İstanbul Üniversitesi Senato açıklaması, Üniversite resmi web sayfasında İngilizce, Almanca, Fransızca, Çince, Arapça, Rusça ve İbranice olarak yayınlandı. Yapılan açıklamada ABD ve İsrail yönetimi kınanarak Birleşmiş Milletler bu insanlık suçunu durdurmak üzere göreve davet edildi. 

İsrail tarafından gerçekleştirilen katliamla ilgili yapılan İstanbul Üniversitesi Senato açıklamasında şu ifadelere yer verildi: 

“ABD uluslararası hukuk, BM kararları ve tarihi ve sosyal gerçekleri görmezden gelip, Büyükelçiliğini Kudüs’e taşıma kararı almak suretiyle Ortadoğu’da istikrarsızlık ve kaosa davetiye çıkararak, Filistin halkının katliamına neden olmuştur. 21. yüzyılın ilk çeyreğinde ve Haçlı zihniyeti içinde yürütülen katliamın faillerini ve ortaklarını lanetliyoruz. Masum Filistin halkının haklarının İsrail tarafından on yıllardır sürekli olarak ihlal edilmesi, en temel özgürlüklerinden mahrum bırakılması ve son olarak bu katliama cüret etmesi karşısında insanlığın, gür bir sesle ve topyekûn biçimde, dur dememesi kabul edilebilir bir durum değildir.

Tarih bu günleri kara bir leke olarak yazacaktır. Filistin halkı meşru müdafaa hakkına sahiptir. İşgalci konumundaki İsrail ve hamisi ABD Ortadoğu’da mazlum insanlara karşı şiddet kullanmak suretiyle devlet terörü ve insanlık suçu işlemişlerdir. Birleşmiş Milletler ve Lahey Uluslararası Ceza Mahkemesini göreve davet ediyoruz. Bizler masum ve mazlum Filistin halkına başsağlığı dilerken, sadece vatanlarını ve namuslarını savunurken şehit düşen kardeşlerimizin değil hukukun da katledildiğini tüm dünyanın er geç anlayacağını düşünüyoruz. Vicdan sahibi herkesi bu katliamın sorumlularına karşı tavır almaya, haksızlıklarını haykırmaya ve Filistin halkı ile dayanışmaya çağırıyoruz. Zira ‘her şey bittiğinde hatırlayacağımız şey; dostlarımızın sessizliği olacaktır”.  

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Özlü, bir dizi açılış ve temel atma töreni için memleketi Düzce’ye geldi. İlk olarak Çilimli ilçesinde spor salonu binasının temelini atan ve yeni yapılan Şehit Osman Çatana Polis Merkezi’nin açılışını yapan Bakan Özlü, daha sonra Hacı Hidayet Türkseven Rehabilitasyon Merkezi yarı olimpik yüzme havuzunun temelini attı. Temel atma töreninde gazetecilerin İYİ Parti’ye geçen ve tekrar CHP’ye dönen 15 vekille ilgili soruları üzerine Bakan Özlü, “Yani nesini söyleyelim. Yani ne söyleyelim, komedi gibi. Yani istifa ediyor, aç kapa gibi. İstifa ediyor, geri çağırıyor. Bir tiyatro, bir komedi. Bakın bunun nesine güveneceksiniz. Durum değişiyor istifa ediyorlar. Durum değişiyor tekrar geri dönüyorlar. Son derece şık olmayan, son derece yakışıksız bir hadisedir. Ama bakın 24 Haziran’da milletimiz her şeyi görüyor, milletimiz bunun takdirini yapacaktır” dedi.

“Milletvekili adayları 21 Mayıs tarihinde açıklanacak” 

Bakan Özlü, AK Parti milletvekili adaylarının 21 Mayıs tarihinde kamuoyuna duyurulacağını ifade ederek, “Cumhurbaşkanımızın başkanlığında yapılacak olan üst komisyon toplantısında Düzce dahil 81 ilin AK Parti milletvekili adayları belirlenecek ve 21 Mayıs tarihinde ilan edilecek. Cumhurbaşkanımızın en doğru kararı vereceğine inanıyoruz. Düzce için bir sorun yok. Ben kendileri ile görüştüm. Düzce’ye son derece güveniyorlar. Düzce’ye güvendiğini ifade ettiler. İnşallah 21 Mayıs’ta güzel bir sonuç ve liste ile milletimizin karşısına çıkacağız” diye konuştu.
Bakan Özlü, Düzce’de yaşanan sağlık personeli sıkıntısı konusunda da müjde vererek, Düzce’ye 5 uzman doktor ve 137 sağlık personeli olmak üzere 142 personel ataması yapıldığını bildirdi.  

