un babasının iş dolayısıyla sürekli il dışına seyahat etmesi nedeniyle bir süre sonra otobüs merakı başladı. Sünnet arabasının otobüs olmasını isteyen küçük Hüseyin’in babası, üzerinde özel bir firmanın adının yazdığı otobüs maketi yaptı. Hüseyin’in ailesi, bir süre sonra otobüs firmasına mail attı. Firma yetkilileri de maile duyarsız kalmadı ve Konya-Safranbolu seferini iptal ederek otobüsü süsleyip küçük Hüseyin’e sürpriz yaptı. Otobüsü evinin önünde gören küçük Hüseyin, çok mutlu olduğunu ve bu sürprizi beklemediğini söyledi.

“Otobüsü süsleterek Hüseyin’i hayallerine kavuşturduk”

Otobüs firmasının Konya Otogar Müdürü Umut Özcan, Hüseyin’in ailesinin yaklaşık 15 gün önce kendilerine mail yoluyla ulaştığını söyledi. Hüseyin’in babasının inşaat mühendisliği yaptığını, sürekli şehir dışı seyahatleri olduğunu ve bu şehir dışı seyahatlerini kendi firmaları ile yaptığını dile getiren Özcan, “Hatta Hüseyin’e maket otobüs yapmışlar. Biz de Hüseyin’in sevineceğini düşündük. Ailesinin de bu durumdan haberi yoktu. Belki onlar da firma yetkilileri umursamaz diye düşündü. Hüseyin’e böyle bir sürpriz yapalım istedik. Otobüsü süsleterek Hüseyin’i hayallerine kavuşturduk. Normal şartlarda bugün bu otobüsün seferi vardı. Ama 6 yaşındaki bir çocuğu mutlu etmek paradan daha değerli” dedi.

“Kendileri de çok duyarlı davrandılar ve jest yaptılar”

Küçük Hüseyin’in babası Mehmet Tunç ise, otobüs firmasından inanılmaz bir jest olduğunu belirterek, “Ben sürekli bu otobüs firmasıyla seyahat yaptığımdan bir ilgisi başladı. Sonra ona kendi imkanlarımızla maket otobüs yaptık. Yaptığımız maket arabalarının resimlerini biz yetkililere mail attık. Kendileri de çok duyarlı davrandılar ve jest yaptılar. Otobüsün geleceğinden benim de haberim yoktu. Eşim bu organizeyi yapmış” diye konuştu.
Sünnet arabası şekline getirilen otobüse binen Hüseyin ve yakınları, konvoy eşliğinde sünnet düğününün yapılacağı salona gitti. 

Barış Gök – Uğur Sarı – Mustafa Beşer
 

Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Sinan Kızıltan, Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller Sektörünün 2002 yılında 59 milyon dolar seviyesinde olan yıllık ihracatını, günümüzde 15 günde yapar konuma ulaştıklarını, o yıllarda 9 ülkeye ihracat yapabilen sektörün bugün 100’ü aşkın ülkeye su ürünleri ve hayvansal mamuller ihraç etme başarısına ulaştığını kaydetti.

Kızıltan, Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller Sektörünün dünyanın her tarafında düzenlenen gıda fuarlarına katılarak, tanıtım yaparak bugünkü konumuna ulaştığını, su ürünleri sektörünün 2023 yılı ihracat hedefinin 1.5 milyar dolar olduğunu, 2017 yılı sonunda ise; ihracatta 900 milyon doları aşacaklarını dile getirdi. İhracatçılara; Su ürünleri, kanatlı eti ve yumurta ürünlerinin daha katma değerli satılması çağrısında bulunan Kızıltan, “Bugün yumurta 22 dolardan aşağı satılmamalı, bir çipura 5 Euro’nun altında ihraç edilmemeli. Emeğimizin karşılığını alacak pazarlama yapmalıyız” şeklinde konuştu.

Avrupa Birliği koruma önlemleri getirebilir

Türk Su Ürünleri Sektörünün agresif üretim artışından Avrupa Birliği’nin tedirgin olduğuna işaret eden Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Sinan Kızıltan, Türkiye’nin üretim artışının bu hızla gitmesi halinde Yunan ve İtalyan üreticilerin olumsuz etkileneceği için Avrupa Birliği’nden Türkiye’ye bir müeyyidenin gündeme gelebileceği uyarısında bulundu. Yeşil pasaport ile Türk ihracatçısının vize sorununun ortadan kalktığına vurgu yapan Kızıltan, “Eximbank kaynakları da 10 kat arttırıldı. Kredi Garanti Fonu ile güzel işler yapıyorlar. En küçük firmalar bile 500 bin TL kredi kullanabilir konuma geldi. İhracatçılarımızı bu sağlanan avantajlardan yararlanmaya davet ediyorum” diyerek sözlerine son verdi.