Ali Yıldız
 

İzmir’de yaşayan 32 yaşındaki Onur Elmalı, 26 yaşındaki eşi Meryem Elmalı’nın oğlu Alparslan’a 7 aylık hamileyken hamburger aşermesi üzerine katkısız ürün arayışına girdi. Piyasada katkı maddesiz ürün bulamayan Elmalı, sağlıklı hamburgerleri kendisi yapmaya karar verdi. Bir süre sonra hamburger ve sandviç üzerine dükkan açmak için kolları sıvayan Elmalı, Sandaviç Kralı isimli markasını kurdu. Gaziemir, Karşıyaka ve Buca ilçelerinde şubeler açan Elmalı, ürünlerinde katkı maddesi kullanmadığı için talebin çok fazla olduğunu, yurt dışından bayilik için görüşmeler yaptığını söyledi.

“Eşimin aşermesi sayesinde ben de hamburgerci oldum” 

Eşinin aşermesi üzerine giriştiği işte yakaladığı başarıyı anlatan Elmalı, şöyle konuştu:
“Eşim 7 aylık hamileyken canı hamburger çekti. Katkısız yiyecekleri piyasada bulmak çok mümkün olmuyor. Aşerince ‘ben sana katkısız hamburger yaparım’ dedim. Zaten bir süre önce küçük bir büfede çalışmıştım. Hamburgerim eşim tarafından çok beğenilince kendi dükkanımı açmaya karar verdim. Şimdi üç tane şubemiz var. Yurt dışından özellikle hamburger ve sandviç yapma videolarımıza ilgi büyük. Eşimin aşermesi sayesinde ben de hamburgerci oldum. Bizim ekmeklerimiz katkısız ve bize özel yapılıyor. Köftemiz, evde yapılan anne köftesinden farklı değil. Baharat ve tuzdan başka bir madde koymuyoruz. Bu köfteyi 1 yaşındaki oğlumuza gönül rahatlığı ile yediriyoruz. Biz hamburgeri Türkleştirdik. Türk damak tadına uygun ve katkısız hamburger yapıyoruz.”

Amerika ve Katar’dan bayilik için görüşme yapıyor 

Toplamda 40 çeşit ürünü bulunduğunu belirten Elmalı, bunlardan 18’nin hamburger, 12’sinin sandviç olduğunu dile getirerek, “Arap ülkelerinden bayilik için gelip görüşüyorlar. Amerika ve Katar’dan bayilik için görüşmeler devam ediyor. Hamburgerlerimizi yemeye ünlüler de geliyor. Hamburger yapma videolarımız sosyal medya aracılığı ile dünyanın her yerinde tıklanıyor” diye konuştu.  

Ceren Atmaca – Halil Karahan

Edinilen bilgiye göre Antalya’nın Kemer ilçesi Kuzdere Mahallesi’nde oturan 64 yaşındaki İsmail Birden, sabah 10.00 sıralarında evinden çıkarak Ballıtaş Caddesi’ndeki marketten sigara aldı ve her zaman yürüyüş yaptığı ormanlık alana yöneldi. Bir gün önce aynı apartmanda oturdukları çocuklarıyla tartıştığı ve evden ayrılarak gece yarısı döndüğü ileri sürülen İsmail Birben, aradan geçen saatlere rağmen geri dönmeyince yakınları endişelendi. Birben’in cep telefonuna da ulaşamayan yakınları, Şanlıurfa’dan gelen haberle yıkıldı.

İddiaya göre İsmail Birben, Şanlıurfa’daki kızını cep telefonundan görüntülü aramış ve sık cam ağaçlarının ve büyük kayaların bulunduğu ormanlık bir alanda kendi görüntüsünü izlettirdi. Kızıyla konuştuktan sonra Kelime-i Şahadet getiren Birben’in sesi kesildi ve telefon yere düştü. Bu haber üzerine Kemer İlçe Jandarma Komutanlığına bağlı ekiplerin ve çok sayıda vatandaşın katıldığı arama çalışması başlatıldı. Arama kurtarma köpeklerinin de kullanıldığı arama çalışmalarında, hava kararıncaya kadar sonuç alınamadı ve ertesi gün aranan yerler tekrar taranmaya başlandı Arama kurtarma ekipleri tarafından talihsiz adamın cansız bedeni, Ballıtaş ormanlık alanında bulundu.

İsmail Birben’in cenazesi Devlet Hastanesi Morguna, burada nöbetçi Cumhuriyet Savcısının incelemesinden sonra ölüm sebebinin belirlenmesi için otopsi yapılmak üzere Adli Tıp Kurumu Antalya Grup Başkanlığına gönderildi. Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.  

Geçtiğimiz günlerde Hollanda Parlamentosu’nun 3 ret oyuna karşı 142 oyla 1915 olaylarını soykırım olarak kabul etmesine bir tepki de Türkiye Olimpian Derneği Başkanı Prof. Dr. İbrahim Öztek’ten geldi. İbrahim Öztek, düzenlediği toplantıda Ermenilerin 1992 yılında Karabağ’da yaptığı soykırıma dünya devletlerinin sessiz kaldığını belirtti.

“Hollandalılar Sırpların yaptığı katliamlara sessiz kaldı”

Sırpların Srebrenitsa’da yaptığı katliamlara Hollanda’nın sessiz kaldığını dile getiren, “1992 yılının 25-26 Şubat günler bir Alman Albay ve birliğindeki tanklarla birlikte bu hain Ermeniler, Karabağa’a girdiler. Karabağ ve çevresindeki yerleri işgal ettiler. O gün Hocalı’ya üç koldan girdiler. 412 yaptıkları işgal sonucunda aç ve hastalıktan kırılan o soydaşlarımıza tank ve tüfeklerle saldırarak büyük soykırım yaptılar. Orada bin 400 kişiyi katlettiler. Bunları söylemeye dilim varmıyor ama 13 yaşındaki bir yavrucağı kolları ve bacaklarından bir çerçeveye çivileyip ‘derisini yüzersek kaç dakika içinde ölür?’ Hamile kadınların karınlarını deştiler. Kestikleri çocuk başlarıyla top oynadılar. Buradaki bu katliamda modern dünya, Avrupa ve ABD resmen bakakaldı. Her ne kadar bugün Birleşmiş Milletler (BM), Azerbaycanlı kardeşlerimizin davalarında haklı olduğunu söylese de bugün Ermenistan bütün Avrupa parlamentolarında bulunuyor ve ‘Türkler bize soykırım yaptı’ diyerek onları kandırıyorlar. Üç gün önce Hollanda Parlamentosu’ndan aynı kararı geçirdiler. Daha 15 sene evvel Sırpların yaptığı katliamlar Hollandalıların gözleri önünde olmuştur. Biz her zaman davamızda haklıyız. Kendimizi müdafaa eden durumunda olduk. 1915 olaylarında da Anadolu’da Türk olsun, Kürt olsun yaklaşık 2 milyon insanı katlettiler. Ama onlara sorarsanız olmayan nüfusları katledildi. Bizler de onların bu propagandaları karşısında yavaş kalıyoruz. Türkiye’nin Azerbaycan’ın devlet olarak bütün parlamentolarda kalkıp konuşması ve durumu izah etmesi gerekmektedir” ifadelerini kullandı.

“Türkiye ve Azerbaycan ikiz kardeştir”

Karabağ’ın Ermeni işgalinden bir an önce kurtarılarak özgürlüğüne kavuşması gerektiğine dikkat çeken İbrahim Öztek, “Azerbaycanlı kardeşlerimiz Karabağ’a bayrağı dikecektir. Biz bir millet iki devlet olarak el ele vererek bu birlikteliğimizi devam ettireceğiz. Türkiye ve Azerbaycan ikiz kardeştir. Bir gövdenin iki şah damarıdır. Bu damarlardan birine zarar gelecek olsa diğeri de etkilenecektir. Bunun yanında Afrin’deki ve bütün şehitlerimize de Allah’tan rahmet diliyorum” diye konuştu.

Prof. Dr. İbrahim Ötek, konuşmaların sonun İhlas Haber Ajansı Spor Müdürü Mustafa Karagöl ve Dünya Uyuşturucuyla Mücadele Eden Sporcular Federasyonu (DUMESF) Kaya Muzaffer Ilıcak’a verdikleri desteklerden dolayı plaket takdim etti.