Kanatlı sektörü ihracatta rekora kanat çırpıyor

Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Bedri Girit ise; 2017 yılının ilk çeyreğinde yumurta ve kanatlı sektörünün ihracatta büyük başarıya imza attığı bilgisini paylaştı. Kanatlı sektörünün 2014 yılında 1 milyar dolar ihracat rakamını geçtiğini hatırlatan Girit, “2014 yılında yumurta ihracatında dünya ikincisi, kanatlı eti ihracatında ise dünya altıncısı olduk. 2015 ve 2016 yılları kanatlı sektörü açısından kötü geçti ancak 2017 yılında ihracatımız tekrar artışa geçti. Yumurta ihracatımız yüzde 70’lik artışla 64 milyon dolardan, 108 milyon dolara çıktı. Kanatlı eti ihracatımızda yüzde 43’lük artışla 77 milyon dolardan 106 milyon dolara ulaştı” dedi.

Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği genel kurul toplantısı sonrasında 2016 yılında gerçekleştirdiği 804 milyon 216 bin dolarlık ihracata 730 milyon 622 bin dolarlık katkı sağlayan, toplam ihracatın yüzde 91’ini gerçekleştiren ihracat şampiyonu 30 firmayı başarı plaketleriyle ödüllendirdi. 

Mehmet Barlas

Magazin dünyası Mart ayını geride bırakırken yaşanan aşklar, yeni filmler ve davalar gündemde yer aldı. Cem Yılmaz’ın yeni filmi ‘Deli Aşk’ izleyiciyle buluşurken, ünlü komedyen hakkında açılan dava gündemde yer aldı. Ünlü yapımcı Acun Ilıcalı, ‘O Ses Türkiye’ yarışmasıyla bir sezonu daha geri bırakırken, evlilik programlarının kapatılmasına yönelik tartışmalara sunucu Esra Erol’dan sert yanıt geldi. Rapora göre, Cem Yılmaz, Acun Ilıcalı ve Esra Erol Mart ayında basında en çok konuşulan ünlüler oldular.

Cem Yılmaz’ın yapımcılığını üstlendiği yeni filmi ‘Deli Aşk’ izleyiciyle buluştu. Yılmaz, yeni filminin yanı sıra hakkında açılan davayla da gündemde yer aldı. Sigarayla mücadele konusunda tanınan Prof. Dr. Orhan Kural, Cem Yılmaz’ı ‘Deli Aşk’ filminde sigara içtiğini iddia ederek savcılığa şikayette bulundu.

Listenin ikinci sırasında ünlü yapımcı Acun Ilıcalı 3 bin 675 haberle yer aldı. Ilıcalı’nın sunumuyla ekrana gelen ‘Survivor’da heyecan sürerken, ödül ve ceza oyunlarında ünlüler ve gönüllüler kıran kırana mücadele ediyorlar. Diğer yandan ekranların sevilen yarışması ‘O Ses Türkiye’de final heyecanı yaşandı. Finalde Hadise’nin yarışmacısı Dodan Özer birinci oldu.

Listenin üçüncü sırasında ünlü sunucu Esra Erol, 2 bin 956 haberle yer aldı. Erol, uzun süredir tartışılan evlilik programlarının kaldırılmasına yönelik çalışmalara programından yanıt vererek, ”Benim onurum paradan daha önemli” dedi.

Aleyna Tilki’nin yükselişi dikkatlerden kaçmadı

Listenin dördüncü sırasında genç şarkıcı Aleyna Tilki, 2 bin 938 habere konu oldu. Dostları arasında düzenlenen partiyle 17’nci yaşını kutlayan Aleyna Tilki, 18 yaşından gün almaya başladı. 18 yaşını doldurmadan alkollü mekanlarda sahne alması üzerine Aile Bakanlığı devreye girmişti. Bakanlık, Tilki’nin ailesini uyarıp alkolü mekanlarda sahne almaması için uyarmıştı.

MTM’nin aynı araştırmasına göre, listenin beşinci sırasında ünlü popçu Hadise vardı. Hadise, 2 bin 408 haberle yer aldı. Genç işadamı Hakan Sabancı’yla adı aşk dedikodusuna karışan Hadise, her defasında bu ilişkiyi yalanlamıştı. Sanıldığının aksine Hakan Sabancı, Hadise’nin kardeşi Derya Açıkgöz ile birlikteymiş.

Yılmaz Erdoğan’ın yazıp yönettiği son filmi ‘Tatlım Tatlım’ sinemaseverlerle buluştu. Filmin oyuncu kadrosunda Şebnem Bozoklu, Gupse Özay, Serkan Keskin, Fatih Artman gibi oyuncular var. Yılmaz Erdoğan, bin 269 haberle yer alırken, Gupse Özay bin 277 habere konu oldu.