Adana Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu koordinesinde 26 Aralık’ta Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri tarafından, 15 Temmuz darbe girişiminden önce Fetulahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’nın (FETÖ/PDY) sözde hava imamı firari Adil Öksüz’ün toplantı yaptığı ileri sürülen otele operasyon düzenlenmiş, otel sahibi Osman K., otel müdürü K.E. ve eşi Z.E. ile resepsiyon görevlisi A.K. gözaltına alınmış. 14 gün süren sorgularının ardından çıkarıldıkları mahkeme tarafından tutuklanmıştı. 

Polis bu soruşturmayı yürütürken Adana’da ve Ankara’da üst düzey örgüt üyelerinin Bylock yazışmalarının içeriği çözüldüğünde de otelin tam bir FETÖ yuvası olduğunun ortaya çıktığı ileri sürüldü. Bylock’taki yazışmalara göre, örgütün sözde üst düzey imam, ağabey, ablalarının otelde sürekli toplantı yaptığı, ayrıca burada himmet toplandığı da iddia edildi. Bu toplantıların birkaçında ise çalışanların Adil Öksüz’ü gördüklerini ileri sürdüğü, hatta o geldiği zaman kameraların yönlerinin değiştirildiği de ileri sürüldü. Bunun yanı sıra otelin 15 Temmuz darbe girişiminden sonra örgüt üyelerinin toplantı yapmamaları ve gelip konaklamamalarından dolayı maddi olarak zor duruma düştüğü, bu nedenle çalışanlar ile yönetim arasında sorunlar yaşandığı da iddialar arasında. 

Fatih Keçe

Bursa özel okulda öğrenim gören 11 yaşındaki 7 öğrenci, öğretmenleri sordukları sorulardan bunalınca yapay zekayla çalışan robot yapmaya karar verdi. Öğrenciler okulda gördükleri bilişim teknolojileri dersinde öğrendikleri programla suni zekayla çalışan robot yaptı. Öğrencilerin “Robotan” ismini verdikleri robot bilgisayara bağlı olarak çalışıyor. Robotan, internetten edindiği bilgileri uzun uzun anlatıyor. Öğrencilerin sorduğu her soruya sesli olarak cevap veren robot, sadece 400 liraya mal oldu. Öğrenciler bu robotu seri üretime geçirip, öğretmeni olmayan köy okullarına yollamayı planlıyor. Bu robot ayrıca okulların bilgi köşelerine de konularak, öğrencilerin akıllarına takılan sorulara anında sesli olarak cevap verecek. Öğrenciler şu an için yazılı soruları sesli olarak cevaplayan robotu sesli komutla sorulara cevap verir hale getirecek.

Tan okulları öğrencileri; Egemen Kartallar, Yiğit Yörükoğlu, Selin Barış, Elifnaz Öztat, Hayal Ceylan Güven, İnci İyisoy ve Ebralsu Güçman, robotu geliştirerek, Türkiye’nin çeşitli illerinde ve yurt dışındaki yarışmalarda birincilik için yarışacak.

“Çok soru sorduğumuz öğretmenimiz çıldırınca böyle bir proje yaptık” diyen öğrenciler, “Bilişim teknolojileri öğretmenimize danışarak suni zekayla çalışan robot yapmak istediğimizi söyledik. Vakit kaybetmeden çalışmaya başladık ve 3 aylık bir periyot sonunda yapay zekayla çalışan robotumuzu bitirdik. Robotumuz klavye üzerinden yazdığımız soruları algılayıp bu soruları internet üzerinden araştırarak 3 saniyede sesli olarak sorduğumuz soruya ayrıntılı olarak cevap veriyor” dedi

Bilişim Teknolojileri Öğretmeni Salih Güngör, “Bu robot fikri öğrencilerden geldi. Bir gün ders işlerken öğrenciler heyecanlı bir şekilde yanıma geldi. ‘Kendi robotumuzu kedimiz yapalım’ dediler. Öğrencilerimiz kendi yazılımlarını kendileri yazarak robotu yaptı. Robot bilgisayardan yazılı olarak sorduğumuz soruları sesli olarak cevaplıyor. Aynı zamanda ağzını oynatarak, başını sağa sola çevirip karışındaki kişiyi takip ediyor. Sorduğunuz her soruya yarım saat cevap veriyor. Robot okullarda bilgi köşesine konulacak. Maliyeti çok fazla değil. Kütüphane görevi verecek” şeklinde konuştu. 

Burak Türker
 

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin milletvekilleriyle parti genel merkezinde bir araya geldi. Yaklaşık 3 saat süren toplantıya Adıyaman, Ağrı, Amasya, Antalya, Artvin, Bartın, Bingöl, Çanakkale, Çankırı, Çorum, Düzce, Giresun, Iğdır, Kırıkkale, Konya, Trabzon, Mersin, Zonguldak illerindeki 51 AK Partili vekil katıldı. Toplantıda 21 vekil söz istedi, 8 vekil konuştu. Söz alamayan 13 vekil ise bir sonraki toplantıya dahil edildi. Vekiller, illeriyle ilgili sorunları Erdoğan’a aktardı.

Vekillere önemli mesajlar veren Erdoğan, Kılıçdaroğlu’nun grup toplantısında açıkladığı belgelerle ilgili olarak da değerlendirmede bulundu. Erdoğan, bu konuya ilişkin olarak, “Kılıçdaroğlu bu hamlesinin bedelini ödeyecek” dedi.

İran ile ticari ve enerji ilişkilerinin de olduğunu kaydeden Erdoğan, ambargoyu ihlal etmediklerini söyledi. Erdoğan, davadan ne çıkarsa çıksın gereğini yaptıklarını ifade etti.

Erdoğan’ın “Beyefendi şunu söyledi, bunu söyledi” yönündeki duyumlarının ardından yaptığı uyarıların da toplantıda ele alındığı kaydedildi. Erdoğan’ın bu konuya ilişkin söylediği sözlere toplantıda açıklık getirdiği öğrenildi. Toplantıda, Erdoğan’ın ‘herkesin kendi görev ve sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini vurguladığı, başka makamlara sorumlululuk atarak yapılacak bir bahanenin asla dikkate değer bulunmaması gerektiği’ yönünde bir değerlendirme yaptığı kaydedildi.

Enise Vural

Merkez Bağlar ilçesi Kırkkoyun Karacadağ İlkokulu öğretmeni Leyla Özdemir, devamsızlık sorununun olduğu sınıfında birtakım değişiklikler yapıp sınıfı ev ortamına dönüştürerek öğrencileri okulda tutmayı başardı. Onları hiç bilmedikleri oyunlarla tanıştıran, sınıfa halı seren, sıra ve masaları beyaza boyayıp masa örtüsü kullanan, öğrencilere çocuğu gibi davranıp sorunlarını dinleyen ve böylece öğrencilerin devamsızlık sorununu çözen, derse katılımlarını arttıran Leyla Öğretmen, ‘çocuklarım’ dediği öğrencileri tarafından o kadar çok seviliyor ki öğrenciler öğretmenlerinin her gün yanlarında olmasını istiyor.

“Rahat edebilecekleri bir ortam hazırlamak istedim”

Genelde hep doğuda çalıştığını ve 10 yıldır öğretmenlik yaptığını belirten Özdemir, “Burada 4’ncü senem. ‘Minik yüreklere güzel dokunuşlar’ sloganıyla yola çıkıp çocuklarım için elimden geldiğince bir şeyler yapmaya çalıştım. Güzel bir ortam oluşturmaya çalıştım. Çünkü bunu biliyorum ki çocuklar yaparak, yaşayarak bir şeyleri daha kolay kavrayabiliyor. Gönüllü arkadaşların, eş dostun aracılığıyla güzel bir sınıf ortamı oluşturdum. Daha önce çocuklarda devamsızlık problemi çok sık yaşanıyordu. Ancak bu sınıf ortamını oluşturduktan sonra öğrencilerim çok mutlu bir şekilde okula geldi ve devamsızlık yok denecek kadar azaldı. Onları hiç bilmedikleri oyunlarla tanıştırdım. Elimizden geldiğince birlikte oynadık. Dersimizi birlikte yaptık. Güzel bir şeyler ortaya çıktı. Okul müdürümüz Mehmet Dalbudak ve diğer arkadaşlarımızın el birliğiyle çok güzel bir ortam oluşturduk. Aslında çocuklara bir ev ortamı oluşturmak istedim” dedi.

“28 tane çocuğum var”

Çocukların zorlu şartlarda okula geldiğini ve her çocuğun eşit şartlara sahip olmadığını vurgulayan 2 çocuk annesi Özdemir, “Sınıfa ayakkabı ile girmiyoruz. Terlikle ders işliyoruz. Halı kullandım sınıfta. Orayı oyun köşesi, okuma köşesi olarak kullanıyoruz. Sıraları da sınıf ortamında bir ahenk yakalamak için beyaza boyadık. Masa örtülerimiz var. Sınıfı perdelerle donattık. Sınıfı boyadık. Öğrencilerimiz okulu seviyor ve mutlular. Çocuklar hem eğitim anlamında hem de davranış anlamında çok değiştiler. Bütün kuralları, nasıl davranmaları gerektiğini biliyorlar. Temizlik alışkanlığı kazandılar. Her şeye çok daha dikkat ediyorlar. Derse katılımları çok daha gelişti. 2 erkek çocuk annesiyim. 26 öğrencim var ve onlara hep çocuklarım dedim. Benim aslında 2 tane değil, 28 tane çocuğum var” diye konuştu.

“Eve gidince onu özlüyoruz”

Öğrenciler de öğretmenlerini çok sevdiklerini, onun kendilerine her şeyi öğrettiğini dile getirerek, şunları kaydetti:

“Ders çalışıyoruz, halının üzerinde oyunlar oynuyoruz. Öğretmenimiz bize her gün bir şeyler öğretiyor. Her gün bizim yanımızda olmasını istiyoruz. Eve gidince onu çok özlüyoruz. Onu çok seviyoruz.” 

Emrah Kızıl

Ödülü Katar Vakfı Başkanı Şeyha Moza Bint Nasser, Doha’da 100 ülkeden 2 bin kişinin katılımıyla gerçekleşen ve Emine Erdoğan’ın açılışını yaptığı 8’inci Dünya Eğitim İnovasyonu Zirvesi (WISE)’nin açılışında Ashesi Üniversitesi’nin Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı’na Patrick Awuah’a takdim etti. WISE Eğitim Ödülü, eğitime dünya çapında katkıda bulunmuş bir kişiyi veya en çok 6 kişiden oluşan takımları destekleyen kendi türünün ilk örneği olduğu belirtildi. Ödül sahibinin, WISE Eğitim Ödülü altın madalyasını ve 500 bin dolar kazandığı bildirildi.

Törende konuşma yapan WISE CEO’su Stavros N. Yiannouka, ”6.’ıncı WISE Eğitim Ödülü’nün sahibi Patrick Awuah’ı tebrik ediyorum. Eğitim yoluyla toplumu güçlendirme tutkusunu paylaşan çok seçkin bir grubun arasına katılıyor. WISE Ödülü sahipleri kendilerini hareket geçiren toplumsal ihtiyacı fark ettiler. Her biri, başkalarını belli bir vizyon çerçevesinde harekete geçiren bir yol açtı. Patrick Awuah’ın hikayesi özellikle Afrika’da etik liderliğin sosyal dönüşümü canlandırması açısından özeldir. Ashesi Üniversitesi, onun liderliğinde beşeri bilimler temelinde güncel ve esnek bir müfredat uyguluyor. Bilgiyi edindiğimiz ve yorumladığımız araçların da bilginin kendisi kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor. Topluma taahhüdünün odağına liderlik yeteneğini ortaya koyan Patrick Awuah, eğitim yoluyla gelişmeye inanan hepimiz için bir örnek teşkil ediyor” dedi

Ödülü almasının ardından konuşan Patrick Awuah, ”WISE Eğitim Ödülü’nü aldığım için büyük onur duydum. Afrika için çok önemli bir dönemden geçiyoruz. Şu an her 6 insandan 1’i Afrika’da yaşıyor. 2050 yılında bu oran her 4 insandan 1’ine yükselecek. Bu değişimin kıtayı güçlendirmesini sağlamak için Afrika’daki eğitim sistemini hızla dönüştürmeliyiz. WISE Ödülü’nü kazanmış olmamız Ashesi Üniversitesi’nde Afrika’nın mevcut ekonomik büyümesindeki karmaşıklıkları eğitim ve ilhamla çözen ve dünyaya örnek olacak bir nesil için yürüttüğümüz faaliyetleri güçlendirecek” ifadelerini kullandı.